FENNÎ, Hacı Mustafa

(d. ?/? - ö. 1745-46/1158)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Mustafa olan Fennî İstanbulludur. Doğum tarihi belli değildir ancak 17. yüzyılın sonlarında dünyaya geldiği anlaşılmaktadır. Eğitimi hakkında kaynaklarda bir bilgi yoktur. Bununla birlikte, büyük insanların meclislerinde yetiştiğinin kaynaklarda belirtilmiş olması iyi bir eğitim aldığını düşündürmektedir. Divan kâtipliği yapan şairin ailesi hakkında da kaynaklarda herhangi bir bilgi yoktur. Dîvân’ında geçen bir beyitten (Demirkazık 2009: 2) anlaşıldığı kadarıyla şair evlidir ve birden fazla çocuğu vardır. Mustafa Fennî, ölümüne yakın bir dönemde hacca gitmiş, hacdan döndükten kısa bir süre sonra ise İstanbul'da 1158/1745-46 yılında   vefat etmiştir. Mezarı İstanbul’dadır.

Mustafa Fennî’nin tek eseri 1148/1735-36'da tertip edilen Dîvân’ıdır. Dîvân’ın tespit edilebilen üç nüshası mevcuttur. Bunlar; İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi Lala İsmail Efendi Bölümü 473, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi T.58 ve Berlin Devlet Kütüphanesi (Staatsbibliothek, Berlin) Ms. Or. Oct. 3551’de kayıtlıdır. Fennî Dîvânı toplam 4682 beyit ve 166 bentten müteşekkildir. Dîvân’da 8 tahmis, 4 tesdis, 373 gazel, 4 müstezat, 15 şarkı, 222 kıt’a (8’i genel konulu, 213’ü tarih, 1’i lugaz yollu tarih), 366 matla‘, 61 mesnevi (2’si tarih, 58’i lugaz, 1’i Sâhil-nâme), 1 de gazel şeklinde kafiyelenen lugaz olmak üzere 1054 manzume yer almaktadır. Fennî, Dîvân'ında kasideye ise yer vermemiştir.

Şairin divanında Nâbî, Nedîm, Sâmî, Sâbit, Kâmî, Vahid Mahtûmî, Şâkir vb. pek çok şaire yazılmış nazireler bulunmaktadır. Mustafa Fennî’nin dikkat çekici üç yönü vardır. Bunlardan ilki çok sayıda tarih manzumesi yazmış olmasıdır. İkincisi ise kaleme aldığı lugazlarıdır. Şair belirlenebildiği kadarıyla 60’ı Dîvân’da bulunan 7’si ise mecmualarda tespit edilen 67 lugaz yazmıştır. Üçüncüsü ise Türk edebiyatında sahilname türünün tespit edilebildiği kadarıyla ilk ve en yetkin örneğini ortaya koymasıdır. Mustafa Fennî, genelde dinî ve tasavvufî nitelik taşımayan, şuhane bir söyleyişe sahip şiirlerinde mahallî unsurlara yer vermiş, deyimlere sıkça başvurmuş ve İstanbul halkının konuşma kalıplarından, günlük dildeki kullanımlardan yararlanarak sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Şairin şiirlerinde başarılı söyleyişlerin yanında yavan ve kuru ifadeler de yer almaktadır.

Kaynakça

Demirkazık, Hacı İbrahim (2009). 18. Yüzyıl Şairi Mustafa Fennî, Divan (İnceleme- Tenkitli Metin-Dizin) I-II. Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.
Demirkazık, H. İbrahim (2010). “Mustafa Fennî’nin (öl. 1745) Lugazlarının Özellikleri ve Divan’ında Olmayan Yedi Lugazının Tenkitli Metni”. Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 5: 35- 80.
Erdem, Sâdık (hzl.) (1994). Rāmiz ve Âdâb-ı Zürefâ’sı, (İncleme- Tenkitli Metin – İndeks – Sözlük),Ankara: AKM Yay. 241.
Komisyon (1967). İstanbul Kütüphaneleri Türkçe Yazma Divanlar Kataloğu III. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi. 735.
Kurnaz, Cemal ve M. Tatçı (hzl.)(2001). Mehmed Nâil Tuman Tuhfe-i Nâilî-Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri II. Ankara: Bizim Büro Yay. 787.
Mehmed Süreyyâ (1308). Sicill-i ‘Osmânî IV. İstanbul. 26.
Ramazan Ekinci (hzl.) (2012), Vefeyât-ı Ayvansarâyî (İnceleme-Tenkitli Metin). İzmir: Tibyan Yay. 103.
 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ H. İBRAHİM DEMİRKAZIK
Yayın Tarihi: 05.07.2014

Eserlerinden Örnekler

 Gazel

Yâ burc-ı hüsünde meh-i enversin efendim
Kırk yılda togar dehre ya ahtersin efendim

Yâhud ki senin suyuna elmâs karışdı 
Ya bir dür-i şeh-vâr ya gevhersin efendim 

Mehdî dahı görse idemez hüsnüni tasvîr 
Bir câzibeli rûh-ı musavversin efendim 

Zabt it kılıcınla yüri iklîm-i cemâli
Sen hûbların üstine serversin efendim

Bir kerre gören hüsnüni elbet olur ‘âşık
Hakk’ın kerem ü lutfına mazharsın efendim

Mâdâm ki var sende bu rüşd ü bu zekâvet
Üftâdelere bildigin işlersin efendim

Bir gün diyecek Fennî sana bu sözi cânâ
Cânım ile yanımda berâbersin efendim

Demirkazık, Hacı İbrahim (2009). 18. Yüzyıl Şairi Mustafa Fennî, Divan (İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin) I-II. Doktora Tezi, İstanbul: Marmara Üniversitesi. II/ 513.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Dölek, Sulhid. 20 Eylül 1948 - ö. 7 Kasım 2005Doğum YeriGörüntüle
2Tozan Alkand. 06 Mart 1963 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3İZZET, Benlizâde (Beylikçi) Mehmed Beyd. ? - ö. 1809Doğum YeriGörüntüle
4Dölek, Sulhid. 20 Eylül 1948 - ö. 7 Kasım 2005Doğum YılıGörüntüle
5Tozan Alkand. 06 Mart 1963 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6İZZET, Benlizâde (Beylikçi) Mehmed Beyd. ? - ö. 1809Doğum YılıGörüntüle
7Dölek, Sulhid. 20 Eylül 1948 - ö. 7 Kasım 2005Ölüm YılıGörüntüle
8Tozan Alkand. 06 Mart 1963 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9İZZET, Benlizâde (Beylikçi) Mehmed Beyd. ? - ö. 1809Ölüm YılıGörüntüle
10Dölek, Sulhid. 20 Eylül 1948 - ö. 7 Kasım 2005MeslekGörüntüle
11Tozan Alkand. 06 Mart 1963 - ö. ?MeslekGörüntüle
12İZZET, Benlizâde (Beylikçi) Mehmed Beyd. ? - ö. 1809MeslekGörüntüle
13Dölek, Sulhid. 20 Eylül 1948 - ö. 7 Kasım 2005Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Tozan Alkand. 06 Mart 1963 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15İZZET, Benlizâde (Beylikçi) Mehmed Beyd. ? - ö. 1809Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Dölek, Sulhid. 20 Eylül 1948 - ö. 7 Kasım 2005Madde AdıGörüntüle
17Tozan Alkand. 06 Mart 1963 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18İZZET, Benlizâde (Beylikçi) Mehmed Beyd. ? - ö. 1809Madde AdıGörüntüle