Kürşat Başar

Baran Orgun
(d. 26 Ağustos 1963 / ö. ?)
Gazeteci, Yazar, Romancı, Televizyoncu, Senarist
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İstanbul‘da dünyaya geldi. Annesi Erinç Hanım, babası Subay Çetin Başar'dır. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul, Ankara, Lefkoşa ve Ağrı, Doğubayazıt'ta yaptı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden mezun oldu. TRT 3’te “Caz Duygusu” adlı bir radyo programı hazırladı (1986-91). Güneş gazetesinde sanat yönetmenliği ve yazarlık yaptı (1989-91). TRT 1 televizyonundaki “Akşama Doğru” programında kitap sohbetlerini (1990-91), Kanal 6 televizyonunda “Tempo” programını (1992) hazırlayıp sundu; "Her Şey Yolunda" (Star), "Başka Yerde Yok" (Cine 5), "Akıl Oyunu" (Kanaltürk), "Kürşat Başar'la" (Kanaltürk), "Siyaset Hakkında Her Şey" (NTV), "Kürşat Başar'la" (Fox), "Kürşat Başar'la Yaz Sohbetleri" (CNN Türk) ve "Kürşat Başar'la" (Turkmax Gurme) adlı programları yaptı. Haftalık Tempo dergisi genel yayın yönetmenliğinden (1992-94) sonra, Yeni Yüzyıl gazetesinde başladığı (1994) köşe yazarlığını 1999’dan sonra Star gazetesinde sürdürdü. “Kozalak” adlı sahne yapıtı Hülya Aksular yönetiminde sahnelendi (Yalçın 2010: 180-181). Müzik ve edebiyatla yakından ilgilendi. Keşke Burada Olsaydın (2012) ve Kaldığımız Yerden (2016) adlı iki albüm yaptı. Kış İkindisinin Evinde (1988) adlı ilk hikâye kitabı ile 1989 Haldun Taner Öykü Ödülü'ne layık görüldü. 2011-2013 yılları arasında Cumhuriyet gazetesindeki "Hayal ve Gerçek" adlı köşesinde yazan Başar, müziğe tutkusunu hobi olmaktan çıkarmış ve önemli müzisyenlerle konserler vermeye devam etmektedir. Bekâr olan sanatçı, hâlen İstanbul'da yaşamakta ve yazı çalışmalarını sürdürmektedir.

Aşk romanlarıyla adını duyuran ve son dönem edebiyatımızda çok konuşulan Kürşat Başar, yazı serüveninin başlangıcını şu cümlelerle dile getirmiştir: "İlk romanımı biraz komik olacak ama ilkokulda yazdım. İlkokul dördüncü sınıfta, 120 sayfa falandı. Niye başladım çok bilmiyorum. Evimiz çok kitap olan bir evdi. Babam çok okurdu, annem de zaten edebiyat öğretmeniydi. İlk hikâyelerimi ciddi anlamda yazmaya başladığımda lise son ya da üniversite birinci sınıftaydım." (Hiçdurmaz 2014). 1982’den itibaren müzik ve edebiyat yazılarını; Gösteri, Defter, Hürriyet Müzik dergileriyle Güneş gazetesinde yayımlayan Kürşat Başar'ın ilk öyküsü 1985’te "Baran Orgun" imzasıyla Gösteri dergisinde çıkmıştır. Yazarın Kış İkindisinin Evinde (1988) adlı ilk öykü kitabı, gerek yazım tekniği, gerek öyküleri kurgulayışı, gerekse ele aldığı konulara bakış açısıyla genç ve farklı bir kitap olarak karşılanmıştır: "Aslında bir ilke hiç benzemeyen bir ilk kitap bu. Bir düşünür, şair, öykücü üçgeninin birikiminden kaynaklanmış bir kitap etkisi uyandırıyor. Kürşat Başar kendini kolay ele vermeyen, okurunu çaba harcamaya çağıran bir yazar." Öykü kitabı Kış İkindisinin Evinde’den sonra romana yöneldiyse de yazdıkları daha çok “uzun öykü” özelliği gösterir; ağırlıklı olarak ölüm, ayrılık, çaresizlik, hiçlik ve yabancılaşma gibi temaları işlemiştir (Yalçın 2010: 180-181). Yazar, ağırlıklı olarak roman ve deneme türünde eser vermiştir.

Başar'ın ilk romanı Konuştuğumuz Gibi Uzaklara (1990); çılgın, eğlenceli, oyunsu, ama korkularla dolu bir yasak aşk hikâyesidir. Gümüş, eserin öykü olarak kaydedilmesi gerektiğini belirtmiş ve "Konuştuğunuz Gibi Uzaklara da bir roman sayılamaz; roman olmanın özellikleriyle yazınsal düzeyde ilişki kurabilmiş değildir. Bazen yayıncıların da çok satış saplantısında gürültüye götürülen bu ayrım, yazarların da serinkanlı seçimine gereksinim duyuyor. Konuştuğumuz Gibi Uzaklara son yıllarda birbiri üstüne gelen benzerleriyle aynı dünyaya açılıyor: Bir yaşam durumumun kırıklıkları, ayrılıkları, bitimli aşkları, sapkın duyarlıkları, acıları, umutsuzlukları, geleceksizliği, yitikliği, çaresizliği, hiçliği, yabancılaşması-bir karabasan dünyası... Kürşat Başar bütün bunların bileşimini yalın bir dil ve kendi öyküsüne özgü bir biçemle verirken, seçilmiş bir yaşam durumunun öykücüsü oluyor. Konuştuğumuz Gibi Uzaklara’nın bir öykü (ama 'camdanöykü') oluşu onun kendince değerinden yitirmesine niçin yol açsın?" (Gümüş 2011) değerlendirmesini yapmıştır.

Sen Olsaydın Asla Yapmazdın, Biliyorum (1992) ile Kürşat Başar, Türkiye'nin en çok okunan yazarları arasına girmiştir. Yazar bu romanda; aşk ve dostluk ilişkilerini üç kişinin etrafında dönen bir hikâye etrafında ele almıştır. Doğan Hızlan, bu roman için "Edebiyat, olağanı olağanüstüye dönüştürür. Bu kitabı okurken ilk aklıma gelen cümle bu oldu. Yaşamsal olanla zihinsel olanın birbirini beslediği bir yazma biçimi, çağrışımlarla anılarda kurulan, ritmi hiç düşmeyen bir edebiyat, anlatım temposu..." değerlendirmesini yapmıştır. Bayramoğlu'na göre ise Sen Olsaydın Asla Yapmazdın, Biliyorum; postmodern bir romandır: "Çok az romanda üslup, yazım tekniği ve tema birbirlerini bu denli çarpıcı biçimde tamamlamıştır. Üslup temayı, hiçbir romanda bu denli yeniden biçimlendirmemiş, yaratıcılığın ve yaratılanın adı üslup olmamıştır. Post-modernizmin ne olduğunu merak edenler bu romanı okusunlar. Başar, hiçbir şekilde post-modernist değil ama roman post-modernizmin ta kendisi...". Kürşat Başar; insan ilişkilerini sorguladığı, duygusal gelgitler ve kararsızlıklar üzerinde durduğu Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları (1996) romanı ile çok konuşulmuştur. Bu romanında, gerek roman tekniğindeki farklılıkla, gerek anlatımındaki yenileşmeyle farklı bir boyuta geçtiği; kendi yarattığı duyarlı, ayrıntılı, derin dünyayı ve kendine özgü üslubunu koruduğu belirtilmiştir. Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları, bir yandan farklı kişiler ve farklı anlatımlarla yaşanılan aşkları anlatırken, diğer yandan da günümüz dünyasına, ilginç saptamalarla ve ironiyle yaklaşan bir roman olarak değerlendirilmiştir.

Efsanevi bir roman olan Başucumda Müzik (2004), evli bir dışişleri bakanı ile yine evli bir dışişleri bürokrat karısının aşkını anlatır. Romanda 1950-1960 dönemine ait; İstanbul'daki bir ayaklanmadan (6-7 Eylül olayları), intihara teşebbüs eden bir cumhurbaşkanından (Celal Bayar), Eskişehir'e doğru giderken tutuklanan bir başbakandan (Adnan Menderes) söz edilir ve devrin politik gelişmeleri takip edilir (Sarıbaş 2003). İnan, bu roman için "Başucumda Müzik, güçlü bir kadın olmak ve tek başına bütün dünya ile başa çıkmak gibi düşüncelerini bir kenara bırakarak, bir gecede yeni bir maceraya atılan bir kadının, çocukluğundan kalma bir sureti yeniden görmesi üzerine başından geçenleri, hissettiklerini ve düşündüklerini anlatan bir roman. Kitabın sayfalarını çevirdikçe, kendinizi yasak bir aşka tanıklık eden ve içten içe onları destekleyen biri olarak bulacaksınız. Bir kadın için bile duygularını kelimelere dökmek çok zorken; Kürşat Başar, Başucumda Müzik adlı romanında bir kadının kalbinden geçenleri, bir erkeğin kaleminden çıktığına inanamayacağınız kadar başarılı bir şekilde kaleme alıyor." (İnan 2016) değerlendirmesini yapmıştır.

Yaz (2014) romanında yakın tarihimizin kritik bir döneminde dünyaya gelen, birbiri ardına yaşadığı kayıplara rağmen hayata tutunan bir gencin büyüme serüveni, yüzleşmeleri ve bir yaz mevsimi yaşadığı sarsıcı aşk, arka plana hızla yitip giden İstanbul yerleştirilerek anlatılır. Roman, yazara göre diğer kitaplarından farklı bir yerde durur: "Yaz diğer kitaplarımdan farklı olarak kendi içimi yazdığım bir roman. Yazıyla, kitaplarla ve sözcüklerle ilişkimi anlattım. Çocukluğumu çok hatırladığım, biraz daha kişisel bir roman. Herhâlde belli bir yaşa geldikten sonra böyle bir şey yazmak istedim. Yaz için 11 yıl bekledim. Belki de yazar olarak duraksadığım bir süreçti; bilemiyorum. Ama hiç boş durmadım. Zaten benim için önemli olan şey yazmak değil, kendimi doğru şekilde ifade etmek." Aslında Hayal (2016) anı-romandır. Aktan'a göre roman yazarın çocukluğundan bu yana farklı iklimlerde büyüyen ruhunun müziğini duymak için çok güzel bir başlangıç niteliğindedir: "Aslında Hayal, başta yazarlar ve yazar adayları olmak üzere pek çok insanın kalbine bir köşesinden dokunup, beklemediği mucizeler yaratabilecek bir kitap olmuş. İçinde çocuk, ergen, yetişkin, dergi yöneticisi, yazar, müzisyen ve oyuncu tüm Kürşat Başar’ları buluyor, onun yayıncılıktan televizyona, televizyondan müziğe uzanan hayatına eşlik ediyor, onu gerçekten tanımış gibi hissediyorsunuz." (Aktan 2016).

Aklımda Hep Sen (2019), mesafelere kafa tutan bir aşk romanıdır. Roman; günün birinde, seyahate çıkıyorum diyerek birdenbire evini, ailesini, küçük kızını terk edip kendisine bambaşka bir hayat kuran kayıp bir babanın bıraktığı büyük boşluğu nasıl doldurabileceğini bilemeyen Ebru’nun, bilinmeyen bir yere doğru çıktığı tren yolculuğunda anımsadıklarıyla, çocukluktan genç kızlığa evrilme, büyüme, yalan söylemeyi öğrenme, kendini arama, geçmişle hesaplaşma ve hayatının ilk ve son gerçek aşkını bulma serüvenidir. Atmaca, romanda politikaya, güncel ve felsefi sorunlara da değinildiğini belirtmiştir: "Travmalar, üzüntüler, mutluluklar, umutlar... O yüzdendir belki içinde aşk olan kitaplar her zaman seviliyor. Türkiye’de bu işin ustalarından biri de Kürşat Başar. Fon Türkiye olunca ucundan da olsa politikaya, güncel ve felsefi sorunlara değiyor. Hepimizi üzen haksızlıklara bir ufak isyan ediyor. Kadın ve erkek olmayı tartışıyor. Bir kızın hayatına giren tüm insanlarla ilişkilerini masaya yatırarak onu anlamaya çalışıyor. Tutkulu, umut dolu bir aşk anlatıyor. Başar okurunu mutlu edecek, keyifli bir yaz kitabıyla yayın dünyasında adından her zamanki gibi söz ettireceğe benziyor." (Atmaca 2019).

Aşkı “Beyin, kalp ve cinsel organ arasında gerçekleşen eşsiz bir uyum” olarak tanımlayan Başar, romanlarında ruhsal derinliğe ve betimlemelere önem veren bir yazardır. Nitekim bunu Haydar Ergülen'le yaptığı söyleşide şöyle dile getirmiştir: "Bütün kitaplarımda beni hep şu ilgilendirdi, okuduğum kitaplarda da o ilgilendirdi: İnsanların ruhsal derinliği… Çünkü hepimiz aslında birbirimizi bir şeye benzetiyoruz. Kendimizi de bir şeye benzetiyoruz. Bu bize verilen öğretiyle ilgili, eğitimle ilgili, geleneklerle ilgili falan filan. Bütün dünyada var bu. Kılık kıyafetimizden, gözlükten, sakaldan, tipten, renkten filan hepimizin birbirleriyle ilgili birtakım fikirleri var. Ama aslında herkes tek başına eşsiz birisi. Ve onun aslında çok acayip bir ruhsal derinliği var. Ve ben hep sevdiğim romanlarda o ruhsal derinliği ararım... Ben o tür romanları sevdim hep. Böyle çok bana klişe birtakım olayları anlatan veya olay akışını takip eden; ‘bunun sonunda ne olacak acaba, adam oğlanı öldürecek mi?' falan tarzı romanları okurum ama çok da bayılmam edebiyat olarak. Galiba onu yapmak istemişim burada, bu bütün kitaplara baktığımda o derinliği yakalamaya çalıştım daha çok. Hem kendi içimdeki bir mesele bu, hem de başkalarına bakışta…" (Ergülen 2015). Kürşat Başar, her ne kadar aşk temasına ağırlık verse de sadece bir aşk romancısı değildir. Çünkü eserlerinin arka planında farklı olaylar ve hayatlar da işlenmektedir. Başucumda Müzik ve Aklımda Hep Sen romanlarında görüldüğü üzere arka planda yakın tarih ve devrin politik durumu yansıtılır. Bu yönleriyle panoramik bir bakış sezilir.

İğreti Yaşamlar (2003) yazarın ironiyle duygusallığı, hayalle gerçeği, tarihle bugünü birbirine bağladığı denemelerinden oluşur. Başar, kitapta politikadan aşka, evrensel değerlerden kimliklere, teknolojiden dine, günümüz dünyasını mercek altına alır. Çok Güldük, Ağlamayalım (2006) ve Bazen Unutmak İstersin (2018) yazarın deneme türündeki diğer kitaplarıdır.

Kaynakça

Aktan, Damla (2016). “'Aslında Hayal' ve Ötesi...". Artful Living. 7 Eylül 2016. https://www.artfulliving.com.tr/edebiyat/aslinda-hayal-ve-otesi-i-8077 [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Atmaca, Erhan (2019). "Aslında her şey aşktan". Hürriyet Kitap. 27 Haziran 2019. https://www.hurriyet.com.tr/kitap-sanat/aslinda-her-sey-asktan-41256869 [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Başar, Kürşat (1988). Kış İkindisinin Evinde. İstanbul: Can Yayınları.

Başar, Kürşat (1992). Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum. İstanbul: Can Yayınları.

Börekçi, Gülenay (2016). "Söyleşi: Kürşat Başar: Çok kitap basılıyor ama hiçbiri heyecan verici değil". Habertürk. https://www.haberturk.com/yasam/haber/1261768-kursat-basar-cok-kitap-basiliyor-ama-hicbiri-heyecan-verici-degil [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Çağan, Oğuzcan (2014). "Söyleşi: ‘Büyük, unutulmaz aşkların en önemli özelliği yazılmış olmaları…’". Okuryazar TV. 6 Ekim 2014. https://www.okuryazar.tv/kursat-basar-yaz/ [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Döndaş, İnci (2014). "Söyleşi: Zor okunan kitapların yazarıyım". Star. 5 Temmuz 2014. https://www.star.com.tr/pazar/zor-okunan-kitaplarin-yazariyim-haber-906401/ [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Ergülen, Haydar (2015). "Kürşat Başar ile Söyleşi - I". Artful Living. 26 Şubat 2015. http://www.artfulliving.com.tr/edebiyat/kursat-basar-ile-soylesi-i-i-1990 [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Gümüş, Semih (2011). "Bir Durum Camdanöyküsü". Roman Kitabı. İstanbul: Can Yayınları.

Hiçdurmaz, Pınar (2014). "Söyleşi: ‘Yaz’ın yazın çıkması bir tesadüf". Akşam. 6 Temmuz 2014. https://www.aksam.com.tr/pazar/yazin-yazin-cikmasi-bir-tesaduf/haber-322204 [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

İnan, Pınar (2016). "Ruhunuza Dokunacak Bir Roman: Başucumda Müzik". Sanat Karavanı. 20 Ekim 2016. https://sanatkaravani.com/ruhunuza-dokunacak-bir-roman-basucumda-muzik/ [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

İzci, İpek (2016). "Söyleşi: Kürşat Başar: 'Sucuklu yumurtayı bile aşkla tarif ediyorlar'". Hürriyet Kelebek. 20 Mayıs 2016. https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hayat/kursat-basar-sucuklu-yumurtayi-bile-askla-tarif-ediyorlar-40106551

Meriç, Tolga (2016). "Kürşat Başar; aslında hayalet…". Egoist Okur. 27 Temmuz 2016. https://egoistokur.com/kursat-basar-aslinda-hayalet/ [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Sarıbaş, Şermin (2003). "Söyleşi: Fatin Rüştü Zorlu ile Vesamet Kutlu'nun büyük aşkı". Hürriyet. 18 Ekim 2003. https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/fatin-rustu-zorlu-ile-vesamet-kutlunun-buyuk-aski-178092 [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Yalçın, Murat (Ed.) (2010). "Başar, Kürşat". Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi. C. 1. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. s. 180-181.

Yönter, Nevin (2016). "Söyleşi: 'Aşk olmazsa hayatın heyecanı kalmıyor...'”. Posta. 5 Haziran 2016. https://www.posta.com.tr/ask-olmazsa-hayatin-heyecani-kalmiyor-346409 [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

"Kürşat Başar: Düz Bir Çizgide Giden İlişki Aşk Değildir". Röportaj Gazetesi. http://www.roportajgazetesi.com/twitter-ask-kursat-basar-roportaji-c2820.html [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCr%C5%9Fat_Ba%C5%9Far [Erişim Tarihi: 09. 02. 2020]

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: İSA KOYUNCU
Yayın Tarihi: 20.02.2020
Güncelleme Tarihi: 07.11.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Kış İkindisinin EvindeAfa / İstanbul1988Hikâye
Konuştuğumuz Gibi UzaklaraAfa / İstanbul1990Roman
Sen Olsaydın Asla Yapmazdın, BiliyorumAfa / İstanbul1992Roman
Aşkı Bulmanın ve Korumanın YollarıAfa / İstanbul1996Roman
İğreti YaşamlarCan / İstanbul1997Deneme
Başucumda Müzikİş Bankası / İstanbul2004Roman
Sanki Bir Roman Kahramanı: Doğan Hızlan KitabıYKY / İstanbul2006Röportaj
Çok Güldük, AğlamayalımEverest / İstanbul2006Deneme
Music By My BedsıdeEverest / İstanbul2007Roman
Mousiki Sto ProskefaloPatakis Publishers / Atina2011Roman
YazEverest / İstanbul2014Roman
Aslında HayalEverest / İstanbul2016Roman
Bazen Unutmak İstersinEverest / İstanbul2018Deneme
Akımda Hep SenEverest / İstanbul2019Roman

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Abdülgani Seniy Yurtmand. 1871 - ö. Nisan 1951Doğum YeriGörüntüle
2Cem Kertişd. 1978 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Güzide Sabri Aygünd. 1886 - ö. 1946Doğum YeriGörüntüle
4MÜBARİZ ASGEROVd. 1963 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5SERDAR MEMMEDOVd. 1963 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6EKREM, Ekrem Akıncıd. 01.01.1963 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Halil Erdoğan Cengizd. 3 Eylül 1934 - ö. 28 Ekim 1993MeslekGörüntüle
8İclal Aydınd. 14 Eylül 1971 - ö. ?MeslekGörüntüle
9TEVFÎK, Mehmed Tevfîk, Çaylak Tevfîk, Çopur Tevfîk, Mehmed Tevfîk-i Dehlevîd. 1843 - ö. 1892-93MeslekGörüntüle
10Nazım Payamd. 1 Ocak 1955 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11Tansu Beled. 18 Ekim 1944 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Muzaffer İzgüd. 29 Ekim 1933 - ö. 26 Ağustos 2017Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Ethem Barand. 01 Mayıs 1962 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14Selçuk Barand. 7 Mart 1933 - ö. 4 Kasım 1999Madde AdıGörüntüle
15Vecihi Timuroğlud. 29 Ekim 1927 - ö. 23 Ekim 2014Madde AdıGörüntüle