GÜLÂBÎ

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Geliboluludur. Hayatı hakkında oldukça sınırlı bilgi bulunan şairle ilgili tezkirelerde edilen sözler genellikle birbirinin tekrarı durumundadır. Ailesi, eğitimi vb. hususlarının bilinmediği şairin “beylerle ve kadılarla musahip” ve mesleğinin kâtiplik olduğunu biliyoruz. Âşık Çelebi onun için “ulemânın zurefâsından, zurefânın ulemâsından idi” tabirini kullanmaktadır. Müeyyed-zâde Abdî Çelebi’nin naibi olan Gülâbî hakkında bilgi veren üç tezkire sahibi de şiiri ile ilgili olarak alışılagelmiş övgü kalıpları içinde müspet şeyler söylemektedirler. Örnek olarak verdiğimiz aşağıdaki şiiri, Edirneli Nazmî’nin Mecma’u’n-Nezâ’ir’inde ve Pervâne Bey Mecmuası’nda müştereken yer almaktadır.

Kaynakça

Kılıç, Filiz (hzl.) (2010). Âşık Çelebi, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ (İnceleme-Metin). İstanbul: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yay.

Köksal, M. Fatih (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292688/h/edirneli-nazmi-mecmaun-nezair.pdf. [erişim tarihi: 20.03.2013]

Köksal, M. Fatih (2004). “Gülâbî”. Türk Dünyası Edebiyatçılar Yazarlar ve Şairler Ansiklopedisi. C. 4. Ankara: AKM Yay. 240-241.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Nail Tuman, Tuhfe-i Nâ’ilî. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1978). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: TTK Yay.

Pervâne Bey. Mecmû’a-i Nezâ’ir. Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat No. 406, vr. 173b.

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür Bakanlığı e-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83502/beyani----tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 20.03.2013]

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET FATİH KÖKSAL
Yayın Tarihi: 06.09.2013

Eserlerinden Örnekler

  GAZEL 

 Diyenler la’l-i dildâra şeker yâ şehd-i fâyıkdur

 Şeker kanda vü ol kanda aña nisbet ne lâyıkdur

 Geçer âşıkları turmaz girüp yanına dildâruñ

 Tayanmañ hançer-i yâra iki yüzlü münâfıkdur

 Mahabbet sebzezârında gören bu çeşm-i pür-hûnum

 Açılmış bâd-ı şevk ile sanur iki şakâyıkdur

 Garîbem saña dil virdüm nigârâ hem-nişînüm yok

 Garîbüñ göñlini yıkma bu yâd illerde yazıkdur

 Olupdur mihr ü meh tügme senüñ mihrüñ hevâsından

 Libâs-ı nâzı ey meh-rû geyerseñ gey yaraşıkdur

 Helâk itdüñ Gülâbî’yi itâb u nâz u cevrüñle

 Be hey yolında öldügüm seven ölsün mi yazıkdur

(Köksal 2012, s.874)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SUN'Îd. 1485/86 - ö. 1533/34Doğum YeriGörüntüle
2SUN'Îd. 1485/86 - ö. 1533/34Doğum YılıGörüntüle
3SUN'Îd. 1485/86 - ö. 1533/34Ölüm YılıGörüntüle
4SUN'Îd. 1485/86 - ö. 1533/34MeslekGörüntüle
5SUN'Îd. 1485/86 - ö. 1533/34Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
6SUN'Îd. 1485/86 - ö. 1533/34Madde AdıGörüntüle