ÇAĞLAYAN, Muzaffer Çağlayan

(d. 1926/1927 / ö. 19.04.2010)
âşık, öğretmen
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İsmail Muzaffer Çağlayan, Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Harkaçtığı (Dikirli) köyünün Tayyipli mahallesinde,1926 yılında (bazı kaynaklara göre 1927) dünyaya gelir. Ailesi, Karamanoğullarından Tayyipli Aşireti ile Kadirli Bölgesine gelmiştir. Muzaffer’in babası eski Kadirli müftülerinden Ali Çağlayan’dır. Annesi Zöhre Hatun ise Kayseri’nin Pınarbaşı kazasından Kadirli’ye gelip yerleşen, Kocabağa Mehmet Hoca’nın torunudur (Çağlayan 2000: 196). İlkokuldan sonra okula gönderilmeyen Muzaffer Çağlayan, genç yaşta evlenerek askere gider. Askerden geldikten sonra dışarıdan bitirmelere girerek ortaokulu, liseyi ve öğretmen okulunu bitirir. Muzaffer Çağlayan, hukukçu olmayı hayal etmesine rağmen öğretmen olur. 26 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekliye ayrılır.

Muzaffer Çağlayan,1953-1954 yıllarında şiir yazmaya başlar. İki kere evlilik yaptıktan sonra okuma yazma dersleri verdiği Ayşe Hanım ile birbirlerine âşık olup karşılıklı şiirler yazarlar. Bu aşkın sonu da evlikle noktalanır ve Muzaffer Çağlayan, üçüncü eş olarak Ayşe Hanım ile de evlenir. Bu evliliklerden 10 çocuğu olur. Âşık Ayşe Çağlayan’ın güçlü şairlik ruhu, onu daha da etkiler. Birlikte birçok âşık ve şair toplantılarına katılırlar. Büyük bir aşkla sevip evlendiği Ayşe Hanım’ı 2008 yılında kaybeder. Ondan iki yıl sonra Muzaffer Çağlayan da 19 Nisan 2010 tarihinde hayata gözlerini yumar.

Muzaffer Çağlayan, Ayşe Çağlayan ile karşılıklı birbirlerine yazdıkları şiirleri toplayarak 1982 yılında “Çağlayan Âşıklar” adlı kitabı yayımlar. İkinci kitapları ise “Kadirli’de Çağlayanlar- II” ismi ile 2000 yılında basılır.

Muzaffer Çağlayan, Âşık Ayşe Hanım’ın ailesinin en yakın dostudur. Ayşe Hanım, 16 yaşında iken ona okuma yazma öğretmek için evlerine gider. (www.ozanlar.biz/ayse-caglayan.htm) Eğitim verirken Ayşe Hanım ile aralarında büyük bir aşk başlar. "Çağlayan Âşıklar" adlı eser, bu aşkın macerasını, karşılıklı şiirle konuşmanın ve anlaşmanın güzelliğini yansıtmaktadır. Muzaffer Çağlayan, eserin ön sözünde şöyle yazar: "Epeyce çekilen maddi manevi acıların tarih sonrasında unutulmaması için geçmiş hatıratımızı çocuklarımıza ve şiir sevenlere bir yadigâr olsun diye zamanında tuttuğumuz müsvetteyi temize çekmeğe karar vermiş bulunuyoruz.” (Çağlayan 1982: 1)

Ayşe Çağlayan ve Muzaffer Çağlayan'ın aşkı, birbirlerine gizli gizli yazdıkları şiir şeklindeki yazışmalarla daha da büyür. Söz konusu şiirler bazen kendisinden haber alamayan Âşık Âyşe’nin Muzaffer Çağlayan'a duyduğu aşk ve merak duyguları olarak kelimelerde yerini bulur. Bazen de Muzaffer Çağlayan’ın Ayşe Çağlayan’a duyduğu yoğun hisler ve Ayşe Hanım’ın şiirli sorularına verdiği şiirli cevaplardan oluşur.

Eserdeki şiirlerin sonunda isim yazılmamıştır Muzaffer Çağlayan bunun sebebini şöyle açıklar: “Aşkımız yasak bir aşk olduğu için gizli tutulmasına çalıştık. Onun için şiirlerin arkasında isimlerimiz ele geçer diye isim anılmamıştır. Aşkımız gizli kalsın diye yani belki mektuplar ele geçerse kimin olduğu belirsiz olsun diye şiirlerin sonunda karalama yapılmamıştır.” (Çağlayan 1982: 1).

Muzaffer Çağlayan'ın şiirlerinin bir kısmı ayrılık acısı ile yazılmıştır. Ayşe Hanım’ın babası evliliklerine razı gelmeyince kaçmağa karar verirler. Muzaffer Çağlayan yaylaya gidiyorum diyerek köyden ayrılır. Önce Kadirli’ye ardından Binboğa’ya gelip aşk ve hasret kokan şiirler yazar.

Muzaffer Çağlayan, eşi Ayşe Çağlayan ile karşılıklı atışma da yapmıştır. Şiirlerinde ağırlıklı olarak ele aldığı aşk şiirlerinin yanı sıra vatan, millet sevgisi ve ulu önder Atatürk için de şiirler söylemiştir: “Canım kurban olsun cennet vatana/ İsteriz ki herkes bizden utana/ Bir mertlik gösterdik Türk’e çatana/ Türklük gururuyla şaşarız Ata’m” (Çağlayan 2000: 197) Muzaffer Çağlayan ayrıca Âşık Necati Öztuc, Ferrahi gibi âşıklara da şiirler söyleyerek onları methetmiştir. Şiirlerinde doğa sevgisi, tasavvuf dışında gündemdeki millî ve sosyal konulara değinmiş “Nevruz Bayramı”, “Çanakkale”, “Gençlik ve Spor Bayramı”, “Okullar Tatil Oldu” vb. gibi şiirleriyle toplum hayatı ve kültürel değerler konusundaki duyarlılığını dile getirmiştir.

Dili oldukça sade, açık ve akıcı olup her kesimden topluluğa seslenen Muzaffer Çağlayan, kültürümüze verdiği hizmetlerle edebiyatımızın önemli isimlerindendir.

Kaynakça

Çağlayan, Ayşe, Muzaffer Çağlayan (1982). Çağlayan Âşıklar. Kadirli: Temel Matbaası.

Çağlayan, Ayşe, Muzaffer Çağlayan (2000) Kadirli'de Çağlayanlar-II. Kadirli: Kadirli Hizmet Birliği Kültür Yay.

http://ozanlar.biz/ayse-caglayan.html [erişim tarihi 30.12.2018].

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. EBRU ŞENOCAK
Yayın Tarihi: 06.01.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Çağlayan ÂşıklarTemel Matbaası / Kadirli1982Şiir
Kadirli'de Çağlayanlar-IIKadirli / Kadirli Hizmet Birliği Kültür Yayınları2000Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1KARACEMİRLİ KASIM, Kasım Hacı Ali oğlud. 1840 - ö. 1916Doğum YeriGörüntüle
2MUSTAFA SARId. 09.02.1973 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3BAHATTİN, Bahattin Avcud. 1951 - ö. -Doğum YeriGörüntüle
4KARACEMİRLİ KASIM, Kasım Hacı Ali oğlud. 1840 - ö. 1916Doğum YılıGörüntüle
5MUSTAFA SARId. 09.02.1973 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6BAHATTİN, Bahattin Avcud. 1951 - ö. -Doğum YılıGörüntüle
7KARACEMİRLİ KASIM, Kasım Hacı Ali oğlud. 1840 - ö. 1916Ölüm YılıGörüntüle
8MUSTAFA SARId. 09.02.1973 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9BAHATTİN, Bahattin Avcud. 1951 - ö. -Ölüm YılıGörüntüle
10KARACEMİRLİ KASIM, Kasım Hacı Ali oğlud. 1840 - ö. 1916MeslekGörüntüle
11MUSTAFA SARId. 09.02.1973 - ö. ?MeslekGörüntüle
12BAHATTİN, Bahattin Avcud. 1951 - ö. -MeslekGörüntüle
13KARACEMİRLİ KASIM, Kasım Hacı Ali oğlud. 1840 - ö. 1916Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14MUSTAFA SARId. 09.02.1973 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15BAHATTİN, Bahattin Avcud. 1951 - ö. -Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16KARACEMİRLİ KASIM, Kasım Hacı Ali oğlud. 1840 - ö. 1916Madde AdıGörüntüle
17MUSTAFA SARId. 09.02.1973 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18BAHATTİN, Bahattin Avcud. 1951 - ö. -Madde AdıGörüntüle