EŞREF PAŞA, Bursalı

(d. 1234/1820 - ö. 1312/1894)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

1234/1820 yılında Bursa'da doğdu. Asıl adı Mustafa Eşref'tir. Bursalı Sıdkî-zâde Ahmed Sıdkî Efendi'nin oğludur. Bursa'da önce ağabeyi eski Bağdat kadısı Şerîf Rüşdî Efendi'den medrese usulüne göre eğitim gördü, ayrıca müftü Ankaralı Ebe-zâde Abdurrahmân Efendi'den özel dersler aldı. İstanbul'a gelip 1837 yılında Mekteb-i Harbiye'ye girdi. Buradaki öğrenimine devam ederken Kethudâ-zâde Ârif Efendi'den Farsça öğrendi, edebî ve hikemi ilimler tahsil etti. Mekteb-i Harbiye'den mülâzım-ı evvel rütbesiyle 1844 yılında mezun oldu. 1853 yılında binbaşı rütbesiyle Ömer Paşa'nın yaverliğine atandı. Üç yıl kaymakam, 1862 yılında üçüncü ordu redif birinci alayına miralay, bu sırada Dâr-ı Şûrâ-yı Askeriyeye üye ve üç ay sonra da Mâliye Nâzırı Kânî Paşa'ya damat oldu (1863-1864). 1866 yılında Mirlivâlığa yükseldi, üç yıl sonra 1869 yılında ferik rütbesiyle Hassa Ordusu Kurmay başkanlığına getirildi. Oradan altıncı ordunun kurmay başkanlığına geçerek bir yıl kadar Bağdat'ta kaldıktan sonra 1872 yılında Tahran sefirliğine tayin edildi. Bu görevde bir yıl kalıp istifa etti. Bur süre Dâr-ı Şûrâ-yı Askerî'de bulundu. Daha sonra İşkodra Alay kumandanlığına getirilerek kendisine buranın mutasarrıflığı görevi de verildi. İşkodra'nın vilayet olmasıyla müşirliğe yükseltilerek 1876 yılında Selanik, bir yıl sonra da Trabzon valiliğine tayin edildi. Ancak Trabzon'a gitmeden 1878 yılında Osmanlı-Rus savaşının patlak vermesi üzerine Tuna cephesi komutanlığına gönderildi. Dört buçuk ay sonra bu görevden azledildi. Serdâr-ı Ekrem Abdülkerîm Nâdir Paşa ve diğerleri gibi Eşref Paşa da mağlubiyetten sorumlu tutularak 1878 yılının sonlarında Limni adasına sürüldü. Birkaç ay sonra II. Abdülhamîd tarafından bağışlanarak İstanbul'a getirildi, ardından da selamlık resmine memur edildi. Eşref Paşa 1894 yılında İstanbul'da vefat etti. Merkez Efendi Kabristanı'nda kayınpederi Kânî Paşa'nın kabri civarına defnedildi (Kahraman 1995: 11/475).

Muhtelif tarihlerde ikinci rütbe Mecîdî, Tuna cihetinde kumandan iken birinci Osmânî nişanı, Kırım muharebesi esnasında altın Kırım madalyası, İngiltere ve Sardunya hükümetlerinden altın madalyalar, İran hükümeti tarafından birinci rütbe Şîr ü Hurşîd ve Avusturya devletinden birinci Koron Düfer nişanı verildi.

Bilinen tek eseri Dîvân'ıdır. 4968 beyitten meydana gelen bu Dîvân 1278 yılında 205 sayfa olarak Dîvân-ı Eşrefü'ş-Şu'arâ adıyla İstanbul'da basılmıştır. Bir yazması da Süleymaniye Kütüphanesi Hacı Mahmud Efendi Nr. 3464'tedir. Bu eserin basımına Namık Kemal, Kâmil, Rüşdî, Senîh, Sâlih Nâ'ilî Efendi, Recâ'î-zâde Mehmed Celâl, Râzî, Fatîn Efendi gibi devrin tanınmış şairleri tarafından tarih manzumeleri yazılmıştır. Dîvân'da bir münâcât, on bir na't, bir müseddes na't, Râsih'in na'tına bir tahmis, İmam Ali hakkında iki medhiye, İmam Hüseyin hakkında on mersiye, âşıkâne ve dervişâne bir müseddes, Kâzım Paşa ile ortak iki müseddes, "adem" ve "kalem" redifli iki kaside, Mustafa Reşîd Paşa için beş kaside, Serdâr-ı Ekrem Ömer Paşa için üç kaside, Mehmed Reşîd Paşa övgüsünde bir kaside, tamamlanmamış iki kaside, Vezir İsmail Paşa hakkında bir kaside ile tarihler, gazeller, kıt'alar, müfredler, tahmisler ve diğer bazı manzumeler yer alır. Ayrıca Fuzûlî, Uncu-zâde Fehîm, Sâmî, Halîm ve Nahîfî'nin gazellerini tahmis etmiştir. Dîvân'ının basıldığı tarihten sonra yazdığı otuz dört gazel ile diğer manzume ve tarihlerden meydana gelen şiirlerinin bulunduğu defter oğlu Rüşdî Bey tarafından İbnü'l-Emin Mahmûd Kemal'e intikal ettirilmiştir (Kahraman 1995: 11/476).

Eşref Paşa genç yaşından itibaren şiir ve edebiyatla da meşgul olmuş, resmi görevleri sırasında devrin şairleriyle tanışarak onlara yakınlık göstermiştir. Nitekim Namık Kemal'in aruzla yazdığı ilk şiirlerinde kendisine örnek aldığı şairlerden biri de Eşref Paşa'dır. Ayrıca Namık Kemal dedesi Abdüllatîf Paşa'nın yanında Sofya'da bulunduğu sırada (1855-1856) evlerine misafir olan Eşref Bey Kemal'in şiirlerini görünce ilgilenmiş, ona Namık mahlasını verip geleneğe uyarak bir de mahlasnâme düzenlemiştir. "Muhibb-i Âl-i Abâ" olmakla iftihar ettiğini söyleyen Eşref Paşa, eski tarzda yazdığı ilk dönem şiirlerinde Ehl-i Beyt sevgisini terennüm eden Namık Kemal'deki bu tesiri daha da güçlendirmiştir. Şiîlik, Hurufilik ve Bektaşiliğe meyli şiirlerinden anlaşılan Eşref Paşa'nın Dîvân'ında Sa'deddîn El-Cibâvî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî gibi sünni akideye sahip tarikat kurucularını övücü manzumeler de yer almaktadır. Eşref Paşa edebi yeniliğin aydınları sardığı 19. yüzyılda eski tarz şiiri devam ettiren şairlerdendir. Aynı zevki paylaşan şairlerin oluşturduğu Encümen-i Şu'arâ toplantılarına da katılmıştır. Ancak şiirinin nazım tekniği bakımından kuvvetli olduğu, divan tarzının bütün özelliklerini taşıdığı ayrıca kaside ve mersiyelerindeki başarısı ifade edilmekle beraber genellikle sanatında dikkate değer bir incelik ve orijinalliğin bulunmadığı da belirtilmiştir (Kahraman 1995: 11/475).

Kaynakça

Bursalı Mehmed Tahir (1333). Osmanlı Müellifleri. C. II. İstanbul.

Ergun, Sadeddin Nüzhet (yty.). Türk Şairleri. C. III. İstanbul.

Gövsa, İbrahim Alaeddin (1945). Türk Meşhurları Ansiklopedisi. İstanbul.

Fatîn Dâvud (1271). Hâtimetü'l‑Eş‘âr. İstanbul.

İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergah Yay.

Kahraman, Âlim (1995). "Eşref Paşa, Mustafa". İslam Ansiklopedisi. C. XI. İstanbul: TDV Yay.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Mehmed Nail Tuman, Tuhfe-i Nâ'ilî-Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. C. I. Ankara: Bizim Büro Yay.

Mehmed Tevfîk (1290). Kâfile-i Şu'arâ. İstanbul.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 13.06.2014
Güncelleme Tarihi: 02.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Nâmık Kemâl'e Yazdığı Mahlas-nâme Kıt'ası

Hafîd-i ekremi Abdullatîf Paşa'nın

Kemâl Beg ki mücessem kemâldir tahkîk

Zehî ki kesb-i kemâlâta bezl-i himmet idüp

Lebîd-i tab'ına yâr oldı bikr-i fikr-i dakîk

Okur Kemâl-i Hucendî kemâline tahsîn

İder tabî'atını rûh-ı Enverî tasdîk

Dehân-ı kilkinin âvâresi siyâkat-ı feyz

Devât-ı fikrinin âşüftesi hat-ı ta'lîk

Cemâl-i tab'ına meftûn arâyis-i ilhâm

Kemâl-i nazmına merhûn nefâyis-i tevfîk

Uluvv-i kadrine Allâhu Ekber oldı İmâd

Devâm-ı ömrüdür eyyâm-ı umre vü teşrîk

Sabâh-ı feyzini kılsa ihâle-i iksîr

Sabûh-ı fikrine mîzâb-ı vahy olur inbîk

Metîn selâset-i endîşesi ta'âlallâh

Ki şi'rini ider i'câz u vahy ile tatbîk

Muhibb-i Âl-i Abâ'dır o safder-i irfân

Hemîşe feyz-i Alî'dir ana sühanda refîk

Güzîde mersiye-gûdur ki Kerbelâ kerbin

Yazar sahîfe-i feryâdda arîz ü amîk

Kabûl kıldı tevâzu'la nutk-ı nâçîzim

İdince zâtına Nâmık tahallüsün teşvîk

Zihî telemmüz-i mergûb u habbezâ üstâd

Biri me'âl-i tevâzu' biri müfâd-ı şefîk

Senâsı havsala-i zabta sıgmaz ey Eşref

Du'â-yı mahlasını eyle ba'dezîn tensîk

Hemîşe mahlas-ı pâkiyle mısra'-ı ömrün

Kıla nemîka-i te'yîdde Hudâ tenmîk

Gazel

Yezîd'in la'netinden efdal ey ârif sevâb olmaz

Ana la'net kılan fersûde-i yevmü'l-hisâb olmaz

Çıkar nesli Yezîd'e ma'şer-i ecdâdı yoklansa

O nâ-kes kim Hüseyn'in mâtemiyle dil-harâb olmaz

Gönül tâ arşa çıksun sûz-ı dilden nâle-i cân-kâh

Hüseynîler makâmât-ı digerden neş'e-yâb olmaz

Dem-â-dem çaglasun kanlar akar bir çeşm-i terden kim

Ciger-hûnlar gözünde bundan a'lâ âb u tâb olmaz

Ezelde yüz dutup baş kesdim Eşref bâb-ı Kurbî'ye

Ki ol bâb-ı emândan başka bir devlet-me'âb olmaz

Gazel

Rindiz velî şarâba karışmaz hamîrimiz

Temkîn-i tâmdır reviş-i dil-pezîrimiz

İbret-geh-i cemâlde ol mutribiz ki biz

Cânân içün terâne-i cândır nefîrimiz

Sûret-perestleri ne gam eylerse pây-mâl

Mir'ât-ı aşkdır yine levh-i zamîrimiz

Biz ol gedâ-yı bâb-ı rızâyız ki dâ'imâ

Sultân gibi ganî görünür en fakîrimiz

Mest olmazız ki dâ'ire-i ayş u nûşda

Vardır bizi vikâye ider bir müdîrimiz

Şîrîn-mezâk-ı hân-ı tevellâyız Eşrefâ

Virmiş nasîbimiz ne güzel dest-gîrimiz

Virmez hücûm-ı ehl-i teberrâ bize ziyân

Şîr-i Hudâ Cenâb-ı Alî'dir zahîrimiz

(Ergun, Sadeddin Nüzhet (yty.). Türk Şairleri. C. III. İstanbul. 1356, 1357.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1BAHRÎ, Şeyh Bahrî Deded. ? - ö. 1566Doğum YeriGörüntüle
2HARÎRÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3TAYYİBÎ, Sun’ullâh-zâde Mustafa Efendid. ? - ö. Şubat-Mart 1761Doğum YeriGörüntüle
4SÂ'İB, Mehmed, Darendelid. 1820 - ö. 1853Doğum YılıGörüntüle
5KÂŞÎ, Sa'îd Muhemmedd. 1820 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6DÜRRÎ, Süleymând. 1820-21 - ö. 1861\'den önceDoğum YılıGörüntüle
7SÂMİH, Nasûhî-zâde Mehmed Sâmih Efendid. ? - ö. 1894Ölüm YılıGörüntüle
8SÂLİM, Süleyman Sâlim Efendid. ? - ö. 1894Ölüm YılıGörüntüle
9VAHDETÎ, Mehmedd. 1834 - ö. 1894Ölüm YılıGörüntüle
10Hasan Cemil Çambeld. 1879 - ö. Aralık 1967MeslekGörüntüle
11Abdurauf Abdurahim Fitretd. 1886 - ö. 4 Ekim 1938MeslekGörüntüle
12Hüseyin Kazım Kadrid. 1870 - ö. 17 Ocak 1934MeslekGörüntüle
13ZAHMÎd. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14REŞÎD, Ahmed Reşîd Efendi, Akşehirlid. 1814 - ö. 1865Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ŞÂKİR, Sermüezzin-i Pâdişâhîd. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16FEVZÎ, Fevzî Paşad. ? - ö. 1824-25Madde AdıGörüntüle
17SEMÂ'Î, Mustafa Efendid. ? - ö. 1176Madde AdıGörüntüle
18MÂ'İL, Abdî Efendid. ? - ö. 1814-15Madde AdıGörüntüle