DERTLİ MUSTAFA/GARİP MUSTAFA/BÜLBÜL SESLİ/YEMİNÎ, Mustafa Sülük

(d. 1965 / ö. ?)
?
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Mustafa Sülük olan ve şiirlerinde Yeminî mahlasını kullanan âşık, 1965 yılında Hatay'ın Yayladağı Ovası Denizgören köyünde dünyaya gelir. Sekiz çocuklu geniş bir aileye mensuptur. Çocukluk yılları, tarım ve hayvancılıkla uğraşan ailesine yardım ederek ve biraz da geçim sıkıntısı ile geçer. İlkokulu köyünde okur. İlkokuldan sonra öğrenim hayatına devam edemez. Gençlik yıllarına gelinceye kadar aile ekonomisine katkıda bulunmak için pek çok işte çalışır. 1991 yılında teyzesinin kızı Lütfiye Hanım ile hayatını birleştirir. Evlilikten sonra postanenin dış telefon hatlarında dört yıl boyunca çalışır. Uzun yıllar çocuk sahibi olamayan Mustafa-Lütfiye çifti 19 yıl sonra tüp bebek yöntemi ile üçüz bebek sahibi olurlar. Öyle ki Mustafa Sülük, ulusal medyada âşıklığından ziyade 45 yaşından sonra üçüz bebek sahibi olması ve devlet büyüklerinden yardım istemesi ile tanınır. Bebeklerine bez ve mama alamadığı için zor durumda olduğunu belirten Sülük'e dönemin Adana Valisi İhsan Atış sahip çıkar (Yıldırım 2013: 325; www.haberler.com; www.sondakika.com).

Hâlen Adana'nın Yüreğir ilçesinde ikamet eden Mustafa Sülük, başta Adana olmak üzere Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Osmaniye, Kayseri, Niğde ve Konya gibi şehirlerde ve çevre köylerde sanatını icra ederek ve kahvehane sohbetleri düzenleyerek geçimini sağlamaktadır.

Mustafa Sülük'ün halk şiirine ve âşıklığa ilgi duyup yönelmesinde dedesinin de bir ozan oluşunun payı büyüktür. Çocukluğunda, dedesinin irticalen türküler (o dönemin tabiriyle düzmeceler) okuduğunu, bunları hayranlıkla dinlediğini ve dedesinin sesinin çok güzel olduğunu belirtmektedir. İlkokul çağlarında biraz da yaşadığı sıkıntılı hayatın tetiklemesiyle kalem denemeleri olur. "Köyüm" başlığını taşıyan ilk şiirini 1974-1975 yıllarında ilkokul sıralarında yazar. Yazdığı şiirleri türkü hâline getirmek ister ve kendi çabalarıyla saz çalmayı öğrenir. Uzun yıllar alelusul çaldıktan sonra Çukurova Radyosu'ndan emekli Yusuf Solmaz isimli müzik öğretmeninden usul dersleri alır. Böylece saz çalma konusundaki yeteneğini geliştirir (Yıldırım 2013: 325).

Badeli bir âşık olmayan Mustafa Sülük'ün herhangi bir ustası da yoktur. O, yaşamış bütün halk şâirlerini ve âşıkları kendine üstad kabul etmektedir. Mahlasını uzun bir süreç sonunda almıştır. İlk şiirlerinde Dertli Mustafa mahlasını kullanan âşık, Dertli Polat mahlasını kullanan birini duyar. Bunun üzerine mahlaslarımız birbirine benzemesin diye Garip Mustafa mahlasını kullanmaya başlar. Kısa süre sonra Garip Mustafa'yı da başka bir âşığın kullandığını öğrenir. Bunun üzerine sesinin güzel olmasından dolayı Bülbül Sesli mahlasını seçer. Ne var ki Bülbülî mahlasını kullanan başka bir âşığın varlığından da haberdar olur. Bu sırada Düziçi'ndeki bir etkinlikte Âşık İmamî ile tanışır. Ona hayat hikâyesini anlatır. Yetim ve kimsesiz büyüdüğünden bahseder. Bunun üzerine Âşık İmamî, ezan okuyarak "Senin mahlasın Yetimî" der. Ne var ki bu mahlas Mustafa Sülük'ün içine sinmez ve Yetimî'yi de çağrıştırdığı için Yeminî mahlasında karar kılar (Yıldırım 2013: 325-326). Sefer Göçmen isminde bir çırağı vardır. Çırağına saz çalıp türkü söylemeyi öğretmiştir. Yeminî, çırağına Âşık Seferî mahlasını vermiştir.

Âşık Yeminî'nin irticali kuvvetlidir. Eserlerini gittiği konser, şenlik ve festival gibi etkinliklerde ve kahvehanelerde icra etmektedir. Âşık kahvehanelerinin çok önemli olduğunu düşünmektedir. Ona göre bu mekânların devlet tarafından korunup desteklenmesi gerekmektedir.

Şiirde her şeyden önce anlamın aranması gerektiğine inanır. Bu bakımdan güfteyi besteden önde tutar. Ona göre anlam derinliği olmayan şiir, şiirden sayılmamalıdır. Şiirlerinin konularını genel olarak tarihten, Osmanlı Devleti'nden, kahramanlık hikâyelerinden seçer. Epik karakterli bu şiirlerinin dışında hasret, sevda, ayrılık, aşk acısı, gurbet temalı şiirleri de mevcuttur. Bu bağlamda güzelleme ve koçaklama en çok kullandığı nazım türleridir. Kullandığı nazım birimi dörtlük olup 11 ve 8'li hece ölçülerini kullanır. Koşma, semai ve destan başvurduğu nazım şekilleridir. Hem tek hem de döner ayaklı şiirleri mevcuttur. Döner ayak kullanma konusunda başarılı olduğu söylenebilir.

Âşık Yeminî'nin bildiği pek çok halk hikâyesi vardır. Çoban Gardaş, Garip ile Senem, Hurşit Bey ve Ali Paşa bildiği halk hikâyelerinden bazılarıdır. Bu hikâyeleri gittiği âşık kahvehanelerinde anlatmaktadır.

Şiirlerini daha çok Adana'da yayın yapan yerel gazete ve dergilerde yayımlayan âşık, Kültür Bakanlığı'na kayıtlıdır ve Çukurova Halk Ozanları ve Edebiyatçıları Derneği'ne üyedir. Yeminî ile ilgili bugüne kadar kitap hacminde bir çalışma yapılmamıştır (Yıldırım 2013: 325-327).

Kaynakça

https://www.haberler.com/asik-yemini-20-yil-sonra-dunyaya-gelen-ucuzleri-2215722-haberi/ [Erişim tarihi: 11.09.2018].

https://www.sondakika.com/haber/haber-asik-yemini-nin-ucuzlerine-vali-atis-sahip-cikti-2217732/ [Erişim tarihi: 11.09.2018].

Yıldırım, Mustafa (2013). “Mustafa Sülük (Yeminî)”. Sazın ve Sözün Sultanları X. Ed. Fatma Ahsen Turan, Ülkü Ayşe, Oğuzhan Börekçi. Ankara: Gazi Kitabevi. 325-334.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ UĞUR BAŞARAN
Yayın Tarihi: 03.01.2019
Güncelleme Tarihi: 06.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ÖZMEN, Durmuş Özmend. 1936 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2SÜNBÜLE KADIN, Rukiyed. 1863 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3ŞEMİSTAN PAŞAYEVd. 1893 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Hüseyin Akınd. 8 Şubat 1965 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5TEPELİOĞLU, Mihrali Tepelioğlud. 1965 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Nazan Ekincid. 17 Ocak 1965 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7MURTAZA YALÇINd. 03.01.1954 - ö. 12.03.1999Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
8OZAN MUSTAFA, Mustafa Aladağd. 03.06.1963 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
9ETİ, Mehmet Etid. 15.01.1936 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
10KELİME KUBATd. 1938 - ö. 14.02.2010Madde AdıGörüntüle
11CEMÂLÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
12ALTAY MEMMEDLİd. 07.03.1972 - ö. ?Madde AdıGörüntüle