HÂLÎ, Ahmed Hâlî Efendi

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Âlimler arasında “Sümmî seyyidü’s-sakaleyn” olarak anılan Ahmed Hâlî Efendi, İstanbullu'dur. Edepli, seçkin, zeki ve devrinde beğenilen biridir. Devletin ileri gelenleriyle bir arada bulunmuş, mal defterdarı olarak tayin edildiğinde işinde titiz davranmasıyla padişah ve vezirlerin takdirini kazanmıştır. Şiir alanında üslup sahibi, inşâda başarılıdır. Nitekim gece gündüz çalışarak pek çok ilme vâkıf olmuş, Farsçayı öğrenmiş, Nevâyî tarzına meylederek de her birine hakim olup devrinde bu bilgisiyle şöhret bulmuştur. Lugaz ve muammada adı duyulmuş; aruz ve kafiyede ikinci Câmî; gazel türünde Emîr-i Hüsrev; şiirlerinin dokunaklı; yeni manalar yaratmasıyla kaside türünün Enverî’si; tarih düşürmede usta, sohbeti hoş bir zât olarak anılır. Ahmed Efendi’nin şiirleri hâlden uzak olmadığından âlim ve fâzıllardan Muslihiddin Lârî Efendi, onun şiirlerini duyduğunda ona Hâlî mahlasını vermiştir (Solmaz 2005: 127-29). 

Kaynakça

Kurnaz, Cemal- Tatcı, Mustafa (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman Tuhfe-i Nâilî Divân Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. Ankara: Bizim Büro Yay.

Solmaz, Süleyman (hzl.) (2005). Ahdî ve Gülşen-i Şu'arâsı. Ankara: AKM Yay. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. İSMAİL HAKKI AKSOYAK
Yayın Tarihi: 06.03.2015

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Düşde zülf-i yâri yunmada görüp fâl eyledüm

Dâl geldi devlet-i valsa anı dâl eyledüm

Nakd-i câme bûsesin azırganan cânâneyi

Râyegan pehlûya çekdüm bir aceb âl eyledüm

Nâsihün kavline meşgûl olmış iken câm ile

Âlem-i ıtlâka düşdüm terk-i işgâl eyledüm

Dest-bûs-ı yâre sa’y ile irişmez gördüm el

Pâyîne düşdüm bu cism-i zerdümi âl eyledüm

Ehl-i ışkun olmaga kâmil ‘ayârı Hâlî’yâ

Cism-i zerdüm pûte-i ışka salup kâl eyledüm

**

Çün mahzen oldı mihrüne gel kaçma sîneye

İrgür meta’-ı vaslunı tapşur hazîneye

Girdâb-ı eşküm içre tenüm döndi âh ile

Bâd-ı muhâlif ile atılmış sefîneye

**

Sevdüm seveli cân ile ol şûh dilberi

Derd ü belâdan olmadı bir lahza dil beri

Sûz-ı derûn-ı sîneye rûşen delîldür

Par par yanan fitîle-i dâgum alevleri

‘İyd-ı visâle eylemedüm te’hir bûsesin

Ta’lîk ider muhâle idüp şîve ol perî

Döymez doyunca baka ruh-ı yâre gözlerüm

Girse sehâb-ı zülf dahi mihr-i enveri

Sor leblerinden ol sanemün Hâlî’yâ haber

Dünyâda bilmek ister isen zevk-i kevseri

**

Nişân idüp cefâ tîrine her dem cism-i sad-çâki

Kaşı yayum yiter urdun tîr-i sehm-i sihem-nâki

Boyadı gökleri göge duhân-ı nâr-ı dil-sûzum

Alevler eyledi peydâ çıkup yagmaya eflâki

**

Firâk-ı la’l-i nâbunla belâ irişdi çok câna

Terahhum cân-ı âlem şol iki gözden akan kana

Hayâl-i yâr her dilde levend olmış gezer Hâlî

Sana vurdukda habs idüp anı arz eyle sultâna

Solmaz, Süleyman (hzl.) (2005). Ahdî ve Gülşen-i Şu'arâsı. Ankara: AKM Yay. 128-30. 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1KEMÂL PAŞA, İsmâ'îl Sâdık Kemâld. 1828 - ö. 1892Doğum YeriGörüntüle
2Cihan Demircid. 12 Ağustos 1962 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3SELÎM, Kavsara-zâde Mehmedd. 1661 - ö. 1725-26Doğum YeriGörüntüle
4KEMÂL PAŞA, İsmâ'îl Sâdık Kemâld. 1828 - ö. 1892Doğum YılıGörüntüle
5Cihan Demircid. 12 Ağustos 1962 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6SELÎM, Kavsara-zâde Mehmedd. 1661 - ö. 1725-26Doğum YılıGörüntüle
7KEMÂL PAŞA, İsmâ'îl Sâdık Kemâld. 1828 - ö. 1892Ölüm YılıGörüntüle
8Cihan Demircid. 12 Ağustos 1962 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9SELÎM, Kavsara-zâde Mehmedd. 1661 - ö. 1725-26Ölüm YılıGörüntüle
10KEMÂL PAŞA, İsmâ'îl Sâdık Kemâld. 1828 - ö. 1892MeslekGörüntüle
11Cihan Demircid. 12 Ağustos 1962 - ö. ?MeslekGörüntüle
12SELÎM, Kavsara-zâde Mehmedd. 1661 - ö. 1725-26MeslekGörüntüle
13KEMÂL PAŞA, İsmâ'îl Sâdık Kemâld. 1828 - ö. 1892Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Cihan Demircid. 12 Ağustos 1962 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15SELÎM, Kavsara-zâde Mehmedd. 1661 - ö. 1725-26Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16KEMÂL PAŞA, İsmâ'îl Sâdık Kemâld. 1828 - ö. 1892Madde AdıGörüntüle
17Cihan Demircid. 12 Ağustos 1962 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18SELÎM, Kavsara-zâde Mehmedd. 1661 - ö. 1725-26Madde AdıGörüntüle