AHİZADE, İbni Ahi

(d. ?/? - ö. ?/?)
tekke şairi
(Tekke / Başlangıç-15. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Hayatı hakkında çok fazla bilgi bulunmayan mutasavvıf şair, Hacı Kemal’in (H. 918/M. 1512) Camiü’n-nezair adlı eserinde Ahîzâde ve İbni Ahî mahlasını taşıyan birer şiiri bulunmaktadır. Bu şiirlerden Hurufi olduğu tahmin edilmektedir. Bu itibar ile, tezkirelerde mevzubahis edilmeyen şairin 15. asır içinde yaşaması kuvvetle muhtemeldir. Aynı mecmuada İbnî Ahî mahlasıyla da yazılmış bir şiiri görülmektedir. Ergun, Camiü’n-nezair'de yer alan iki manzumeyi nakleder (Ergun yty: 265-266; Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi 1977: 52). İbnî Ahî'nin ne zaman doğduğu hakkındaki bilinmezlik ölümü için de geçerlidir.

Tespit edilen bu iki şiirinde İbnî Ahî, Arapça ve Farsça tamlamalara sıkça yer vermiştir. Cönk ve mecmualar üzerine yapılacak çalışmalar ile âşığın hayatı ve edebî kişiliği hakkında yeni bilgiler gün ışığına çıkabilir.

Kaynakça

“Ahizâde, İbni Ahî” (1977). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C.1. İstanbul: Dergâh Yay. s.52.

Başbuğ, İ. (2002). “Ahizâde, İnb-i Ahî”, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C.1. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yay. s. 144.

Ergun, Sadettin Nüzhet (yty). Türk Şairleri. C.1. yyy. s.266.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. EMİNE ÇAKIR
Yayın Tarihi: 07.01.2015

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Dudağın çeşme-i hayvan değül mi

Yanağın Kaf ve’l Kur’an değül mi

Kaşınla kirpiğin zülfünle hâlin

Bu zîbâ hüccet u burhan değül mü

Hayâlin gönlümün eğlencesidür

Visâlin derdime derman değül mi

Saçın zulmetlerinin arasında

Cemâlindür meh-i tâban değül mi

Tutam kim sende yoktur mekr ü fitne

Mürâî gözlerin fettan değül mi

Tutam kim sende yoktur mekr ü fitne

Mürâî gözlerin fettan değül mi

Visâlin îd-i ekberdir ki kapun

Olupdur mezbâh-i kurban değül mi

Rumûzun bilmeyen ilm ül yakînin

Refiki mekri çok şeytan değül mi

Bu müşkil nükteyi hallitmek içün

Enelhak söylemek âsan değül mi

Saâdet gencine İbn-i Ahî’nin

Vücûdı serteser viran değül mi (Ergun yty: 266)

Gazel

Mahbûb-ı zaman çünki güzer kıldı Acem’den Uş irdi haşemden

Dil-i zinde olup çekti elin mevt-i ademden Sâf oldu gümenden

Yüzünde Hakk’ı her kişi ki görmedi zâhir A’mâ vü lâindür

Kurtarımadı kendüyi ol gussa vü gamden Kör olduğu demden

Veçhinde senin otuz iki harf-i İlâhî Nâlûde çekildi

Halk eyledi arşını Hûdâ levh ü kalemden Götürdi rakamden

Gözüm izüne tuş olalı kûhl-ı Buhârî Esmâ-i semâî

Gark eyledi uş hût-ı cebel dağını nemden Bağrumdağı demden

Kirpiklerinin okına sadrım tutuversen …Geçegörsün

Pes âdem olam reddidem ol akı sinemden Yerlik bana nemden

Olma bu cihan varlığına zerrece mağrur Bilkim pirezendür

Şâhâ sana örnek yeter ol câm ile Cem’den Gel çık bu haremden

Lûtf eyle Ahîzâde’ye te’hir gözetme Te’hir olur âfât

Kimesne vefâ bulmadı kahr ile sitemden Şehd isteme semden

Ergun, Sadettin Nüzhet (yty). Türk Şairleri. C.1. yyy. 266.