DOST MERYEM, Meryem Özdemir

(d. 1954 / ö. -)
?
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Meryem Özdemir olan âşık, 1954 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Seyithasan (Bakacak) köyünde dünyaya gelmiştir. Kendisi dışında üçü erkek, altısı kız olmak üzere dokuz kardeşi olan Dost Meryem, ailenin ikinci çocuğudur. Babası, yörenin tanınmış eski saz şairlerinden Âşık Niyazi Demir’dir. Annesinin adı ise Gülizar’dır. Babası Âşık Niyazi, çocukluğundan itibaren Alevî inancı içerisinde ve cemlerde büyümüş, kulağı usta malı deyişlere ve nefeslere delik, aynı zamanda Anadolu’nun tüm yörelerinde yaygın halk hikâyelerini sazıyla sözüyle anlatabilecek derecede bilen bir saz şairidir. Meryem, on bir yaşına kadar ailesiyle birlikte Seyithasan köyünde ikamet etmiş ve ilkokulu da burada bitirmiştir. Ardından on üç yaşında ailesiyle birlikte Bismil’e bağlı Ulutürk (Darlı) köyüne göç ederek burada evlilik yapmıştır. Eşinin öğretmen olması nedeniyle tayinlere bağlı olarak önce Antalya, ardından Diyarbakır’da ikamet eden Dost Meryem, 2003 yılından itibaren Mersin’e yerleşmiştir. Hâlen Mersin’de ikamet etmekte olan şair, altı çocuk annesidir (Akın 2010: 13-16).

Meryem’in çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği Seyithasan ve Darlı köyleri Alevî inancına mensup birbirine komşu Türkmen köyleridir. Dolayısıyla şair, çocukluk yıllarından itibaren Alevî inancının ve kültürünün içerisinde yetişmiş ve inancın vazgeçilmez ritüelleri olan cem törenlerinin havasını çok küçük yaşlardan itibaren teneffüs etmeye başlamıştır. Diğer taraftan, Meryem’in şiire gönül vermesinde hiç şüphesiz babasının etkisi çok fazladır. Sık sık evinde çeşitli âşıkları konuk eden, muhabbet meclisleri ve âşık meclisleri kuran Âşık Niyazi, bir anlamda kızı Meryem’in âşıklık ve halk şairliği geleneğinin bizzat içerisinde yetişmesini sağlamıştır (Akın 2010: 14).

Dost Meryem’in ilk şiir yazma girişimi otuz yaşlarındayken olmuştur. Bu girişiminin ardından uzunca bir süre şiir yazmayı denemeyen şair, kırk yaşına geldiğinde bir gece gördüğü rüyanın etkisiyle tekrar şiire yönelmiştir. Meryem, gördüğü rüyada, uzun boylu ve siyah elbiseli birisi ona bir yüzük verir. Maddi ve manevi olarak oldukça kıymetli gibi görünen bu yüzüğü almaya cesaret edemeyen âşık, yüzüğü aldığı kişiye geri verince, o kişi de; “Benden ne istersen sana onu vereyim" der. Ardından rüyada gördüğü eren; "Biz, yüz yılda bir geliriz" diyerek kaybolur. Kendini uçsuz bucaksız bir sahrada bulan Meryem, uzunca bir masanın üzerinde duran helvadan yer ve uyanır (Akın 2010: 17-18). Dost Meryem, gördüğü bu rüyayı "bade içme" olarak yorumlar. Bu rüyadan sonra, yıllar önce yazmayı denediği ancak yarım bıraktığı şiirlerine geri döner. Dost Meryem'in şiir yazmayı, maneviyatla ilişkilendirmesi ise doğrudan mensubu olduğu Alevi inanç sistemiyle ilgilidir. Alevi inancında âşıklar, "Hak kelamı" söyleyen sanatkârlar olarak kabul edilir. Alvi inanç sistemi içerisinde, "Gökten yüz dört kitap indi. Bunun dördü peygamberlere, kalanı âşıklara" şeklinde ifade edilen bu inanç, Alevi inancına mensup topluluklar arasında âşıklığın ve zâkirlilğin özel ve kutsal bir yerinin olduğunu gösterir. Dost Meryem de bu rüya sayesinde, inancına göre, Hak âşıkları kervanına katılmış ve bir anlamda şiir yazabilmek için ruhsat sahibi olmuştur.

Dost Meryem, "bade içme" olarak yorumladığı rüyasından kısa bir süre sonra turist olarak Almanya’ya gider ve ilk şiirini de orada yazar. Şair, yazdığı ilk şiirlerinde herhangi bir mahlas kullanmayarak doğrudan kendi adına yer verir. Bir hayli şiiri olduktan sonra bir gün babası ona; “Kızım senin de epey şiirin oldu, artık sana da bir mahlas bulmanın zamanı geldi” deyince o da babasına “Sen Dost Niyazi mahlasıyla yazıyorsun, benim de mahlasım Dost Meryem olsun” demiştir. Bunun üzerine babası da kızını kırmayarak bu mahlasın uygun olduğunu söylemiştir. Böylece şair, o günden sonra şiirlerini “Dost Meryem” mahlası ile söylemeye devam etmiştir (Akın 2010: 18-20).

Şiirlerini hece ölçüsüyle yazan Dost Meryem, çoğu halk şairimizde olduğu gibi en çok 11’li ve 8’li kalıpları tercih etmiştir. Şiirlerinde oldukça sade ve anlaşılır bir dil kullanan Dost Meryem’in, işlediği konulara göre kelime kadrosunun da değişiklik gösterdiği görülmektedir. Şiirlerinde, yöresel ifadeler ve söyleyiş biçimlerini kullanmayı da ihmal etmemiştir. Alevi inancı içerisinde yetişmesi şiirlerinin konularını da doğrudan etkilemiştir. Dost Meryem aşk, sevgi, gurbet, tabiat, ölüm vb. gibi konuların yanında, son yarım asır içerisinde yaşayan diğer Alevî halk şairlerinde olduğu gibi, geleneksel yapının dışında, daha ziyade sosyal konuları içeren çok sayıda şiir kaleme almıştır (Akın 2010: 23-48).

Bugüne kadar birçok kültürel ve edebî etkinliklere iştirak eden şair, 2003 yılında “Yollar Dolaştı” adlı şiir kitabını basmış; 2009 yılından itibaren “Türk Dünyası Kadın Şairleri Şiir Antolojisi”, “Mersin Şairleri Antolojisi”, “Sevgi Yolu Dergisi Şairleri Antolojisi (Güldeste)” ve “Maki Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi”nde çeşitli şiirlerini yayımlamıştır (Akın 2010: 21).

Kaynakça

Akın, Bülent (2010). Dost Meryem Hayatı, Sanatı ve Şiirleri. İstanbul: Horasan Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. BÜLENT AKIN
Yayın Tarihi: 06.01.2019
Güncelleme Tarihi: 06.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Yollar Dolaştı (Şiirler ve Deyişler)Yy / Mersin2003Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1RAHMANÎ/KURÇENLİ RAHMENİ, Abdullah Asland. 1925 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2DEDEKİŞİ HÜSEYN OĞLU ELİYEVd. 1878 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3İBRAHİM MÖVSÜMOVd. 1909 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Abdülkadir Paksoyd. 10 Mayıs 1954 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Şerif Kutludağd. 20 Temmuz 1954 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Bilsen Başarand. 13 Mayıs 1954 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7KARABABA, Battal Karababad. 1893? - ö. 1954Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
8MÜSLÜME, Müslüme Ünverd. 1951 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
9ZÜLBİYE, Zülbiye Sığırcıd. 1962 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
10KÂŞİF, Ömerd. 1831 - ö. 1881Madde AdıGörüntüle
11KUL HÜSEYİNd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
12ŞAMİL İBRAHİMOĞLUd. 1910 - ö. ?Madde AdıGörüntüle