IŞIK/SEFİL ÂŞIK, Mehmet Ali Işık

(d. 1910 / ö. 03.02.1990)
çiftçi
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Mehmet Ali Işık olan âşığın mahlası Âşık Işık'tır, ancak ilk şiirlerinde Sefil Âşık mahlasını kullanmıştır. 1910'da Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü köyünde dünyaya gelmiştir. Babasının adı Duran, annesinin adı Hüsne'dir. Üç kardeşi olan âşık, babası askerdeyken annesi, çocuklarını alıp mevsimlik işçi olarak Tarsus'a gider. Burada annesi ve Mehmet Ali'nin gözlerinde trahoma, kardeşi Halil'de sıtma hastalığı çıkar, kız kardeşi ise akıl hastalığına yakalanır. Âmâ olan âşık, okula gitmemiştir. Mehmet Ali, yanlış tedavi sonucu gözlerini kaybetmiş; kardeşi Halil ise sıtmadan vefat etmiştir (Özerdem 1998: XI-XV; Sevengil 1967: 242-247; Yağız 1983: 17-20). Annesi, Tarsus'ta tarlalarda bir süre işçi olarak çalışır. Bu sırada Fransızlar Tarsus'u işgal eder. Annesi Hüsne, bunun üzerine çocuklarını alıp gizlice Karaözü'ne geri döner. Bu sırada babası Duran da askerden döner ve savaşta ölen ağabeyi Hamıs'ın eşi Hürü ile evlenir. Hüsne ise üstüne kuma gelmesine dayanamaz ve bir süre sonra kendini Kızılırmak sularına bırakarak intihar eder. Daha sonra Mehmet Ali, babasıyla beraber çobanlık yapmaya başlar (Özerdem 1998: XI-XIII; Sevengil 1967: 242-247; Yağız 1983: 17-18). Âşık Işık, bir gece rüyasında gördüğü ulu bir zatın sıcak ilgisini unutamaz, bir daha görmek isteyip göremediği bu kişi için değneğini bağlama gibi kullanıp türküler söylemeye başlar. Bunun üzerine akrabalarından Ayşe Öztürk, Mehmet Ali'ye bir bağlama hediye eder. Bu sırada Mehmet Ali, yirmi yaşına gelmiş ve âşıklığı iyice benimsemiştir. Böylece Karaözü'nde de âşık olarak tanınmaya başlar. Soyadı kanunuyla birlikte Işık soyadını alır. İlk şiirlerinde Sefil Âşık mahlasını kullanırken soyadını aldıktan sonra Âşık Işık mahlasını kullanır (Özerdem 1998: XI-XV; Yağız 1983: 18). Yoksul bir ailenin çocuğu olan Âşık Işık'ın ömrü de yokluklar içinde geçer. Ömrü boyunca durmadan çalışmış köy odasında ve ilkokulda odacılık, tellallık, çobanlık, kır bekçiliği yapmış, düğünlerde saz çalmış, güreşlerde pehlivanları salavatlamıştır. İki eşi vardır: Hatice (Kara Hacca) ve Fadime. Hatice ile olan evliliğinden dokuz çocuğu olmuştur. Mehmet Ali Işık, 3 Şubat 1990 tarihinde vefat etmiş ve Karaözü'ne defnedilmiştir (Kalkan 1988: 109; Kalkan 1996: 107; Koçak 2012: 121; Özerdem 1998: XI-XV; Sevengil 1967: 242-247; Yağız 1983: 17-18).

Âşık Işık, ünü çevre dışına çıkmayan mahallî bir âşıktır (Kalkan 1988: 109; Kalkan 1996: 107; Koçak 2012: 121). Bağlamaya hâkimdir. Kendi eserlerinin yanında Âşık Veysel'in eserlerini de çokça okur. Âşıklığın yanında oyuncu bir kişiliğe de sahiptir. Bağlaması yanında olmadığı zamanlarda elinden düşürmediği değneğini bağlama gibi kullanır, türküler söyler. Daha çok güreş meydanlarında şapkasını çıkartıp ortaya atarak şapkasıyla sanki kendisinin büyük bir rakibi gibi güreşmiş böylece oyuncu kişiliğini sergilemiştir (Özerdem 1998: XIII-XV). Şiirlerinin büyük bir çoğunluğunda 11'li, çok azında 8'li hece ölçüsünü kullanmıştır. Nazım şekli olarak da daha çok koşmayı tercih eder. İşlediği konularsa genellikle Atatürk, Hacı Bektaş Veli, doğa, aşk, fakirlik, çekilen dert ve sıkıntılardır. Yayımlanmış eseri bulunmamaktadır.

Kaynakça

Kalkan, Emir (1988). Çağlar Boyunca Kayseri Şairleri. Kayseri: Kayseri İli Özel İdare Müdürlüğü ve Kayseri Belediyesi Birliği Yay.

Kalkan, Emir (1996). Kayseri Şairleri. Kayseri: Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kültür Yay.

Koçak, Serhat (2012). Kayseri'de Âşıklık Geleneği ve Âşık İsmail Karslıoğlu. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Özerdem, Ahmet (1998). Âşık Işık Hayatı ve Şiirleri. İstanbul: İstanbul Karaözü Dayanışma Derneği Kültür Yay.

Sevengil, R. Ahmet (1967). Çağımızın Halk Şairleri -Radyo Konuşmaları-. İstanbul: Baha Matbaası.

Yağız, Süleyman (1983). Yürü Bre Hızır Paşa -Yaşayan Halk Ozanları Antolojisi.  İstanbul: Üç Çiçek Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EROL AKSOY
Yayın Tarihi: 07.01.2019
Güncelleme Tarihi: 08.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1EMÎN EFENDİ, Divrikli Dâmâd Emîn Efendid. 1821 - ö. 1905Doğum YeriGörüntüle
2Osman Numan Baranusd. 1 Temmuz 1930 - ö. 4 Ağustos 2005Doğum YeriGörüntüle
3BELÎĞ, Mehmed (Abdullâh)d. ? - ö. 1744-45Doğum YeriGörüntüle
4MEHEMMED MUSTAFA OĞLU MUSTAFAYEVd. 1910 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Hamdi Olcayd. 1910 - ö. 2 Temmuz 1986Doğum YılıGörüntüle
6Selami Münir Yurdatapd. 1910 - ö. 27 Ocak 1987Doğum YılıGörüntüle
7MEHEMMED MUSTAFA OĞLU MUSTAFAYEVd. 1910 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8Hamdi Olcayd. 1910 - ö. 2 Temmuz 1986Ölüm YılıGörüntüle
9Selami Münir Yurdatapd. 1910 - ö. 27 Ocak 1987Ölüm YılıGörüntüle
10MEHEMMED MUSTAFA OĞLU MUSTAFAYEVd. 1910 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Hamdi Olcayd. 1910 - ö. 2 Temmuz 1986MeslekGörüntüle
12Selami Münir Yurdatapd. 1910 - ö. 27 Ocak 1987MeslekGörüntüle
13MEHEMMED MUSTAFA OĞLU MUSTAFAYEVd. 1910 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Hamdi Olcayd. 1910 - ö. 2 Temmuz 1986Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Selami Münir Yurdatapd. 1910 - ö. 27 Ocak 1987Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16MEHEMMED MUSTAFA OĞLU MUSTAFAYEVd. 1910 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17Hamdi Olcayd. 1910 - ö. 2 Temmuz 1986Madde AdıGörüntüle
18Selami Münir Yurdatapd. 1910 - ö. 27 Ocak 1987Madde AdıGörüntüle