ÂRİFÎ, Hüseyin Çelebi

(d. ?/? - ö. 959/1552)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Hüseyin’dir. İstanbul’da doğdu. Bir müddet tahsil gördü, kâtip oldu. Bu esnada hat sanatı ve şiir üzerine çalıştı. Kapıkullarından iken İbrahim Paşa’yla Mısır’a gitti. Mısır’dan dönüşünde ona “Lâmiye Kasidesi”ni sununca Anadolu defterdarı Mahmud Çelebi’nin kaleminde “ahkâm tezkirecisi” oldu. Mahmud Çelebi’yle anlaşamayınca bu görevinden azledildi. Bunun üzerine Mısır’a giderek Gülşenî dergâhına intisap etti ve bir müddet orada kaldı. Latîfî ise Ka’be’ye gittiğinde orada Şeyh İbrahim Gülşenî’yi tanıdığını ve ona bağlanarak uzun müddet hizmetinde bulunduğunu, müteferrika zümresine katılmasının de bu esnada olduğunu söyler. Sonra İstanbul’a döndü ve yaklaşık 10 yıl devlet umurundan ve insanlardan uzak, yalnız başına gariplik ve yoksulluk içinde yaşadı. Hamiyetperver kimselerin yardımlarıyla hayatını sürdürdü. Nihayet 947 yılında (1540/41) Sultan Süleyman’ın iradesiyle 15 akçe ile silahdar oldu. 959’da (1552) İstanbul’da öldü. Ahdî şairin ölüm tarihini 989/1581/82 olarak vermektedir ancak bu elbette doğru olamaz. Bu tarihte hayatta olmayan Edirneli Nazmî’nin Divan’ında Ârifî’nin ölümüne düşülen tarih Ahdî’nin görüşünü geçersiz kılmaktadır. Biyografisi Nazmî’yle ilginç bir şekilde benzeşen Ârifî’nin başka bir şair olması mümkün de değildir. Nazmî’nin, binlerce şiirlik Divan’ında mersiye yazdığı iki kişiden biri olarak Ârifî’yi yakından tanıdığını söyleyebiliriz. Kaldı ki 1568’de yazılan Âşık Çelebi Tezkiresi’nde kendisinden “merhum” diye bahsedilmekte ve ölüm tarihi 959 olarak verilmektedir. Tezkirelerde şiirlerinden bolca örnek bulunmasına rağmen şairliği üzerine pek yorum yapılmamıştır. Latîfî’nin, “Erbâb-ı kalemin münşî ve muhâsiblerinden idi.” demekle yetindiği şair hakkında Âşık Çelebi, Hasan Çelebi ve Âlî, güzel tarihleri bulunduğunu kaydeder ve düştüğü tarihlerden örnekler verirler. Meşâ’iru’ş-Şu’arâ’da, şairin özel hayatı ve alışkanlıkları hakkında oldukça ayrıntılı bilgiler vardır. Nazire mecmualarında da şiirlerine rastlanmaktadır.

Kaynakça

“Ârifî” (1976). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C. 1. İstanbul: Dergâh Yay. 439.

Canım, Rıdvan (hzl.) (2000). Latîfî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzemâ. Ankara: AKM Yay.

Cunbur, Müjgan (2002). “Ârifî”. ürk Dünyası Edebiyatçılar Yazarlar ve Şairler Ansiklopedisi. C. 1. Ankara: AKM Yay. 439.

İsen, Mustafa (hzl.) (1994).  Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: AKM Yay.

Kılıç, Filiz (hzl.) (2010). Âşık Çelebi, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ (İnceleme-Metin). İstanbul: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yay.

Köksal, M. Fatih (2012). Edirneli NazmîMecma’u’n-Nezâ’ir. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292688/h/edirneli-nazmi-mecmaun-nezair.pdf

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i NâilîDîvân Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2003). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri. Ankara: Bizim Büro Yay. 

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1978). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: TTK Yay.

Riyâzî. Riyâzü’ş-Şu’arâ. Süleymaniye Kütüphanesi, Es’ad Ef. Nr. 3871, vr. 71b.

Sehî (1325). Tezkire-i Sehî. İstanbul: Matbaa-i Âmidî.

Solmaz, Süleyman (hzl.) (2005). Ahdî , Gülşen-i Şu’arâ. Ankara: AKM Yay.

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ.  http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83502/beyani----tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 20.03.2013]


Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET FATİH KÖKSAL
Yayın Tarihi: 07.09.2013
Güncelleme Tarihi: 05.12.2020

Eserlerinden Örnekler

  Gazel

 Âşıkuñ dîdârsuz sanma ki tende cânı var

 Bülbülüñ gülzârsuz her dem hezâr efgânı var

 Serv-i bâg u lâle vü gül seyrini n’eyler şu kim

 Serv-kadd ü lâle-had bir gonçe-i handânı var

 Nice kurbân itmesün cânın şu âşık kim anuñ

 Gam gibi dil tekyegâhında bugün mihmânı var

 Pâdşâh-ı berr ü bahr-i ‘ışkdur ol kim müdâm

 Bir dil-i nâlânı vü bir dîde-i giryânı var

 Cümle ‘âlem bende-i efkendesidür ‘Ârifî

 Şol kim anuñ mülk-i dil tahtında bir sultânı var

(Köksal, M. Fatih (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. 777.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Azra Erhatd. 4 Haziran 1915 - ö. 6 Eylül 1982Doğum YeriGörüntüle
2ATÂ BEYd. 1809 - ö. 1852Doğum YeriGörüntüle
3FAZLÎd. ? - ö. 1564Doğum YeriGörüntüle
4Azra Erhatd. 4 Haziran 1915 - ö. 6 Eylül 1982Doğum YılıGörüntüle
5ATÂ BEYd. 1809 - ö. 1852Doğum YılıGörüntüle
6FAZLÎd. ? - ö. 1564Doğum YılıGörüntüle
7Azra Erhatd. 4 Haziran 1915 - ö. 6 Eylül 1982Ölüm YılıGörüntüle
8ATÂ BEYd. 1809 - ö. 1852Ölüm YılıGörüntüle
9FAZLÎd. ? - ö. 1564Ölüm YılıGörüntüle
10Azra Erhatd. 4 Haziran 1915 - ö. 6 Eylül 1982MeslekGörüntüle
11ATÂ BEYd. 1809 - ö. 1852MeslekGörüntüle
12FAZLÎd. ? - ö. 1564MeslekGörüntüle
13Azra Erhatd. 4 Haziran 1915 - ö. 6 Eylül 1982Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ATÂ BEYd. 1809 - ö. 1852Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15FAZLÎd. ? - ö. 1564Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Azra Erhatd. 4 Haziran 1915 - ö. 6 Eylül 1982Madde AdıGörüntüle
17ATÂ BEYd. 1809 - ö. 1852Madde AdıGörüntüle
18FAZLÎd. ? - ö. 1564Madde AdıGörüntüle