CÛYÎ

(d. ?/? - ö. 1581’den sonra?/989)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

XVI. yüzyıl şairi Cûyî’nin hayatı hakkında bilinenler yok denecek kadar azdır. Zehrimâr-zâde Rıza Tezkiresi ile Türk Şairleri adlı eserde ismi tespit edilen şairin, asıl adının ne olduğu ve kesin olarak nereli olduğu bilinmediği gibi doğum ve ölüm tarihi de meçhuldür. Rıza Tezkiresi’nde “Ba’de mürûrü’l-elf vefât eyledi.” cümlesi ile Türk Şairleri’ndeki “XVI ncı asır şairlerinden Cûyî hakkında tezkirelerde malûmat kayıtlı değildir. Onun Pervâne Bey Mecmuasından iki gazelini naklediyorum.” ifadesi dışında başka bilgi bulunmamaktadır. Şairin “Keştî-nâme-i Cûyî Der-Mezemmet-i Û” başlıklı 110 beyitlik kasidesinden ve aynı kasidenin

Hak selâmetle vusûlini müyesser idicek /Kor gider mi hele gör bir dahi Cûyî Tunus’ı

mahlas beytinden anlaşıldığı üzere Cûyî, şairin şiirlerinde kullandığı mahlasıdır. Yine bu beyite göre Cûyî’nin Tunuslu olduğu ya da en azından Tunus’ta yaşadığını tahmin ediyoruz. Kasidede geçen

Başuma yazu imiş n’ideyin elden ne gelür / Bir geminün olup ibrâm ile ben de hâcesi

Nat-ı hâk üzre piyâde yüri şâh-ı vakt ol / Gemi ferzâneligine sakın itme hevesi

beyitlerinden de gemi hocalığı ya da “gemi ferzâneliği” (gemi hâkimi, kaptanlık) işiyle uğraştığı anlaşılıyor. Cûyî’nin Pervane Bey Mecmuası’ndaki şiirleri ile Keştî-nâmesi dışında başka bir manzumesi elimizde bulunmamaktadır. Cûyî’nin Keştî-nâme adlı kasidesi gemicilik terimleri ve gemi yolculuğunu yermesi bakımından ilginçtir.

Kaynakça

Anetshofer, Helga (2005). “Long Live Otoman Studies- Andreas Tietze’yi (1914-2003) Hatırlarken”. Journal Of Turkhis Studies, Orhan Okay I, Harvard Üniversitesi. 30 (1): 316-345.

Aydemir, Yaşar (2001). “Şiir Mecmuaları ve Metin Teşkilinde Mecmuaların Rolü”. Bilig. 19: 147-156.

Aydemir, Yaşar (2007). “Şiir Mecmuaları ve Metin Teşkilinde Mecmuaların Rolü”. Türk Kültürü. 464: 731-744..

Bektaş, Ekrem (2011). “16. Asırda Gemi Yolculuğunu Yeren Bir Manzume: Cûyî’nin Keştî-nâme’si”. Turkish Studies Türkoloji Araştırmaları, 6 (3): 601-614.

Ergun, Saadettin Nüzhet (ts.), Türk Şairleri, II

Henry& Kahane, Renee, Tıetze, Andreas (1958). The Lingua Faranca In The Levant, Turkish Nautical Tems of İtalian and Grek Origin, Urban: Üniversity of İllinois Pres.

İpekten, Haluk, vd. (1988), Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KB Yay.

Ölmez, Mehmet (2004). “Türkçenin Yorulmaz Araştırıcısı Andreas Tietze’nin Ardından”. Toplumsal Tarih. 122: 50-53.

Pala, İskender (2008). “Osmanlı Şiirinde Gemici Dili”. Şairlerin Dilinden. İstanbul: Kapı Yay.

Tıetze, Andreas (1951). “XVI. Asır Türk Şiirinde Gemici Dili, Âgehî kasidesi ve Tahmisleri”. Türkiyat Mecmuası IX: İstanbul: 113-138.

Tıetze, Andreas (1953). “XVI. Asır Türk Şiirinde Gemici Dili, Nigârî, Kâtibî, Yetîm”. Fuat Köprülü Armağanı :501-522. İstanbul: Osman Yalçın Matbaası.

Yılmaz-Önder Sevim (2004), “Andreas Tietze’nin biyografisi üzerine bir deneme”. Toplumsal Tarih. 122: 54-55.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. EKREM BEKTAŞ
Yayın Tarihi: 28.01.2014

Eserlerinden Örnekler

Derd-i serdür geminün hak bu ki tarz u töresi

‘Aklı başında olan ana ider mi hevesi

 

Hârici zînet ü nakş birle çü kasr-ı cennet

Dâhiline nazar olunsa cehennem deresi

 

Cihet-i ‘azmine yıllarla bulunmaz menzil

Taraf-ı ‘avdetinün sorma ki yokdur ötesi

 

Hâsılın dirsek eger bîm-i helâk-i cândur

Yâdigâr u tuhafi top otu vü top kıyesi

 

Hedef-i tîr-i kazâsın ne mahalde olsan

Neresidür ya bunun cây-ı selâmet neresi

 

Bir hatâ kim gemiye irse ‘umûmen irişür

Hâsılı kurtılamaz sâhibi yâhod re’îsi

 

Bârınun varı ise mihnet ü endûh u elem

Hep içinde bulunur zevk ü safâdan berîsi

 

Bir iki tahtanun üstinde havâya tayanup

Cân bâzârına düşmiş nice dünyâ delüsi

 

Iztırâbı ne virür cân u dile ârâmı

Ne gelür hây ile hûdan göze uyhu kapusı

 

Vüs’at-i ‘âleme bakdukca o cây-ı tengden

Âdeme gelmeye mi cân ü cihândan bezesi [Bektaş 2011:604-605]

**

N’ola sînemde tutarsam tîrinin peykânını

Lâ-cerem sadra geçürür her kişi mihmânını

 

Lutf edip ey mâh-ı Ken’ân’ım kad[e]m-rencîde kıl

Âşıkın eyle müşerref külbe-i ahzânını

 

Dest-i gamdan ger yakan kurtarmak istersen gönül

Düş meyin ayagına tut dilberin dâmânını

 

Âşıkın irer safâ ile ferahlar cânına

Hande eyler görse gül gibi ne dem cânânını

 

Sen nigârı derkenâr itdikçe düşmen d[ô]stum

Cûyî miskinin tutar ol dem kasâvet cânını

Ergun, Saadettin Nüzhet (ts.). Türk Şairleri. III. [Türk Şairleri :1095]

**

Ezel aşkın meyin itti meger nûş

Gönül deryâ gibi her dem ider cûş

 

Nola kûyinde her dem nâle kılsa

Ki bülbül olamaz gülşende hâmûş

 

Hezâr efgânına ben bülbülüm âh

Niçün gül gibi tutmazsın güzel gûş

 

Lebin yâdına olmuştur nigârâ

Ayag ile meyin gayette serh[o]ş

 

Düşürme ârif ol elden ayagı

Be Cûyî var ise başımda ger hûş” 

Ergun, Saadettin Nüzhet (ts.). Türk Şairleri. III. [Türk Şairleri :1095]