KEMÂNÎ/MEHMED EFENDİ

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Kemânî’nin hayatı hakkında tezkirelerde ve biyografik kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı’nda “Bel_Yz_00043” numarada kayıtlı olan ve 1254/1838-39 yılında tertip edilen bir şiir mecmuasında şaire ait bir gazel ve bir tahmis yer almaktadır. Bu mecmuanın tertip edildiği tarih göz önünde bulundurulduğunda Kemânî’nin de bu mecmuanın tertip edildiği tarihte hayatta olduğu veya bu tarihten önce yaşadığı kabul edilebilir. Ayrıca mezkur mecmuada şairin gazelinin başlığında bulunan “Mehmed Efendi” ibaresinden isminin Mehmed olduğu ve Kemânî mahlasını kullandığı anlaşılmaktadır.

Kaynakça

Mecmû’a-i Eş’âr, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Bel_Yz_00043, vr. 36b-37a, 60b.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: Arş. Gör. Zahide Efe
Yayın Tarihi:

Eserlerinden Örnekler

Gazel-i Tabîb Tahmîs-i Kemânî   

I

Ey hoşâ bezm-i safâ mevhibe-i râzık-ı hay   

Hele pejmürde-dilân buldı yine neş’e-i mey

Ne keder kaldı ne sermâ vü ne hod kuvvet-i dey

Reşha-i feyz-i bahâr itdi gine gülşen-i dey

Şâhid-i gül yine gülşende bulup mansıb-ı key

II

Teng idi goncelerüñ gayet-ile cân u dili

Hem sanavber ile servüñ iki kat idi beli

Dest-ber-âverde çenâruñ olıcak iki eli  

Sebzeden sahn-ı çemen buldı bisât-ı la‘li

Kalmadı hâtır-ı ‘âlemde gam-ı serdî-i dey

III

Nev-bahâruñ şerefi cümle gamı dûr itmiş   

Şerefü’ş-şems-i çemen ‘âlemi pür-nûr itmiş

Ya‘ni ahzân-gede-i cân [u] dili sûr itmiş

Nükhet-i bâd-ı sabâ nergisi mahmûr itmiş

Lâleler def‘-i humârına tutar sâgar-ı mey

IV

Bülbül-i dil-şüde gülşende ‘aceb tafra satar

‘Ucb ile ya‘ni ki murgân-ı bahâra söz atar

Dahı nev-rûz u sabâyı biri birine katar

Def-i evraka gusûn töngel ile nagme tutar

Raks ider serv çalar zanbak u zer çeng ile ney

V

Medh ü şâbâş ile bülbül ne şitâb ile yürür

Hizmete nergis [ü] lâle bir ayag üzre turur

Hûblar sür’at ile reh-güzer-i şâha gelür

Mesned-i gül-büne çıkmış gül-i hamrâ oturur

Vasfına bu gazeli bülbül okur pey-der-pey

VI

Kadeh-i lâle[yi] pür eyledi gül jâle ile

Kan yalaşdı gül-i ter sünbül ile lâle ile

Hil‘at-i sürh ile gül oldı kamer hâle ile

Rind olan geldi gülistâna temâşâ-yı güle

Kaldı zâhid besî dîvâr-ı bürûdetde çü kay

VII

Böyle bir bezm-i ferah-bahşa ol âhû-yı rebîb

Makdemiyle ne ‘aceb virdi nizâm-ı tertîb

Âmin âmin diyerek geldi Kemânî-i garîb

Gül gibi keflerüñ aç sen de du’â eyle Tabîb

Bezm-i devletde mukîm olsun İlâhî ‘Ali Beg

         (Mecmû’a-i Eş’âr, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Bel_Yz_00043, vr. 36b-37a)



Mehmed Efendi [Kemânî]

Yine nev-rûz irişüp gitdi hele mevsim-i dey

Yürisün lâle vü gül gonca-sıfat sâgar-ı mey


Böyle bir bezm-i safâ eyledi tertîb-i sabâ

Raksa geldi yine ezhâr-ı çemen pey-der-pey


Göz kapar nergis-i şehlâ gülerek goncalara

Dir ki bu bezm-i safâya kanı tanbûr ile ney


Defin alsun eline mutrib-i bezm-i ‘işret

Okusun bu gazeli bezm-i safâdur hey hey


Hem şürû’ ide du‘âya bu Kemânî mânend

Bezm-i devletde mukîm olsun İlâhî ‘Ali beg

(Mecmû’a-i Eş’âr, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Bel_Yz_00043, vr. 60b)