HÂFIZ, Hâfız-ı Mar'aşî

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Halîl olan Hâfız-ı Mar’aşî, 19. yüzyılda yaşamış bir divan şairidir. Şair hakkında kaynaklarda kayıt ve malumat yoktur. Bu sebeple Hâfız’ın doğum ve vefat tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. Mahlasının Hâfız, kendisinin de Maraşlı olduğu Dîvân'ının baş tarafındaki Dîvân-ı Hâfız-ı Mar’aşî terkibinden anlaşılmaktadır (İKTYDK 1967: 963). Hâfız, kelime olarak hıfzeden, saklayan, koruyan; Kur’an-ı Kerim’i başından sonuna kadar ezberleyen kimse manalarına gelmektedir. Bütün şiirlerinde Hâfız mahlasını kullanan Hâfız-ı Mar’aşî aynı zamanda bir hafız-ı Kur’an’dır. Şair, Dîvân'ının istinsahı ile alakalı yazdığı manzum bir mektupta hafız-ı Kur’an olduğunu söylemektedir (Alıcı 2010: 18). Hâfız’ın adı Dîvân'ının nüshalarında “Hamamcı-zâde Hâfız-ı Mar’aşî” ve “Mar’aşî Hamamcı-zâde Hâfız Halîl Efendi” olarak kayıtlıdır (İÜ Ktp. TY. 2947, HAEK TY. 291, KYEBMK TY. 128). Bu kayıtlardan şairin asıl adının “Halîl”, kendisinin “Maraşlı” hem de Maraş’ta Hamamcı-zâde diye anılan bir aileden olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Dîvân'ındaki bir kasideden hareketle Hâfız-ı Mar’aşî’nin Abdülmecîd Hân (1839-1861) dönemini idrak ettiğini söyleyebiliriz. Hâfız’ın yaşadığı dönemde Maraş’a eşkıya musallat olmuştur. Abdülmecîd Hân, gönderdiği vezir vasıtasıyla Maraş’ı Tecirlü ve diğer eşkıyaların zulmünden kurtarmıştır (Alıcı 2010: 18). Dîvân'da adı anılmamakla birlikte söz konusu vezirin 1 Kasım 1855’te Maraş’a eşkıya ile mücadele etmek üzere gelen Azîz Paşa olduğu anlaşılmaktadır (Eyicil 1998: 132). Hâfız’ın şiirlerine tabii olarak kendisi ve Maraş ile ilgili birçok unsur yansımıştır. Hâfız-ı Mar’aşî’nin yaşadığı dönem Dîvân'ındaki kasidenin yanı sıra tarih manzumelerinden de anlaşılmaktadır. Hâfız Dîvânı’ndaki 1277/1860-61 senesini gösteren tarihler şairin 19. yüzyılın ikinci yarısında hayatta olduğunu gösteren belge şiirlerdir (Alıcı 2010: 19). Hâfız’ın bu tarihten sonra ne kadar yaşadığı bilinmemektedir. Şair, hayatta iken Dîvân'ını tamamlamış ve istinsahı için Yümnî adlı birine göndermiştir. Hâfız’ın Yümnî’ye eserinin yazımı için gönderdiği manzum mektup Dîvân'ın İÜ nüshasının sonunda bulunmaktadır (Dîvân-ı Hâfız, Tarihsiz: v. 48a). Buradan hareketle Hâfız’ın bir şair olarak olgunluk dönemini idrak ettiğini söylemek mümkündür. Hâfız-ı Mar’aşî’nin, günümüze yakın bir devirde yaşamasına rağmen kaynaklarda hakkında hemen hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Bu sebeple Hâfız-ı Mar’aşî’nin doğumu gibi vefat tarihi de tespit edilememiştir.

Hâfız-ı Mar’aşî hakkında bilgi edindiğimiz kaynaklar kendi eserleridir. Özellikle şairin Dîvân'ı bu bağlamda çok mühimdir. Hâfız’ın biri manzum ikisi de mensur olmak üzere üç eseri bulunmaktadır:

1. Dîvân: Klasik vadide yazılmış şiirlerden müteşekkil mürettep bir divandır. Biri İstanbul, ikisi Kahramanmaraş’ta olmak üzere üç nüshası bulunmaktadır.

2. Heftde Kemer Beste: Risale, Hacı Bektaşı Velî’nin Sarı İsmail’e yazdığı Türkçe mensur bir vasiyetnamesidir (Hâfız Ali Efendi Yazma Eserler Kataloğu 2007: 265).

3. Velâyet-nâme: Hâfız-ı Mar’aşî tarafından yazılmış Hacı Bektaşî Velî’nin mensur velâyet-nâmesidir (Hâfız Ali Efendi Yazma Eserler Kataloğu 2007: 265).

Hâfız’ın edebî şahsiyeti ve kabuller dünyası tabii olarak şiirlerine yansımıştır. Hâfız, sağlam inanç sahibi bir insandır. İslami değerlere sahip ve saygılı bir şairdir. Şiirlerinde Hz. Peygamber ve dört halifeye muhabbetini açık olarak ifade etmektedir. Bununla birlikte şair, aşk derecesinde Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve On İki İmam’ı sevmektedir.

Hâfız, kendinden önce yaşamış veya muasırı birçok şairin gazelini tahmis etmiştir. Bu tahmisler, şairin edebî şahsiyetinin teşekkülü hakkında bilgi verirken şairin mizaç ve dünya görüşünü de yansıtmaktadır. Bu tahmislerin bir kısmı harabati ve rintmeşrep bir eda taşırken büyük çoğunluğunun Âl-i Abâ sevgisi ve On İki İmam’a bağlılık çerçevesinde yazılmış olması dikkat çekmektedir. Buradan hareketle Hâfız’ın İslami değerlere saygılı, şiirlerinde Bektaşi neşvesi görülen mutasavvıf bir şair olduğunu söylemek mümkündür. Hâfız, şiirlerindeki bu tasavvufi neşvenin yanı sıra dünyevi aşkı da terrenüm etmiştir. Hâfız’ın şiirlerinden divan şiirinin sanat anlayışına ve şiir dünyasına vakıf olduğu görülmektedir. Hâfız’ın âşıklığı, dünyevi aşktan dinî-tasavvufi aşka kadar uzanmaktadır. Bu durum şairin aşk anlayışında dalgalanmalar olduğunu göstermektedir. İrfan sahibi olmakla birlikte sade görünen rint tipi, klasik Türk şiirinde hakiki âşığı sembolize eder. Hâfız da klasik Türk şiirindeki genel kabulleniş çerçevesinde kendisini rint olarak vasıflandırır. Şair bazen hakiki âşık bazen da meyhane düşkünü laubalimeşrep bir rint olarak karşımıza çıkar. Dîvân'da rindane eda ile yazılmış birçok gazel bulunmaktadır. Şairin bazı gazelleri tevile ihtiyaç olmayacak şekilde meyhane ve şarap neşvesini dile getirmektedir. Hülasa olarak Hâfız-ı Mar’aşî, divan şiirinin son döneminde taşrada yetişmesine rağmen klasik Türk şiirinin dünyasına vakıf, birikimine sahip ve lügatine hakim bir şairdir. Şairin şiirlerinde ayet ve hadislerden iktibaslar yapması, Farsça gazel yazması, tarihler düşürmesi onun hem dinî hem de edebî birikime sahip olduğunu göstermektedir. Bütün şiirlerinde divan şiiri nazım şekillerini ve aruz veznini başarı ile kullanan Hâfız, özellikle gazel nazım şekliyle güzel şiirler yazmıştır.

Kaynakça

Alıcı, Lütfi vd (2009). “Maraşlı Divan Şairleri”. Türk Edebiyatında Maraşlılar. Kahramanmaraş: Ukde Yay.

Alıcı, Lütfi (2010). Divan-ı Hâfız-ı Mar’aşî İnceleme-Tenkitli Metin. Kahramanmaraş: Ukde Yay.

Çiftçi, Cemil (2000). Maraşlı Şairler Yazarlar Âlimler. İstanbul: Kitabevi Yay.

Eyicil, Ahmet (1998).Maraş’ta 1855’te Tecirlü Aşireti’nin İsyanı”. Tarih Araştırmaları Dergisi. C XIX. S. 30. Ankara.

Hâfız Ali Efendi Yazma Eserler Kataloğu (2007). Kahramanmaraş: TC Kahramanmaraş Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.

Hâfız, Dîvân. İÜ. Ktb. Ty.,Nu.: 2947.

Komisyon (1968). İKTYDK. C III-IV. İstanbul: MEB Yay.

Mecmua (yty). Kahramanmaraş Hâfız Ali Efendi İlmî Eserler Kütüphanesi. Nu.: 291.

Nat-ı Şerif (Mecmua). Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü Kütüphanesi (KBYEBMK). Kahramanmaraş Karacaoğlan İl Halk Kütüphanesi Yazmaları. TY. Nu.: 128.

Özbaş, Mehmet Yusuf (hzl.) (1973). Besim Atalay, Maraş Tarihi ve Coğrafyası. İstanbul: Dizerkonca Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ LÜTFİ ALICI
Yayın Tarihi: 18.06.2013

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Cevr-i bî-haddinle cânâ dil-figâr itdin beni

Sen de men tek zâr ol ey âfet ki zâr itdin beni

 

Mihnet ü hecrinle giryân oldı çeşmim şöyle kim

Garka-i seyl-âb-ı eşk -i bî-karâr itdin beni

 

Bir nigâh-ı düzd ile aldın dil-i dîvâneyi

Hem-ser-i Mecnûn edip sahrâ-güzâr itdin beni

 

Ey büt-i bî-rahm her bî-derde dermân eyledin

Hançer-i zehr-âb-ı gamla zahmdâr itdin beni

 

Bî-vefâ agyârı bir gül-deste tek aldın ele

Hor idüp ancak gubâr-ı reh-güzâr itdin beni

 

Arz idüp ruhsâr-ı sîmîninde hâlin noktasın

Merkez-i sevdâda bir pergâr-ı kâr itdin beni

 

Hâfızı bâg-ı belâ vü firkatinde subh u şâm

Bülbül-i âşüfte-hâl ü nâlekâr itdin beni

 

Gazel

Âşıkın her dem dili yanup kebâb olmak gerek

Eşk-i çeşmi kan ile çün la’l-i nâb olmak gerek

 

Rûz u şeb hâl-i hayâli ârız-ı dildâr ile

Gâh âkıl gâh sermest-i harâb olmak gerek

 

Gülşen-i gam içre feryâd eyleyüp şeydâ gibi

Nagme-i âhı heme çeng ü rebâb olmak gerek

 

Gün-be-gün müzdâd olup Mecnûn gibi efsâne

Ser-güzeşt-i âleme bir hoş kitâb olmak gerek

 

Hâfızâ irmek dilersen vaslına yârin eger

Cân teslîm eyleyüp cismin türâb olmak gerek

 

Gazel

Câm-ı vaslın lezzetin dûr olmayınca bilmedim

Zevk-i hâli mest-i mahmûr olmayınca bilmedim

 

Zahm-ı aşkın merhemi bir şîve-i yâr oldugun

Seyl-i hûn-ı sîne menhûr olmayınca bilmedim

 

Ayş-ı bezm-i yâr ile dil-şâd iken magrûr idi

Ol safâyı gayr-ı mesrûr olmayınca bilmedim

 

Şem’-i hüsn-i dil-rübâdan tâb iken gam-hâneler

Perde-i hasretle mestûr olmayınca bilmedim

 

Hâfızâ gülşende zâr u nâlesin şeydâların

Ben de gül-ruhsâra mehcûr olmayınca bilmedim

Alıcı, Lütfi (2010). Dîvân-ı Hâfız-ı Mar’aşî İnceleme-Tenkitli Metin. Kahramanmaraş: Ukde Yay. 245-246, 209-210, 223.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ELBEYLİOĞLU, Ahmed (İlbeylioğlu)d. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2FEVZÎ, Mehmed Mazhar Fevzîd. ? - ö. 1878Doğum YeriGörüntüle
3SÜNBÜLZÂDE, Vehbî Mehmed Efendid. 1720-21 - ö. 1809Doğum YeriGörüntüle
4ELBEYLİOĞLU, Ahmed (İlbeylioğlu)d. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5FEVZÎ, Mehmed Mazhar Fevzîd. ? - ö. 1878Doğum YılıGörüntüle
6SÜNBÜLZÂDE, Vehbî Mehmed Efendid. 1720-21 - ö. 1809Doğum YılıGörüntüle
7ELBEYLİOĞLU, Ahmed (İlbeylioğlu)d. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8FEVZÎ, Mehmed Mazhar Fevzîd. ? - ö. 1878Ölüm YılıGörüntüle
9SÜNBÜLZÂDE, Vehbî Mehmed Efendid. 1720-21 - ö. 1809Ölüm YılıGörüntüle
10ELBEYLİOĞLU, Ahmed (İlbeylioğlu)d. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11FEVZÎ, Mehmed Mazhar Fevzîd. ? - ö. 1878Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12SÜNBÜLZÂDE, Vehbî Mehmed Efendid. 1720-21 - ö. 1809Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13ELBEYLİOĞLU, Ahmed (İlbeylioğlu)d. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14FEVZÎ, Mehmed Mazhar Fevzîd. ? - ö. 1878Madde AdıGörüntüle
15SÜNBÜLZÂDE, Vehbî Mehmed Efendid. 1720-21 - ö. 1809Madde AdıGörüntüle