KENZÎ, Ayaşlı Kenzî, Kenzî-i Rumî, Hasan

(d. ?/1607 - ö. ?/1680)
divan-tekke şairi
(Divan-Tekke / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Şair Kenzî, Hasan Kenzî, Ayaşlı Kenzî, Manisalı Kenzî veya Kenzî-i Rumî isim, mahlas veya lakaplarıyla tanınmıştır. 1607'de doğmuştur. Ayaş doğumlu olduğu hakkında güçlü bir kanaat olsa da Safâî, Hasan Kenzî’nin Alâiye’de (Alanya) dünyaya geldiğini ileri sürer. Manisa ise şairin uzun yıllar yaşadığı şehirdir (Tatcı 2006: 225 ). Hasan Kenzî'nin babasının adı Ahmed'dir. Hüseyin Ayvansarayî, Tezkire'sinde Kenzî'yi anlatırken "hâlâ nesli bakidir" demektedir. Hasan Kenzî, ilk tahsilini Ayaş’ta yaptıktan sonra İstanbul’a giderek Koca Mustafa Paşa Sünbülî Âsitânesi şeyhi Mehmed Alâeddin Efendi’ye intisap etmiştir (Kocatürk 1968: 373).

Sülûkunu tamamlayınca şeyhi tarafından irşatta bulunmak üzere Manisa’ya gönderilir (Tatcı 2006: 225). Kenzî'nin Şeyhi Alâeddin Efendi (ö. H. 1091/M. 1680) hakkında yeterli bilgi yoktur. Derviş Mehmed Şükrü Efendi tarafından yazılan "İstanbul Hankâhları Meşayıhı"nda, adı geçen tekkede, Seyyid Kerfuneddin Efendi'den sonra irşada geldiği belirtilen Alaeddin Efendi, Yemeniî Hasan Efendi'nin oğludur. 1607 senesinde dünyaya gelmiştir. Kırk sene meşihatta kalarak 1680 senesinde vefat etmiştir. Dergahın haziresinde Adli Efendi'nin yanında medfûndur. Kenzî bir beytinde şeyhi için: Ey Kenzî eğip boynunu payine yüzün sür/Sor şeyhin Alaaddin'e Mevla haberin sen, demektedir (Tatcı 2006: 226). "Hasan Kenzî, bir murabbaında Sünbüli erkanına mensubiyetini şöyle anlatır: "Gülşen-i sırda safa bahş eyledi sünbül güli/Sünbülîyem Sünbülîyem Sünbülîyem Sünbülî/ Kim gelür ol gülsitana şad olur can u dili/Sünbülîyem Sünbülîyem Sünbülîyem Sünbülî / Gel mülazım ol saadet isterisen kayını/Şemmedesin gülşen-i vahdetde sünbül huyını" Kenzi Hasan Efendi, Safayi'nin tespitine göre, Manisa'ya hilafetle görevlendirildikten sonra burada hâlen faaliyette olan Halveti tekkesine gelip irşada başlamıştır. Mustafa Safayi konuyla ilgili olarak şöyle demektedir:"Şeyh Alaadelin Efendi nam aziz-i muhteremden şeref-yab-ı inabet ve nice zaman hıdmet ve tahsil-i ma'rifet ve tekmil-i adab-ı tarikat edip nazar-ı feyz-eser-i pir ile müsta'idd-i iksir-i irşad olmağla me’zûn-ı hilafet olup Mağnisa Kasabası'nda vaki' Halveti tekyesine şeyh olup nu’kûd-ı ezmine-i ömr-i azizin hıdmet-i tevhid-i Bârî'ye sarf etmekle ... "(Safayî’den aktaran Tatcı 2006: 228). Yine Safavî’nin anlattıklarına göre Hasan Kenzî, "zahiri ve batını ma'mur, salah u takva ile meşhur bir şeyh-i kamil ü agah ve bir pir-i rüşen-zarnir-i pür-intibah ... "tır (Aktaran Tatcı 2006:230). Hasan Kenzî, Ulucami, Hafsa Sultan ve Ali Bey camilerinde yaptığı vaazları ve sohbetleriyle de tanınmıştır. Şehrin dışında yaptırdığı tekkesi bir müddet sonra eşkıya tarafından yıkıldığı için 1698 yılında Aynî Ali Sultan Türbesi’nin yakınında tekkesini yeniden inşa ettirmiştir (Tatcı 2006: 228). Şeyhi Mehmet Efendi, Hasan Kenzî için şöyle demektedir: "Azizim merkûm, hissedar-ı ma'arif-i ulûm, müteverri' ve müteşerri’ derviş, edib ve mütevazı' pir-i saadetmend müflih idi (Aktaran Tatcı 2006: 230). Bir süre de Aynî Ali Zâviyesi’nde zâviyedâr olarak hizmet gören Hasan Kenzî, Manisa' daki, Ayni Ali Sultan zaviye ve türbesinin yanındaki tekkesinde 1680'de vefat etmiştir. Tekkesinin hazîresine defnedilmiştir (Okumuş 1997: 329). Vefat tarihi, Sâlim'de 1120/1708-09; Safâyî'de 1126/1714-15; Tuhfe-i Nâilî'de 1127/1715 (Kurnaz 2001: 868); Osmanlı Müellifleri’nde ise 1112/1700-01 olarak gösterilmiştir (Çapan 2005: 515).

Şair ve bestekâr olarak da ün yapan Hasan Efendi’nin Kenzî mahlasıyla ve hece vezninde yazdığı şiirlerine yazma şiir mecmualarında rastlanmaktadır. Hasan Efendi, Kenzî mahlasıyla yazdığı ilahilerini Bursalı Mehmed Tahir Bey'e göre bir divançede toplamıştır. Hüseyin Vassaf, bu divanı görmediğinden kinaye "bir divançesi var imiş?" demektedir. (Bursalı Mehmet Tahir yty: 154). Gerçekten de, söz konusu bu divançenin her hangi bir nüshası bugüne kadar ele geçmemiştir. Şiirlerinden özellikle besteli olan ilahi ve na'tları mecmualarda görülmektedir. Kendi ilahilerinin birçoğunu, ayrıca Yûnus Emre’nin ve diğer bazı mutasavvıf şairlerin şiirlerini bestelemiş, bunlardan, “Aldın mı safâ ile musaffâ haberin sen” mısraı ile başlayan bir ilahisi notasıyla birlikte yayımlanmıştır (Şengel 1981: 127). Güftesi Hasan Kenzî’ye ait olan ilahiler uzun yıllar Halvetî dergâhlarında okunmuştur. Kaynaklarda bir divanının bulunduğu kaydediliyorsa da eser bugüne kadar ele geçmemiştir. Sadettin Nüzhet Ergun çeşitli mecmualardan topladığı bestelenmiş yedi şiirini yayımlamıştır (Antoloji 1942: 291-293). Aynı müellif, İstanbul Üniversitesi cilt: 16; sayfa: 330, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi Hüseyin Sadettin Arel yazmaları arasında Kenzî’nin mûsiki nazariyatıyla ilgili küçük bir risâlesinin bulunduğunu kaydetmişse de adı geçen kütüphane koleksiyonunda böyle bir esere rastlanmamıştır.

Kaynakça

Avni Erdemir (1999). Anadolu Sahası Musikişinas Divan Şairleri. Ankara: yyy.

Bursalı Mehmed Tâhir (1333-42). Os­manlı Müellifleri. C. 1. İstanbul: Matbaa-ı Amire.

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî: Nuhbetü’l-Âsâr Min Fevâ’idi’l-Eş’âr İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yay.

Ergun, Sadettin Nüzhet (1942). Türk Musikisi Antolojisi I. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Yay.

İnce, Adnan (hzl.) (2005). Sâlim Efendi Tezkiretü’ş-Şu‘arâ. Ankara: AKM Yay.

Kocatürk, Vasfi Mahir (1968). Tekke Şiiri Antolojisi. İstanbul: Edebiyat Yayınevi.

Kurnaz, Cemâl ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Mehmed Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî -  Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. Ankara: Bizim Büro Yay. 

Okumuş, Necdet (1997). "Hasan Kenzi", İslam Ansiklopedisi. C. 16, İstanbul: Türk Diyanet Vakfı Yay. 329-330.

Özcan, Nuri (1982). XVIII. Asırda Osmanlılar’da Dinî MûsikîYayımlanmamış Doktora Tezi. İstanbul: MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü. 

Öztuna, Yılmaz (1990). “Hasan Kenzî”, Büyük Türk Musikisi Ansiklopedisi I. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay. 334.

Şengel, Ali Rıza (1981). İlahiler III. İstanbul: Kubbealtı.

Tatcı, Mustafa (2006). “Mutasavvıf Şair ve Bestekar Ayaşlı Kenzî Efendi”, Osmanlı Araştırmaları Dergisi XXVIII Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu’na Armağan IV. İstanbul. 225-248.

Uluçay, M. Çağatay (1946). Manisa Ünlüleri. Manisa: yyy.

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ZEHRA SEMA DEMİR
Yayın Tarihi: 03.03.2015
Güncelleme Tarihi: 08.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Dost cemali şem'inin pervanesidir bu gönül

Nur-ı zatın dembedem kaşanesidir bu gönül

Çün elest bezminde sundu cam-ı aşkı dost bana

Ol sebebden ta ebed mestanesidir bu gönül

Yüreğimi pare pere eyledi yarim benim

Kimse bilmez yarimin bilmem nesidir bu gönül

Nar-ı hasret sır sarayın yakdı harab eyledi

Derd ü fırkat tığının divanesidir bu gönül

İrmek istersen tecelli-i cemalin nuruna

Talib-i Hak olanın karhesidir bu gönül

Kenziya her dilde biline visalin derdi var

Cam Muhammed Mustafa Divanesidir bu gönül

Tatcı, Mustafa (2006). “Mutasavvıf Şair ve Bestekar Ayaşlı Kenzî Efendi”, Osmanlı Araştırmaları Dergisi XXVIII Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu’na Armağan IV. İstanbul. 243.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1TAYYİBÎ, Ankaravî Mehmed Tayyibî Efendid. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2İsmail Kılıçarsland. 1976 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Ayda Erbald. 23 Nisan 1972 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4SEYYİD, Alaeddin Sünbülîd. 1607 - ö. 1680Doğum YılıGörüntüle
5SEBZÎ, Seyyid Mehmedd. ? - ö. Mayıs 1680Ölüm YılıGörüntüle
6SADIKÎ, Seyyid Ataullah Efendid. ? - ö. 1680Ölüm YılıGörüntüle
7HABÎBÎ, Şeyh Seyyid Habîbî İsmail Efendid. ? - ö. 1679/1680Ölüm YılıGörüntüle
8NUTKÎ ALİ DEDEd. ? - ö. 1727/1804?MeslekGörüntüle
9ŞEKÛRÎ, Himmet-zâde Şeyh Abduşşekûr Efendid. ? - ö. 1766-1767MeslekGörüntüle
10MUSTAFÂ, Şeyh Mustafâ Çelebi, Diyarbakırlıd. ? - ö. 19. yy.MeslekGörüntüle
11Nutkî, Şeyh Muslihiddin Mustafa Nutkî Efendid. ? - ö. 1688Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12ÜLFETÎ, Mehmed Halifed. ? - ö. 1665Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13AHMED-İ RÛMÎd. ? - ö. 1631-1632Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14VEHBÎ, Abdülvahâb Efendid. ? - ö. 19. yy.Madde AdıGörüntüle
15ANÎK, Mustafa Anîk Efendid. ? - ö. 1716-17Madde AdıGörüntüle
16SAʻÎ, Nakkaş Mustafa Sâʻîd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle