ÂLÎ, Âlî Efendi

(d. 1816/1231-1232 - ö. 1856/1273)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

19. yüzyılın meşhur şairlerinden olup İstanbullu’dur. Babası Mahmutpaşa başında kahvecilik yapan Tatarağası Mehmed Ağa’dır. Hasan Paşa’nın adamlarındandır. İbnü'l-Emin Mahmud Kemal, babasının tatar ağası olmasının yanı sıra aynı zamanda kahveci olduğuna dair bilginin kuşkulu olduğunu ifade etmektedir. İbnü'l-Emin, çalıştığı Cerîde-i Havâdis gazetesindeki bir ilandan yola çıkarak şairin Mahmutpaşa semtinde oturmakta olduğunu belirtmektedir. Ali Efendi, Sultanahmet Camisi'ndeki Mahfel-i Hümâyûn dairesinde bulunan ve Sultan II. Mahmûd tarafından açılan Mekteb-i İrfan’dan mezun olmuştur. Öğrenim hayatı boyunca on yedi yaşına kadar babasının kahvehanesinde de çalışmıştır. Önce Dîvân Kaleminde memurluk yapmış olup bir süre sonra bu kaleme bağlı olan Mühimme Odasında memuriyet hayatına devam etmiştir. Diğer taraftan öğrenimini de aksatmamıştır. Dönemin eski sadrazamı Midhat Paşa, Dahiliye eski müsteşarı Celâl Bey ve Kanlıcalı Şeref Efendi ile birlikte Mahmudpaşa Camisi'nde İranlı âlim Mirza Safâ’dan Farsça dersleri almıştır. 1845’te Şam’a kâtiplik göreviyle atanmıştır. Bu şehirde ikâmet etmekte olan Kuşadalı İbrâhîm Halvetî’ye intisap etmiştir. Bu yolla tasavvuf yoluna girmiştir. Hatta bu sufi hakkında bir kitap dahi yazmıştır. Kitabın adı Hidâyâtü’l-velî fî Vâridât-ı Kuşadalı’dır. İstanbul’a döndüğünde Meclis-i Muhâsebe-i Mâliye Kaleminde memuriyet hayatına devam etmiştir. Daha sonra memuriyet hayatına son vermiş ve Cerîde-i Havâdis gazetesinde yazarlık yapmaya başlamıştır. Bu gazetede on yıl çalıştığı rivayet edilmektedir. Ebuzziyâ Tevfîk’in belirttiğine göre gazetenin 1268/1851-1852 ile 1272/1855-1856 yılları arasında yayımlanmış olan sayılarında Âlî Efendi’nin yazılarını bulmak mümkündür. Babasının vefatından sonra annesiyle yaşamaya devam etmiştir. Özel hayatında başarıyı yakalayamamış olan Âlî Efendi, gönlünü evlerinde hizmetçilik yapan Hürmüz adlı bir genç kıza kaptırmıştır. Annesi, onun bu ilgisini fark eder etmez genç kızı işten çıkarmıştır. Bir kış gecesi kendisini sokakta bulan genç kız soğuk algınlığı sebebiyle zatürreye yakalanmıştır. Kısa bir süre sonra vefat etmiştir. Bu acı olaydan oldukça etkilenen Âlî Efendi, ağlayarak Hersekli Ârif Hikmet’in evine gitmiş ve annesinin merhametsizliğinden dolayı ölen sevgilisi için bir kıta yazmıştır. Âlî Efendi, bu kaybının ardından kendisini içkiye vermiş ve bunun neticesinde verem hastalığına yakalanmıştır. 1273/1856 yılında genç yaşta yatağa bağlıyken hayatını kaybetmiştir. Öldüğünde kırk dört yaşındadır. Mezarı Silivrikapı Mezarlığı’nda bulunmaktadır. Rivâyete göre mezar taşı dikilmemiştir. Hatta Ziyâ Paşa’nın Âlî Efendi için yazdığı tarih kıtasında geçen “Göçdü Âlî-i suhan-ver hayf ü hayf” mısrasının bu hususa gönderme olduğuna dair bilgi bulunmaktadır. Ziyâ Paşa, Ali Efendi’nin ölümü üzerine şu tarih kıtasını kaleme almıştır: Bir yegâne şâ’ire kıydı yine/Çerh-i gerdûn-ı sitem-ger hayf ü hayf/Ağlayup târîh-i fevtin söyledim/Göçdi Âlî-i suhan-ver hayf ü hayf (1273/1856) .

Âlî Efendi’nin orta boylu, iri gözlü, kumral sakallı ve zarif biri olduğundan bahsedilir.

Eserleri şunlardır:

1. Hediyyetü’l-velî fî Vâridât-ı Kuşadalı: Ali Efendi’nin şeyhi Kuşadalı İbrâhîm Halvetî için yazmış olduğu mensur eseridir. Eser mukaddime ve beş bab ile bir hatime bölümünden oluşmaktadır. Eserin bir nüshası İbnü'l-Emin Mahmud Kemal İnal:’ın şahsi kütüphanesinde olup diğer nüshaları şunlardır: Millet Kütüphanesi, AU Emîri Ef. Şer'iyye Böl. 1178, Yk. 39 ab; Enderunlu Ali Âlî, Hidâyetü’l-velî fî Menâkıb-ı Kuşadalı, İÜ Ktp., TY, nr. 9849, vr. 7b. Eser üzerinde herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

2. Mir’at-i Aşk: Eserin diğer ismi Hikâye-i Hançerli’dir. Cerîde-i Havâdis Matbaası’nda 1268/1851-1852 yılında basılmıştır. İçerisinde şiir de bulunan bu eser toplamda 112 sayfadan oluşmaktadır. İbnü'l-Emin, hikâyenin konusunu çok sıradan ve avam bulduğunu belirtir. Hatta eseri koca karı eseri olarak addeder. Eserin önceleri meddahlar tarafından anlatıldığı, daha sonra Âlî Efendi tarafından yazıya geçirildiğine dair bilgiler de bulunmaktadır. Eser, Yakup Çelik tarafından Latin harflerine aktarılarak basılmıştır.

3. Şem ü Pervâne: Ali Efendi hakkında bilgi veren kaynakların bazılarında ve İbnü'l-Emin Mahmud Kemal İnal’ın eserinde bu eserin varlığına dair kayıt bulunsa da eserin herhangi bir nüshasına ulaşılamamıştır.

Şiirleri kitaplaşmadığı için tamamına yakını kaybolmuştur. Bu sebeple Dîvân'ı bulunmamaktadır. Edebiyat tarihçilerinin araştırmaları sonucu ele geçen şiirlerinden yola çıkılarak başarılı bir şair olduğu ifade edilmektedir. Ziyâ Paşa, onu “şair-i yegâne” diye anmaktadır. Hatta Harâbât adlı antolojisinde şairin şiirlerine yer vermiştir. Şiirlerinde tasavvufi bir hava hâkimdir. Ebuzziyâ Tevfîk, “Ricâl-i Mensiye” adlı makalesinde onun döneminin eşsiz şairlerinden olduğunu nakleder. Fatîn Efendi, Hâtimetü’l-Eş’ar'da düzyazıda oldukça başarılı olduğunu belirtmektedir. İbnü'l-Emin, şaire ait şiirleri âşıkâne bulduğunu belirtir. Şahsi kütüphanesinde bulunan mecmualarda şaire ait birkaç şiirin bulunduğunu bildirir. Hersekli Ârif Hikmet hem nesirde hem de şiirde oldukça başarılı olduğunu ifade etmiştir. Bunun yanı sıra Âlî Efendi edebî yazılarıyla genç yazarların yetişmesine katkıda bulunmuştur.

Kaynakça

Aydoğan, Bedri (2001). “Hançerli Hanım Hikâye-i Garibesi" Adlı Yayın Üzerine Bir Değerlendirme". Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 7: 107-140.

Çelik, Yakup (hzl.) (1999). Hançerli Hanım: Hikaye-i Garibesi. Ankara: Akçağ Yay.

Çiftçi, Ömer (hzl.) (yty.). Fatîn Dâvud, Hâtimetü’l-Eş’ar.  http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10736,metinpdf.pdf?0 [erişim tarihi: 03.06.2014].

Ergun, Sadettin Nüzhet (1946). Türk Şairleri. İstanbul.

Güven, Oğuz (2009). "Hançerli Hanım Hikâye-i Garibesi’nin Modern Eşcinselleri". Millî Folklor. 83: 103 – 110.

Işık, İhsan (2006). Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi. Cilt: I. Ankara: Elvan Yay.

İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C.I. İstanbul: Dergâh Yay.

Yavuz, Fikri, İsmail Özen (1972). Bursalı Mehmed Tahir Bey, Osmanlı Müellifleri. C. II. İstanbul: Meral Yayınevi.

Yücelen, Hilmi (1973). Türk Mali Tarihine Toplu Bir Bakış ve Maliyeci Şairler Antolojisi. İstanbul: Nilüfer Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: BÜNYAMİN TAN
Yayın Tarihi: 03.07.2014

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Çekmeyen kayd-ı cefâ kâhkülünün târından

Seçemez rişte-i imânını zünnârından


Bulmayan neş’e-i sahbâ-yı visâlin şimdi

İçemez va'd olunan kevserin enhârından


Alev-i âteş-i âh ile vücûdun kül eden

Sakarın korkmaz olur nâr-ı şerer-bârından


Şâh olup mülk-i tecellîde bekâdan dem urur

Dinleyen nağme-i Mansûrı fenâ dârından

Eşk-i mâtem sebeb-i keşf-i hakîkatdir bil

Görünür nâr-ı Halîl'in güli gülzârından

Aşkdır masdar-ı i'câz-ı celî kim eseri

Sürmenin ibret alup gözdeki âsârından

Seni incitse de incinme cihân ey Âlî

Kıl nazar gülşene kim gül görünür hârından

Mir’at-i Aşk'tan

Bu hikâye-i ibret-nümâ, Hancerli hanım hikâyesi nâm ile fenâ kaleme alınmış ve ibaresinin uygunsuzluğu cihetle lafzından fehm-i mezayaya tamam ile güzergâh bırakılmamış olduğundan bu defa Mir Süleyman Arif ferzendi Halil Çelebi terceme-i halidir deyu başında tahrir olunmuş bir varakpare ele geçmekle sergüzeşt maddesi tafsilâtında ayn ile görülmüş ve münasebetli ebyat ve kelâm ile oldukça mutaleası ağırlık vermeyecek surete konup “Mir’at-ı Aşk” tesmiyesiyle Matbaa-i Ceride-i Havadis’de tab ve fıkraların sebkat ettiği arada resimleri dahi vaz ve temsil ettirilmiştir.

İnal, İbnü’l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergâh Yay. 104, 101.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ŞEHDÎ, Mustafa Şehdî Efendid. ? - ö. 1686-87Doğum YeriGörüntüle
2FEYZÎ, Şeyh Feyzî-i Sûfîd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Şule Öncüd. 10 Mayıs 1975 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4HAMDÎ, Küçük Ahmed Hamdî, Karslıd. 1816 - ö. 1887Doğum YılıGörüntüle
5LÂMÎ PAŞAd. 1816? - ö. 1896Doğum YılıGörüntüle
6SEZÂYÎ, Yahyâ Sezâyî Efendid. 1816 - ö. 1877Doğum YılıGörüntüle
7NÛRÎ, Diyarbakırlı Osmân Nûrî Paşad. 1803 - ö. 1856Ölüm YılıGörüntüle
8ŞEFÎK, Recâî-zâde İbrâhîmd. 1808 - ö. 1856Ölüm YılıGörüntüle
9PİNHANÎd. ? - ö. 1856Ölüm YılıGörüntüle
10Vedat Gülerd. 18 Nisan 1943 - ö. 28 Haziran 1986MeslekGörüntüle
11Hakan Kağand. 1974 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Kallimci, Hasand. 16 Nisan 1949 - ö. ?MeslekGörüntüle
13MİDHAT, Ahmed Midhat Bey, İstanbullud. ? - ö. 1853 ds.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14SÂ'İB, Ahmed Sâ'ib Efendi, Acem Bahâr Efendi-zâded. 1812 - ö. 1846Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15DÜRCÎ, Zülfikâr Dürcî Efendid. 1814 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16IŞIK/SEFİL ÂŞIK, Mehmet Ali Işıkd. 1910 - ö. 03.02.1990Madde AdıGörüntüle
17TÂBÎ, Derviş Tâbî Çelebid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18RÜŞDÎ, Sahaf Ebu'r-Reşid Ahmed Rüşdî Efendid. 1637-38 - ö. 3 Mayıs 1700Madde AdıGörüntüle