FENNÎ, Mehmed Sa‘îd Fennî, Yozgatlı

(d. 1850/1268 - ö. 1918/1336)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Yozgat'ta Teke Mahallesi'nde 1268/1850 yılında doğdu. Asıl adı Mehmed Sa‘îd Fennî'dir. Şiirlerinde Fennî mahlasını kullandı. Sa‘îd mahlasını kullandığı bazı şiirleri de vardır. Yozgat eşrafından ve Sâdıkî mahlasıyla şiirler yazan Kadı-zâde Hacı Sâdık Efendi'nin oğludur. Fennî'nin kardeşi Mahmûd Efendi de Aşkî mahlasıyla şiirler yazan bir şairdi, yani Fennî şair ve kültürlü bir aileden gelmekteydi. Tahsilini Yozgat'ta Demirli Medrese'de tamamladı. Ayrıca babasından ve Yozgatlı Âkif Paşa'nın yeğeni ve kendi akrabasından olan meşhur hattat Ömer Râgıb Efendi'den özel olarak Arapça, Farsça ve hat dersleri aldı. 1292/1875 tarihinde ilk memuriyeti olan Yozgat Tahrirat Kalemi mukayyidliğine başladı. Daha sonra Birinci Mübeyyizlik, İdare Meclisi başkâtipliği, Vergi başkâtipliği görevleriyle Yozgat'ta on altı yıl memurluk yaptı. Sonra Kayseri'de, Boğazlıyan ve İncesu'da Şer'iye Mahkemesi katipliği, Bidayet Mahkemesi başkâtipliği ve adliyenin çeşitli dairelerindeki kâtipliklerle on yıla yakın bir süre görev yaptı. Ardından Kalecik, Yabanâbâd (Kızılcahamam) ve Sivrihisar'da değişik memuriyetlerde bulunduktan sonra Ankara Valiliği Vergi başkâtipliği ve Tahrirat kâtipliği görevlerine getirildi. Bu sırada Ankara valisi olan Âbidîn Paşa'ya gönderdiği bir şiirle Paşa'nın dikkatini çekti ve onun iltifatına mazhar olup terfi ettirilerek Ankara Valiliği İdare Meclisi başkâtipliğine atandı. Bu görevde iken Ankara İdâdisi yazı ve edebiyat muallimliği yapmış, 1329/1911 yılında ise Ankara Erkek Öğretmen Okulu hüsn-i hat muallimliğinde de bulunmuştur. Bir süre sonra daha yüksek görevlere layık olduğunu düşündüğünden ve bunun gereği yerine getirilmediğinden memuriyetten ayrılmış, bazı rivayetlere göre de emekli olmuş ve 1336/1918 senesinde Ankara'da vefat etmiştir. O zaman Namazgâh denilen bugünki Etnoğrafya Müzesi'nin bulunduğu yerdeki kabristana defnedilmişse de bu kabristanın daha sonra kaldırılması sonucu Cebeci/Gülveren Asrî Mezarlığı'na nakledilen kabri bugün bilinmemektedir (Ergin 1996: 5, 6).

Fennî'nin elde olan tek eseri Dîvân'ıdır. Ali Şakir Ergin tarafından (Ergin 1996) Fennî'nin damadı Ali Haydar Ocakçıoğlu'ndan alınıp yayımlanan bu Dîvân'da muhtelif nazım şekilleriyle yazılmış 13 münâcât, gazel ve kaside şeklinde yazılmış 10 na't, 27 kaside, 4 muhammes, 8 tahmis, 4 müseddes, 3 müsebba‘, 1 müsemmen, 2 taştir, 246 gazel, 3 müstezad, 22 tarih, 9 şarkı, 1 lugaz, 24 kıt'a, 31 müfred, hece vezniyle yazılmış 6 şiir, 1 Arapça ve 5 Farsça şiir yer almaktadır.

Şair ve kültürlü bir aileden gelen ve daha öğrencilik yıllarında şiir ve edebiyatla uğraşmaya başlayan Fennî, güçlü şairliğinin yanında aynı zamanda çok iyi bir hattat ve hakkâktır. Yazdığı hat örnekleri şaheser birer levha, kazıdığı mühürler ise harika birer sanat özelliği taşır. Fennî'nin buğday ve pirinç taneleri üzerine İhlas ve Âyetelkürsî surelerini yazdığı, yine tırnaklarıyla kabartma yapmak suretiyle kağıt üzerine yazı yazıp desenler çıkardığı, ayva ve ceviz yaprakları üzerine yaprağın gözenek aralarını boşaltmak suretiyle maharet isteyen yazılar yazdığı bilinmektedir.

Babası Hacı Sâdık Efendi ile amcazâdesi Ömer Râgıb Efendi'nin yazdığı tasavvufi şiirlerin tesirinde kalarak ilk şiirlerini onlar gibi yazmaya başlamıştır. Fakat Fennî, zamanla şiir sanatını çok iyi geliştirmiş ve bunu üstün kabiliyetiyle birleştirerek Divan edebiyatının meşhur şairlerinden Fuzûlî, Bâkî, Nâbî ve Nedîm'e tahmisler ve nazire gazeller yazarak şiirdeki üstün sanat ve başarısını edebiyat alemine ispat etmiştir. Çeşitli sebeplerle gurbete çıkan Fennî, gittiği her yerde bu muhtelif kabiliyetleri sayesinde üdeba meclislerine girmiş, meşhur kimselere mühürler kazmış; kasideler, nazireler yazmış ve önemli bulduğu olaylar için de tarih manzumeleri söylemiştir. Hemen her türden şiirlerin bulunduğu Dîvân'ı değerlendirildiğinde Fennî'nin Yozgat'ın yetiştirdiği en büyük şairlerden biri belki de en önemlisi olduğu anlaşılır. Büyük bir şairlik yeteneğiyle yazdığı şiirleri her seviyedeki halkı etkilemiş, sağlığında Dîvân'ı ve diğer şiirleri yayımlanmadığı halde onun bazen bir münâcâtı, bazen birkaç gazeli, bazen birkaç dörtlüğü veya beyti halk arasında dilden dile dolaşarak bugüne kadar gelme başarısını göstermiştir. Fennî, soylu ve dindar bir aileden geldiği için tasavvuf yoluna da girmiş ve Nakşıbendî şeyhi Ahmed Hüsâmeddîn Efendi'ye tam bir teslimiyetle intisap etmişti (Ergin 1996: 7-10).

Kaynakça

Ergin, Ali Şakir (1996). Yozgatlı Mehmed Sa'îd Fennî Dîvanı. Ankara.

İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergah Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 31.12.2014

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Nâdân ile sohbetde letâfet bulamazsın

Hayvân ile ülfetde nezâket bulamazsın

Lezzetli sühan ârife ehl-i dile mahsûs

Her lehcede her lebde uzûbet bulamazsın

Pek çok bulunur mevsim-i miknetde ahibbâ

Ammâ dem-i nekbetde ri'âyet bulamazsın

Dâ’im nazar-ı dikkatini sîrete atf et

Sûretde kıyâfetde kerâmet bulamazsın

Ferrâceye destâra verilmişse kemâlât

Germâbede ey hâce fazîlet bulamazsın

Ashâb-ı necâbetdedir envâ'-ı mekârim

Bed-mâyede âsâr-ı mürüvvet bulamazsın

Her bîşeyi arslan yatagı zann idiverme

Her beldede ashâb-ı fazîlet bulamazsın

Etme dil-i sûfîde taharrî-i muhabbet

İmkânı var mı buzda harâret bulamazsın

Ni'met bulayım dersen eğer zahmete katlan

Çekmem der isen zahmeti ni'met bulamazsın

İhlâs ile bir kâmile kıl arz-ı dehâlet

Yoksa iki âlemde selâmet bulamazsın

Fennî sakın ayrılma huzûr-ı urefâdan

Ünsiyyet-i câhilde halâvet bulamazsın

Var ise şeref afv u atûfetdedir ancak

Kin tutmada bir fazl u meziyyet bulamazsın

Münîf Bey'in Ankara Vâlîliğine Târîhdir

Zîver-i ser-defter-i sınf-ı vulât

Nuhbe-i cumhûr-ı kibâr-ı sikât

Hâris-i sermâye-i fazl u şeref

Hâ'iz-i pîrâye-i hayr u sebât

Ya'nî Münîf Bey ki açıktır anın

Kudret ü ehliyyeti ez-her cihât

Ankara vâlîliğin ihrâz edip

Geldi ol insân-ı ferişte-simât

Makdemi târîhini ta'yîn içün

Şöyle du'â etdi benûn u benât

"Zeyyenehullâhu bi-âlâ'ihî

Şerrefehullâhu bi-tûli'l-hayât" (1327)

Ergin, Ali Şakir (1996). Yozgatlı Mehmed Sa'îd Fennî Dîvanı. Ankara. 158, 232.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1NÂZÎ, Yozgatlıd. 1869 - ö. 1902Doğum YeriGörüntüle
2KUL MEHMEDd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Ethem Barand. 01 Mayıs 1962 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4ARAP, Arab Kandahlıd. 1850 - ö. 1937Doğum YılıGörüntüle
5Leyla Sazd. 1850 - ö. 1936Doğum YılıGörüntüle
6SADIK, Hüseyin, Kara Hüseyind. 1850? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7SALİHA ABLAd. ? - ö. 1917/1918Ölüm YılıGörüntüle
8MAHMÛD ES'AD, Konya Seydişehirlid. 1855 - ö. 1918Ölüm YılıGörüntüle
9AHMED MÜNİB, Bandırmalı-zâded. 1858 - ö. 1918Ölüm YılıGörüntüle
10FEYZÎ, Alid. ? - ö. 1703-04MeslekGörüntüle
11MÜNİRÎ, Hüseyin Münîrî Efendid. ? - ö. 1703-04MeslekGörüntüle
12DERVİŞ, Yayabaşızâde Derviş Deded. ? - ö. 1591MeslekGörüntüle
13HÂŞİM BEY, Cıvıl Seyyid Mehmed Ağa-zâde Müezzinbaşı Hacı Hüseyin Hâşim Beyd. 1815 - ö. 1868Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14CEVDET PAŞA, Ahmed Cevdet Paşa, Lofçalıd. 1823 - ö. 1895Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15FAHRÎ, Hacı Fahreddîn Efendid. ? - ö. 1861 ds.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16KEŞFÎ, Şeyh Cafer Efendid. ? - ö. 1643-44Madde AdıGörüntüle
17BELİĞ, Güreşçizâde / Kirişcizâde Hâfız Abdullah Efendid. ? - ö. Mayıs-Haziran 1716Madde AdıGörüntüle
18SAFVET, Nesîbe Hanımd. ? - ö. 1837Madde AdıGörüntüle