KARAHANLI, Murat Yıldız

(d. 1922 / ö. 25.09.1999)
âşık
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Murat Yıldız olan Karahanlı Murat, 1922'de Kars'ın Arpaçay ilçesine bağlı Bardaklı köyünde doğmuştur. Karahanlı'nın üçüncü dedesi Kazakistan’dan Gürcistan’a, oradan da Arpaçay’ın Bardaklı köyüne yerleşmiştir (Yıldız 2003: 7). Babasının adı Aslan, annesinin adı Ayşe’dir. On ikisi erkek, biri kız olmak üzere on üç kardeştir (Yıldız 2003: 8). Okula gidemez, okuma yazmayı o dönem köylere gelen gezici köy öğretmenlerinden öğrenir (Yıldız 2003: 14). 1946'da Kudret Hanım’la evlenir ve beş çocuğu olur. Çocukları, Kemal Yıldız, polis emeklisi; Günay Yıldız, halk ozanı; Şenay Yıldız, devlet memuru ve halk ozanı; Tünay Yıldız ve Öztürk Yıldız da devlet memuru olarak çalışmaktadırlar. Yıldız, 25 Eylül 1999 tarihinde vefat etmiştir. Kendi isteği üzerine köyüne defnedilmiştir (Yıldız 2003: 27).

Karahanlı Murat, on altı yaşındayken Karahan köyünde âşıklığa başlar. Oğlu ve çırağı Günay Yıldız'ın ifadelerine göre: Karahanlı,1938 yılı, muharrem ayının onuncu gününde (aşure günü), Hz. Hüseyin'i rüyasında görür, onun verdiği ekmeği alıp yedikten sonra âşıklık ilhamına kavuşur (Yıldız 2003: 10-11). Kendisi de bu durumu yazdığı bir dörtlükle belirtir (Yıldız 2003: 11). Bu olaydan sonra babası, oğlunu Kars'ta bulunan âşık kahvehanesine götürür ve saz alır (Yıldız 2003: 13). O zaman evlerine gelen Şenlik Baba’nın oğlu Kasım Baba, Âşık Gülistan, Âşık Mansur, Âşık Mehmet gibi âşıklarla bu kahvehanede bir araya gelen Karahanlı Murat, bu âşıkların yanında gezip dolaşır. Bulunduğu ortamlar onun âşıklık geleceğini çok etkiler. İlk ustası Âşık Gülistan’dır. Elli yıl bu sanatla uğraşır. Beş tane kitap yazıp kültür bakanlığına verir. Bunların arasında üç hikâye de yer almaktadır. Eserleri basılmamış, arşive konulmuştur. Şiirleri başka kitap ve dergilerde yayımlanmıştır. Karahanlı ile ilgili yapılmış bir yüksek lisans tezi de bulunmaktadır. Yetiştirdiği çırakların sayısı tam olarak bilinmemektedir. Âşık Karahanlı, başta oğlu Âşık Günay Yıldız olmak üzere Çobanoğlu kahvehanesine gelen bütün âşıkların yetişmesine katkı sağlamıştır. Usta-çırak geleneğinin önemli temsilcilerindendir. Birçok âşıkla atışmış, festivallere, âşık bayramlarına ve üniversitelerde yapılan konferanslara katılmıştır (Yıldız 2003: 7-16).

Âşık Karahanlı, Kars kültürünün, gelenek ve göreneklerinin yıllarca aktarmış, unutulmamasını sağlamıştır. Ömrünün çoğunu Karahanlı köyünde geçiren âşık, ölünceye kadar köyünü şiirlerine konu etmiştir (Yıldız 2003: 17-19). Şiirlerinde tabiata ola sevgisini vurgulamıştır. Tabiatı bir bütün olarak görmüş, birbirinin parçası olan tabiat varlıklarını birbirleriyle kucaklaştırmıştır (Yıldız 2003: 20). Âşıklık ilhamının olduğu şiirlerinden anlaşılır (Yıldız 2003: 21). Karahanlı âşıklığa beşeri aşkla başlamıştır. Onun şiirlerinde her zaman bir güzele âşık olduğu açıkça görülmektedir. Sevdiği kızla evlenememesi, ona kavuşamaması şiirlerine çeşitlilik kazandırmış, tutulduğu sevda âşıklık ilhamıyla birleşerek âşıklık feyzini güçlendirmiştir. Sevdiği güzele yazdığı şiirler çoğalırken, Kudret Hanım’la evlendikten sonra şiirlerindeki konu değişmeye başlamıştır. Sanatı da kendisi de olgunlaşan Âşık Murat, irfan meclislerine gönül vermiştir. Bundan sonra ise şiirlerinin içeriği değişmeye başlamış, ilahi şeklinde hakka yalvarış büyük ölçüde yer almıştır. Kur’an okuyamamasına, belli bir dinî eğitim almamasına rağmen şiirlerinde kendi söylediği gibi "Adem ile Hatem’e kadar gelip gidenlerden" malumat bulunmaktadır (Yıldız 2003: 21-23). Âşık Karahanlı, şiirlerini sade bir dille kendi el yazısıyla kaleme almıştır. Şiirlerini yazarken Kars yöresinin usta âşığı Âşık Şenlik Baba’yı örnek almıştır. Şiirleri konu bakımından çok zengindir. Şekil ve üslup bakımından hece vezninde yazmış, 8’li, 11’li, 15’li kalıpları kullanmıştır. Tür olarak divan, tecnis, güzelleme, koşma, dübeyit, muamma, lebdeğmez, muhammes ve ilahiler yazmıştır. Karahanlı şiirlerini irticalen söylediği için nerede ilham gelirse o anda kalemi eline almış ve şiirlerinin temelini atmıştır (Yıldız 2003: 23). Halkla iç içe olan Karahanlı, halkın isteklerini, duygularını şiirlerinde yansıtmıştır. O şiirlerinde toplumun gözü, kulağı, düşüncesi ve dili olmuştur (Yıldız 2003: 23). Karahanlı'nın şiirleri anlam yönünden güçlü olup yöre halkı tarafından özellikle öğüt niteliğinde olanlar atasözü gibi günlük hayatta kullanılmaktadır (Yıldız 2003: 23).

Kaynakça

Yıldız, Günay (2003). Ay Hayıf Karahanlı Murat Yıldız Hayatı-Sanatı-Eserleri. Ankara: Özgün Matbaacılık.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ FİLİZ GÜVEN
Yayın Tarihi: 09.06.2019
Güncelleme Tarihi: 08.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1HİCABÎ, Muharrem Erbekd. 15.04.1939 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2SADIK MİSKİNÎ, Sait Küçükd. 05.04.1964 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3SERHATLI LEMİN, Lemin Gülderend. 1961 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4İbrahim Zeki Burdurlud. 1922 - ö. 27 Temmuz 1984Doğum YılıGörüntüle
5Afif Yesarid. 16 Nisan 1922 - ö. 23 Ağustos 1989Doğum YılıGörüntüle
6Hacı Murat Yıldızd. 1922 - ö. 2003Doğum YılıGörüntüle
7İbrahim Zeki Burdurlud. 1922 - ö. 27 Temmuz 1984Ölüm YılıGörüntüle
8Afif Yesarid. 16 Nisan 1922 - ö. 23 Ağustos 1989Ölüm YılıGörüntüle
9Hacı Murat Yıldızd. 1922 - ö. 2003Ölüm YılıGörüntüle
10İbrahim Zeki Burdurlud. 1922 - ö. 27 Temmuz 1984MeslekGörüntüle
11Afif Yesarid. 16 Nisan 1922 - ö. 23 Ağustos 1989MeslekGörüntüle
12Hacı Murat Yıldızd. 1922 - ö. 2003MeslekGörüntüle
13İbrahim Zeki Burdurlud. 1922 - ö. 27 Temmuz 1984Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Afif Yesarid. 16 Nisan 1922 - ö. 23 Ağustos 1989Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Hacı Murat Yıldızd. 1922 - ö. 2003Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16İbrahim Zeki Burdurlud. 1922 - ö. 27 Temmuz 1984Madde AdıGörüntüle
17Afif Yesarid. 16 Nisan 1922 - ö. 23 Ağustos 1989Madde AdıGörüntüle
18Hacı Murat Yıldızd. 1922 - ö. 2003Madde AdıGörüntüle