KAÇIRAN, Hüseyin Kaçıran

(d. 02.11.1929 / ö. 25.11.1989)
?
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Hüseyin Kaçıran olan âşık, 2 Kasım 1929'da Adana'nın Misis nahiyesine bağlı Nacarlı köyünde doğmuştur. İlkokulu köyündeki okur; askerlik çağına kadar pamuk tarlalarında çalışır. 1951 yılında Gülistan Hanım ile evlenir ve bu evlilikten 8 çocuğu olur. Sonrasında Ceyhan Cezaevinde gardiyanlık yaparak geçimini sağlar; ancak bu işin kendi mizacına uygun olmadığı kanaatine vararak bu görevden istifa eder. Bir süre sonra İstanbul'a gider; orada Nesimi Çimen, Ali Ekber Çiçek, Arif sağ, Musa Eroğlu Feyzullah Çınar, İhsani gibi âşıklarla tanışır. Onlarla sazlı sözlü ortamlara katılır; diğer yandan da tansiyon ölçümü ile geçimini sağlamaya çalışır. Âşık, 1960 yılında memleketin sosyo-ekonomik durumunun kötüye gitmesi ve yöneticilerin bu duruma duyarsız kalmasına içerleyerek yazdığı bir şiiri Atatürk'ün kabrine koymak suretiyle protestosunu gerçekleştirir. Yine, Hüseyin Kaçıran'ın 1968 yılında Beymani ve İhsani ile birlikte Amerikan 6. Filosu'nu taşlayan öğrencilere de destek verdiği görülür (Arı 2009: 402). Âşık, 10 yıl kadar İstanbul'da yaşar ve sonrasında Osmaniye'ye yerleşir. Osmaniye'de de tansiyon ölçme işiyle geçimini sağlamaya devam eder. Âşık, 25 Kasım 1989'da vefat eder. Güçlü bir âşık olmasına rağmen hak ettiği üne bir türlü ulaşamadığı düşünülür (Karaburç 1995: 35).

Kaçıran mahlasını kullanan âşık, saz çalabilmektedir. Âşığın İhsani, Nesimi Çimen, Ali Ekber Çiçek, Feyzullah Çınar gibi âşıklarla tanışmasının âşıklık geleneğini öğrenmesinde etkili olduğu görülür. Âşığın 30 kadar şiiri elde mevcuttur. Şiirlerini genellikle koşma nazım biçimiyle destan türünde söyler. Kaçıran, şiirlerinde genellikle yarım kafiyeyi tercih eder. Şiirlerini genellikle 11'li ölçü ile oluşturur. Koşma tarzında taşlamalar söyleyen âşık, yoksulluğu ve yoksulluğun insanı düşürdüğü durumları kara bir mizahla verirken anlatım kalıplarından halk söyleyişleri, tekrir ve deyimlerden de çok fazla yararlanır. Şiirlerinde sıklıkla işlediği temaların yoksulluktan şikâyet, din istismarı olduğu görülür. Âşık, söylediği şiirlerde hikâye, soru-cevap ve açıklama yoluyla (doğrudan) anlatım tekniklerini kullanır. Kaçıran, ömrü boyunca yoksulluk çekişini ise şu sözlerle hikâye ederek mizah gücünü ve aynı zamanda da şiire hâkimiyetini gösterir: "Misafir sanıp bir de sevindik/ Merhaba sultanım hoş geldin dedik/ Rahat otur diye bir minder koyduk/ Köşede mekanı kurdu yoksulluk." Verilen örnekten de anlaşılacağı üzere, âşığın şiirlerinde arı bir Türkçe ile akıcı bir anlatım kullandığı görülür (Arı 2009: 404).

Kaynakça

Arı, Bülent (2009). Adana'da Geçmişten Bugüne Âşıklık Geleneği (Karacaoğlan-1966). Adana: Altınkoza Yay.

Karaburç, Mehmet (1995). Osmaniye Âşıklık Geleneği. Yüksek Lisans Tezi. Adana: Çukurova Üniversitesi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. BÜLENT ARI
Yayın Tarihi: 27.12.2018

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Recep Bilginerd. 15 Mayıs 1922 - ö. 17 Haziran 2005Doğum YeriGörüntüle
2Kayabay, Bilald. 07 Eylül 1947 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3EYYUBİ, Eyüp Todild. 04.06.1955 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Recep Bilginerd. 15 Mayıs 1922 - ö. 17 Haziran 2005Doğum YılıGörüntüle
5Kayabay, Bilald. 07 Eylül 1947 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6EYYUBİ, Eyüp Todild. 04.06.1955 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Recep Bilginerd. 15 Mayıs 1922 - ö. 17 Haziran 2005Ölüm YılıGörüntüle
8Kayabay, Bilald. 07 Eylül 1947 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9EYYUBİ, Eyüp Todild. 04.06.1955 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Recep Bilginerd. 15 Mayıs 1922 - ö. 17 Haziran 2005Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11Kayabay, Bilald. 07 Eylül 1947 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12EYYUBİ, Eyüp Todild. 04.06.1955 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Recep Bilginerd. 15 Mayıs 1922 - ö. 17 Haziran 2005Madde AdıGörüntüle
14Kayabay, Bilald. 07 Eylül 1947 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15EYYUBİ, Eyüp Todild. 04.06.1955 - ö. ?Madde AdıGörüntüle