AZÎZÎ

(d. ?/? - ö. ?/?)
Âşık
(Âşık / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Halveti şeyhlerinden olduğu ve 16. asırda yaşadığı bilinen Azîzî’nin hayatı hakkında geniş bilgi yoktur (TDEA 1977: 268). Gerçek adı bilinmeyen âşık, şiirlerinde de görüleceği üzere Azîzî mahlasını kullanmıştır: “Avf idersen mahz-ı fazlındır Azîzî bendeni/ Pâdişâha ben dimem ki lâyıkım gufrâne ben.”, “Azîzî kârın olsun zikr-i Mevlâ/ Dilinden düşmesün hiç Hak teala/ Esirger kullarını Rabb-i a’lâ/ Agisnâ yâ Gıyâs-el-müstagîsîn” (Ergun yty: 632). Hızrî’nin “Cem’ü-ş Şâirân” adlı şairnamesinde Azîzî adı (49.dörtlük) geçmektedir. Ayrıca Âşık Ömer’in Şairnamesi’nde “Yeni peydâları beyan itmeziz/ Azîzî’nin hakkın inkâr itmeziz/ Çoktur ammâ aramıza katmazız/ Değiş uğraşı kâfiye bozanı” (Elçin 1997: 317) de Azîzî mahlaslı bir şairin adı geçmektedir. Fakat şairnamelerde geçen Azîzî ile bu kişinin aynı kişi olup olmadığı bilgisini vermek mümkün değildir.

16. asır mutasavvıflarından olan Azîzî hakkında Hüseyin Ayvansarayî şu malumatı veriyor. (Bay Talat Onay’daki mecmuadan): “Eşşeyh Abdülaziz Azîzî: Tarikati Ümmî Sinan Eşşeyh İbrahim Efendi’den görüp Ali Çelebi cami’inde meclis iderdi. H.1003/M. 1594 rihlet ve hariç-i surda Silivri kapusu ile Bâb-ı cedid beyninde Üç kuzular nâm makamda kabirleri malum ziyaretgâhtır. Bu ilahi dahi ehl-i dil beyninde meşhurdur: “Ey cemâl-i Hakk’a tâlib/ Teveccüh eyle Mevlâ’ya/ Vey visâl-i Hakk’a ragıb/ Teveccüh eyle Mevlâya” Bu dahi anlarındır: Aşkın meyine kandın/Noldun a gönül noldun. Azîzî mahlaslı gayri meşayihler kimesne yoktur. Bazı mecmualarda “Azîzî-i Halveti” veya sadece “Azîzî” başlığıyla bazı ilahilere tesadüf olunmaktadır (Ergun yty: 632). Azîzî, 1594 tarihinde vefat etmiştir (1977: 268).

Ergun, kendi elindeki mecmuada üç manzumenin yer aldığı bilgisini verir (yty: 632). İlahileri arasında, besteli olanlar da vardır. Bu şiirlerden bir dörtlük: Kalbini küşâd eyle/Hem Mevlâyı yâd eyle/Gamgin dili şâd eyle/Noldun a gönül noldun (1977: 268). Bir ilahiyi Sürücü Riza, Hicaz makamında bestelenmiştir. Bütün bu manzumelerin Halveti Azîzî’ye ait olduğu kuvvetle tahmin olunabilir (Ergun yty: 632).

Kaynakça

Elçin, Şükrü (1988). “Hızrî’nin Şairnâmesi”, Halk Edebiyatı Araştırmaları I. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.

Elçin, Şükrü (1997). Halk Edebiyatı Araştırmaları I. Ankara: Akçağ Yay.

Ergun, Sadettin Nüzhet (yty). Türk Şairleri. C. 2. yyy.

Kaya, Doğan (1990). Şairnâmeler. Ankara: Kültür Bakanlığı Halk Kültürünü Araştırma Dairesi Yay.

“Azizî” (1977). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C. 1. İstanbul: Dergâh Yay. 268.


Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. EMİNE ÇAKIR
Yayın Tarihi: 05.12.2014
Güncelleme Tarihi: 05.12.2020

Eserlerinden Örnekler

İlahi

Aşkın meyine kandın

Noldun a gönül noldun

Yaktın beni yandırdın

Noldun a gönül noldun

 

Sordular pervaneye

Niçün böyle yanarsın

Dosttan haber mi geldi

Noldun a gönül noldun

 

Bir yerde karar etmez

Hiç kimseden âr etmez

Hekimler timar etmez

Noldun a gönül noldun

 

Kalbini küşâd eyle

Hem Mevla’yı yâd eyle

Gamgin dili şâd eyle

Noldun a gönül noldun

 

Gel imdi ey Azîzî

Sırrın dime ol epsem

Ahvâle olup mahrem

Noldun a gönül noldun

Ergun, Sadettin Nüzhet (yty). Türk Şairleri. C. 2. yyy. 632.

 

İlahi

İçmişem câm-ı Elest’i olmuşam mestâne ben

Gelmişem germiyyet ile âlem-i imkâne ben

 

Pertev-i mihr-i cemâl-i dost düşdi gönlüme

Olmuşam pervâne şem’-i hüsne yane yane ben

 

Çün ezelden düşdi sevdâ-yı mahabbet başıma

Bağlanub zencîr-i aşka olmuşam dîvâne ben

 

Bu dil-i şûrîdeyi âsûdelik rüsvây ider

Derdden haz almışam meyl itmezem dermâne ben

 

Sözlerim yâ Rab hatâ itdiklerim cümle günâh

Mazhar olursam zehî lûtf u kerem ihsâne ben

 

Afv idersen mahz-ı fazlındır Azîzî bendeni

Pâdişâhâ ben dimem ki lâyıkım gufrâne ben

Ergun, Sadettin Nüzhet (yty). Türk Şairleri. C. 2. yyy. 632.