BASÎRÎ, Acem, Alaca

(d. 871/1466/67 - ö. 941/1534/35)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Azeri)

Kaynakların bir kısmına göre Bağdatlı, bir kısmına göre Horasanlıdır. 871 /1466/67’de doğdu. Asıl adı Farsça Dîvân’ının mensur önsözünde Mehmed b. Ahmed b. Ebü’l-Meâlî el-Murtâz (Sarısoy 2001: 1, Metin) olarak geçmektedir. Doğudan geldiği için “Acem Basîrî, abraş hastalığından dolayı da “Alaca Basîrî” olarak tanındı. Âşık Çelebi’ye göre Herat’ta Hüseyin Baykara ve Ali Şîr Nevâî’nin hizmetinde bulundu. Nevâî ve Molla Câmî’nin gazelleri ve siparişnâmeleriyle Anadolu’ya geldi. Latîfî, Nevâî Divanı’nı Anadolu’ya ilk önce onun getirdiğini söylemektedir. Sehî Bey, diğer kaynaklardan farklı olarak Basîrî’nin II. Bayezîd tahta çıkınca Uğurluoğlu (Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu) tarafından İstanbul’a elçi olarak gönderildiğini, ancak bu esnada Uğurluoğlu ölünce Basîrî’nin de dönmeyip İstanbul’da kaldığını ve İstanbul’da yerleştiğini yazar. Hazineden ve padişahtan ulufeli şairlerdendir. Âşık Çelebi, şairin İstanbul’da pek çok devlet adamıyla yakından görüştüğünü, İskender Çelebi’nin ise yakın arkadaşı ve nedimi olduğunu söyler. 70 yaşında iken 941/ 1534/35’de İstanbul’da öldü. Sicill-i Osmanî ise ölüm yılını 940/1535/36 olarak gösterir. Şair, Anadolu’da Türk şairleriyle sürekli görüştüğü için Anadolu Türkçesini çabuk kavramış ve bu sayede Türkçe şiirde Türk şairlerin tarzını ve söyleyişini yakalamıştır. Kaynaklar hem Türkçe hem Farsça şiirlerini överler. Latîfeleri bütün devlet erkânı ve şairler arasında meşhur olan ve çok beğenilen Basîrî’nin şiirlerinin önemli bir kısmı da hicviyât ve hezliyâta dairdir. Aynı zamanda tarih düşürmekte de mahir olduğu kaynaklarda kayıtlıdır. Keşfü’z-Zunûn’da Türkçe Divan’ı olduğu kayıtlı olmakla birlikte müstakil bir Divan nüshasına rastlanmamıştır. Farsça Divan’ın sonunda yer alan 50 civarındaki manzumeyle bazı mecmualardaki şiirleri bir araya getirilerek yayımlanmıştır (Kartal 2006). Tek nüshası bulunan Farsça Divan’ı üzerine bir yüksek lisans tezi hazırlanmıştır (Sarısoy 2001). Âşık Çelebi Bengî-nâme ve Letâif adlı eserlerinin olduğunu bildirir. Latîfî ve Âlî güzel şiirleri bulunduğunu ifade etmektedirler. Özellikle Ahdî, İran ve Anadolu şairleriyle sürekli görüşen şairin şiirini “gönül parlatıcı, gönle hoş gelen, yakıcı, benzersiz” gibi ifadelerle takdir eder. Âşık Çelebi, şairin birçok latifesini eserine aktarmıştır. Âşık Çelebi ve Kınalı-zâde, Alî Şîr Nevâ’î’nin Mecâlisü’n-Nefâis’inde Basîrî’yi andığını söyleseler de bu eserde Basîrî hakkında herhangi bir bilgi mevcut değildir. Ancak Mecâlisü’n-Nefâis‘i Farsça’ya tercüme eden Muhammed-i Kazvînî, Basîrî’yi eserinin sekizinci tabakasının ikinci ‘Ravza’sında Yavuz Sultân Selîm dönemi şâirleri arasında zikretmiştir (Kartal 2006: 10). Şairin Edirneli Nazmî’nin Mecma’u’n-Nezâ’ir’inde 20, Pervâne Bey Mecmuası’nda 22 adet şiiri yer almaktadır.

 

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Canım, Rıdvan (hzl.) (2000). Latîfî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzemâ. Ankara: AKM Yay.

“Basîrî”. Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C. 1. İstanbul: Dergâh Yay. 339.

Çavuşoğlu, Mehmed (1976). “Kanunî Devrinin Sonuna Kadar Anadolu’da Nevâyî Tesiri Üzerine Notlar”. Mehmed Çavuşoğlu Armağanı. İstanbul: Ötüken Yay. 75-90.

Çavuşoğlu, Mehmed (1992). “Basîrî. İslâm Ansiklopedisi. C. 5. İstanbul: TDV Yay. 105-106.

Ergun, Sadeddin Nüzhet (1936). Türk Şairleri. C.1.

Gibb, E. J. Wilkinson (1999?). Osmanlı Şiir Tarihi (A History of Ottoman Poetry). C.1. çev. Ali Çavuşoğlu. Ankara: Akçağ Yay. 531.

İsen, Mustafa (hzl.) (1994). Gelibolulu Âlî, Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: AKM Yay.

Kartal, Ahmet (2006). Basîrî ve Türkçe Şiirleri. Ankara: Akçağ Yay.

Kartal, Ahmet (2000a). “Basîrî ve Türkçe Şiirleri”. İlmî Araştırmalar. (10): 77-96.

Kılıç, Filiz (hzl.) (2010). Âşık Çelebi, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ (İnceleme-Metin). İstanbul: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yay.

Köksal, M. Fatih (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292688/h/edirneli-nazmi-mecmaun-nezair.pdf. [erişim tarihi: 20.03.2013].

Kurnaz, Cemâl (1999). Türkiye – Orta Asya Edebî İlişkileri. Ankara: Akçağ Yay. 

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i NâilîDîvân Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. C.I. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kutlar Oğuz, Fatma Sabiha vd. (hzl.) (2012). Mehmed Tevfik, Kâfile-i Şu’arâ. İstanbul: Doğu Kütüphanesi Yay.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1978). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: TTK Yay.

Pervâne Bey. Mecmû’a-i Nezâ’ir. Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat Nr. 406, vr. 7b, 10a, 24b.

Sarısoy, Fikret (2001). Basîrî’nin Farsça Dîvânı. Yüksek Lisans Tezi. Kırıkkale: Kırıkkale Üniversitesi.

Sehî (1325). Tezkire-i Sehî. İstanbul: Matbaa-i Âmidî.

Solmaz, Süleyman (hzl.) (2005). Ahdî ve Gülşen-i Şu’arâsı. Ankara: AKM Yay.

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83502/beyani----tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 20.03.2013]

Şemseddîn Sâmî (1314). Kâmûsu’l-A’lâm. İstanbul: Mihrân Matbaası.

Yaltkaya, Şerafettin ve Kilisli Rıfat Bilge (hzl.) (1971). Kâtip Çelebi, Keşf-el-Zunûn. İstanbul: MEB Yay. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET FATİH KÖKSAL
Yayın Tarihi: 06.09.2013
Güncelleme Tarihi: 05.12.2020

Eserlerinden Örnekler

  Gazel

 Dâm-ı zülf-i anberînüñ dânesin hâl eyledüñ

 Cânumı murg-ı kafes tek muztarib-hâl eyledüñ

 Meh yüzinde münhasif olmış kevâkibdür beñüñ

 Sen anuñ adın ne yüzden anberîn-hâl eyledüñ

 Bahtumı veh kim kara itmege kanum dökmege

 Çeşmüñi her dem siyâh u leblerüñ al eyledüñ

 Dir idüñ dün kim rakîb-i kâfiri öldürürem

 Yâ niçün ol kâfirüñ katlinde ihmâl eyledüñ

 Kâkülinüñ ey Basîrî bir kılın şerh itmedüñ

 Bunca kim vasfında anuñ kîl ile kâl eyledüñ

 (Köksal, M. Fatih (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. 1382.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1NİKSÂRÎ, Niksârî-zâde Kadı Mahmud Efendid. 1538-39 - ö. 26 Eylül 1616Doğum YeriGörüntüle
2ÂSIM, Bağdatlıd. 1803 - ö. 1887Doğum YeriGörüntüle
3AHDÎd. ? - ö. 1593-94Doğum YeriGörüntüle
4NİKSÂRÎ, Niksârî-zâde Kadı Mahmud Efendid. 1538-39 - ö. 26 Eylül 1616Doğum YılıGörüntüle
5ÂSIM, Bağdatlıd. 1803 - ö. 1887Doğum YılıGörüntüle
6AHDÎd. ? - ö. 1593-94Doğum YılıGörüntüle
7NİKSÂRÎ, Niksârî-zâde Kadı Mahmud Efendid. 1538-39 - ö. 26 Eylül 1616Ölüm YılıGörüntüle
8ÂSIM, Bağdatlıd. 1803 - ö. 1887Ölüm YılıGörüntüle
9AHDÎd. ? - ö. 1593-94Ölüm YılıGörüntüle
10NİKSÂRÎ, Niksârî-zâde Kadı Mahmud Efendid. 1538-39 - ö. 26 Eylül 1616Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ÂSIM, Bağdatlıd. 1803 - ö. 1887Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12AHDÎd. ? - ö. 1593-94Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13NİKSÂRÎ, Niksârî-zâde Kadı Mahmud Efendid. 1538-39 - ö. 26 Eylül 1616Madde AdıGörüntüle
14ÂSIM, Bağdatlıd. 1803 - ö. 1887Madde AdıGörüntüle
15AHDÎd. ? - ö. 1593-94Madde AdıGörüntüle