EŞELİOĞLU/ÖKSÜZ MEHMET, Mehmet Taştepe

(d. 1922 / ö. 2013)
çiftçi
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Mehmet Taştepe, 1922 yılında Kadirli’nin Sarıtanışmanlı köyünde doğmuştur. Âşık, dokuz yaşında annesini kaybetmiş, öksüzlük ve yoksulluk nedeniyle düzenli bir eğitim görme imkanı bulamamış, ilkokul diplomasını dışarıdan bitirme sınavları sonucunda almıştır (Arı 2009: 268).

Âşık, çocuk denecek yaşta geçim kaygısına düşmüştür. Âşık, 14, 15 yaşlarında çiftçiliğe başladığını, bunun yanı sıra zaman zaman da inşaat işçiliği yaparak geçimini sağladığını ifade etmektedir. Diğer yandan Âşık Mehmet Taştepe, 1942-1945 yılları arasında vatani görevini yerine getirmiştir. Âşık askerden döndükten kısa bir süre sonra, 1946 yılında evlenmiş ve bu evlilikten yedi çocuk sahibi olmuştur. Âşık Mehmet Taştepe, bir şiirinde bu durumu şu dizelerle dile getirmektedir: "Dolaştım çevreyi bir az yol aldım/ Kırk altıda bir domurcuk gül aldım/ Gül gül verdi yedi adet dal aldım/ Şimdi çok mutluyum bu güllerinen" (Arı 2009: 271). Taştepe, 2013 yılında vefat etmiş ve cenazesi Sarıtanışmanlı köy mezarlığına defnedilmiştir.

Âşık Mehmet Taştepe, öksüzlük ve yoksulluk nedeniyle çektiği sıkıntılar sonucu 17-18 yaşlarında şiir yazmaya başladığını ifade etmektedir. Âşık Mehmet Taştepe'nin saz çalma niteliği yoktur. Mehmet Taştepe, badeli bir âşık değildir. Âşık Mehmet Taştepe, usta-çırak ilişkisi içerisinde yetişmemiş; ancak gelenek içerisinde kendini yetiştirmiştir. Âşık Mehmet Taştepe'nin şiirlerinde bazen adını tapşırdığı, kimi zaman Eşelioğlu, kimi zaman da Öksüz Mehmet olarak mahlas kullandığı görülmektedir (Arı 2009: 269).

Âşık Mehmet Taştepe, şiirlerini dörtlükler halinde yazmış, söylemiş ve şiirlerinde11’li hece ölçüsü kullanmıştır. Bu 11 hece ile oluşturulan şiirlerin genellikle 6+5, 4+4+3 duraklarla yazıldığı görülmektedir (Arı 2009: 271-274). Âşık Mehmet Taştepe'nin şiirlerinde genellikle yarım kafiye kullandığı ve bu yarım kafiyeleri genellikle r,l,z, ve ş sesleri ile oluşturduğu dikkati çekmektedir. Aşağıdaki dörtlükte Âşık Mehmet Taştepe'nin şiirlerinden "ş" sesi ile yapılan ve 6+5 duraklı bir kafiye örneği görülmektedir:

"Varıp onbeşine dayandı yaşım/ Geçim telaşını yüklendi başım/ Çiftçilik olunca hayatta işim/ Buldum ekmeğimi tarlalarınan" (Arı 2009: 271).

Âşık Mehmet Taştepe'nin şiirlerinde sıklıkla rediflere yer verdiği de görülmektedir. Aşağıdaki dörtlük hem "l" sesi ile yapılan bir yarım kafiye hem de "aldım" şeklinde kullanılan redifli bir yapıya örnek teşkil etmektedir:

"Dolaştım çevreyi biraz yol aldım/ Kırk altıda bir domurcuk gül aldım/ Gül gül verdi yedi adet dal aldım/ Şimdi çok mutluyum bu güllerinen" (Arı 2009: 271). Yine, Âşık Mehmet Taştepe'nin şiirlerinde kafiye örgüsünün koşma biçiminde ve abab, cccb ... xaxa, bbba ... şeklinde olduğu ve şiirlerinin koşma nazım biçimiyle yazıldığı dikkati çekmektedir.

Âşığın şiirlerinde genellikle anlatım şekillerinden hikâye yoluyla anlatımı, soru yoluyla anlatımı, delil-ispat yoluyla anlatımı ve doğrudan anlatımı kullandığı görülmektedir. Hikaye yoluyla anlatıma: "Talih bu Mehmet’e açmadı mehtap/ Her yerde eyledi çok acı hitap/ İki harf bilirim görmedim mektep/ Öğrendim bunları hocalarınan" (Arı 2009: 272) dizeleri; soru yoluyla anlatıma ise: "Varlığından önce ismi dünyaya/ Senden başka gelen var mı Muhammed/ Anadan doğunca çır çıplak secde/ Senden başka kılan var mı Muhammed" (Arı 2009: 272) dizeleri örnek verilebilir. Delil ve ispat yoluyla anlatıma: "Murad-ı ilahi bellidir gaye/ Bir gece aniden Mescid-i Aksa’ya/ Oradan yükselip, arş-ı ala’ya/ Mevla’sını gören Muhammed" (Arı 2009: 272) dizeleri örnek verilebilir. Taştepe, "Âşıkların çoktur biri de benim/ Muhammed, yoluna fedadır canım/ Seni vas etmeye yetmez irfanım/ Olaydım kapında kölen Muhammed" (Arı 2009: 273) dizelerinde ise doğrudan anlatım şeklini kullanmıştır.

Âşık, şiirlerinde anlatım kalıplarından tekrirlere (yavaş yavaş, kurula kurula...), ikilemelere (yalan dolan, acı tatlı...), deyimlere (diliyle dövmek, defterin dürmek...), halk söyleyişlerine (mostura, tarlalarınan, çırçıplak...) sıklıkla yer vermiştir. Mehmet Taştepe'nin şiirlerine bakıldığında çoğunlukla destan, naat, taşlama ve münacaat türleri ile karşılaşılmaktadır. Âşığın şiirlerinde ele aldığı temaların ise genellikle yoksulluk, zamandan şikayet, Allah'a Yakarış, Hz. Muhammed sevgisi şeklinde olduğu dikkati çekmektedir (Arı 2009: 270).

Kaynakça

Arı, Bülent (2009). Adana'da Geçmişten Bugüne Âşıklık Geleneği (Karacaoğlan-1966). Adana: Altınkoza Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. BÜLENT ARI
Yayın Tarihi: 03.01.2019
Güncelleme Tarihi: 06.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1KAÇIRAN, Hüseyin Kaçırand. 02.11.1929 - ö. 25.11.1989Doğum YeriGörüntüle
2Yusuf Asald. 1973 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3İLHAMÎ, Ali Kımıld. 1937 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4ŞAKİR, Şakir Hacıyev Şahverdioğlud. 24.01.1922 - ö. 10.04.1979Doğum YılıGörüntüle
5BAYRAM İBRAHİMOVd. 1922 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6ALİ CELALETTİN ULUSOYd. 25.02.1922 - ö. 18.04.1990Doğum YılıGörüntüle
7İhsan Fikret Biçicid. 1934 - ö. 13 Kasım 2013Ölüm YılıGörüntüle
8Ayhan Hünalpd. 1927 - ö. 21 Mart 2013Ölüm YılıGörüntüle
9MURAT OZANOĞLU, Durdağı Özend. 1965 - ö. 2013Ölüm YılıGörüntüle
10GÜLŞÂNÎ, Ömerd. 1815 - ö. 1883MeslekGörüntüle
11ALİ CEMAL/TUNCELİLİ DERTLİ/SEFİL CEMO, Ali Çetinkayad. 02.02.1941 - ö. 03.01.2016MeslekGörüntüle
12SAİD, Kırşehirlid. 1835 - ö. 1910MeslekGörüntüle
13ORHAN KURTOĞLUd. 1968 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14HİLMİ, Mustafa Hilmid. ? - ö. 1939Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15KOSANİ, Nurali Zengingüld. 1970 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ALİ, Ali Rıza Kayad. 1941 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17MEZAMÎ, Sabri Dild. 26.08.1931 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18EHMED İSMAYIL OĞLUd. 1883 - ö. ?Madde AdıGörüntüle