GAZÂYÎ

(d. 961/1554 - ö. 1015/1607)
Kırım Hanı, Divan şairi, Yazar
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Kırım Hanı Bora Gazi Giray Han’ın şiirde kullandığı mahlası. Hükümdar, şair, hattat ve bestekar. Devlet Giray Han'ın oğlu ve İslâm Giray Han'ın kardeşi. Kırım hanlarının en önemlilerindendir. Monarşi ile idare edilen sistemlerde gelecekte devlet yönetiminde çok önemli görevler üstlenecek olan kişiler olması açısından hanedanın özellikle erkek çocuklarının eğitimine büyük önem verilmekteydi. Benzer konumdaki hanedan aileleri gibi Kırım hanedanının erkek üyeleri de özenle yetiştirilmişlerdir. Osmanlı Devleti ile başlayan idarî ilişkilerden sonra hanedanın erkek çocukları, İstanbul'da ve Osmanlı eğitim sistemine göre yetiştirilmeye başlandı. Bilindiği gibi bu eğitim beş altı yaşına gelince başlamaktaydı. . Özel hocalar nezaretinde ve Enderun'da eğitilen giraylar, Kur’an, hadis ve diğer dinî ilimleri, en seçkin hocalardan okuyarak bilgi sahibi oluyorlardı. Bu eğitim Türkçeden başka Arapça, Farsça, Lâtince, hatta Çağatay Türkçesi gibi dil ve lehçeleri de kapsamaktaydı. Tarih, Coğrafya, harp sanatı, Astroloji, Matematik, Mantık ve Kimya gibi pozitif bilimlerde de malumat sahibi olan elit öğrenciler, tasavvuf, hat, müzik yanında avcılık, atıcılık, güreş vb. sportif faaliyetleri de başarıyla icrâ ediyorlardı. Müzik ve şiir, Osmanlı sarayının güzel sanatlar içerisinde en çok önem verdikleri iki alan idi. Bu yüzdendir ki Osmanlı hanedan mensuplarının büyük bölümü gibi giraylar da güzel sanatların bir ya da bir kaç şubesiyle ilgilenmiş, bir kısmı da bu alanlarda yenilik sayılacak faaliyetler gerçekleştirmişlerdir.

Gazi Giray da böyle bir eğitim sürecinden geçtikten sonra Kırım’ın idari hayatında rol almaya başladı. Ağabeyi Mehmed Giray Han'ın emrinde doğu seferine giderken, ağabeyinin aniden Kırım'a dönmesi üzerine, kardeşi Kalgay Âdil Giray ve üç yüz askerle birlikte serasker Özdemiroğlu Osman Paşa'nın maiyetine katıldı. Sınırda Acem ordusunu izlemekle görevlendirildi. Ancak, İranlılara esir düştü (1581). Kahkaha ya da Alamut adıyla bilinen meşhur kalede hapsedildi. Bora Gazi Giray, yedi yıl süren esaret hayatından sonra kaçarak Erzurum'a, oradan da İstanbul'a geldi. Kırım hanedan mensuplarından iktidarda olmayanların oturduğu yerlerden biri olan Yanbolu’da iken ağabeyi İslâm Giray'ın ölümü üzerine Osmanlı Devleti tarafından Kırım hanı tayin edildi (1588). Ruslarla savaşıp onları vergiye bağladı. 1591 yılında Moskova surları önündeki bir savaşta yaralanarak Bora unvanını aldı. Bir ara hanlıktan azledildiyse de bu göreve tekrar atandı. İran, Rus, Macar seferlerinde ve Eflak Voyvodasının isyanının bastırılmasında gösterdiği yararlıklar dolayısı ile Silistre sancağı kendisine arpalık olarak verildi. Vebadan öldü. Akmescit’te defnedildi.

Bora Gazi Giray, mert, kahraman, bilgili, tecrübeli, dirayetli ve bildiğini söylemekten çekinmeyen Türk tarihinin en değerli devlet adamlarından biri idi. Zamanında sanatçıları koruması ile de tanınmıştı. Bu devlet adamı vasıfları yanında ilim ve edebiyata düşkün bir kimse olarak dikkat çekti. Gazi Giray, şiirde Gazâyî ve Gâzî Han mahlaslarını kullandı. Bu anlamda hanlar içinde ismi dışında ilk mahlas kullanan da odur. Türkçe yanında Arapça ve Farsçayı şiir ve yazı yazacak kadar iyi bilirdi. Osmanlı Türkçesi yanında, Kırım Tatarcası ile yazılmış şiirleri de bulunmaktadır. Bu şiirlerinde o, klasik tarzı devam ettirmekle birlikte zaman zaman geleneğin dışına çıkarak döneminin şiir anlayışını eleştirdiği örneklere de yer vermiştir. Özellikle Râyete meyl ederiz kâmet-i dil-cû yerine - Tûğa dil bağlamışız kâkül-i hoş-bû yerine matlaı ile başlayan gazeli bunların en dikkate değer örneklerinden biridir. Onu Türk edebiyatı tarihi içinde farklı bir konuma yükselten asıl özelliği çok sayıda eseri olmasından çok, Klasik şiirimizin bu tarz güzel hamasi örneklerini kaleme almasıdır. Divan edebiyatı geleneği çerçevesinde rezm edebiyatı denilebilecek kahramanlık öykülerini dile getiren şiir sayısı azdır. Bu bakımdan Gazâyî'nin bu anlamdaki hamasi şiirleri Türk edebiyatının en seçkin örnekleridir. Gazi Giray'ın bu hamasi ve lirik örnekleri dışında mizah ve hiciv özelliği taşıyan şiirleri de vardır. Ayrıca bu şiirler onun yaşantısının da şiire yansıyan örnekleridir. Divan şiirinde şairlerin kendi psikolojik sıkıntılarını dile getirmeleri hoş karşılanmamış, onlardan daha çok belli bir senaryo çerçevesinde belirli konuların en güzel biçimde dile getirilmesi talep edilmiştir. Hasb-i hal tarzı şiir adı verilen bu tarz örneklerin bizim şiir tarihimizde ağırlıklı yer tutmadığı bilinmektedir. Gazâyî'nin şiirleri bu bakımdan da dikkate değerdir. O şiirlerinde zaman zaman kendi macerasını nakletmiştir. Bu şiirlerin lirizmi ve sıcaklığı da tabiiliklerinden gelmektedir. Bora Gazi Giray bu meziyetleri yanında aynı zamanda Talik hattatıydı, iyi bir müzisyendi. Her türlü çalgıyı çalabilirdi. Bayatîaraban peşrevi, hüzzam peşrevi, mahur peşrevi ve saz semaisi gibi pek çok bestelenmiş eseri vardır.

Eserleri:

Divançe: Gazâyî’nin şiirlerini içeren Divançe’si, Hikmet Ertaylan tarafından yayımlanmıştır (Gazi Geray Han, Hayatı ve Eserleri, İst. 1958, s. 65-89). Kırk bir gazeli içeren bu eserde onun Osmanlı ve Tatar Türkçesi ile yazılmış şiirleri yer alır.

Gül ü Bülbül: Fuzûlî'nin Beng ü Bâde'sine nazire olan bir mesnevidir. Kırım Tatarcası ile yazılmıştır.

Mektuplar: Hoca Sadeddin Efendi, Ganizâde Nâdiri ve Kefeli Hüseyin Efendi'ye yazdığı manzum ve mensur Arapça, Türkçe mektuplar.

Kaynakça

Abdullahoğlu Hasan Bey (1932). "Kırım Tarihine Ait Notlar ve Vesikalar-Gazi Giray'ın Mektupları". Azerbaycan Yurt Bilgisi Mecmuası 3-7.

Abduvaliyeva Er, Elvina (2011). Bora Gazi Giray Han, Hayatı ve Eserleri. Doktora Tezi. Ankara: Ankara Üniversitesi. 

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Cumbur, Müjgan (2004). “Gazi Giray Han”. Türk Dünyası Edebiyatçılar, Yazarlar ve Şairler Ansiklopedisi. C. 4. Ankara: AKM Yay. 142.

Ertaylan, İ. Hikmet (hzl.) (1958). Gazi Geray Divançesi. İstanbul.

"Gazi Giray". İslam Ansiklopedisi. C. 13. İstanbul: TDV Yay. 451.

"Gazi Giray". Türk Ansiklopedisi. C. XVII. İstanbul: MEB Yay. 184-85.

"Gazi Giray". Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C. 3. İstanbul: Dergah Yay. 305-306.

Halim Giray (1321). Gülbün-i Hânân. İstanbul.

İnalcık, Halil. "Gazi Giray". İslam Ansiklopedisi. C. IV. İstanbul: MEB Yay. 734.

İpekten, Haluk vd. (1998). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KTB Yay.

İsen, Mustafa (2000). " Kırım Hanedanının Şairliği". Bilig. S.15. 81-90. 

İsen, Mustafa, Ali Fuat Bilkan, Tuba Işınsu Durmuş (2012).  Sultanların Şiirleri Şiirlerin Sultanları. İstanbul: Kapı Yay.

Kurnaz, Cemal ve Halil Çeltik (2000). Osmanlı Dönemi Kırım Edebiyatı. Ankara: Kurgan Edebiyat.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Nail Tuman, Tuhfe-i Nâ’ilî. Ankara: Bizim Büro Yay.

Soysal, Abdullahoğlu (1964). “Bora Gazi Giray”. Emel 4 (21-22): 5-9.

Tansel, F. Abdullah. "Gazi Giray'ın Edebî Şahsiyeti". İslam Ansiklopedisi. C. IV. İstanbul: MEB Yay. 737.

Tatçı, Mustafa (hzl.) (2003). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri I-II-III. Ankara: Bizim Büro Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MUSTAFA İSEN
Yayın Tarihi: 06.01.2014
Güncelleme Tarihi: 20.10.2021

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Biz mücâhid kulunuz terk iderüz cân u seri

Pâdişâhum ne diyem sonra duyarsın beni

Kaçmanuz tîğ u teberden çalışın din yolına

Ol benüm boynuma ger varise anun zararı

Biz de ikdâm iderüz varmağa bir gün ilerü

Girü kalmaz Budin’e her kimün olsa cigeri

Mâcerâ-yı seferün derdini ben şerh itsem

İstimâ’ idene te’sîr ide ol gam eseri

Azm ider oldı Gazâyî sefere sultânum

Kıl ana hayr duâ ol da kulundur iş eri

(Abduvaliyeva Er 2011: 271-272).

Gazel

Getür sâkî meyi kim bir dem olsun

Dil-i şeydâ bu demde hurrem olsun

Behiştâsâ münevver eyle bezmi

Senün devründe benden âdem olsun

Perîşân eyle zülf-i anber-âlûd

Girihler birbirine müdgam olsun

Gönül gel aşk ile efgânlar eyle

Nice bir sırr mübhem olsun

Sana her kim yaman göz birle baksa

Vücûdı eksilüp ömri kem olsun

Mey içme olmasa santûr u tanbûr

Anun zarfı gerek câm-ı Cem olsun

Gazâyî dâimâ eyle gazâlar

Eger kadrin dilersen mu’zam olsun

(Abduvaliyeva Er 2011: 211).

Gazel

Râyete meyl iderüz kâmet-i dil-cû yerine

Tuğa dil bağlamışuz kâkül-i hoş-bû yerine

Heves-i tîr ü kemân çıkmadı dilden aslâ

Nâvek-i gamze-i dil-sûz ile ebrû yerine

Sürerüz tîğimüzün zevk u safâsın her dem

Sîm-tenlerle olan lezzet-i pehlû yerine

Gerden-i tevsen-i zîbâda kutâs-ı dil-bend

Bağladı gönlümüzi zülf ile gîsû yerine

Severüz esb-i hüner-mend-i sabâ-reftârı

Bir perî-şekl sanem bir gözi âhû yerine

Gönlümüz şâhid-i zîbâ-yı cihâda virdük

Dilber-i mâh-ruh u yâr-ı perî-rû yerine

Seferin cevri çok ümmîd-i vefâyile velî

Olduk âşüftesi bir şûh-ı cefâ-cû yerine

Olmışuz cân ile billâh Gazâyî teşne

Kanını düşmen-i mülkün içerüz su yerine

 (Abduvaliyeva Er 2011: 232-233).


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1HİCÂBÎ, Abdülbâki Gül Babad. 1700\\\'lerin ortası - ö. 1822Doğum YeriGörüntüle
2SÎRET, Şehbâz Girayd. ? - ö. 1836Doğum YeriGörüntüle
3REZMÎ, Bahadır Girayd. 1602 ? - ö. 1641Doğum YeriGörüntüle
4BORA GAZİ GİRAY HANd. 1554 - ö. 1607Doğum YılıGörüntüle
5BORA GAZİ GİRAY HANd. 1554 - ö. 1607Ölüm YılıGörüntüle
6ŞERİFÎ, Hüsam-zâde Seyyid İbrahim Efendid. 1572 - ö. 1607Ölüm YılıGörüntüle
7SERÎ’Î, Hasan Serî’î Çelebid. ? - ö. 1607Ölüm YılıGörüntüle
8Resul Rızad. 19 Mayıs 1910 - ö. 1 Nisan 1981MeslekGörüntüle
9İrfan Bellürd. 1954 - ö. ?MeslekGörüntüle
10Çınar Arıkand. 14 Kasım 1957 - ö. ?MeslekGörüntüle
11SEVDAYÎ, Ahmed Çelebid. ? - ö. 1590Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12SÜNBÜL, Şeyh Yusuf Sünbül Sinan Efendid. ? - ö. 1529Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13MÜDRİKd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14İZZET, Mektûbî-zâde Mehmed İzzet Efendid. 1825 - ö. 1879Madde AdıGörüntüle
15HAFÎD, Şeyh-zâde İbrahim Paşad. 1747-48 - ö. 1813Madde AdıGörüntüle
16ZEYNÎ, Şeyh Mehmed Zeynî b. Mehmed Hamdullah Efendid. 1491-92 - ö. 1569-70Madde AdıGörüntüle