HÜSEYİN

(d. 1900? / ö. ?)
âşık
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Âşık Hüseyin, -kesin olarak bilinmemekle beraber- Elbistan’ın Altaş köyündendir. O yörede Yemliha oğlu Hüseyin olarak bilinmektedir. Âşık Hüseyin'in 1930 yılında 30 yaşları civarında olduğu ifade edilmektedir (Gökalp 1930: 12). Hüseyin, askerlik çağı gelinceye kadar köyünde yaşamıştır. Söylenenlere göre, askere gitmeden bir süre önce de nişanlanmıştır.

Bir rivayete göre Âşık Hüseyin, askerdeyken nişanlısının başkasına verileceğini duyar ve kaçıp köyüne gelir. Nişanlısını alıp, Halep’e kaçarken Antep’teki birliğinin kaçtığından haberi olur ve yakalanır. Birinci Dünya Savaşı yıllarıdır (1333). Âşık, Divan-ı Harb’e verilir. Mahkeme Antep’te yapılır ve idam kararı verilir. Âşık Hüseyin, son söz olarak şu dörtlükle başlayan türküyü söyleyince affedilir: "Akşamdan kaçtım, sabahınan tutarlar/ Cezası olanı hapse atarlar/ Ben ölürsem nişanlımı satarlar/ Kıyma Tahsin Bey’im nolur canıma" (Arı 2009: 553).

Âşık Hüseyin, vatani görevini tamamladıktan sonra köyüne dönmemiştir. Bir rivayete göre Antep, bir rivayete göre de Adana çevresinde âşıklık yaparak hayatını sürdürmüştür (Erkoçak 1982: 20; Arı 2009: 553).

Âşık Deli Hazım ve Âşık Feymani’ye göre Âşık Hüseyin, 1940’lı yıllarda Adana’da bir gazinoda dans eden dansöze meşhur “Acem Kızı” türküsünü söylemiştir. Hatta Âşık Feymani, Çukurova’da saz çalmanın, günah sayılmasının, bu olayın bir sonucu olduğunu ifade etmektedir (Arı 2009: 553). Mehmet Erkoçak ise, Âşık Hüseyin'in Antep’te bir salonda İranlı dansöz kıza, bu türküyü söylediğini ve kızın bu türkü üzerine dansözlüğü bıraktığını belirtmektedir (Erkoçak 1982: 20). Sonuçta, rivayetler muhtelif olmasına rağmen "Acem Kızı" türküsünü 1940'lı yıllarda Âşık Hüseyin'in söylediği görülmektedir. Ancak âşığın 1940'lı yıllardan sonra ne kadar yaşadığı; nerede, nasıl ve hangi tarihte vefat ettiği hakkında elimizde bir belge, bilgi mevcut değildir.

Âşık Hüseyin, iyi derecede saz çalmaktadır. Usta-çırak ilişkisi içerisinde yetişmemiştir. Âşık, badeli bir âşık değildir ve şiirlerinde mahlas kullanmamış; kendi adını tapşırmıştır (Arı 2009:554). Yine Âşık Hüseyin'in şiirlerinde genellikle 11'li hece ölçüsünü kullandığı ve koşma kafiye örgüsünü (abab ccca, xaxa bbba...) tercih ettiği görülür. Âşığın şiirlerinde çoğu zaman yarım kafiye kullandığı da dikkati çekmektedir.

Âşık, şiirlerinde anlatım tekniklerinden doğrudan anlatıma, hikâye etme yöntemine, soru-cevap şeklinde anlatıma ve nasihat-hitap yolu ile anlatıma daha sık baş vurmuştur. Âşık Hüseyin, şiirlerinde anlatımı güçlendirmek ve etkili kılmak için tekrirlere (gönül gönül, Osman Osman...), deyimlere (el uzat-, kurban ol- gönül kır-...), alkış-kargışlara (Osman Ağa sürdüre saltanatını. Gezme şu dünyada öl Osman Osman...), atasözlerine (yazılan gelir başa...) ve halk söyleyişlerine (şimdiyece, yum-, ever-, varısa, gayfe, gaymak, zır...) sıklıkla yer vermiştir (Arı 2009: 556).

Âşık Hüseyin'in şiirleri çoğunlukla koşma tarzında güzelleme, taşlama ve nasihat türündedir. O, şiirlerinde çoğu zaman aşk, doğa, ölüm, dürüstlük, yalan, güzele, güzelliğe övgü gibi temaları işlemiştir: "Seni gören yiğit terk eder canı/ Yumunca gözlerden döker mercanı/ Burun fındık, ağzı gayfe fincanı/ Şeker mi gaymak mı dil Acem kızı" (Arı 2009: 561).

Kaynakça

Arı, Bülent (2009). Adana'da Geçmişten Bugüne Âşıklık Geleneği (Karacaoğlan-1966). Adana: Altınkoza Yay.

Erkoçak, Mehmet (1982). "Unutulmuş Güney İlleri Âşıkları". Erciyes. S. 56. Kayseri. s. 20-23.

Gökalp, Hamdi (1930). “Berhayat Halk Şairlerinden Âşık Hüseyin”. Çukurova’da Memleket. C.73.Adana. s. 10- 13.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. BÜLENT ARI
Yayın Tarihi: 06.01.2019

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1MAHMÛR, Mahmûdd. ? - ö. 1884Doğum YeriGörüntüle
2OĞUZSOYLU, Recep Çağlard. 10.02.1958 - ö. 2012Doğum YeriGörüntüle
3URFANİ, Gazi Sarısakald. 1939 - ö. 1970Doğum YeriGörüntüle
4MAHMÛR, Mahmûdd. ? - ö. 1884Doğum YılıGörüntüle
5OĞUZSOYLU, Recep Çağlard. 10.02.1958 - ö. 2012Doğum YılıGörüntüle
6URFANİ, Gazi Sarısakald. 1939 - ö. 1970Doğum YılıGörüntüle
7MAHMÛR, Mahmûdd. ? - ö. 1884Ölüm YılıGörüntüle
8OĞUZSOYLU, Recep Çağlard. 10.02.1958 - ö. 2012Ölüm YılıGörüntüle
9URFANİ, Gazi Sarısakald. 1939 - ö. 1970Ölüm YılıGörüntüle
10MAHMÛR, Mahmûdd. ? - ö. 1884MeslekGörüntüle
11OĞUZSOYLU, Recep Çağlard. 10.02.1958 - ö. 2012MeslekGörüntüle
12URFANİ, Gazi Sarısakald. 1939 - ö. 1970MeslekGörüntüle
13MAHMÛR, Mahmûdd. ? - ö. 1884Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14OĞUZSOYLU, Recep Çağlard. 10.02.1958 - ö. 2012Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15URFANİ, Gazi Sarısakald. 1939 - ö. 1970Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16MAHMÛR, Mahmûdd. ? - ö. 1884Madde AdıGörüntüle
17OĞUZSOYLU, Recep Çağlard. 10.02.1958 - ö. 2012Madde AdıGörüntüle
18URFANİ, Gazi Sarısakald. 1939 - ö. 1970Madde AdıGörüntüle