Haluk Nihat Pepeyi

(d. 1898 / ö. 27 Mayıs 1972)
Şair, Kaymakam, Emniyet Müdürü, Vali, Milletvekili
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Hayriye Hanım ile çiftçi Mustafa Ağa'nın oğlu olarak 1898 yılında Selânik'e bağlı Katerin'de dünyaya geldi. İlköğrenimini Katerin'de tamamlayan Haluk Nihat, çocukluk yıllarında Balkan Savaşı'nın acılarını çocuk ruhunda kuvvetle hissetti. I. Dünya Savaşı yıllarında ailesi ile birlikte İstanbul'a göç etti. İstanbul Sultanisi'nde başladığı lise eğitimini Kadıköy Sultanisi'nde tamamladı (1918). Daha sonra Mülkiye Mektebi'ni (1921) bitirdi.

Hendek kazası Nümune Mektebi müdürü olarak memuriyet hayatına atıldı. Sındırgı, Ayvalık ve Mustafakemalpaşa kazalarında kaymakamlık yaptı. İstanbul Belediyesi mektupçuluğunun ardından İstanbul'da Fatih ve Ankara'da Çankaya kaymakamlığı daha sonra İstanbul vali muavinliği (1939-40), Siirt (1940-42), Burdur (1942) valilikleri, İstanbul emniyet müdürlüğü (1942-43) görevlerinde bulundu. Erzurum (1943-46) ve Antalya (1946) valiliklerinden sonra emniyet genel müdürlüğüne (1946-47), dâhiliye vekâleti emniyet müsteşarlığına, 1950'de Kütahya, 1952'de merkez valiliğine atandı.

Demokrat Parti listesinden 1954'te Kütahya, 1957'de İstanbul milletvekili seçildi. Milletvekilliği 1960 askerî müdahalesiyle son buldu, 1962 yılında emekliye ayrıldı. Mükemmel derecede Fransızca ve az düzeyde İngilizce bilen Pepeyi, evli ve bir çocuk babası idi. Şair, 27 Mayıs 1972 tarihinde İstanbul'da öldü, Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verildi.

Ortaokul yıllarında şiir yazmaya başlayan Haluk Nihat'ın edebiyata ilgilisi özellikle Mülkiye'de eğitim görürken ortaya çıkar. Mülkiye yıllarında dağınık hâlde bulunan destanî mahiyetteki halk masallarını yazmaya koyulur, bu esnada "Şah İsmail ile Gülizar" ve "Tamar Hatun ile Süleyman Şah" masallarını içeren ilk kitabı Geçmiş Zaman Masalları'nı okul arkadaşlarından Hilmi Ziya Ülken, Mükrimin Halil İnanç ve Ahmet Kutsi Tecer'in ısrarıyla 1928 yılında yayımlar. Daha sonra bu kitabı, "Tahir ile Zühre" gibi halk hikâyelerini de ekleyerek Türk Destanına Giriş (1934) adıyla yeniden yayımlar.

Türk Destanına Giriş adlı kitabı büyük bir ilgiyle karşılaşan Haluk Nihat, daha sonra yakın tarihi ele alan ve üç büyük kısımdan oluşan bir Türk destanı yazmaya girişir. Bu tarz bir destan yazma fikrinin oluşmasında, yakın arkadaşı Hilmi Ziya Ülken'in etkisi olur. Hilmi Ziya, 1918’de halka nüfuz edebilmenin yollarını gençlere izah etmek üzere Anadolu’nun Bugünkü Vazifeleri adıyla bir kitap yazmış, “Tepegöz”, “Şiirimin Kıvılcımı” gibi denemelerle bir yandan bu tarz eserlere öncülük yapmaya diğer yandan da gençleri halkçı bir sanat anlayışına yönlendirmeye çalışmıştır. Onun fikirlerine ilk destek Mülkiye’den arkadaşı olan Haluk Nihat’tan gelir. Onunla "Tahir ile Zühre" ve "Şah İsmail" çalışmaları üzerinde dururlar. Kısa sürede şekillendirdikleri bu parçaları Hilmi Ziya, babasının evinde kalabalık bir grup arkadaşına okuduğunu anlatır. Heyecanla ortaya çıkan destan parçaları hep beraber okunur, eleştirileri yapılır. Bu çalışmalar gençlerin ilgisini çeker, halka giderek genişler. Artık Ahmet Kutsi (Tecer) ve Mülkiyeli arkadaşlarının bazıları da onlarla bu çalışmalara katılır (Topçu 2010: 106). İşte Haluk Nihat'ta yapay destan yazma fikrinin oluşmasında Hilmi Ziya'nın üstlendiği bu öncü rol etkili olmuştur.

Haluk Nihat, büyük destan projesinin ilk bölümünü oluşturan Çanakkale'yi 1936'da yayımlar. 80 sayfadan ve 688 mısradan oluşan bu eser, "Ehramlar", "Dünya", "Arıburnu", "Seddülbahir", "İstanbul, Cenup Cephesinde Harpler Şiddetleniyor", "Anadolu", "Suvla İhracı", "Conkbayırı Muharebeleri", "Anafartalar Zaferi" gibi bölümlere ayrılır. Yapay destan türünde olan eser, Hilmi Ziya Ülken'in eser hakkındaki düşüncelerini içeren kısa bir yazısı ile şairinin "Sözlerim, Düşüncelerim" adlı bir yazısını da içermektedir.

Haluk Nihat, büyük Türk destanı projesinin ikinci bölümü olan Mütareke adlı destanını 1938'de yayımlar. 56 sayfadan oluşan eser, "Okuyucularıma" adlı başlıklı bir manzum önsözden sonra "Sibirya'da Esirler", "Mütareke Olmuştu", "Esirler İstanbul'da", "İstanbul Yılbaşı Gecesinde Yine Eğleniyor" ve "Anadolu'da" adlı beş ana bölümden oluşur. 582 mısradan oluşan destanın sonunda Hilmi Ziya tarafından yazılan bir hatime yazısı yer almaktadır. Haluk Nihat, bu eserinin başında "Bundan sonra Kurtuluş Savaşı'na ait hazırlıklarla uğraşacağını" işaret etmekle beraber "bu üç kitap tamamlanınca hepsini yeniden ele alıp insanlığın destanını da ihtiva eden bir Türk destanı meydana getirmeye çalışacağını" bildirir ve "Türk destanının herhâlde birkaç bin mısradan da ibaret kalmayacağını ve belki bütün ömrünü bu kitaba vereceğini ve daha şimdiden halk arasında yaşayan destanları da kitabının motifi olarak toplamakta olduğunu" kaydeder.

Şair, Millî Mücadele adlı üçüncü yapay destanını 1940 yılında yayımlar. 8 ana bölümden oluşan bu eserinde, kitabın isminden de anlaşılacağı üzere, Millî Mücadele'yi destanlaştırmaya çalışır. Haluk Nihat, Hilmi Ziya’nın teşvikiyle Malazgirt’ten Rumeli’ne kadar olan süreci yazmak ister; yazmaya da başlar. Ne var ki Behçet Kemal de aynı konuyu yazmaktadır; üstelik Haluk Nihat onu çok daha başarılı bulur ve bu da şevkini kırar. Ancak kendi yazdıklarına da kıyamaz ve onları Erenler Gaziler Destanı başlığıyla yayımlar. Ön sözünde bu konudan hiç söz açmadan büyük Türk tarihinin kahramanlık sayfalarını yazmak arzusunu dile getirir. Bu destanla “istilâ dönemi”ni anlatmış olur (Topçu 2010: 109).

Mehmet Behçet Yazar, 1940 yılında kaleme aldığı bir yazıda Haluk Nihat'ın şiirlerinin özelliklerini şu cümlelerle belirlemiştir: "Haluk Nihad'ın, yedili, on birli ve on dörtlü hece vezinlerinde ve lüzum gördükçe değişiklik yaparak ve kahramanlık hikâyelerini, harpleri epik, aşk maceralarını ise lirik bir hava içinde ve mesnevi tarzında terennüm ederek yarattığı eserlerile, halk motifleri üzerinde yıllarca uğraşmak nasibine mazhar olmamasına ve nazmını zaman buldukça istical ederek meydana getirmiş bulunmasına rağmen muvaffak olduğunu ve istikbali olan bir şiir yolunda yürümek enerjisini ilk defa göstermiş bulunduğunu görüyoruz." (Yazar, 1940: 15)

Haluk Nihat, İnci Enginün'ün tespiti ile (2006: 642) manzum halk hikâyeleri ve Millî Mücadele ile ilgili destanlarıyla ön plana çıkan bir isimdir. Hilmi Ziya Ülken, Ahmet Kutsi Tecer ile dostluğu olduğu gibi; destanlarının özünü Anadolu coğrafyası içinde vücut bulan halkiyat unsurlarından, tarihten çıkarılması "halka doğru" hareketinin yoğunlaştırılması hususunda da onlarla aynı anlayışı paylaşır. O, bütün eserlerinde halk hikâyelerinden, destanlardan ve masallardan beslenmiştir. Çanakkale, Mütareke ve Millî Mücadele dönemlerinde milletçe yaşanan hayatı aynı şekilde ele alarak destanlaştırmak istemiş; bu çabasında devrine göre muvaffak olmuştur (1997: 242). Haluk Nihat Pepeyi, Cumhuriyet'ten sonraki edebiyat içerisinde milliyetçi-halkçı anlayışla yazdığı yapay destanları ile ön plana çıkan bir şairdir.

Kaynakça

Enginün, İnci (2006). Yeni Türk Edebiyatı Tanzimat'tan Cumhuriyet'e (1839-1923). İstanbul: Dergâh Yayınları.

İmzasız (1951). "Haluk Nihat Pepeyi ve Eserleri". Türk Folklor Araştırmaları. C.1. S. 20. 313-314.

Topçu, Ümmühan Bilgin (2010). "Büyük Bir Türk Destanı Yazma Fikri Etrafında". Millî Folklor. Y. 22. S. 85. 101-111.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1997). "Haluk Nihat Pepeyi Maddesi". İstanbul: Dergâh Yayınları. C. 7. 242.

Yalçın, Murat (Ed., 2010). Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi C II. (3. Baskı). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. 856.

Yazar, M. Behçet (23. 4. 1940). "Haluk Nihat Pepeyi". Yedigün. C. 15. S. 372. 15.

Yıldırım, Sema; Zeynel, Behçet Kemal (2010). TBMM Albümü 1920-2010 (2. Baskı). Ankara: TBMM Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. NECATİ TONGA
Yayın Tarihi: 22.03.2018

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Geçmiş Zaman MasallarıHüsnütabiat Matbaası / İstanbul1928Şiir
Türk Destanına GirişÜlkü Kitaphanesi / Ankara1934Şiir
Çanakkale: DestanYeni Kitapçı Yay. / İstanbul1936Şiir
Mütareke: Destanİnkılâp Yay. / İstanbul1938Şiir
Millî Mücadele Destanıİnkılâp Kitabevi Yay. / İstanbul1940Şiir
Erenler, Gaziler: Destanİsmail Akgün Matbaası / İstanbul1951Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1BAHŞÎ, Mehmed Bahşî Efendid. ? - ö. 1628-29Doğum YeriGörüntüle
2Elöve, Ali Ulvid. 05 Mart 1881 - ö. 15 Ağustos 1975Doğum YeriGörüntüle
3MEŞHÛRÎd. 1783 - ö. 1857Doğum YeriGörüntüle
4Ozanoğlu, Yahya Saimd. 1894 (1898) - ö. 3 Temmuz 1962Doğum YılıGörüntüle
5DABILOV ABBAZd. 1898 - ö. 1970Doğum YılıGörüntüle
6Simavi, Sedatd. 1898 - ö. 11 Aralık 1953Doğum YılıGörüntüle
7HACI, Mustafa Şahand. 1879 - ö. 23.12.1972Ölüm YılıGörüntüle
8SÜRAYİ, Gabrail Demirçovd. 1882 - ö. 1972Ölüm YılıGörüntüle
9Ahmet Emin YALMANd. 1888 - ö. 19 Aralık 1972Ölüm YılıGörüntüle
10Salih Akayd. 1914 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Kemal Abdullad. 4 Aralık 1950 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Aytaç, Azmid. 15 Aralık 1931 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Uğur Sencerd. 10 Ocak 1968 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Özdemir, Ahmetd. 25 Nisan 1948 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Metin Kaçand. 15 Kasım 1961 - ö. 06 Ocak .2013Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16SEYYAHÎ/SEFİL SEYYAHÎ Nihat Muratoğlud. 17.07.1944 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17Nihat Kumserd. 10 Nisan 1966 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18Göker, Haluk Hilmid. 1921 - ö. ?Madde AdıGörüntüle