FARUK/OZAN FARUK, Faik Korkmaz

(d. 1931 / ö. -)
rençper
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Faik Korkmaz olan âşık, Sivas’ın Gemerek ilçesine bağlı Eşikli köyünde 1931'de dünyaya gelmiştir. Şiirlerinde Ozan Faruk mahlasını kullanan âşığın babasının adı Beşir, annesinin adı ise Adeviyye’dir. Ozan Faruk'un çocukluk yılları 2. Dünya Savaşı'nın öncesine denk gelmektedir ki zaten ülke ekonomik anlamda zorluklarla karşı karşıyadır. Bu durum hâliyle Sivas’ı ve dolayısıyla da Korkmaz’ın ailesini de etkiler. Özellikle ekonomik problemler sebebiyle okuyamayan âşık, 12 - 13 yaşlarında aile ekonomisine katkıda bulunmak için odunculuk işine başlar. Ailenin tek geçim kaynağı evdeki bir inek ve bir eşekten ibarettir. Ozan Faruk da mecburiyetten Gemerek ve çevresindeki ova ve tepelerdeki ağaçları keserek bunları paraya dönüştürmüş ve aile destek olmuştur. Bir ailenin tek erkek çocuğu olması da çok erken yaşlarda babasına yardım etmek zorunda kalmasının bir başka sebebidir. İlkokulu sonradan dışarıdan okuyan âşık, ilkokul diploması almaya hak kazanır (Benek Kaya 2004: 3).

Birçok sanatçıda olduğu gibi Faik Korkmaz'ın da sanata ve şiire yönelmesinde yetiştiği çevrenin sanatla ve şiirle iç içe olmasının etkisi büyüktür. Gerek halk şiirine duyduğu merak gerekse sahip olduğu duygusal kişilik dolayısıyla şiire başlayan âşığın ilk şiir denemesi, on dört yaşındadır. İlerleyen yıllarda onun sanatına yön veren kırılma noktalarından biri Şeyh Çoban Mehmet ile tanışması olmuştur. Çoban Mehmet Şarkışlalı olup saz çalamayan ümmî bir şairdir. Ondan etkilenen diğer âşıklar arasında Gazi Karaca (Âşık Gündüz), İsmet Tanbaş, Cumhur Karabulut (Hüroğlu), Ahmet Günbulut (Sefil Selimî) ve Salih Çınar (Seren) gibi isimler de vardır. Bu isimlerin hepsinin mahlasını Çoban Mehmet vermiştir. Faik Korkmaz da Çoban Mehmet’in rahle-i tedrisinden geçmiştir. Bu bakımdan Çoban Mehmet, Ozan Faruk'un ustasıdır. Faik Korkmaz şiirlerinde Faruk, Ozan Faruk, Âşık Faruk, Âşık Ozan gibi mahlasları kullanmaktadır. Sanatçının adı Faik iken Faruk mahlasını kullanması kuvvetle muhtemel iki ismin telaffuz bakımından birbirine benzemesi sonucu ortaya çıkmıştır. Hem ayrıca Faruk kelimesi Faik'e göre daha rahat kullanılabilir olsa gerek ki o, şiirlerinde Faik yerine Faruk'u tercih etmiş olmalıdır. Edebiyat dünyasında da Ozan Faruk olarak bilinmektedir. Sazı ustalık derecesinde olmasa da çalmayı bilen Ozan Faruk âşıklık geleneğinin atışma, deyişme, usta çırak ilişkisinden geçme, irticalen şiir söyleyebilme gibi unsurlarını taşımaktadır.

Âşık, 18 yaşına geldiğinde ailesi, doğup büyüdüğü Eşikli köyünden Çat köyüne göçer. Çat köyü eski bir Ermeni köyü olmasına rağmen geniş ve bol mezralı bir köydür. Burada çobanlık yaparak ailesine yardımcı olan Faik, askerlik görevini 20 yaşındayken 1962'de Erzurum'da yapar. Askerden döndükten sonra Nezahat Hanım ile dünya evine giren Faik Korkmaz’ın bu evlilikten Adeviye, Alim, Aslan ve Fatma isimlerinde dört çocuğu dünyaya gelir. 1969'da Almanya'ya işçi olarak giden âşık, 1984 yılına kadar orada çalışır. Türkiye'ye döndükten sonra tekrar köyüne yerleşen Korkmaz, hâlen köyünde ikamet etmektedir (Kaya 2009: 330).

Ozan Faruk, son derece üretken bir âşıktır. 400'den fazla şiiri bulunmaktadır. Bunların atışma ve deyişmelerle birlikte 269 adedi müstakil bir kitapta (Benek Kaya 2004) neşredilmiştir. Ozan Faruk’un şiirlerine teknik açıdan bakıldığında şiirlerinin tamamının dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılmış olduğu görülmektedir. Kullandığı ayaklara bakıldığında döner ayağın tek ayaktan daha fazla olduğu dikkat çeker. Bu da onun, şiirlerini düşünerek ve önemli derecede mesai harcayarak ürettiğini gösterir. Şiirleri, özellikle teknik açıdan kusursuza yakındır. Saz çalabilmesine ve irtical yapabilmesine rağmen şiirlerini yazarak üretmesi ve dolayısıyla şiirleri üzerine düşünmesi bu başarının önemli sebeplerindendir. Şiirlerinde koşma ve semai nazım şekillerini kullanmaktadır. Buna mukabil en çok tercih ettiği 11 ve 8'li hece ölçüleridir. 1969-1984 yılları arasında Almanya'da işçi olarak çalışması ve dolayısıyla yeni kültürler ve yerler görmesi şiirinin muhtevası da zenginleştirmiştir. Çoban Mehmet'in etkisiyle felsefî bir temeli olan sanatçı, bu temel üzerine edindiği yeni kazanımları inşa etmeyi başarmıştır. Aşk olgusunu hem manevî hem maddî anlamda kullanmıştır. Gurbette yaşadığı yıllarda memleket hasreti şiirlerine konu olmuştur. Güçlü bir âşık olan Ozan Faruk, kısaca hemen her konuda şiir üretebilmesinin yanında tasavvufî yönü biraz daha ağır basan önemli bir sanatçıdır (Kaya 2009: 330).

Kaynakça

Benek Kaya, Ayşe (2004). Ozan Faruk. Sivas: Dilek Ofset.

Kaya, Doğan (2009). Sivas Halk Şâirleri. C. IV. Sivas: Önder Matbaacılık.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ UĞUR BAŞARAN
Yayın Tarihi: 26.09.2018
Güncelleme Tarihi: 06.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Muhsin İlyas Subaşıd. 25 Temmuz 1942 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2PERİHAN POLATd. 1924 - ö. 2003Doğum YeriGörüntüle
3HÂFIZ OSMAN, Kazancı-zâded. ? - ö. 19. yy.Doğum YeriGörüntüle
4MEŞÎ PAŞAYÎ, Fethullah Paşayîd. 1931 - ö. 31.08.2016Doğum YılıGörüntüle
5MİSALÎ, Üzeyir Yükselced. 1931 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6MUSTAFA BAL/MUSTAFA, Mustafa Bald. 1931 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7ERYİĞİT, Ali Ertürkd. 1959 - ö. ?MeslekGörüntüle
8HAMZA, Hamza Turgutd. 1945 - ö. ?MeslekGörüntüle
9MEMİŞ, Memiş Karadağd. 1902 - ö. 1982MeslekGörüntüle
10GÜLFİDAN, Gülfidan Kurtd. 1910 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ZERDÎ, Mehmet Şahind. 1955 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12HÜSEYİNd. 1900? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13FERYADÎ/SEFİL FERYADÎ, Mustafa Çağırand. 12.11.1914 - ö. 11.10.1987Madde AdıGörüntüle
14NESİMİ, Nesimi Işıkd. 1932 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15SEFİLÎ, Mevlüt Gökalpd. 1911 - ö. 14.12.1984Madde AdıGörüntüle