Hamdi Koç

(d. 20 Aralık 1963 / ö. -)
Yazar, Çevirmen, Editör
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Reyhan Hanım ile tüccar Aydın Bey'in oğlu olarak Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. Kabataş ve Şişli Liselerinde öğrenim gördü. Bir süre ODTÜ’de okudu, ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Filolojisi Bölümünden mezun oldu. Editörlük, çevirmenlik, televizyonculuk ve reklamcılık yaptı. 1989-1990 yılları arasında bir müddet Hokka dergisinin (6 sayı) editörlüğünü yürüttü. 2002 yılında yayımlanan romanı Melekler Erkek Olur ile Türkiye’nin en çok okunan yazarları arasına girdi. Çıplak ve Yalnız (2013) adlı romanıyla 2013 Dünya Kitap Yılın Telif Kitabı Ödülü'ne ve 2014 yılında 43’üncüsü düzenlenen Orhan Kemal Roman Ödülü'ne layık görüldü. Yazar ayrıca; Shakespeare (Pericles, 1992), W. Faulkner (Kutsal Sığınak, 1987; O Akşam Güneşi 1994), S. Beckett (Toplu Kısa Oyunlar, 1993) ve J. Austin (Gurur ve Önyargı 2006, Akıl ve Tutku) gibi ünlü isimlerin bazı eserlerini dilimize kazandırdı. Evli ve bir çocuk babası olan Hamdi Koç, İstanbul'da yaşamakta ve yazı çalışmalarını burada sürdürmektedir.

Günümüzün başarılı roman yazarlarından biri olan Hamdi Koç'un "Robinson Cruose Üzerine" başlıklı ilk yazısı 1985'te Günümüzde Kitaplar dergisinde yayımlanmıştır. Yazı ve çevirileri Yeni Düşün ile Hokka dergilerinde yer almıştır. Yazar, ilk romanı Çocuk Ölümü Şarkıları (1992)'nda hareketsiz ve bunalımlı bir gencin fantezilerini başarılı bir dil ve üslupla anlatmıştır (Yalçın 2010: 638). Melekler Erkek Olur (2002), korkularıyla îsteklerı arasında biraz da şaşkınca gidip gelen bir erkeğin romanıdır. Sunal, bu romanı şöyle değerlendirmiştir: "Kırklı yaşlarını yaşayan evli, iki çocuklu gelir durumu oldukça iyi bir iş adamının öyküsü Melekler Erkek Olur. Ama kitabı böyle etiketlemeden, çeşitli başlıklarla okumak da mümkün. Örneğin bir değişim öyküsü Melekler Erkek Olur, işinden başka bir şey düşünmeyen bir erkeğin yaşı ilerledikçe hayata dair kaygılarının nasıl farklılaştığını görebileceğimiz bir roman. 'Karısını uyandırmamak için, üstünü falan çıkarmadan salondaki koltuğa uzandım. Eve dönmek zorunda olduğuma neden o kadar inandığımı anlamaya çalışarak, sabah olduğunda pişman olmayacağımı ya da karımın beni pişman etmeyeceğini umarak, sabah olmasını bekledim.' kaygılarıyla başlıyor roman ve kahramanın 'eve dönmek zorunda olduğuna dair inancının' nasıl adım adım değiştiğini anlatıyor." (Sunal 2002). Çiçeklerin Tanrısı (2003), doğrudan okura yazılmış bazı açıklamalarla içten bir anlatımı olan duyarlıklı bir aşk romanıdır. Günay, bu roman için "İyileştirmeyi kendine meslek edinmiş bir adamın çiçeklerini iyileştirdiği gibi sevdiği kadını da iyileştirmek için giriştiği çalışmayı anlatmış. Roman hızlı ve tempolu bir başlangıçla ölüm üzerine, özellikle de beklenen bir ölüm üzerine düşünce romanına dönüşüyor. İlk iki bölümdeki sürprizler dolu, anlatım romanının geri kalanında aynı tempoda ilerlemiyor; sonu tahmin edilen felsefi bir tona giriyor ve okuru ölüm üzerine düşünmeye itiyor. İnsan ölümlü olduğunun bilincinde yaşamasına rağmen, ölüm karşısında her seferinde büyük bir şaşkınlık gösterir, roman bu şaşkınlığı en az şekilde ve en doğal biçimde kabul eden Aygen adlı kadın karakter üzerine kurulu: özellikle insanın ölüm tarihinı öğrenince yaşama bakışındaki değişikliği ele alıyor... Hamdi Koç'un Çiçeklerİn Tanrısı asla ayrıntıya girmiyor." (Günay 2003) değerlendirmesini yapmıştır.

Çok başarılı bir roman kabul edilen İyi Dilekler Ülkesi (2005)'nde yazar; ironik bir dil ve ince espirili bir anlatımla Can Fedai Gümüş'ün hayatını ele alır. Hamdi Koç, diğer romanlarında olmadığı kadar esprili, anlatımı hızlı ve etkilidir (Günay 2005). Yazar, Kalpten Parçalar (2006)'da cennet ülkemizin daha bir cennet olan Nişantaşı ya da Bağdat Caddesi taraflarında yaşayan, hayata bakış, hayatı algılayış, hayatı kullanış ve hayat tarafından kullanılış biçimleri neredeyse aynı olan insanların oluşturduğu bir "cemiyet"e kırılması hayli zor bir ayna tutmuştur. Uyanık, romanı kısaca şöyle özetlemiştir: "Hikâye, bütün büyük hikâyeler gibi son derece basit aslında: Meltem, Talat’a ilgi duyar, dikkat kesilir, hayatında belki de ilk kez istenmeden isteyen bir kadın olmanın heyecanını yaşamaya başlar, bir gün de güzel güzel sevişirlerken hiç gereği yokken evlenme teklif eder Talat’a ve böylece bir çuval incirle birlikte aşka dair edilmiş ve edilmesi muhtemel bütün iyi ve iyi niyetli kelimeleri de kuşkulu duruma düşürür. Çünkü evlilik bir miktar da çocuk demektir, çocuk ise sorun demektir, sorunların başladığı coğrafyalarda ise aşka çok fazla vakit ayırmak mümkün değildir ne yazık ki." (Uyanık 2006). Yazar; Çocuk Ölümü Şarkıları, Melekler Erkek Olur, Çiçeklerin Tanrısı ve İyi Dilekler Ülkesi adlı romanlarında genel tema olarak kadını ve kadın dünyasını son derece sağlam kurgularla ele almıştır. Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası (2009), “Karımı sokakta bir adamın kolunda gördüğüm zaman ilk hissettiğim şey korku oldu. Ölüm korkusu. Ölüyorum sandım. Çok korktum. Oysa ölmesi gereken karımdı. Ölmesi gereken karımın yanındaki adamdı. Ama ben ölüyordum.” cümleleriyle başlar. Bir eski koca birkaç yıl önce boşandığı karısını bir başka adamın kolunda görünce ne yapar? Kıskançlık krizine mi girer, durumu olduğu gibi kabullenerek yanlarına gidip “merhaba” mı der, görmezden mi gelir yoksa “hayır canım o benim karım değil, benzetiyorum” mu der? Hamdi Koç, Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası'nda bir kocanın bu ruh hâllerine değinir. Metin Celâl, romanın kurgusunu oldukça başarılı bulmuş ve şöyle bir değerlendirme yapmıştır: "Hamdi Koç’un Melekler Erkek Olur romanlarında benzerine rastladığımız bir tip Murat. O romanı bıraktığı yerden devam ediyor Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası. Romanın anlatıcısı Murat olduğu için onun bakış açısını ve davranışlarının nedenini kolayca kavrıyoruz. Karısı ve çocuklarının ruh hâllerini anlamak içinse sadece onun anlatımı ile yetinmek durumundayız. (...) Eski kocanın öğleden sonrasından başlayıp bir yandan doğrusal, kronolojik olarak ilerlerken, zaman zaman yaşanan durumların ya da görülen şeylerin yarattığı anımsamalarla bu doğrusal akış içinde geçmişe uzanıyoruz. (Celâl 2009). Yazar bu romanlarda kadın ve erkeği ilişkisel düzlemde ele almış olsa da tematik çeşitliliğe yöneldiği görülmektedir.

Cinsellik yazarın yukarıda değerlendirilen romanlarındaki tüm kahramanlarının hayatında önemli bir yer tutar. Kahramanların ortak özellikleri ise "Özgürlük tutkusu, mizah, memnuniyetsizlik, değişiklik arayışı, mutsuz evlilikler yapmaları; dünlerini sorgulayan, vicdanlarını rahatlatmaya çalışıp huzuru arayan, anne sevgisinden mahrum erkekler olmaları, hatırlamaya ve içine kapanmaya fazlaca eğilimli olmaları." (Arman 2013, Karaarslan 2017) şeklinde sıralanabilir. Zira anne sevgisinden uzak büyüyen bu kahramanlar, sevgisizliğin içlerinde yarattığı öfkeyi, hayatlarındaki kadınlar için kurdukları şiddet hayalleri ile göstermektedirler. Hamdi Koç, Çıplak ve Yalnız (2013) adlı romanıyla 2014 Orhan Kemal Ödülü'nü kazanmıştır. Roman zamanda sıçramalarla dolu çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Bir yandan polisiyeye göz kırpan konusu, diğer yandan da bireylerin hayatından yola çıkarak tarihimizin kimi gizlenmiş noktalarını eşeleyen bir yapısı bulunan Çıplak ve Yalnız'ın çok katmanlı yapısını Uludoğan, şöyle tespit etmektedir: "Romanın ilk katmanını, yaşayan hiçbir akrabası olmadığını düşünerek yaşayan Mesut Akarsu’nun, amcasının ölüm haberini almasıyla başlayan ve cenazeye katılmak için gönülsüz de olsa Ünye’ye gitmesiyle başlayan olaylar oluşturuyor. İkinci katmanını oldukça başarılı bir şekilde anlatılan “taşra sıkıntısı” oluşturur. Üçüncü katmanını ise, anlatılan olayların geçtiği zamanın siyasal ve sosyal olayları oluşturur. Romanın dördüncü katmanını yine zamansal sıçramalardan bir diğer oluşturuyor. son katmanını ise, romanın geneline yayılan mistik ve metafizik unsurlar oluşturuyor." (Uludoğan 2015). Anlatıcı, olayları genç ve tecrübesiz Mesut Akarsu’nun gözünden anlatmaya çalışır ve roman boyunca merak duygusu canlı tutulur.

Yalnız Kaldınız, Peyami Bey! (2017) başlı başına fizik ötesi düzleme sahip bir romandır. Romanda sokak arasında çok ciddi dayağa maruz kalan bir yazarın, ölümle burun buruna iken, ölüm öncesi bir aşamada Peyami Safa ile geçirdiği süreç anlatılmaktadır. Karaarslan, Yalnız Kaldınız, Peyami Bey!'i ve yazarı şu cümlelerle değerlendirmiştir: "Romanlarında genellikle olaylar tek bir zamanda, düz bir çizgide ilerlerken, son romanı Yalnız Kaldınız Peyami Bey! de hikâye iç içe geçen zamanlarda anlatılır. Olaylar farklı zaman ve farklı boyutta geçer. Biraz gerilim, biraz fantastik biraz da psikolojik roman öğeleri taşıyan Yalnız Kaldınız Peyami Bey!; soğuk, karlı bir kış gecesi karanlık bir sokakta yardım isteyen bir kadının çığlığına koşan, adını bilmediğimiz, ‘anlatıcı’ yazarın öldüresiye dövülmesiyle başlar. Ardından Peyami Safa karşımıza çıkar ve yazarımızın hayatını kurtarır. Bu noktadan sonra yazar kendisini, Peyami Safa’nın Yalnızız romanındaki Simeranya’da, fantastik bir dünyada bulur. Romanda rüyada ya da komada olan bir adamın arafta kalma halleri anlatılır." (Karaarslan 2017). Hamdi Koç'un, yayımladığı romanlarının kurgusunda farklı tekniklere başvurması, tekrara düşmeden farklı temalara yönelişi ve ilk romanlarından son romanlarına doğru kurgudaki eksikliklerini gidermesiyle son dönemde yazan başarılı romancılar arasında olduğu görülmektedir. Nitekim yazarın "Romanlarımı yazarken hatalarımı saklamayı tercih etmişim. Yazılıp yazılıp üstü çizilmiş yüzlerce sayfam olmalı. Aptalca, yeteneksizce, ahlaksızca binlerce satırım olmalı. Edilmiş ve not edilmiş milyonlarca küfürüm olmalı. Dalgın karalamalarım, vazgeçiş ve teslim oluş itiraflarım, seyrek övgülerim olmalı sayfaların kenarlarında…” (Koç 2010) diyerek kaleme aldığı Rüyalarıma Giren Kadın (2010) adlı deneme kitabı ile okur, Hamdi Koç'un romancılık dünyasına yolculuk yapabilmektedir. Roman türünde duruşunu bozmayan yazar postmodern edebiyatın olanaklarından da faydalanmıştır.

Kaynakça

Arman, Ayşe (2013). "Bas git arkana bile bakma,herkes deli,kendini kurtar, gerisi yalan! - Söyleşi". Hürriyet. 27 Ağustos 2013. http://www.hurriyet.com.tr/bas-git-arkana-bile-bakma-herkes-deli-kendini-kurtar-gerisi-yalan-24595784 [Erişim Tarihi: 18. 07. 2019]

Celâl, Metin (2009). "Okuduğum Kitaplar-Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası". Cumhuriyet Kitap. S. 1010. 25 Haziran 2009. s. 12.

Günay, Turhan (2003). "Çiçeklerin Tanrısı". Cumhuriyet Kitap. S. 688. 24 Nisan 2003. s. 3.

Günay, Turhan (2005). "İyi Dilekler Ülkesi". Cumhuriyet Kitap. S.1782. 10 Şubat 2005.

Karaarslan, Reyhan (2017). "Kahramanları Üzerinden Hamdi Koç Romanlarına Genel Bir Bakış. Aykırı Akademi. 30 Kasım 2017. http://aykiriakademi.com/sanat/sanat-kitaplarin-dunyasi/kahramanlari-uzerinden-hamdi-koc-romanlarina-genel-bir-bakis [Erişim Tarihi: 18. 07. 2019]

Koç, Hamdi (2010) Rüyalarıma Giren Kadın. İstanbul: Doğan Kitap.

Sunal, Beyhan (2002). "Hamdi Koç'tan Bocalayan Bir Erkeğin Romanı- Melekler Erkek Olur". Cumhuriyet Kitap. S. 643. 13 Haziran 2002.

Uludoğan, Onur (2015) " 'Çıplak ve Yalnız’ çok katmanlı bir roman". Edebiyathaber. 14 Kasım 2013. https://www.edebiyathaber.net/ciplak-ve-yalniz-cok-katmanli-bir-roman-onur-uludogan/ [Erişim Tarihi: 18. 07. 2019]

Uyanık, Ümit E. (2006). "Aşkı bir de bu kitaptan okuyun". Cumhuriyet Kitap. S.838. 9 Mart 2006.

Yalçın, Murat (ed.) (2010). "Koç, Hamdi", Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi. Cilt 2. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. 638.

Vitrindekiler. Cumhuriyet Kitap. S.1008. 11 Haziran 2009.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: İSA KOYUNCU
Yayın Tarihi: 11.09.2019
Güncelleme Tarihi: 01.11.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Çocuk Ölümü ŞarkılarıYapı Kredi Yayınları / İstanbul1995Roman
Melekler Erkek OlurYapı Kredi Yayınları / İstanbul2002Roman
Çiçeklerin TanrısıYapı Kredi Yayınları / İstanbul2003Roman
İyi Dilekler Ülkesiİş Bankası Kültür Yayınları / İstanbul2005Roman
Kalpten ParçalarDoğan Kitap / İstanbul2005Roman
Bir Eski Kocanın Öğleden SonrasıDoğan Kitap / İstanbul2009Roman
Rüyalarıma Giren KadınDoğan Kitap / İstanbul2010Deneme
Çıplak ve YalnızDoğan Kitap / İstanbul2013Roman
Yalnız Kaldınız, Peyami Bey!Doğan Kitap / İstanbul2017Roman

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Meliha Avni Sözend. 1905 - ö. 29 Mart 1993Doğum YeriGörüntüle
2İrfan Yıldızd. 18 Temmuz 1967 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3OZAN SADIK/KUL SADIK/GÜL SADIK, Sadık Güld. 01.01.1966 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Dimitri Kihayoglud. 1963 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Nuray Aksamazd. 24 Mart 1963 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6AYDIN, Mustafa Aydınd. 30.01.1963 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Zafer Şenocakd. 25 Ocak 1961 - ö. ?MeslekGörüntüle
8Niran Elçid. 1971 - ö. ?MeslekGörüntüle
9Onur Çalıd. 27 Temmuz 1984 - ö. ?MeslekGörüntüle
10İlhan Yardımcıd. 1941 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11Özden Nazım Selenged. 1947 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Salih Tüzün Bozbeyoğlud. 1936 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13KADÎMÎ, Hafid-i Hamdî Çelebid. ? - ö. 1586-87Madde AdıGörüntüle
14Turan Koçd. 3 Mayıs 1952 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15HAMDÎ, Akşemseddîn-zâde Mehmed Hamdullâh, Hamdî Çelebi, Hamdullâh Ahmed Çelebid. 1449-50 - ö. 1503Madde AdıGörüntüle