HASAN, Tameşvarlı

(d. ?/? - ö. 1699/?)
âşık
(Âşık / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Âşık ve ailesi hakkındaki bilgiler yok denecek kadar azdır. Gazi Âşık Hasan’ın bugün Romanya sınırları içerisinde kalan Tuna Nehri’nin kollarından Tisse Irmağı kıyısındaki Timoşuara (Tameşvar)’da doğup orada öldüğü tahmin edilmektedir. Bazı araştırmalarda ise onun Karaman’da doğduğu, medrese eğitimini orada tamamladığı, daha sonra Rumeli’ye gittiğinden söz ediliyorsa da ([Makal] 1995: 7) bu bilgilerin Kırıkkaleli (Süleymanlı / Çukurcak / Hasan Dede) Hasan Dede'yle karıştırılmış olmasına bağlanmaktadır. Gazi Âşık Hasan'ın öğrenimiyle ilgili elimizde sağlıklı bir bilgi yoktur. Bununla birlikte şiirlerinden hareketle az veya çok bir öğrenim gördüğü söylenebilir. Tameşvarlı Âşık Hasan, Budin’in düşmesi (1686) üzerine söylemiş/yazmış olduğu ağıt zamanla bestelenerek türküleşmiş olup hayatını anlatan önemli eserlerden birisidir. Budin türküsü toplum kesimlerinin yanı sıra saray ve çevresinde de kabul görmüş olmalı ki şehzade meclislerinde söylenir olmuştur. Padişah II. Mustafa (1695-1703), tahta çıkışının birinci yılında (22 Eylül 1695) Lugos Kalesi’ni zapt edince, Gazi Âşık Hasan’ı huzuruna kabul etmiştir. Bütün bunlar da onun 17. yüzyılın ikinci yarısında yaşadığını, bir ordu şairi olduğunu gösteren delillerdir. 1699 yılında öldüğü düşünülürse Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme devrinin başlamasının, savaşların kaybedilmesinin onu derinden üzdüğüne şüphe yoktur. Bu bilgiler onun ömrünün son 10 yılını içine almaktadır ki çektiği acılar şiirine de yansımıştır:"Ne çeker kulların serhad ilinde /Bilinmez Hünkârım görülmeyince /Bunca memleketin kâfir elinde /Kaldı inanmadın ayrılmayınca" (Sakaoğlu 1989: 146). Hayatyla ilgili elde bulunan diğer bilgiler; emekli maaşı bağlanması ve iki yılda bir hacca gitmesiyle ilgilidir. Gazi Âşık Hasan 1699 yılında Tameşvar (?)’da vefat etmiş olup mezarının da aynı yerde olduğu tahmin edilmektedir.

Gazi Âşık Hasan’ın ‘eser’ ölçütünde bir çalışması yoktur. Tameşvar (1683), Uyvar (1685), Eğre(i) (1687), Estergon (1683) Budin (1686) ve Belgrat’ın (1688) düşmesini konu alan şiirleri önemlidir. Âşık, bu şiirlerinde merkezi idareye sitemle birlikte vatan toprağının son asker ölmeden teslim edilmeyeceğini belirtmesi de anlamlıdır.

Gazi Âşık Hasan’la ilgili yeterince şiirinin olmaması onun edebî kişiliği hakkında sağlıklı bir görüş ortaya konulmasını engellemektedir. Bununla birlikte elde bulunan şiirlerden hareketle dilinin sade olduğunu, hem aruz, hem de hece vezniyle söylediğini, ordu şairi olmasından dolayı daha çok kahramanlık konularını işlediğini, sınır boylarında yaşayan halkın duygularını dile getirdiğini, az da olsa sevgi konulu şiirler söylediğini tespit edimiştir. Daha çok koşma, semai ve türküleriyle iz bırakmıştır. Ayrıca söz sanatlarından yararlanmıştır. Fuad Köprülü onun için, “Hudut harplerinde bulunur ve şiirleriyle gazileri ve serhad halkını teşcî ederdi. Ekseriya serhad cenklerine ait türküler yazar ve onları saziyle terennüm ederdi. İkinci Viyana muhasarasını takip eden bozgunlar esnasında, harplere iştirak etmiş ve müessir türküleriyle serhad halkının derin elemlerini yaşatmıştır” (Köprülü 2004:121-122) diyerek edebî kişiliğini özetlemiştir.

Onunla ilgili problemlerden birisi de aynı mahlası kullanmalarından dolayı şiirlerinin 17. yüzyılda yaşamış olan Bektaşi şairlerden Kırıkkaleli Hasan Dede ile karışmış olmasıdır. Bu karışıklıktan dolayı pek çok kaynakta ona bağlanarak söylenen; "Eşrefoğlu al haberi /Bahçe biziz gül bizdedir /Biz şâh-ı merdân kuluyuz /Yetmiş iki dil bizdedir (Makal 1995: 90-91) dörtlüğü ile başlayan şiir ve çiftçiliği sırasında karpuz yetiştirmesiyle ilgili bilgiler Kırıkkalleli Hasan Dede yerine Tameşvarlı Gazi Hasan’a bağlanıyorsa da bu konulara açıklık getirecek bilgi şimdilik yoktur.

Kaynakça

Alptekin, Ali Berat-Saim Sakaoğlu (2006). Türk Saz Şiiri Antolojisi (14-21. Yüzyıllar). Ankara: Akçağ Yay.

Arısoy, M. Sunullah (1985). Türk Halk Şiiri Antolojisi. İstanbul: Bilgi Yay.

Başgöz, İlhan (1968). İzahlı Türk Halk Edebiyatı Antolojisi: İstanbul: Ararat Yay.

Boratav, Pertev Naili-Halil Vedat Fıratlı (1943). İzahlı Halk Şiiri Antolojisi. Ankara: Maarif Matbaası.

Cunbur, Müjgân (1972). Başakların Sesi / Türk Halk Şairleri. İstanbul: Poyraz Reklam Yay.

Çelik, Ali (2008). Türk Halk Şiiri Antolojisi. İstanbul: Timaş Yay.

Elçin, Şükrü (1988). Halk Şiiri Antolojisi. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay.

Koz, Sabri-Saim Sakaoğlu “Gazi Hasan ” (1979). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi / Devirler / İsimler / Eserler / Terimler. 3 (306) İstanbul: Dergâh Yay.

Köprülü, Fuad (1929). “Tameşvarlı Gâzi Âşık Hasan”. Türk Yurdu 4 (19).

Köprülü, Fuad (2004). Saz Şairleri I-V. Ankara: Akçağ Yay.

[Makal], Tahir Kutsi (1987). “Gazi Âşık Hasan Dede Gerçeği”, I. Uluslararası Türk Halk Edebiyatı Semineri 7-9 Mayıs 1983-Eskişehir. Eskişehir:Yunus Emre Kültür Vakfı Yay.

[Makal], Tahir Kutsi (1995). Âşık Hasan Dede. İstanbul: Toker Yay.

Mutluay, Rauf (1972). Türk Halk Şiiri Antolojisi. İstanbul: Milliyet Yay.

Püsküllüoğlu, Ali (1975). Türk Halk Şiiri Antolojisi. Ankara: Bilgi Yay.

Sakaoğlu, Saim (1989). “Türk Saz Şiiri”, Türk Dili (445-450), Ocak-Haziran: 145-147.

Sevengil, Refik Ahmet (1965). Yüzyıllar Boyunca Halk Şairleri. İstanbul: Atlas Kitapevi.

Sever, Mustafa (2003). Türk Halk Şiiri. Ankara: Kurmay Yayın Dağıtım.

Yener, Cemil (1973). Türk Halk Edebiyatı Antolojisi. İstanbul: Bateş Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. ALİ BERAT ALPTEKİN
Yayın Tarihi: 07.09.2013

Eserlerinden Örnekler

Semai

Bugün ben bir güzel gördüm

Gül cemali ala benzer

Çıkmış bahçede salınur

Boyu selvi dala benzer

Boyu uzun beli ince

Memeler benzer turunca

Yanak lâle ağız gonce

Kaşları hilâle benzer

Bahçenizde biten badem

Sanma ki ben sana yâdem

Eğil gerdanından tadam

Âb-ı şeker bala benzer

Bahçenizde biten üzüm

Sensin benim iki gözüm

Gerdanına yoktur sözüm

Bağdadî merale benzer

Bahçenizde bülbül öter

Âşık Hasan yanup tüter

Siyah kâkül gerdan örter

Lebi kevser bale benzer

Köprülü, Fuad (2004). Saz Şairleri I-V. Ankara: Akçağ Yay., 171.

Budin Türküsü

Geldi düşman bağladı hep cümle râhım der Budin

Gelmeyen imdâdıma çöksün günâhım der Budin

Kalmışım küffâr elinde yalınız zâr ü zebûn

Ser çeküp burc ü bedenden çıktı âhım der Budin

Olmuş idim bir zaman ben sedd-i İslâm’a kilit

Nice canlar din yolunda uğruma oldu şehit

Tâ kıyamet haşroluncaya kesmezem Hak’tan ümit

Bir gün ola açıla baht-ı siyâhım der Budin

Padişâhım meskenim küffâra şâyan eyleme

Akıtıp çeşmim yaşın cismim de giryân eyleme

Bu hususta suç bulup kimseye bühtân eyleme

Tâ ezelden böyle yazılmıştır İlâhım der Budin

Gitti varım göz göre düşmanlara oldu nasip

Yâ İlâhî sen kerem kıl zahmime gönder tabip

Hey yazık düşman elinde yıkılıp kaldı garip

Mescid ü minberlerim hep kıblegâhım der Budin

Der Hasan hiç bilmeyenler söyleşür efsânemi

Di-i İslâm’ın içinde Hak tüketmiş dânemi

Sene bin doksan yedide zapt edip cephânemi

Nasip oldu düşmana zırh ü silâhım der Budin

Köprülü, Fuad (2004). Saz Şairleri I-V. Ankara: Akçağ Yay., 172.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1NA'ÎMÜDDÎN, Tameşvarlı Elhâc İbrâhîmd. 1691? - ö. 1768’den sonraDoğum YeriGörüntüle
2NA'ÎMÜDDÎN, Tameşvarlı Elhâc İbrâhîmd. 1691? - ö. 1768’den sonraDoğum YılıGörüntüle
3NA'ÎMÜDDÎN, Tameşvarlı Elhâc İbrâhîmd. 1691? - ö. 1768’den sonraÖlüm YılıGörüntüle
4NA'ÎMÜDDÎN, Tameşvarlı Elhâc İbrâhîmd. 1691? - ö. 1768’den sonraMeslekGörüntüle
5NA'ÎMÜDDÎN, Tameşvarlı Elhâc İbrâhîmd. 1691? - ö. 1768’den sonraAlan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
6NA'ÎMÜDDÎN, Tameşvarlı Elhâc İbrâhîmd. 1691? - ö. 1768’den sonraMadde AdıGörüntüle