FÂ’İZ, Câbîzâde Halîl Fâ’iz Efendi

(d. 1674-75/1085 - ö. 27 Şubat 1722/11 Cemâziyelevvel 1134)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1085/1674-75 yılında İstanbul’da doğdu. Adı, Şeyhî Mehmed Efendi (Özcan 1989: 741), Safâyî (Çapan 2005: 487) ve Sâlim (İnce 2005: 534)’de Halîl, Râmiz (Erdem 1994: 233)’de ise Mehmed’dir. Câbîzâde Mustafa Efendi’nin oğlu olduğundan Câbîzâde Halîl Fâ’iz Efendi olarak tanındı. Müneccim İsa Efendi’nin torunudur. Orta Câmii ders-i âmı Bostan Sâlih Efendi, Kara Halil Efendi, Mestcizâde Abdullah Efendi ve Mutavvelci Efendi’den dersler alarak her alanda bilgi sahibi bir kimse hâline geldi. Neşâtî Dede’den Farsça dersleri aldı. Özellikle de astronomi ilminde kabiliyetliydi. Çok zeki olduğundan anlamsız hayallere dalarak şuurunu kaybetti ve Yedikule yakınlarındaki evinde 11 Cemâziyelevvel 1134/27 Şubat 1722’de kendini astı. İstanbul Yedikule dışındaki Kirişhane Mezarlığı’da babasının yanında defnedildi. Vefatına Câbî Remzî tarafından “İki târîh dinildi rıhletine / Evveli bir ziyâde ile ma‘dûd / Âh Mansûr-veş ‘adem cisrin 1134 / Geçdi Fâ’iz Efendi gibi vücûd 1134” kıt‘ası ile tarih düşürüldü. Vefat tarihinin Sicill-i Osmanî (Akbayar 1996: 508)’de 1130/1717-18 olarak gösterilmesi doğru değildir.

Devrinde bilgisiyle tanındı. Her alanda söz sahibi, üç dilde söz söylemeye kadir bir kimseydi.

Eserleri şunlardır:

1. Dîvânçe: Eser, Ankara Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu 06 Mil Yz FB 509’dadır. İçinde Râmî Mehmed Paşa övgüsünde 1 kaside, 33 gazel, 1 kıt‘a, 21 rübai, 15 müfred, 12 lugaz ve 14 tarih vardır. Şiirleri güzel olup devrinde beğenilmiştir (Erdem 2004: 13).

2. Yunus Suresi Risalesi: Yunus Suresi’nin 90. ayetine dairdir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 64).

3. Şerh-i Âdâb-ı Hüseyniyye: Adaba dairdir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 265).

4. Kavâid-i Fârisiyye Şerhi: Neşâtî Dede’nin eserinin şerhidir. Beyazıt Devlet Kütüphanesi Veliyüddin Efendi bölümündedir (Mehmed Tâhir 2000: 265-266).

5. Alâka Risâlesi: İlm-i ma‘naya dair bir şerhtir (Mehmed Tâhir 2000: 265).

6. Kelimâtu Usûliyye fi Massı’d-Duhan:Kahve ve afyona dair bir risâledir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 265).

7. Karîne Risâlesi: Karîneye dairdir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 265).

8. Fütûh-ı Alâiyye: Astronomiye dairdir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 265).

9. Şerh-i Akâîd-i Nûniyye: Hızır Bey’in “Nûniyye” kasidesinin şerhidir. Beyazıt Devlet Kütüphanesi Veliyüddin Efendi bölümündedir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 265-266).

10. Es-Savletü’l-Hizebriyye fî Mesâ’ili’l-Cebriyye: Cebirle ilgili bir eserdir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 265).

11. Hesâb-ı Tencîm: Astronomiye dairdir. Beyazıt Devlet Kütüphanesi Veliyüddin Efendi bölümündedir (Mehmed Tâhir 2000: 265-266).

12. Fezleketü’l-Hisâb: Matematiğe dairdir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 265).

13. Makâlâtü’s-Seyyâre: Astronomiye dair bir eserdir (Mehmed Tâhir 2000: 266).

14. Şerhü Kelimâtı Şerîfiyye fi’l-Âdâb: Seyyid Şerîf’in risalesinin şerhidir (Özcan 1989: 742; Mehmed Tâhir 2000: 366).

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ Sicill-i Osmanî. C. 2. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay. 507-508.

Bursalı Mehmed Tâhir (2000). Osmânlı Müellifleri. C. III. Ankara: Bizim Büro Yay. 264-265.

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî, İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yay. 487.

Erdem, Sadık (hzl.) (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâsı (İnceleme-Tenkitli Metin-İndeks-Sözlük). Ankara: AKM Yay. 233-324.

Erdem, Sadık (2004). “Fâ’iz”. Türk Dünyası Ortak Edebiyatı, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C. 4. Ankara: AKM Yay. 12-13. 

Fâiz Halîl b. Câbî-zâde Mustafâ. Dîvân. Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu. No. 06 Mil Yz FB 509.

İnce, Adnan (hzl.) (2005). Tezkiretü’ş-Şu‘arâ Sâlim Efendi. Ankara: AKM Yay. 534.

İpekten, Halûk, M. İsen, R. Toparlı, N. Okçu, T. Karabey (1988). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KTB Yay. 123.

Kurnaz, Cemâl, M. Tatçı (hzl.) (2001). Mehmed Nâil Tuman, Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. C. I-II. Ankara: Bizim Büro Yay. 739.

Müstakîm-zâde Süleyman Sa’deddin Efendi (2000). Mecelletü’n-Nisâb (Tıpkıbasım). Ankara: KB Yay. 335b.

Özcan, Abdulkadir (hzl.) (1989). Şeyhî Mehmed Efendi Şakaik-ı Nu’mâniye ve Zeyilleri-Vekâyiü’l-Fudalâ. C. II-III. İstanbul: Çağrı Yay. 741-742.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1979). “Fâiz, Halil Efendi (Câbîzâde)”. C. 3. İstanbul: Dergâh Yay. 148-149. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. BEYHAN KESİK
Yayın Tarihi: 24.05.2014

Eserlerinden Örnekler

Bahâriyye Der-medh-i Vezîr-i A‘zam Râmî Mehmed Paşa

Cihânı eyledi gark-âb zevk-i cûş u bahâr

Mey-i neşât ile pür oldu sâha-i gül-zâr

Zemîni garka-i seyl-âb etdi feyz-nümâ

Ki bî-sefîne nigâha dahı muhâl güzâr

Bu nev-bahârda tugyân-ı âb ile bî-şek

Garîk-ı bahr-i şi‘rdür sefîne-i eş‘âr

O denlü oldu ser-efrâz cünd neşv ü nemâ

Nüfûz-ı âb olur hâk-i gülşene düşvâr

Yayıldı gûşe-be-gûşe asâkir-i şâdî

Olunca hayme-figen gülsitâna şâh-ı bahâr

Kumâş-ı sebzi çemen eyledikde pây-endâz

Şükûfe etdi kudûm-ı güle nükûz-ı şâr

Miyâha mevceyi bâd etdi vesme-i ebrû

Olunca şa‘şa‘a-i gül hınâ-yı dest-i çenâr

Dimâga neş’e-fezâ olmada bu dem oldu

Şarâb-ı nâb ile hem-ser şükûfe-i destâr

Aceb mi yansa yakılsa hezâr gayret ile

Gülün açıldı yüzü oldu şâhid-i bâzâr

Dimâgı kıldı mu‘attar nesîm-i hoş-enfâs

Nigâhı şu‘le-i gül etdi matla‘u’l-envâr

Çemen bahârı dü-esbe edince istikbâl

Gül-i piyâde çü etfâl oldu çûba süvâr

 …

Olur şükûfeye sûsen berât-ı bî-bergi

Hukûk-ı ebr-i bahârı ederse ger inkâr

…..

Çemen çemen sürüyüp yine mevc zencîrin

Karârı kalmadı dîvânedür meger enhâr

Kalırdı gonce rukâd-ı ademle pîçîde

Figân-ı bülbül-i şûrîde etmese bîdâr

Çemenle yakdıgı dem gül uçuk uçuk âteş

Figâna başladı yer yer kebâbvâr hezâr

Dıraht-ı Tûr-sıfat oldu ser-zede gülden

Şerâr-ı nâr-ı tecellî-i hazret-i Settâr

Tamâm-ı gülşeni ol âteş eyledi sûzân

Aceb mi bî-hod olursa hezâr Mûsâ-vâr

Okur bu şi‘r-i teri her seher gülistânda

Edîb-i nâdire-perdâz andelîb-i nizâr

Gelince cilveye gülşende kâmet-i dil-dâr

Hemân serv-i sehî etdi ihtiyâr-ı kenâr

Piyâleyi ele al nûş-ı hûn-ı takvâ et 

Bu demde tevbeye sad bâr eyle istigfâr

Ederse kaddine teşbîh kendiyi o bütün

Miyân-ı serve olur tavk-ı fâhte-i zünnâr

Bu rûzgârda sad hayf gonce-i ümmîd

Şiküfte olmadı gitdi niçe hazân u bahâr

Yine telâtum-ı mevc-i bahâr ile Fâ’iz

Hurûş eyledi deryâ-yı dîde-i hûnbâr

Dehen-güşâ ola tâ çend hâmyâze ile

Sezâ budur pes ez-în nergis ede def‘-i humâr

Zamân-ı ayş u tarab geldi eylesün mutrib

Nevâ-yı nây-ı ferah-zâ ile nevâziş târ

Ki bir vezîr-i zamânıla gülsitân-ı cihân

Hazâna varmış iken oldu tâze rûy-ı bahâr

……

Vezîr-i fâzıl u dânâ netîce-dân-ı minâ

Hıdîv-i kişver-i ma‘nâ müsellemü’l-etvâr

……

Sipihr-i ilm ü hüner âfitâb-ı fazl u kemâl

Sehâb-ı lutf u mürüvvet cihân-ı hilm ü vakâr

Hayât-ı tâze verir mürdegân-ı ma‘nâya

Harîr-i kilk-i teri nutk-ı Îsevî-girdâr

Fâiz Halîl b. Câbî-zâde Mustafâ. Dîvân. Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu. No. 06 Mil Yz FB 509. vr. 1b-2b.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Ozan Özteped. 16 Temmuz 1976 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2VECDÎ, Abdülbâkîd. ? - ö. 3 Mayıs 1661Doğum YeriGörüntüle
3Orhan Teoman Özdemird. 29 Nisan 1938 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Ozan Özteped. 16 Temmuz 1976 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5VECDÎ, Abdülbâkîd. ? - ö. 3 Mayıs 1661Doğum YılıGörüntüle
6Orhan Teoman Özdemird. 29 Nisan 1938 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Ozan Özteped. 16 Temmuz 1976 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8VECDÎ, Abdülbâkîd. ? - ö. 3 Mayıs 1661Ölüm YılıGörüntüle
9Orhan Teoman Özdemird. 29 Nisan 1938 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Ozan Özteped. 16 Temmuz 1976 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11VECDÎ, Abdülbâkîd. ? - ö. 3 Mayıs 1661Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Orhan Teoman Özdemird. 29 Nisan 1938 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Ozan Özteped. 16 Temmuz 1976 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14VECDÎ, Abdülbâkîd. ? - ö. 3 Mayıs 1661Madde AdıGörüntüle
15Orhan Teoman Özdemird. 29 Nisan 1938 - ö. ?Madde AdıGörüntüle