HİCABÎ, Muharrem Erbek

(d. 15.04.1939 / ö. ?)
âşık, işçi emeklisi
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Muharrem Erbek, 15 Nisan 1939 tarihinde Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Karahan köyünde dünyaya gelmiştir. Hicabî mahlasını kullanan âşığın babasının adı Osman, annesinin adı Salatın’dır. Baba tarafından dedesinin adı Esat, anne tarafından ise dedesinin adı ise Abbas’tır. Lakaplarına Alihanlılar denilen bir aileye mensuptur. Alihanlılar ailesi, Kafkasya Ağbaba Bölgesinin Seldağılan köyünden geçip Akyaka ilçesinin eski adı Möküz olan Üçpınar köyüne yerleşerek bir süre bu köyde kalmış, daha sonra Karahan köyüne yerleşmiştir. Üçpınar köyüne hudut olan Karahan köyünde doğup büyüyen Hicabî, yirmi iki yaşına kadar bu köyde ikâmet etmiştir. 1962'de ise köyünden ayrılmıştır. Hicabî, ilkokul mezunudur. 1959'da İskenderun 4. Uçaksavar Alayında başladığı askerliğini 24 ayda tamamlayarak terhis olmuş, askerlik hizmetinden sonra kendi köyünde evlenir. Kars İl Özel İdare Müdürlüğünde 1964 ile 1969 yılları arasında memur olarak çalışan Hicabî, bu görevini bırakarak Hollanda’ya işçi olarak gider. Hicabî, 65 yaşında emekli oluncaya kadar da Hollanda'da çalışır, emekli olduktan sonra Türkiye'ye döner. Türkiye'de İzmir-Bornova'ya yerleşen Hicabî, evli olup Gönül ve Mehtap adlarında iki kızı, Çetin, Metin ve Güven adlarında üç oğlu vardır (Karabağ 2011: 336-337).

Kars coğrafyasının sazlı sözlü geleneği içinde yetişmiş olan Hicabî, âşıklık geleneğine ve saza küçük yaşlarda ilgi duymaya başlar. Âşık Sümmanî ve Karacaoğlan hakkında yazılan kitapları okur. On beş yaşında ilk şiirlerini yazan Hicabî, yirmi yaşından sonra şiir yazmayı kendisi için bir ihtiyaç olarak görür. Hicabî’nin şiir yazma konusunda gösterdiği en önemli sebep insanları çok sevmesi ve onlara faydalı olmak istemesidir (Karabağ 2011: 337). Hicabî badeli bir âşık değildir. Âşıklık sanatında rüya görme ve bade içme gibi bir olayın bulunduğuna inanmayan Hicabî sanatını gezerek, dil ve tel eğitiminden geçerek şekillendirmiştir. Hicabî'nin ustası da, çırağı da yoktur. Şiirlerini her ortamda icra eden Hicabî, bağlama çalmayı altmış beş yaşında öğrenir. İrticalen şiir söylemeyen Hicabî, bu tür şiirleri beğenmediğini de ifade eder. Ona göre şiir yazmak, şiir söylemek iyi düşünce ister. Bir anda söylenen şiir hoş olmaz (Karabağ 2011: 340). Hicabî, çok az halk hikâyesi bilmektedir. Bu alanda kendini yetenekli olarak kabul etmeyen âşık, halk hikâyesi tasnif etmemiştir. Âşık atışmalarına katılmayan şair bu atışmaları çok dinler. Atışan âşıkların söz adabının dışına çıkmadıkları sürece bunların gerekli olduğu ve halk tarafından benimsendiğini vurgular. Mahlasıyla ilgili olarak yöneltilen soruya şu cevabı verir: “Mahlasım Hicabî’dir. Kendim verdim Hicabî ismini, Hicabî, utanan insan demektir. Hicabî mahlasını 1970’ten bu yana şiirlerimde kullanıyorum.” (Karabağ 2011: 343-358).

Hicabî, Kars’ta süren âşıklık geleneğine bağlı olarak genellikle sekizli ve on birli heceyle oluşan dörtlüklerle kurulu şiirler yazar. Yazdığı şiirlerde kalıp hatalarına, hece ve kafiye noksanlıklarına rastlanmamaktadır. Şiirlerinin hemen hepsinde başlık kullanır. Âşık tarzı şiir geleneğinin genel özelliğine uygun olarak yarım kafiyeye ağırlık verir. Tam kafiyeyle yazdığı şiirleri de bulunmaktadır. Hicabî, şiirlerini hecenin değişik kalıplarını kullanarak yazar. Hecenin yedili, sekizli ve on birli kalıplarını kullanır. Şiirlerinin çoğunluğunu abab, cccb, dddb ve abcb, dddb, eeeb kafiye örgüsünde koşma nazım şekliyle yazar. Şiirlerinde dinî-tasavvufi kültürü yansıtan kavramlara sıkça yer verir. Hicabî’nin şiirlerinin dörtlük sayısı genellikle 3 ila 14 arasında değişir. En çok 5, 6, 7, dörtlükten oluşan şiirleri vardır (Karabağ 2011: 359).

Hicabî’nin 200'ü aşkın şiiri incelendiğinde ayrı ayrı pek çok konuyu işlediği görülür. Bunlar; gurbet, sıla, hasret, acı, yabancılık, aşk, sevgi, gönül, yoksulluk, ayrılık, haksızlık, hiciv, barış, insanlık, dünya, din, nasihat gibi konulardır. Bu konuları şiirlerinde dile getirirken akıcı bir üslup, sade bir dil kullanıldığı göze çarpmaktadır. Mısralarında imgeler yoğunluk kazanır (Karabağ 2011: 345).

Hicabî hakkında, Sait Küçük tarafından "Göç" adıyla bir kitap hazırlanmış ve bu kitap Hicabî'nin kendi imkânlarıyla basılmıştır.

Kaynakça

Bolçay, Ezgi (2012). Kars'ta Âşıklık Geleneği ve Karslı Âşık Maksut Koca'nın Hayatı, Sanatı ve Şiirleri. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Karabağ, Gülsemra (2011). "Âşık Hicabî Hayatı Sanatı Şiirleri". Kars Âşıklarının Hayatları, Sanatları ve Şiirlerinden Örnekler. Ed. Kürşat Öncül. Kars: Kafkas Üniversitesi Türk Halkbilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yay. s. 336- 366.

Küçük, Sait (2008). Karslı Hicabi (Yaşamı,Sanatı,Eserleri). Ankara: Ürün Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. KÜRŞAT ÖNCÜL
Yayın Tarihi: 05.03.2019

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1MURAT OZANOĞLU, Durdağı Özend. 1965 - ö. 2013Doğum YeriGörüntüle
2SABRİ, Sabri Yokuşd. 1966 - ö. -Doğum YeriGörüntüle
3Işınsu, Emined. 17 Mayıs 1938 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4MURAT OZANOĞLU, Durdağı Özend. 1965 - ö. 2013Doğum YılıGörüntüle
5SABRİ, Sabri Yokuşd. 1966 - ö. -Doğum YılıGörüntüle
6Işınsu, Emined. 17 Mayıs 1938 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7MURAT OZANOĞLU, Durdağı Özend. 1965 - ö. 2013MeslekGörüntüle
8SABRİ, Sabri Yokuşd. 1966 - ö. -MeslekGörüntüle
9Işınsu, Emined. 17 Mayıs 1938 - ö. ?MeslekGörüntüle
10MURAT OZANOĞLU, Durdağı Özend. 1965 - ö. 2013Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11SABRİ, Sabri Yokuşd. 1966 - ö. -Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Işınsu, Emined. 17 Mayıs 1938 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13MURAT OZANOĞLU, Durdağı Özend. 1965 - ö. 2013Madde AdıGörüntüle
14SABRİ, Sabri Yokuşd. 1966 - ö. -Madde AdıGörüntüle
15Işınsu, Emined. 17 Mayıs 1938 - ö. ?Madde AdıGörüntüle