DAVUT, Karagündüzlü

(d. ? / ö. 1985)
Kalaycı
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Karagündüzlü Âşık Davut, bilinmeyen bir tarihte Van'da doğmuştur. 19. yüzyılın sonlarında Güney Azerbaycan’dan göç edip Van’a yerleşen ve Türklerin alt boylarından müteşekkil Küresünni soyuna mensubiyetinden hareketle onun Azerbaycan topraklarında doğmuş olması da muhtemeldir. Ömrünün çoğunu veya tamamını Van merkeze bağlı Karagündüz köyünde geçirdiği için çevresinde Karagündüzlü Âşık Davut olarak tanınır. 2004 yılında Dertli Kâzım ile yapılan bir görüşmede âşığın kalaycılık yaptığı ve iş esnasında türküler söylediği tespit edilir. Dertli Kâzım, Âşık Davut'u dinlemek için saatlerce dumanda beklediğini dile getirir (Arvas 2012: 63).

Âşığın vefat tarihinin 1980 sonrası olduğu belirtilebilir. Nitekim 2005 yılında yapılan bir araştırmada kaynak kişi olarak bilgi veren Nazım Polater’in belirttiğine göre, Karagündüzlü Âşık Davut 1985’te (Arvas 2005: 59) vefat etmiştir.

Âşığın ustası büyük ihtimalle babası Âşık Mahmut’tur. Onun Mehmet Ali gibi Vanlı âşıklarla atışmaya girdiği ve doğaçlama şiir söyleme yeteneğine sahip olduğu bilinir. Karagündüzlü Âşık Davut’un, yurt çapında bir hikâyeci âşık olmasa da çevresinde tanınan ve hatta başka sanatkârları etkileyen bir âşık olduğu ifade edilebilir. Nitekim bir araştırmada, Van’da yaşayan ve hikâyecilik geleneğini devam ettiren İsmail’in, âşıktan etkilendiği kaydedilir (Ayna 2004: 53). Buna bağlı olarak onun hikâyecilik geleneğini ustalıkla devam ettirdiği anlaşılır. Ancak araştırmacılar onun şiirlerine dair hiçbir yazılı bilgi ve belgeye rastlayamaz. Sadece A. Arvas tarafından âşığın bir şiirinin derlendiği bilinmektedir (Yıldızdal 2004). Âşık tarzı Türk şiirinin diğer örnekleriyle mukayese edildiğinde teknik açıdan kusurlar olsa da şiirde anlam bütünlüğü bulunur. Şiir, 11’li hece ölçüsüne sahip olmakla birlikte yer yer hecelerde fazlalık olduğu görülür. Yine kafiye açısından yakın seslerle yarım uyak olduğu hâlde bazen kafiyenin yakalanmadığı ve rediflerle uyumun sağlandığı gözden kaçmaz. Âşık şiirinde önemli bir yere sahip olan ayağın ise bu şiirde bulunmadığı dikkati çeker. Şiirin muhtevası ise zamandan ve felekten yakınmadır.

Bunun haricinde âşığa ait derlenmiş, kayda geçmiş veya yayımlanmış herhangi bir deyiş, şiir veyahut halk hikâyesine ulaşılamamıştır. Bununla birlikte Emin Yıldızdal’ın verdiği bilgilerden hareketle âşığın Kurbanî, Hasta Kasım, Ercişli Emrah, Kerem ile Aslı, Tufarganlı Abbas, Leyla ile Mecnun, Âşık Garip vb. halk hikâyelerini icra ettiği söylenebilir (Yıldızdal 2004). Kısacası âşığın, Türk halk şiiri geleneğini devam ettirmekten ziyade geleneksel Türk halk hikâyelerini icra ettiği ifade edilebilir. Bundan ötürü kendisini hikâyeci âşıklar arasında anmak yanlış olmaz.

Âşığın hem halk hikâyeleri bildiği hem de usta malı eserler okuduğu çevresindeki kişiler tarafından ifade edilir. Örneğin Vanlı Celâlî, âşığın kendine ait bir eserinin olmadığını ancak usta malı türküler icra ettiğini belirtir (Arvas 2012: 64). Ahmet Tur ise 2006’da A. Arvas'la yaptığı bir sohbet esnasında âşıktan ve babasından bahseder ve babasının irticalen şiirler söylediğini belirtir (Arvas 2012: 89).

Âşık Emin de ondan şu ifadelerle bahseder: “Eskiden Âşık Davut vardı. O da benim anlattığım hikâyeleri ve hikâyelerin türkülerini söylerdi. Dedesi Mahmut da âşıktı. Davut, dedesinden hikâyeleri öğrenmişti” (Arvas 2012: 64). Van’ın hem folkloruna ilgi duyan hem de bu konuda araştırmalar yapan aydınlarından Fevzi Leventoğlu ise âşık hakkında şunları aktarır: “Ben ve hocam Fahrettin Kırzıoğlu, 1970’lerde Karagündüz köyüne gidip Âşık Davut’un hayatını, anlattığı hikâyeleri ve kendi eserlerini derledik. O zaman kasetler yoktu. Büyük bantlar vardı. Kayıtları yaptıktan sonra hocam Ankara’ya geri döndü” (Arvas 2005: 59).

Esas itibarıyla Leventoğlu’nu destekleyen başka bir çalışma daha vardır. Nuri Peksöz, lisans tezinde Mehmet Ali Akdağ’ın Vanlı Âşık Davut’la atışmalar yaptığını belirtir (Peksöz 1995: 4). Bir âşığın atışmalara girecek kadar usta olması ise onun kendine ait eserlerinin olduğunu ama bunların çeşitli sebeplerden ötürü yayımlanamadığını düşündürür (Arvas 2012: 65).

Kaynakça

Arvas, Abdulselam (2005). Van Âşıklık Geleneği/İnceleme-Metin. Yüksek Lisans Tezi. Van: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi.

Arvas, Abdulselam (2012). Geçmişten Günümüze Van Âşıklık Geleneği. Ankara: Hâkim Yay.

Ayna, Adil (2004). Van Hikâye ve Türkülerinden Örnekler. Lisans Tezi. Van: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi.

Emin Yıldızdal, Van, 1930 doğumlu, İlkokul, Çiftçi. [Abdulselam Arvas tarafından 02.04.2004 tarihinde yapılan görüşme].

Peksöz, Nuri (1995). Vanlı Âşık Mehmet Ali (Akdağ). Lisans Tezi. Van: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. ABDULSELAM ARVAS
Yayın Tarihi: 30.04.2019
Güncelleme Tarihi: 06.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2DÜRRÎ, Dürrî-i Yek-çeşm, Ahmedd. ? - ö. 1722-23Doğum YeriGörüntüle
3HAYRETÎ, Dervişd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5DÜRRÎ, Dürrî-i Yek-çeşm, Ahmedd. ? - ö. 1722-23Doğum YılıGörüntüle
6HAYRETÎ, Dervişd. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8DÜRRÎ, Dürrî-i Yek-çeşm, Ahmedd. ? - ö. 1722-23Ölüm YılıGörüntüle
9HAYRETÎ, Dervişd. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?MeslekGörüntüle
11DÜRRÎ, Dürrî-i Yek-çeşm, Ahmedd. ? - ö. 1722-23MeslekGörüntüle
12HAYRETÎ, Dervişd. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
13Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14DÜRRÎ, Dürrî-i Yek-çeşm, Ahmedd. ? - ö. 1722-23Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15HAYRETÎ, Dervişd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17DÜRRÎ, Dürrî-i Yek-çeşm, Ahmedd. ? - ö. 1722-23Madde AdıGörüntüle
18HAYRETÎ, Dervişd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle