ALİ

(d. ?/? - ö. ?/?)
Âşık
(Âşık / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Hayatı hakkında pek fazla bilgiye ulaşılamayan Ali’nin on sekizinci yüzyıl âşıklarından olduğu, Osman Oğlu Nasuh Paşa’nın idamı üzerine (1714) söylediği bir destan sayesinde tespit edilir. Asi Bedevilerin kapadıkları Haç yolunu emniyet altına alarak hükümet merkezinde iyi bir itibar kazanan Nasuh Paşa, sert ve cesur bir devlet adamı olduğu kadar servet ve debdebeye düşkün biridir. Ancak etki alanını genişletmek amacıyla merkezden Şam, Trablus, Beyrut ve Sayda’nın da yönetimini istemesi Üçüncü Ahmed’i rahatsız etmiş ve nihayetinde Osmanlı Devleti için muhtemel bir tehlike olarak görüldüğünden idam edilmiştir. Cesur, zeki ve hırslı bir kişi olan Nasuh Paşa’nın saz şairlerini iyi bir propaganda aracı olarak kullandığı ve bu yüzden onlara lütufkâr davrandığı düşünülür. Hakkında yalnız Âşık Ali’nin değil, Hoca Oğlu, Hükmî ve Kâtibî gibi yüzyılın başka âşıklarının da destanlar söylemiş olması bu düşünceyi doğrulamaktadır. Söz konusu âşıkların hararetli ve övgü dolu ifadelerle andıkları Nasuh Paşa’nın lütfunu gördüklerini, belki de maiyetinde ve himayesinde yaşadıklarını gösterir.

Kayıtlarda Ali’nin şiirlerine fazla rastlanmadığı için sanatı hakkında ayrıntılı bilgi vermek mümkün değildir. Eldeki örneklerden yola çıkılarak şairin sade bir dile sahip olduğu söylenebilir.

Kaynakça

Köprülü, M. Fuad (2004). Saz Şairleri I-V. Ankara: Akçağ Yay.

Öztelli, Cahit (1955). Halk Şiiri: XVIII. Yüzyıl. İstanbul: Varlık Yay.

Ülkütaşır, M. Şakir (1934). “Nasuh Paşa Destanı”. Çığır Mecmuası. 11: 209-212.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ AHMET ÖZGÜR GÜVENÇ
Yayın Tarihi: 13.09.2013
Güncelleme Tarihi: 05.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Destan

Her taraftan ferman oldu üstüne

Başına bir çare bul Osman Oğlu

Tam dört vezir tayin oldu üstüne

Kırk bin asker ile bil, Osman Oğlu

Aşkar atla yorgun cenge varılmaz

Hatt-ı hümayûna karşı durulmaz

Hasmın galip bunda da’va sürülmez

Mahşerde mürâfa(‘a) ol, Osman Oğlu

Hak seni hüccâca vermiş hidayet

Bunca yıldır vardın geldin selâmet

Sancâğ-ı Resül’e yüz sür, dua et

Bir dahi bulmasın il, Osman Oğlu

Müsahhar eyledin Şam’ın çöllerin

Hoş selâmet ettin Mekke yolların

Seni ister şimdi Aydın illerin

Sıla-i rahm-eyle gel, Osman Oğlu

Alem nefîr-i ‘âm, çıkılmaz başa

Şânın senin inkâr olunmaz hâşâ

Bilesin yalınız bir Nasuh Paşa

Döğüşe döğüşe öl, Osman Oğlu

Der ki Ali sana hezâr aferin

Cennette bir uçmak oldu mekânın

Bin yüz yirm(i) altıda kesildi serin

Beka çöllerinde kal, Osman Oğlu

Köprülü, M. Fuad (2004). Saz Şairleri I-V. Ankara: Akçağ Yay.  361.