HÂFIZ HIZIR İLYÂS, Enderunlu

(d. 1216/1801 - ö. 1281/1864)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İstanbul'da 1216/1801 yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Hâfız İlyâs ve Çuhadâr İlyâs Ağa sanlarıyla tanındı. Tarihçi Ahmed Lutfî Efendi ise ondan Saraylı İlyâs Efendi şeklinde söz eder. Babası Dîvân-ı Hümâyûn kâtiplerinden Mehmed Emîn Şükûhî Efendi'dir. 1250/1834 yılında vefat eden meşhur Hekimbaşı Mustafa Behcet Efendi'nin küçük kardeşidir. Diğer kardeşi de yine meşhur hekimlerden, aynı zamanda edip ve şair olan ve 1271/1854 yılında vefat eden Abdülhak Molla'dır. Ağabeyi Behcet Efendi vasıtasıyla 1227/1812 senesinde Enderun'a girdi. Orada iyi bir eğitim gördü ve çeşitli görevlerde bulundu. Sesinin güzel olması sebebiyle padişah II. Mahmûd'un takdirini kazandı ve Hazîne Odası ağaları arasına girdi. 1225/1824 senesinde çuhadar, ardından çakırsalanlık görevlerinde bulunduktan sonra kardeşlerinin yardımıyla 1246/1831 senesinde çerağ edilerek on dokuz yıl bulunduğu Enderûn'dan kâtiplik göreviyle ayrıldıktan sonra ilmiye sınıfına girdi. 1256/1840 yılında devriye mevleviyetini elde etti, 1261/1845 senesinde mahrec payesiyle Sofya kadısı oldu. Sonra Bilâd-ı Hamse ve 1266/1850 senesinde de Mekke Kadılığı payeleri verildi. Ertesi yıl teşkil edilen Encümen-i Dâniş'in asli üyeliğine seçildi. 1274/1857 senesinde İstanbul Kadılığı payesini aldı. Hassa ordusu müftüsü oldu. 1281/1864 senesinde İstanbul'da vefat etti. Üsküdar Doğancılar'da Nasûhî Tekkesi haziresine defnedildi (Emecen 1998: 417).

Hâfız Hızır İlyâs'ın bilinen tek eseri daha çok Târîh-i Enderûn adıyla tanınan ve çok değerli bir eser olan Vekâyi-i Letâ'if-i Enderûniyye'dir. Eserin önsözünde müellif, II. Mahmûd döneminde Enderun'a kabul edildiği tarihten itibaren on dokuz yıl boyunca meydana gelen olayları, sarayla ilgili tevcîhâtı ve teşrîfâtı kronolojik sırayla kaleme aldığını ve bunda sadece minnet borcunu bir ölçüde ödeme amacının ağır bastığını belirtir. İlyâs Efendi, şahidi olduğu olaylara dair tuttuğu notlarını çırağ edilene yani Enderûn'dan ayrılana kadar temize çekemediğini, daha sonra Abdülmecîd'in tahta çıkması ile (1839) sağlanan güvenli ve adaletli ortamdan faydalanıp etrafının da teşviki sonucu notlarını toparladığını ve eserinde sade bir üslup kullandığını yazar. Yer yer hatırat ve vekayiname hüviyeti taşıyan eserde ilk kaydedilen olay, 1227/1812 yılında Derviş İsmâil Efendi ile Hânende Ârif Efendi'ye musahiplik unvanı verilmesidir. Daha sonra Farsça başlıklar altında Enderun içinde cereyan eden olaylara geçilir. Burada özellikle pek bilinmeyen Enderun hayatı, oynanan oyunlar, tertip edilen eğlenceler, padişahın biniş merasimleri, vefatlar, şehzade ve hanım sultanların doğumu, ağaların ve saray görevlilerinin birbirleriyle olan münasebetleri, çırağ edilenler, tevcîhât ve aziller, bayram, ramazan merasim ve eğlenceleri, saz ve söz alemleri, yangınlar ve teşrifat usulleri başlıca konuları oluşturur. Bu arada meydana gelen siyasi olaylara ve İstanbul'daki karışık ortama da yer yer temas edilir. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılışı saray çevresinin görüş açısıyla anlatılırsa da Navarin Vak'ası (1827) ve Mısır Meselesi gibi önemli siyasi olaylar eserde yer almaz. Müellif genellikle kendisinin şahit olduğu veya bizzat içinde bulunduğu hadiseleri geniş olarak anlatır. İlyas Efendi ayrıca eserinde kardeşleri hakkında da yer yer bilgi verir, onların tayinlerine sevinir, azillerine üzülür, düşmanlarını da ailesinin hasmı olarak nitelendirir. Bu eser Enderun'un son dönemdeki durumunu ve içinde yaşayanların iç dünyalarını bir görgü şahidinin ifadesiyle yansıtması açısından önemli bir kaynak özelliği taşımaktadır (Emecen 1998: 417). Hatırat-Vekayiname türünün bir örneği olan eserde başlıklar ve ara başlıklar Farsça olarak verilmiştir. Yazar eserinde bizzat gördüğü, yaşadığı, kimi yerde ise başkalarından işittiği olayları ele almaktadır. Anlattığı ve ele aldığı olaylar hakkında ayrıntıya girmesi, yer yer kişisel değerlendirmelerde bulunması yönüyle eser, modern manada yazılan hatıratların bir habercisi hükmündedir. Bir başka deyişle Hâfız Hızır İlyâs Ağa'da on dokuzuncu yüzyılla birlikte değişmeye başlayan Osmanlı aydınının izlerini görmek mümkündür. Eserin edebiyat tarihimiz açısından önemi ise divan edebiyatının son dönemine ışık tutacak bilgiler içermesidir. Enderûnlu Vâsıf Osmân ve Keçeci-zâde İzzet Molla başta olmak üzere devrin önde gelen divan şairlerinin hayatı ile ilgili bilgiler veren, şiirlerinden örnekler sunan eser, bu yönüyle de şiirin II. Mahmûd dönemi saray hayatındaki yerini vermesi bakımından ayrıca önemlidir. Bu eserde saray halkının kullandığı dil, mesleklerinde yükselme kaygısı, birbirlerine olan davranışları, şaka ve mizah anlayışları, kıskançlıklar, hayal kırıklıkları, üzüntüler, sevinçler, başkalarının yerine geçmek için yapılan ayak oyunları, padişaha kendini beğendirme gayreti, iyi niyeti suistimal gibi insani durumların saray boyutu canlı bir şekilde eserde verilir (Çoruk 2011: 39-40). 1227/1812 ile 1246/1831 yılları arasındaki olayları Enderûn merkezli olarak anlatan bu önemli eser Latin harfleriyle yayımlanmıştır (Çoruk 2011). Bu eserin Cahit Kayra tarafından yapılan yayını ise (Kayra 1987) birçok yanlışlıklarla ve atlamalarla dolu olup bir değer taşımamaktadır.

Kaynakça

Babinger, Franz (2000). Osmanlı Tarih Yazarları ve Eserleri. çev. Coşkun Üçok. Ankara: KTB Yay.

Bursalı Mehmed Tahir (1342). Osmanlı Müellifleri. C. III. İstanbul.

Çoruk, Ali Şükrü (2011). Hâfız Hızır İlyas Ağa - Osmanlı Sarayında Gündelik Hayat - Letâ'if-i Vekâyi-i Enderûniyye. İstanbul: Kitabevi Yay.

Emecen, Feridun (1998). "Hızır İlyas". İslam Ansiklopedisi. C. XVII. İstanbul: TDV. Yay. 417.

Kayra, Cahit (1987). Hızır İlyas - Târîh-i Enderûn. İstanbul.

Mehmed Süreyya (1308). Sicill-i Osmânî. C. I. İstanbul.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 23.10.2014
Güncelleme Tarihi: 02.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Seferli Odasında Yangın Çıkması - Vukû-ı Harîk-i Cüz'î Der-Hâne-i Seferli

"Sarayda sazın âlâsı ve sadâ-yı bülendin bâlâsı olduğu hâlde bilâ-izn çalınmak memnû' ve zât-ı şâhâne içün meşkhâneden başka bir yerde mesmû' olmadığından aralıkda ağalar isterlerse zâbitden izin alıp çaldırttıkları meşhûr ve üç beş günde bir tel ehli olanlar bu zevke mecbûr idüklerinden işbu defa seferli odasında ba'de'l-işâ saz dinlemeğe müheyyâ olan erbâb-ı hevâ, Suyolcu-zâde Sâlih Efendi'nin sadâsına cân fedâ ederlerken külhanda ocağın kurumu ehl-i aşkın âteş-i âhı ile alev-gîr ve şerâre-i kazâ pes-perde-i hafâdan saçağa te'sîr idicek alevi görenler telâşa dûçâr ve amân su getirin deyü feryâdları benizleri duvar gibi etdikçe üç odalı itfâ-yı nâra teşmîr-i sa'îd-i ihtimâm ve kendi hânesine çalışır gibi ikdâmları sebeb-i ihtirâm olduğu sırada silahdâr ağa Sofa Köşkü'nden sür'at ve hareket ile seferlinin önüne vusûl ve odanın içine adem-i duhûlü muvâfık-ı usûl olup ne hâl ise teskîn-i kîne muvaffak ve yataklara sarmaksızın söndüğü muhakkak olunca ...".

(Çoruk, Ali Şükrü (2011). Hâfız Hızır İlyas Ağa - Osmanlı Sarayında Gündelik Hayat - Letâ'if-i Vekâyi-i Enderûniyye. İstanbul: Kitabevi Yay. 291.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1NA'TÎ, Ahmed Hüsameddin Deded. 1839 - ö. 1900Doğum YeriGörüntüle
2YÜMNÎ, Ayas Paşa-zâded. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Erdal Doğand. 23 Nisan 1970 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4İZZET, Kazasker Hâcı Mustafâ İzzet Efendid. 1801-02 - ö. 1877Doğum YılıGörüntüle
5NA'ÎMÎ, Ömerd. 1801-02 - ö. 1882Doğum YılıGörüntüle
6AZÎZ, Mektûbî-zâde Abdülazîz Efendid. 1801-02 - ö. 1862Doğum YılıGörüntüle
7İZZET, Osmân İzzet, Bursalıd. 1811 - ö. 1864Ölüm YılıGörüntüle
8RIFKÎ, Mahmûd Rıfkîd. ? - ö. 1864Ölüm YılıGörüntüle
9ARSLAN OĞLUd. ? - ö. 1853-1864Ölüm YılıGörüntüle
10VECDÎ, Derviş-zâde Abdurrahmand. ? - ö. 1599MeslekGörüntüle
11SA’DÎ, Arab-zâde Sa’dullah Sa’dî Efendid. ? - ö. 1843MeslekGörüntüle
12NÂCÎ MEHMED EFENDİd. ? - ö. 1766-67MeslekGörüntüle
13RÂSİM, Fodlacı-zâde Ahmet Râsim Efendid. 1766-67 - ö. 1853-54Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14RÂŞİD, Mustafâd. 1822 - ö. 1850Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15HÂKÎ, Muhammed Hüseyin, On İki İlim Mollad. ? - ö. 1858-59Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16VAHÎD/MAHTÛMÎ, Mehmed Mahtûmî Ağad. ? - ö. 1732-33Madde AdıGörüntüle
17YESÂRÎ, Mehmed Es'ad Yesârî Efendid. 1798 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18SEYDÎ, Seydî Beyd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle