DÂ'Î, Mehmed

(d. 1605/1014 - ö. 1659-60/1070)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Mehmed’dir. İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde doğan şair, Beykoz’da kırk yıl boyunca imam ve hatiplik yapmıştır. Ayrıca mektep hocalığı da yapan Mehmed Dâ‘î Efendi Beykoz’da vefat etmiştir. Babası Hatip Recep Efendi, dedesi Beşiktaşlı Yahya Efendi’nin müridlerinden olan Seydi’dir. (Menâkıbnâme, 75a). Biyografik kaynaklarda şairin ailesine ilişkin fazla bilgi bulunmamasına rağmen, Mehmed Dâ‘î Efendi’nin 1062/ 1651’de kaleme aldığı menâkıbnâmeye göre şairin dedesinin babası olan Şaban Efendi, Yahyâ Efendi’nin muhiplerindendir ve Bafra’da yaşamaktadır. Yahyâ Efendi’yi görmek için belirli aralıklarla Beşiktaş’a gelen Şaban Efendi’ye Yahyâ Efendi, Beşiktaş’taki dergâha ailesini de yanına alarak taşınmasını teklif eder. Bunun üzerine de Şaban Efendi, yedi çocuğu ve hanımıyla birlikte Beşiktaş’ta şeyhin yanında yaşamak üzere İstanbul’a gelir. Bu sırada Mehmed Dâ ‘î Efendi’nin menakıbnâmenin çoğu kısımlarında kaynak gösterdiği dedesi Seydi, henüz iki yaşındadır. Yedi yaşına geldiğinde Yahyâ Efendi, onu kütüphanesine alır ve yanında yetiştirir. Yahyâ Efendi öldüğünde kırk yaşında olan Seydî, evlenir ve doksan üç yaşında vefat eder. Ailesi ile ilgili elimizdeki bilgiler bunlarla sınırlıdır. (Menâkıbnâme, 73a-76a).Yine menâkıbnâmede Mehmed Dâ ‘î, Zâkirî isimli bir üstadı olduğundan bahsetmektedir. (Menâkıbnâme, 9a)

Mehmed Dâ ‘î Efendi Safayi tezkiresinde “eşârı muhayyel ve güftârı katı bî-bedeldir.” denilerek övülmektedir. (2005: 186). Ancak diğer biyografi kaynaklarında şairin edebi yönüyle ilgili yorum yapılmamıştır.

Dâ ‘î’nin eserleriyle ilgili olarak biyografi kaynaklarında yalnızca Nevhatü’l- ‘Uşşâk adlı mesneviden ve gazellerinden bahsedilmektedir. Beşiktaşlı Yahya Efendi Menâkıbnâmesi’nden ise yalnızca Saadettin Nüzhet Ergun söz etmektedir. Ancak Ergun, menâkıbnâmeyi Dâ‘î (Beşiktaşlı) isimli başka bir şaire atfetmektedir. Oysa her iki şair de aynı kişidir. Bu ayniyet şairin her iki eserinde Zâkirî isimli bir üstadı olduğundan bahsetmesiyle de kesinlik kazanmaktadır.

Eserleri

  1. Nevhatü’l- ‘Uşşâk:

Mehmet Dâ ‘î’nin h.1057/m.1647 tarihinde kaleme aldığı bir mesnevidir. Beykoz’da imam, hatip ve mektep hocası olarak görev yaparken öğrencilerinden birinin yüzüne âşık olmuş ancak bu aşkın bininci gününde öğrencisi vefat etmiştir. Dâ‘î de bunun üzerine bin beyitlik Nevhatü’l- ‘Uşşâk adını verdiği bir eser kaleme almış ve böylece mecazi aşkı hakiki aşka eriştiren sadık aşıklar zümresinden olmuştur. (Safayi, 2005: 186.) Nüzhet Ergun eserin samimi bir dille yazılmakla birlikte dil açısından kıymetli bir eser olmadığını söylemektedir. (1945: 1124). Eserde münacat, naat, çihar yâr-ı güzin ve âl-i Rasul hakkında iki manzume, padişah-ı ruy-ı zeminin evsaf-ı cemileleri başlıklı bir kısım ile hocası Zâkirî’yi övdüğü bir bölümden sonra şair, mecazi aşka ne surette mübtela olduğunu izaha başlamıştır. (Ergun, 1945:1124)

  1. Beşiktaşlı Yahya Efendi Menâkıbnâmesi

Kanuni Sultan Süleyman’ın sütkardeşi olarak da bilinen 16. yüzyılın âlim, şair ve mutasavvıflarından Beşiktaşlı Yahyâ Efendi adına yazılmış iki menâkıbnâme tespit edilmiştir. Bunlardan bir tanesi 19. yüzyıla ait Şeyh Hasan Hüsni Efendi’nin oğlu Mehmed Nûrî’nin Menâkıb-ı Beşiktaşî Müderris Yahyâ Efendi İbn-i Ömer el-‘Arabî adlı menakıbnâmesidir. Bir diğeri ise h.1062/m. 1651/52 tarihinde Dâ ‘î tarafından yazılmış olan eserdir. Yahyâ Efendi’nin kerametlerinin anlatıldığı bu eserde şâirin basit bir dil kullandığı ancak bununla birlikte yer yer Arapça, Farsça beyitlere ve tamlamalara başvurduğu, noktasız harfleri kullanma çabasıyla esere renk ve estetik katmaya çalıştığı görülmektedir. Fakat bunlar çok fazla olmayıp eserin bütünündeki sâdeliği bozmayacak yapıdadırlar. Bununla birlikte eser, sûfî- âlim ve sûfî-devlet adamı ilişkisi bakımından da incelenebilecek bir örnektir. Hamd, Peygamber övgüsü, dört büyük halifeyi, dört büyük mezhep imamını, zamanın padişahı olan IV. Mehmed’i ve Dâ‘î’nin üstadı olan Zâkirî’yi medh ve sebeb-i telifin anlatıldığı kısım 271 beyit tutmaktadır. Bu kısımdan sonra Yahyâ Efendi’nin Trabzon’da doğuşu, Kanunî ile sütkardeşi oluşu, İstanbul’a gelişi, gördüğü bir rüya üzere medresedeki görevini bırakıp Beşiktaş’a yerleşmesi, burada günlerini ibadetle geçirmesi ve gösterdiği çeşitli kerametler anlatılmaktadır. Eserde Yahyâ Efendi’nin bazı şiirlerine de yer verilmektedir. Yahyâ Efendi’nin vefatının anlatıldığı bölümün sonrasında ise Dâ ‘î, büyük dedesinin İstanbul’a nasıl yerleştiğini ve dedesiyle Yahyâ Efendi arasındaki ilişkiyi anlatmaktadır. Menakıbnâme, Dâ ‘î’nin dualarıyla bitmektedir. Dâ ‘î, Yahyâ Efendi Menâkıbnâmesini yazarken (Yahyâ Efendi’nin yanında yetişmiş olan) dedesinden duyduğu her şeyi not ettiğini, halk arasında doğru olmaması muhtemel menkıbelere ise yer vermediğini belirtmektedir. Dedesinin kendisine özel bir alakasının bulunduğunu belirten Dâ ‘î Efendi, eseri vezne uydurmak kaygısıyla yaptığı hataların ise bağışlanmasını dilemektedir. (Menâkıbnâme, 75b-76a v.) Toplamda 1912 beyit olan menâkıbnâmede Yahyâ Efendi’nin Müderris mahlasıyla yazdığı şiirlere yer verildiği gibi Kanûnî Sultan Süleymân’ın Yahyâ Efendi’ye cevaben yazdığı bir şiire de yer verilmiştir. (Menâkıbnâme, 19b-20a).

Kaynakça

Abdulkadiroğlu, Abdülkerim (hzl.) (1999). İsmail Beliğ, Nuhbetü’l-âsâr li-zeyli Zübdeti’l-eşâr. Ankara: AKM Yay.

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safayî Efendi, Tezkire-i Safayî. Ankara: AKM Yay.

Dâ 'î, Menakıb-ı Yahya Efendi. Süleymaniye Kütüphanesi Hacı Mahmud Efendi. Nu: 4604.

Ergun, Saadettin Nüzhet. (1945). Türk Şairleri. C. I-IV. İstanbul.

Kurnaz, Cemal ve Tatcı, Mustafa Tatcı. (hzl) (2001). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâili: Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. C. 1, Ankara: Bizim Büro Yay.

Mehmed Süreyya (1997). Sicill-i Osmanî yahud Tezkire-i Meşâhir-i Osmâniyye. C. IV/I. Yay. Haz: Mustafa Keskin, Ayhan Öztürk, Hamdi Savaş, Havva Kurt) İstanbul: Sebil Yayıevi.. 203.

Özcan, Abdülkadir (hzl) (1989). Şeyhi Mehmed, Şakaik-ı Numaniye ve Zeylleri. C. 1, İstanbul: Çağrı Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: MERYEM BABACAN
Yayın Tarihi: 27.07.2014

Eserlerinden Örnekler

Nevhatü’l- ‘Uşşâk

Oturdular çü tertîb üzre sıbyân

Kimi hece okurdu kimi Kur ‘ân

Önümde her biri tekrar ederdi

Alıp dersini yerine giderdi

Çün ol dahi edip dersini ezber

Gelip oturdu önümde o dil-ber

Okudu resm-i ma ‘hud üzre dersin

Dedim ana ki bilmem sen ne dersin

Bugün bilmeyicek yerınki dersin

Kıyas etme ki önümden gidersin

Okutmağa sebeb bu idi vâfir

Olam tâ mushaf-ı hüsnüne nâzır

Sebâk verdim bilmeyicek ol perî-zâd

Dedim imdi var ol kuşluğa âzâd

Uçup ol tûtî-i gûyâ kafesden

Kim uçdu murg-ı cân gûyâ kafesden

Gözüm ardınca yola baka kaldı

Sirişkim sebîl-i yola aka kaldı

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safayî Efendi, Tezkire-i Safayî. Ankara: AKM Yay. 187.

Menâkıb-ı Yahya Efendi

Bî-garaz olsa kelâm-ı ‘ulemâ

Taşa kâr ider o bî-çün ü çerâ

Şâhlar hak söze olsa kâ’il

Olalar ‘ömr-i tavîle nâ’il

Zulm iden bunda mu ‘ammer olmaz

İki ‘âlemde murâdın bulmaz

Âl-i Osmânı ilâhi herdem

 Rûz u şeb ‘adlile eyle hemdem

Kerem ü lutfun ile eyle hemîn

‘Ulemânun sulehâsına karîn

Dûr kıl ehl-i garazdan yâ Rab

 Olmaya dünyede tâ zulme sebeb

‘İzzetün hakkı içün iy Bârî

Yine fazlunla sen eyle yâri

Senden olur yine olursa devâ

Dinlene tâ fukarâ vü zu‘afā

Süleymaniye Kütüphanesi, Hacı Mahmud Efendi, no: 4604,v. 64a

Gazel

Arz edip suz-ı gam-ı aşkını pervane biraz

Yandı yakıldı gece şem‘-i şebistâne biraz

Pehlivân-ı şerer nâr-ı gamınla tutuşup

Girdi meydâna gönül cânile merdâne biraz

Harlarla salınır da dem-a-dem şeb-nem

Gece ter düşdü çemende gül-i handana biraz

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safayî Efendi, Tezkire-i Safayî. Ankara: AKM Yay.188.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SA'ÎD, Ahmed Sa'îd Efendid. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2FAHRÎ, Hüseyin Fahreddîn Deded. 1854 - ö. 1911Doğum YeriGörüntüle
3Makbule Lemand. 1865 - ö. 1 Ekim 1898Doğum YeriGörüntüle
4ÇENGÎ, Yûsuf Deded. 1605 - ö. 1669Doğum YılıGörüntüle
5ŞİFAYÎ, Şeyh Muhammed Şifâyî Efendid. 1605/1606 - ö. Ocak-Şubat 1673Doğum YılıGörüntüle
6ÇENGÎ, Yûsuf Deded. 1605 - ö. 1669Ölüm YılıGörüntüle
7ŞİFAYÎ, Şeyh Muhammed Şifâyî Efendid. 1605/1606 - ö. Ocak-Şubat 1673Ölüm YılıGörüntüle
8ÇENGÎ, Yûsuf Deded. 1605 - ö. 1669MeslekGörüntüle
9ŞİFAYÎ, Şeyh Muhammed Şifâyî Efendid. 1605/1606 - ö. Ocak-Şubat 1673MeslekGörüntüle
10ÇENGÎ, Yûsuf Deded. 1605 - ö. 1669Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ŞİFAYÎ, Şeyh Muhammed Şifâyî Efendid. 1605/1606 - ö. Ocak-Şubat 1673Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12ÇENGÎ, Yûsuf Deded. 1605 - ö. 1669Madde AdıGörüntüle
13ŞİFAYÎ, Şeyh Muhammed Şifâyî Efendid. 1605/1606 - ö. Ocak-Şubat 1673Madde AdıGörüntüle