CELAL, Celal Göktepe

(d. 1948 / ö. -)
Esnaf
(Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Celal Göktepe, 1948 yılında Ankara’nın Kalecik ilçesinin Tavşancık köyünde dünyaya gelmiştir. Göktepe, Hasan ve Döndü Göktepe çiftinin 4 çocuğundan biridir. Celal Göktepe, ilkokulu komşu bir köyde 7 sene kayıtsız olarak okumuştur. 1959 yılında köylerine öğretmen gelmiş ve köyünde okumaya devam etmiştir. 1968’de evlenen Göktepe’nin Gülay, Esmeray, Murat isminde 3 çocuğu vardır. 13-14 yaşlarında köyünden ayrılıp Ankara’ya gelmiş, zamanın giyim ve manifatura alanında isim yapmış büyük mağazalarında tezgâhtarlık yapmıştır. Evlendikten sonra Diyarbakır’a askere gitmiş, 1970’te askerden döndükten sonra bu mağazalarda çalışmaya devam etmiştir. Celal Göktepe'nin 2011 yılında Hasköy’de sahibi olduğu bir mefruşat ve çeyiz mağazasını işlettiği bilinmektedir (Kaya 2011: 131).

Âşık Celal, 7 yaşında saz çalıp şiir söylemeye başlamıştır. Saz ve söz ustası babasıdır. Mahlas olarak ismini kullanmaktadır. İlk şiirlerini gençlik yıllarında arkadaş olduğu genç kızlara yazmıştır. Âşık Celal, rüya görmüş fakat bade içmemiştir. Celal Göktepe, âşık olmasında pirin etkisinin, üstada saygının, gurbet, hasretlik, sevda gibi olayların etkisinin olduğunu, hepsinin eksikleri tamamladığını ifade etmiştir. Âşık Celal’in babası dönemin tanınan âşıklarından Âşık Hasan’dır (Kaya 2011: 131).

Celal Göktepe babasının çevredeki Alevi köylerinin cemlerinde özellikle aranan, çok düzgün, üsluplu, terbiyeli bir âşık olduğunu ayrıca kızının da türkü ve deyiş söylediğini, güzel sesi olduğunu söylemektedir. Bacanağı Yusuf Yılmaz çırağıdır. Erzurum’da öğretmenlik yapan Zülfikar Özdemir isimli yeğeni de şiirle ilgilenmektedir. Âşık Celal’in çevresinde Âşık Mustafa, Âşık Rıza, Çingeyli köyünde Âşık Bektaş, Çubuk’un Kalfat köyünden Âşık Süleyman gibi âşıklar bulunmuştur. Ayrıca babasının bağlama düzeninin Âşık Veysel’in tarzında olduğunu ifade eden Göktepe, Âşık Veysel ile birkaç kez görüşmüş, onun elini öpmüştür. Göktepe, babası Âşık Hasan’dan başka Pir Sultan Abdal’ı, Âşık Fazlı’yı, Âşık Battal’ı Âşık Veysel’i, Âşık Mahsuni’yi de kendisine usta olarak görmüştür. Musa Eroğlu, Arif Sağ, Erdal Erzincan, Yusuf Yılmaz da çağdaşlarından tanıdığı âşıklardır (Kaya 2011: 132).

Âşık Celal, ilk söylediği şiirler üzerinde genellikle değişiklik yapmamaktadır fakat hoşuna gitmeyen dizeler olursa onları bazen değiştirmektedir. Şiirlerini deftere kaydetmekte bazen de yeğeni Zülfikar Özdemir’in bilgisayarında muhafaza ettiğini belirtmektedir. Söylediği şiirlerin şekil ve tür özellikleri hakkında bilgi sahibidir. Âşıklık geleneği ile ilgili terimleri ve âşık makamlarını bilmektedir. Celal Göktepe, daha çok sitemkâr şiirler yazmaktadır. Şiirlerinde sevgiliye sitem, insanlara sitem etmektedir. Yola dergâha uymakla ilgili, köyüyle ilgili bazı olaylar, Hz. Ali, Hasan ve Hz. Hüseyin’e övgü de şiirlerinde yer almaktadır (Kaya 2011: 132).

Göktepe, ülkesini ve halkını ilgilendiren her olaydan etkilenmiş ve bu olaylara şiirlerinde yer vermiştir. Sivas’ta yaşananlar Göktepe’nin hem yüreğinde hem de şiirlerinde yer almıştır. Âşık Celal’in tabiata duyduğu sevgi ve hassasiyeti de şiirlerinde yer almıştır. Göktepe, köyüne 2500 çam götürüp dikmek istemiş ama köy halkı “Sen bu ağaçları dikersen köyümüz ormana girer, köyümüzü elimizden alırlar.” diye diktirmemiştir. Bu olay âşığı çok üzmüş ve bunun üzerine bir şiir kaleme almıştır (Kaya 2011: 132).

Göktepe âşık meclislerine katılmakta, âşık kahvehanelerine gitmektedir. Gittiği bir âşıklar kahvehanesindeki anısı şöyle anlatır: “Bir gün Eskişehir’de bir âşıklar kahvehanesine gittim, orada çok kıymetli âşıklarla tanıştım, saz çalıp şiirler söyledik. Hani bir bahçeye girersiniz canınız ekşi erik ister, ekşi demeden alır yersiniz. Öbür tarafta tatlı bir meyveyi canınız ister, başka bir tarafta güzel bir gül vardır, onu koklamak istersin, işte âşıklık da buna benzer. Gençliğimizde âşıklık birbirini ezme değil, gül gibi birbirini derme işiydi.” Göktepe kahvehanelere gelen âşıkların birbirinden çok şey öğrendiğini ifade etmektedir. Celal Göktepe, Cem Vakfı’nın üyesidir. Gıyasettin Aytaş ile Avrasya TV’de Alevilikle ilgili bir programa katılmıştır. Âşık Celal, 1971-1972 yıllarında Şah Plak ve Mahir Plak şirketleriyle anlaşıp 5 plak doldurmuştur. 10 yıldır Bursa’nın İnegöl İlçesi’nin Şehitler köyünde yapılan Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliklerine katılmaktadır. Yenimahalle Belediyesi ve Cem Vakfı iş birliğiyle düzenlenen Aşure etkinliğine ve yine Cem Vakfı’nın düzenlediği Uluslararası Tarihten Bugüne Alevilik Sempozyumu’na katılmıştır. Celal Göktepe, günümüz toplumunda halk ozanı olmanın zorluklarını sayarken en başta artık aşkın olmadığından dem vurmuştur: “Aşk olmayınca nasıl âşık olacaksın? Seherde öten bülbül olacak, bir nazlı yâri görüp seveceksin onun da seni sevdiğini bileceksin. Allah’a âşık olmak, güzele âşık olmak, tabiata âşık olmak bunlar olmazsa âşıklık olmaz” (Kaya 2011: 134-135).

Kaynakça

Kaya, Burcu (2011). “Celal Göktepe”. Sazın ve Sözün Sultanları Yaşayan Halk Şairleri VII. Ed. Fatma Ahsen Turan, Özlem Ünalan. Ankara: Gazi Kitabevi Yay.131-142.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. GÖZDE TEKİN
Yayın Tarihi: 06.03.2019
Güncelleme Tarihi: 06.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1OR, Bayram Kayad. 1961 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2HÜSEYİN, Hüseyin Orhand. 1938 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3KALOĞLAN EMRAH OĞLU KASIMOVd. 1930 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Durali Yılmazd. 21 Mart 1948 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Avni Özgüreld. 1 Ocak 1948 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6KAHRAMAN, Ali Kahramand. 1948 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7FERYADÎ, Osman Ertend. 1959 - ö. ?MeslekGörüntüle
8Hüseyin Yurdabakd. 1931 - ö. 9 Ocak 2008MeslekGörüntüle
9AYŞE YILDIRIMd. 01.07.1935 - ö. ?MeslekGörüntüle
10HAZRET, Muhammedin Ziyauddind. 1855/1858? - ö. 1924Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11HURİ, Bektaş (Onbaşı)d. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12HULKÎd. 1880 - ö. 1961Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13NİHADÎ, Muhammedd. ? - ö. 1587Madde AdıGörüntüle
14EBÛ BEKR MÎRZÂd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15SÂDIK, Edirnelid. 1831 - ö. 1854 ds.Madde AdıGörüntüle