EŞREF, Eşref Tonbuloğlu

(d. 02.01.1945 / ö. ?)
halk şairi, halk müziği sanatçısı
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Eşref Tonbuloğlu’dur. İlk şiirlerinden itibaren meydana getirdiği eserlerde isminden hareketle Âşık Eşref mahlasını kullanmıştır. Tokat’ın Almus ilçesinin Alemdar köyü nüfusuna kayıtlı olmakla birlikte 1945 yılında Dikili köyünde doğmuştur. Doğum tarihi nüfusta 02.01.1945 kayıtlıdır. Babasının adı Hasan, annesinin adı ise Zeynep’tir. Şairin dördü üvey (Ayşe, Durmuş, Osman, Keziban) üçü öz (Nazım, Zekiye, Gülbeyaz) olmak üzere yedi kardeşi vardır. Eşref, bu çocukların en küçüğüdür. Annesinin soyu Sivas’a, babasının soyu ise Gümüşhane’ye dayanır. İlkokul sonrasında çobanlık yaparak ailesine destek olurken babasının 1960 yılında vefatından sonra 1963 yılında çalışmak üzere İstanbul’a gider ve vasıfsız işlerde çalışır. 1965 yılında piyade olarak askere gider. Askerlik dönüşünde önce İstanbul’da bir plastik fabrikasında, 1969-1971 yıllarında İzmir'de ünlü saz üstadı Yılmaz İpek’in saz yapım atölyesinde, 1971-1973 yılları arasında ise Marmara Üniversitesi'nde hademe olarak çalışır. 1973’ten itibaren Bahar Plak’ta Mihrican Bahar’la çalışmaya başlar. Bir yandan plak dükkânının genel işleriyle ilgilenirken diğer yandan da kendi bestelerini meydana getirir. Bu dönemde, “Ah Ben de Yesem (Ana Kıymeti)- Yetimler Gülmeyecek mi (1973)”, hemen ardından da “Eller de Duysun-Gezelim Barabar (1974) adlı 45’lik plaklara kendi türkülerini okur. 1973-1978 arasındaki dönemde Âşık Eşref- İnsanatım 1, Tokatlı Âşık Eşref- Taşlama 1, Âşık Eşref- Taşlama 2, Postacı, İnsanatım 2 kasetlerini çıkarır. Aynı zamanda Mihrican Bahar’ın okuduğu birçok türkünün de sahibi Âşık Eşref’tir. Türk halk müziği bağlamında Tonbuloğlu’na ait en meşhur eserler TRT arşivindeki 1208 repertuvar numaralı Başındaki Yazmayı (Tokat’tan mı Geliyon) ve 1519 repertuvar numaralı Evleri İki Katlı (Harmandan Gel) türküleridir. Tonbuloğlu; 1973-1978 yılları arasında bir yandan plak, kaset çalışmalarıyla ilgilenirken bir yandan da konserlerde, festivallerde, radyo programlarında, kahvelerde, çeşitli muhabbet meclislerinde sanatını icra eder ve birçok ünlü isimle aynı sahneyi paylaşır. 1978 yılında bir konser için Berlin’e gittiğinde orada tanıştığı Münevver Hanım’la evlenir ve Berlin’de sekiz sene yaşar. Şairin bu evlilikten Güneş isimli bir kızı dünyaya gelir. Âşık Eşref, 1985 yılında ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönüş yapar ancak 1986 yılında eşinden ayrılmak zorunda kalır. Yaşadığı maddi ve manevi zorluklardan ötürü yeniden müzik hayatına başlar ve kendi kasetlerini satarak geçimini sağlar. 1988 yılında Avustralya’da yaşayan Emine Hanım’la ikinci evliliğini gerçekleştirir; ancak resmi işlemlerden ötürü 1994 yılında Avustralya’ya gidebilir. Bu süreçte Doktor Bey, Tozanlı Deresi, Şansa Bak, Yavrum, Gidiyorum Tokat’a, Saçlarım Ağarmış, Erzincan Depremi, Türkülerin Direnci, Değme Tabip, Yar Vurma Bana Tokatı adlı kasetlerini çıkarır. Avustralya’ya gittikten sonra eşiyle birlikte Melbourne’de üzüm bağlarında çalışarak geçimini sağlar. Bu evlilikten 1989 yılında Gülcan adlı bir kızı dünyaya gelir. 2001 yılında Avustralya’dan, 2011 yılında ise Türkiye’den emekli olan Tonbuloğlu, 2011 yılında Türkiye'ye dönmüştür ve hayatına Almus’ta devam etmektedir (Avşar 2018: 5-25).

Eşref’in ilk şiirsel söyleyişlerini henüz ilkokul yıllarında söyleyiş kolaylığından ötürü "yakıştırmaca" adını verdiği maniler ve sonra destanlar oluşturur. Âşığın kendisine ait ilk nitelikli şiirleri yazması 14-15 yaşlarındayken yaşadığı sevda sonucu gerçekleşir. Tonbuloğlu’nun sanatçı kişiliğinin inşasında kendisi Sünnî olmasına rağmen çevredeki Alevi-Bektaşi kültürünün önemli bir rolü vardır. Eşref, ilk şiirlerden itibaren kendi ismini mahlas olarak kullanmış ve mahlasını hiç değiştirmemiştir. Tonbuloğlu, bâdeli bir âşık değildir ve tam anlamıyla geleneğe bağlı bir usta-çırak ilişkisine de sahip değildir. Geleneği daha çok dinleyerek ve okuyarak tanıyan Tonbuloğlu'nun yetişmesinde Karac’oğlan, Yunus Emre, Erzurumlu Emrah, Âşık Veysel gibi halk şairlerinin şiirlerinin ve türkülerinin önemli bir etkisi vardır. Bu nedenle bu kişileri kendisine üstat saymıştır. Tonbuloğlu'nun gerçek anlamda bir ustayla tanışması 1968 yılında Âşık Daimi’yi tanımasıyla olmuştur. Bir süre Daimi'nin yanında bulunmuş, ondan saz dersleri almış; bundan ötürü kendisini Daimi’nin çırağı olarak ifade etmiştir. Eşref Tonbuloğlu, âşıklık geleneğinin en önemli unsurlarından olan irticalen söyleme ve atışma yapabilme özelliklerini taşımamaktadır. Ancak saza hâkimiyeti, halk şiiri geleneğine bağlı yazma geçmişi, usta-çırak ilişkisine sahip olması, mahlas kullanması, kendi türkülerini meydana getirebilmesi nitelikleriyle değerlendirildiğinde araştırmacıların da görüşleri doğrultusunda âşık olarak değerlendirilmiştir. Eşref’in bizzat yetiştirdiği bir çırağı olmamakla birlikte türküleri ve şiirleriyle Tokat yöresinde birçok yerel sanatçıya kaynaklık etmiştir (Avşar 2018:34-79).

Âşık Eşref’in Âşık Eşref’in Sazından Sözünden-1968 ve İnsanatım- 1976 isimli iki şiir kitabı mevcut olup bu eserlerin giriş kısımlarında kendi hayatına, sanat anlayışına ve edebi kişiliğine dair bilgiler mevcuttur (Tonbuloğlu 1968: 3-4; Tonbuloğlu 1976: 1-2). Tonbuloğlu'nun kendi kitapları dışında çeşitli dergilerde, kitaplarda ve gazetelerde yayımlanmış şiirleri de vardır (Avşar 2018: 82-96). Âşığın daktilo edilmiş 18 ciltlik bir şiir külliyatı ve ciltlenmeye hazır binlerce şiiri yayımlanmak üzere hazırdır. Bu külliyatta 20 bin civarında şiire, 21 bin kadar maniye, haber verme işlevli “Mektup Tarzı Destan” şeklinde adlandırdığımız yüzlerce ürüne ve şairin "Eşref Sözü” adını verdiği binlerce aforizmaya yer verilmiştir. Sanatçının ayrıca 18 kaseti, 2 plağı, 3 CD'si; TRT'ye kayıtlı iki, MESAM'a kayıtlı 150 kadar türküsü mevcuttur. Tonbuloğlu, bütün şiirlerini hece ölçüsüyle kaleme almıştır. Hecenin daha çok 11’li ve 8’li kalıplarını kullanmıştır. Bunun yanında hecenin 7’li, 12’li, 13’lü, 14’lü,15’li ve 16’lı kalıplarıyla yazılmış şiirleri de mevcuttur. En fazla koşma nazım biçimini kullanmıştır. Din dışı şiirlerinde; semai, varsağı, destan, güzelleme, taşlama, koçaklama, ağıt, öğütleme, dertlenme, kargışlama, alkışlama, hoşlama, uğurlama şikâyet, dilek, vasiyet, holavar türlerine ait örnekler görülmektedir. Şairin, "Yemek Destanı" ve 1993 yılında yaşanan felaketlere dair destanları Özkul Çobanoğlu tarafından "elektronik kültür ortamında üretilen destanlar" faslında ele alınmıştır (Çobanoğlu 2000: 249-252). Eşref Tonbuloğlu'nun toplumsal ve bireysel yergi içeren de birçok şiiri mevcuttur. En belirgin nitelikleriyle Âşık Eşref; bir destan, mani, koşma ve türkü ustası olarak telakki edilebilir. Tasavvufi nitelikli şiirlerinde ise ilahi, devriye, şathiye, münacaât, naat, nevruziye, salavatlama türlerinde birçok yetkin örnek tespit edilmiştir. Tasavvufi şiir söylemedeki gücüne rağmen Eşref Tonbuloğlu din dışı şiirlerde daha başarılıdır ve söyleyişlerindeki benzerliklerden ötürü Karac’oğlan geleneğinin devamı olarak değerlendirilebilir. Şiirlerinde sade, anlaşılır bir dil kullanmakla birlikte yöresinin ağız özelliklerini şiir diline uyarladığı pek çok örneğe rastlanmıştır. Bunun yanında şairin, eskicil (arkaik) sözcükleri güncel sözcüklerle kaynaştırdığı birçok örneğe de tesadüf edilmiştir. Şiirlerinde ahenk unsurları genellikle oturmuş olmakla birlikte; zaman zaman ölçü, durak ve kafiye hatalarıyla karşılaşılmıştır. Şiirlerinde; atasözleri, deyimler, alkışlar, kargışları yoğun olarak kullanımı Tonbuloğlu’nun dil zenginliğinin göstergeleridir. Âşık Eşref’in şiirlerinde gerek dinî-tasavvufi gerekse din dışı zengin bir içerik dikkat çekmektedir. Şairin en yoğun şekilde işlediği konular; sevda, ayrılık, gurbet, ölüm, sosyal dışlanma, yoksulluk, memleket sevgisi, tabiat, din istismarı ve eleştiridir. Eşref Tonbuloğlu üzerine yapılan en kapsamlı akademik çalışma Muhammed Avşar tarafından hazırlanan doktora tezidir (Avşar 2018). Bunun yanında Avşar'ın Tonbuloğlu'yla ilgili bir tanesi bireysel (Avşar 2018: 47-61) diğeri Kubilay Kolukırık'la birlikte olmak üzere (Avşar, Kolukırık 2016: 1305-1326) iki makalesi mevcuttur.

Kaynakça

Avşar, Muhammed, Kubilay Kolukırık (2016). Tokatlı Halk Şairi ve Halk Müziği Sanatçısı Eşref Tonbuloğlu’nun Hayatı ve Sanatı Çerçevesinde Halk Müziği Formundaki On Eserinin Müzikal Çözümlemelerinin Yapılması”. Rast Müzikoloji Dergisi, C.4, S.3, s. 1305- 1326.

Avşar, Muhammed (2018). Sosyal Dışlanma- Yoksulluk İlişkisi Bağlamında Âşık Eşref’in Şiirleri Üzerine Bir İnceleme. Littera Turca Journal of Turkish Language and Literature, C.4, S.1, s. 47- 61.

Avşar, Muhammed (2018). Tokatlı Halk Şairi Eşref Tonbuloğlu’nun Şiir Dünyası. Doktora Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Çobanoğlu, Özkul (2000). Âşık Tarzı Kültür Geleneği ve Destan Türü. Ankara: Akçağ Yay.

Tonbuloğlu, Eşref (1968). Âşık Eşref’in Sazından Sözünden. İstanbul: Yeni Şark Maarif Kütüphanesi.

Tonbuloğlu, Eşref (1976). İnsanatım. İstanbul: Gür Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. MUHAMMED AVŞAR
Yayın Tarihi: 30.06.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Âşık Eşref’in Sazından SözündenYeni Şark Maarif Kütüphanesi / İstanbul1968Şiir
İnsanatımGür Matbaası / İstanbul1976Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3KÂNÎ, Ebû Bekird. 1712 - ö. 1791Doğum YeriGörüntüle
4Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6KÂNÎ, Ebû Bekird. 1712 - ö. 1791Doğum YılıGörüntüle
7Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?MeslekGörüntüle
8HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
9KÂNÎ, Ebû Bekird. 1712 - ö. 1791MeslekGörüntüle
10Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12KÂNÎ, Ebû Bekird. 1712 - ö. 1791Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15KÂNÎ, Ebû Bekird. 1712 - ö. 1791Madde AdıGörüntüle