Ercümend Behzad Lav

-
(d. 15 Kasım 1903 / ö. 18 Mayıs 1984)
Şair, Yazar, Oyuncu
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İstanbul, Şehzadebaşı'nda doğmuştur. Kendisi doğum tarihi olarak 15 Kasım 1903'ü belirtmiştir. Bununla birlikte doğum yılı resmî kayıtlarda 1902 olarak gözükmektedir. Babası Hasan Sıtkı Bey, annesi Esma Belkıs Hanım'dır. İlk eğitimini asker olan babasının görevleri sebebiyle farklı yerlerde almıştır. İlk olarak Bingazi'deki bir İtalyan okulu olan Cizvit Anaokulu'na gitmiştir. Babası Serez'e atanınca İstanbul'da dedesinin yanında kalmaya ve Assomption Okulu'na gitmeye başlamıştır. Bu okula üç yıl devam ettikten sonra Hadikat-ı Meşveret'e devam etmiştir. Babası Balkan Savaşları'nda vefat etmiştir. 1913 yılı itibarıyla İstanbul Sultanisi'ne geçmiştir. Sanatçı burada ilk oyunculuk çalışmalarını da gerçekleştirmiştir. Okulu bitirdikten sonra önce Vatan gazetesinde, ardından Ortaköy'de bulunan Numune-i Hamidiye Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak çalışmıştır. Tiyatroya olan ilgisine bağlı olarak Yeni Sahne'nin açtığı sınava girmiş ve bu sınavı kazanmıştır. Yeni Sahne'de hazırlanan oyunda rol alamayınca Reşat Nuri'nin yardımlarıyla Darülbedayi'ye geçmiştir. Darülbedayi'den sonra Türk Tiyatrosu'nda faaliyet göstermiştir. 1921 yılında Almanya'ya gitmiştir. Berlin'de hem Stern Müzik Konservatuarı'na hem de Reinhardt Tiyatro Akademisi'ne devam etmiş, aynı zamanda geçinebilmek için oyunculuk yapmıştır. Almanya'da dört yıl kaldıktan sonra maddi sıkıntıların etkisiyle 1925'te yurda dönmüştür. Döndüğünde tekrar Darülbedayi'de çalışmaya başlamış; ardından Ferah Tiyatrosu'na, 1927'de tekrar Darülbedayi'ye geçmiştir. 1930'a kadar burada faaliyet gösteren Lav, bir taraftan tiyatro oyunları diğer taraftan sinema filmlerinde rol almıştır. 1930'da Ertuğrul Sadi Tek ile birlikte Türk Akademi Tiyatrosu'nu kurmuştur. Bu tiyatro hiçbir amacını gerçekleştirmeden kısa sürede dağılmıştır. Ankara Postası (1928), Bir Millet Uyanıyor (1932), Karım Beni Aldatırsa (1933) gibi sinema filmlerinde aldığı rollerle şöhret edinmiştir. 1930-1935 arası oyunculuğa devam ederken aynı zamanda Vakit, Hareket ve Akşam gazetelerinde çalışmıştır. Bu evre içerisinde Muattar Hanım'la evlenmiştir. 1935'te Matbuat Umum Müdürlüğü'nce açılan sınavı kazanarak Ankara'ya gitmiştir. Böylece 1935-1947 arası sürecek olan Ankara yaşantısı başlamıştır. Ankara Radyosu'nda spikerlik yapan sanatçı, ayrıca yayın şefliği görevini de üstlenmiştir. Bu iki görevi 1943'e kadar devam ettirmiştir. Lav'ın Ankara'daki bir diğer görevi de 1941-1947 arası sürdürdüğü Ankara Halkevleri Rejisörlüğü'dür. Sanatçı Ankara'da iken oyunculuğunu bırakmamış, Şehir Tiyatrosu ile Bağdat turnesine katılmıştır. 1947'de Ankara'dan ayrılmış, İstanbul'a dönüp İstanbul Şehir Tiyatrosu'na dâhil olmuştur. 1950 yılında ise İstanbul Konservatuarı'nda açılacak olan tiyatro ve bale bölümlerini kurmakla görevlendirilmiştir. Sanatçı, burayı kurmuş ve hocalık da yapmıştır. Lav, 1962'de İstanbul Şehir Tiyatroları'ndan emekliye ayrılmıştır. Emekliliğinden sonra edebiyata ağırlık vermiş olan Lav, hem yeni eserler yayımlamış hem de eski eserlerinin yeni baskılarını yapmıştır. 1970'te Türk Edebiyatçılar Birliği Başkanlığı yapmıştır. 1971'de Metin İlkin'in sahibi olduğu Gelecek Sosyalist Edebiyat Dergisi'nin kurucuları arasında yer almıştır. 1970'ten sonra edebî faaliyetlerini azaltmış 1971'de son kitabı Altın Gazap'ı, 1983'te Gösteri dergisinde son şiirlerini yayımlamıştır. 18 Mayıs 1984'te vefat etmiştir (Demirkan 2002: 7-29).

Şiire olan merakı daha küçük yaşlarda babasının şair kimliğine bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Babası Hasan Sıtkı Bey, divan sahibi bir şairdir ve onun bu yönü Lav'ın şiire ilgi duymasına zemin hazırlamıştır. Sanatçı, ilk şiirini Servet-i Fünun-Uyanış dergisinde 1926'da yayımladığını söylemiştir; ancak şairin 1920'de yayımlanan ortak kitap Çelenk'te dört şiiri yer almıştır. Yayımlanmış ilk şiir kitabı 1931'de çıkan S.O.S.'tir. Bu eserinde şair, dünya düzenine, geleneksele karşı çıkmış, bu ortamdan duyduğu bunaltıyı anlatmıştır. Bu bunaltı zaman zaman öfke, alay, iğneleme, tiksintiyle kendini göstermiş; zaman zaman da tepki mahiyetindeki nazım biçimleriyle ortaya çıkmıştır (Demirkan 2002: 34). S.O.S. belirtilen özelliklerinden dolayı yayımlandığı dönemde olumsuz eleştirilere uğramıştır. İkinci baskısını 1965'te yapan bu eser, dinsel ve kutsal inançları aşağıladığı gerekçesiyle toplatılmış; bununla birlikte 1967'de çıkan afla tekrar dolaşımda olma hakkı kazanmıştır. Sanatçının ikinci şiir kitabı, 1934'te yayımlanan Kaos'tur. Be eser, temaların seçilişi ve işlenişi bakımından genelde S.O.S.'in devamı gibidir. S.O.S.'e ele alınmaya başlayan uzay çağının getirdiği karmaşanın sergilenmesine burada da devam edilmiştir. Kapitalizmin ürünü olan sömürüye karşı duruş, çağ dışı kalan kurumlara alaycı bakış bir önceki eserde olduğu gibi burada da ön plana çıkmıştır. S.O.S.'e gelen yoğun olumsuz eleştiriler aynı şekilde bu esere de gelmiştir. İki esere gelen eleştirilerin ön plana çıkan ortak yönü anlamsızlıktır. Lav'ın üçüncü şiir kitabı olan Açıl Kilidim Açıl (1940) ilk iki eserden farklı tarzda kaleme alınmıştır. İlk iki şiir kitabında okuyucuları gerçeğin katılığı ve soğukluğuyla yüz yüze getiren şair burada içsel dünyaya kaçışı ön plana çıkartmıştır. Şair, evrensel ve toplumsal konulardan uzaklaşmış kendi iç dünyasına çekilmiştir. Bu eserde dış dünyanın baskılarından kurtulma isteği, çocukluk izlenimleri ve masalsı bir dünya söz konusudur. Aynı zamanda ilk iki şiir kitabında uzun şiirler yazan şairin bu eserinde şiirlerini kısalttığı da görülmektedir (Demirkan 2002: 40). Sanatçı dördüncü şiir kitabı olan ve 1962'de yayımlanan Mau Mau'da tekrar ilk iki eserindeki tarzına geri dönüş yapmıştır. Şair bu eserde Afrikalıların kapitalist devletler tarafından sömürülmesini ve verdikleri bağımsızlık mücadelesini anlatmıştır. Lav'ın son şiir kitabı Bir Anadolu Efsanesi: Üç Anadolu (1964) adını taşımaktadır. Bu şiir kitabı 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan süreçte Anadolu halkının destanını sunmuştur. Yedi yüzyıl boyunca savaş ve yoksullukla bir arada yaşayan Anadolu insanının zamanın değişmesine rağmen değişmeyen yaşamı anlatılmıştır. Bu yaşamın temel özelliği açlık ve yoksullukla dolu olmasıdır (Demirkan 2002: 47-48).

Şiirin yanında tiyatro oyunları da kaleme alan sanatçının ilk oyunu 1940'ta yayımlanan Karagöz Step'te adlı eseridir. Bu eser Cumhuriyet'i övmek için kaleme alınmış; bu rejimle birlikte ekonomi ve kültürel alanlardaki gelişimi anlatmıştır. Lav'ın 1971'de yayımlanan bir diğer tiyatro oyunu olan Altın Gazap ise manzum ve mensur şiirlerden oluşmaktadır. Bu oyunda yaşanan çağın, yöneten ve yönetilenin eleştirisi Asur Kralı'nın ekseninde yapılmaktadır (Demirkan 2002: 49-50-51).

Şair, tiyatro yazarı, sinema ve tiyatro oyuncusu gibi çeşitli sanatçı hususiyetleri bulunan Lav, edebiyat alanında daha çok şiir türünde ön plana çıkmıştır. Sanatçının 1920'lerden 1980'lere kadar süren yaklaşık altmış yıllık bir şiir hayatı olmuştur. Bu süreçte, çıkardığı şiir kitapları dışında Sevet-i Fünun-Uyanış, Yeditepe, Beş Sanat, Şairler Yaprağı, Çığır, Şadırvan, Yenilik, Kaynak, Yön, Cumhuriyet, Varlık, Gösteri gibi yayın organlarında şiirler yayımlamıştır. Almanya'da bulunduğu süre içerisinde fütürizm, dadaizm, sürrealizm gibi çeşitli edebiyat akımlarını yakından tanımış, bunlardan kimi etkiler almış; bununla birlikte hiçbirine tamamen bağlanmamıştır (2001: 647-648). Lav, geleneğe karşı çıkmış bir şair olarak alışılmış şiir anlayışına uzak durmuş; biçim, ses, ritim gibi hususlarda yeni arayışlara yönelmiştir. Bunun yanında şair genelde ölçüsüz ve kafiyesiz şiir yazma yoluna gitmiş, serbest nazım ve kırık dize kullanımını öncelemiştir. Şair sadece Bir Anadolu Efsanesi: Üç Anadolu adlı eserindeki kimi şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmıştır. Üçüncü şiir kitabı olan Açıl Kilidim Açıl (1940) adlı eserde iç dünyayı ön plana çıkaran Lav, bunun dışında genel olarak toplumcu bir duyarlılıkla şiirler kaleme almıştır. Bunu yaparken de şiirin temel unsurlarından olan biçim, ahenk gibi unsurlara önem vermiştir. Şair aynı zamanda şiirin görselliğini de önemsemiş ve bu bağlamda içerik-biçim uyumuyla göze de hitap eden şiirler yazmıştır. Yaptığı yeniliklere bağlı olarak yaşadığı dönemde olumsuz eleştirilere maruz kalan şair, buna rağmen şiir anlayışından ödün vermemiştir.

Kaynakça

Altınkaynak, Hikmet (1977). "Ercümend Behzad Lav'la Konuşma". Edebiyatımızda 1940 Kuşağı. İstanbul: T.Y.S. Yayınları. s. 54-58.

Batur, Enis (1984). "S.O.S. Ercümend Behzad Lav". Günümüzde Kitaplar. S. 7. s. 33-34.

Demirkan, Eser (2002). Ercümend Behzad Lav/Hayatı-Sanatı-Eserleri. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.

Ertop, Konur (1970). "Ercüment Behzat Lav’la Konuşma". Yeni Edebiyat. S. 7. s. 34-35.

Gençay, Güngör (1971). "Ercümend Behzad'la Konuşma". Gelecek. S. 5. s. 41-43.

Kurdakul, Şükran (1980). "Lav Ercüment Behzat". Sosyalist Kültür Ansiklopedisi. İstanbul: May Yayınları. C. VII. s. 739.

Kurdakul, Şükran (1989). "Lav Ercüment Behzat Lav". Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (5. Baskı). İstanbul: İnkılâp Kitabevi. s. 259.

Kurdakul, Şükran. (1992). Çağdaş Türk Edebiyatı (2. Baskı). Ankara: Bilgi Yayınevi. C. III.

"Lav, Ercümend Behzad" (2001). Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. C. II. s. 647-648.

Necatigil, Behçet (1998). "Lav Ercümend Behzat". Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (17. Baskı). İstanbul: Varlık Yayınları. s. 241-242.

Özkırımlı, Atilla (1982). "Lav Ercüment Behzat". Türk Edebiyatı Ansiklopedisi. Ankara: Cem Yayınevi. C. 3. s. 791-792.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. HASAN YÜREK
Yayın Tarihi: 25.03.2018

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
ÇelenkHalk Kütüphanesi / İstanbul1920Diğer
S.O.S.Sinan Matbaası / İstanbul1931Şiir
KaosÜlkü / İstanbul1934Şiir
Açıl Kilidim AçılHaşet / Ankara1940Şiir
Karagöz Step'teCumhuriyet Halk Partisi / Ankara1940Tiyatro
Mau MauDüşün / İstanbul1962Şiir
Bir Anadolu Efsanesi: Üç AnadoluYeni Matbaa / İstanbul1964Şiir
Altın GazapYücel / İstanbul1971Tiyatro

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1EDÎB, Seyyid Mehmed Edib Efendid. 1747-48 - ö. 1801-02Doğum YeriGörüntüle
2CÂZİM, Çukadarzâde Câzim Efendid. ? - ö. 1869-70Doğum YeriGörüntüle
3NÂZİKÎ/NAZÜKÎ, Mustafa Nâzikî Efendi b. Mehmed Nâzikî Efendid. ? - ö. Şubat-Mart 1668Doğum YeriGörüntüle
4Gulam, Gafurd. 10 Mayıs 1903 - ö. 1966Doğum YılıGörüntüle
5Münir Hayri Egelid. 1903 - ö. 25 Ekim 1970Doğum YılıGörüntüle
6Benal Arımand. 1903 - ö. 20 Temmuz 1990Doğum YılıGörüntüle
7SITKI ALİ GARGALULUd. 1904 - ö. 1984Ölüm YılıGörüntüle
8Kocagöz, Halild. 1930 - ö. 07 Ağustos 1984Ölüm YılıGörüntüle
9MUSTAFA, Mustafa Özbekd. 1910 - ö. 1984Ölüm YılıGörüntüle
10Can Ceyland. 1966 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Nezir İçgörend. 1963 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Gürdal Ünal, Ayferd. 15 Ekim 1953 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Süreyya Evrend. 19 Mayıs 1972 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Külebi, Alid. 13 Mart 1945 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Küçük, Mehmetd. 1952 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Behzat Sinopluoğlud. 19 Ağustos 1907/1 Mart 1910 - ö. 30 Ocak 1980Madde AdıGörüntüle