MAHMUDOĞLU/VERDANLI, Menaf Renciberî

(d. 1960/1962 / ö. -)
âşık
(Âşık / 20. Yüzyıl / Azeri)

1960’da (Kafkasyalı’ya göre 1962'de) Salmas’ın Verdan köyünde dünyaya gelen Mahmut oğlu Âşık Menaf Renciberî, yedi yaşında köyünde başladığı ilköğrenimini, Salmas’ın Muğancık köyünde tamamlar. Orta öğrenimi için gittiği Salmas’ta eğitimine devam ederken yaşadığı sorunlar sebebiyle son senesinde eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalır (Zihak 2003: 9; Kafkasyalı 2009: 131; Shamsizadehmaleki 2014: 85; Abbasi vd. 2014: 91).

Âşıklık geleneğine usta âşıkların kasetlerini dinleyerek heveslenen Âşık Menaf’ın uzaktan takip ettiği bu gelenekle olan ilişkisi, Tebriz’den gelen Tebrizli Hacı Ali İbadiyan’la tanıştıktan sonra başka bir boyut kazanır. Âşık İbadiyan’ın misafiri olarak gittiği Tebriz’de İbadiyan’ın kendisine bir saz hediye etmesiyle ilk defa sazı eline alan Âşık Menaf Renciberî, o günden beri sazı elinden bırakmaz (Kafkasyalı 2009: 131-132; Abbasi vd. 2014: 91-92).

Salmas’a döndükten sonra tanıştığı Salmaslı Âşık Mirza Ali’den bir süre âşıklık eğitimi alan Âşık Menaf, âşıklığa başlasa da eğitimin sınırı olmadığı düşünerek Urmiye’de Âşık Derviş (Vahabzade)’in yanına giderek ondan bazı destan ve âşık havalarını öğrenmeye devam eder (Kafkasyalı 2009: 131; Abbasi vd. 2014: 92).

Bu eğitimle de yetinmeyen Âşık Menaf, âşıklığı sırasında önce Hoy’da Âşık Aslan’dan, sonrasında ise programlara gittiği Tebriz, Hoy, Urmiye, Makü ve Bazergan’daki görüştüğü usta âşıklardan âşıklık geleneğinin inceliklerini öğrenmeye çalışır. Bununla da yetinmez Arap alfabesi dışında Latin ve Kiril alfabelerini öğrenip âşıklık geleneği hakkında yayımlanmış Türkçe kitap ve mecmuaları temin ederek bu konudaki bilgisini artırır (Abbasi vd. 2014: 92; 98).

Biri Hoy’da, diğeri Salmas’ta olmak üzere işlettiği iki “âşıklar kahvesi” olan Âşık Menaf, bu sayede diğer âşıkların da bir çatı altında toplanmasına öncülük eder (Kafkasyalı 2009: 132).

Birçok âşığın yetişmesinde emeği olan Âşık Menaf; kardeşi Âşık Mahbub Renciber’e, Hoylu Âşık Yahya’ya ve Âşık Muhammet’e, Salmaslı Âşık Nadir’e ayrıca Âşık Cebrail, Âşık Musa, Âşık Behrengî ve Âşık Ali’ye ustalık yapıp onların âşık olmasını sağlar. Son olarak oğlu Âşık Hüseyin de onun yetiştirdiği âşıklardandır (Kafkasyalı 2009: 132; Abbasi vd. 2014: 97-98).

Urmiyeli Âşık Mehemmed Hüseyin Dehgan ile birlikte Urmiye’nin radyo ve televizyon kanallarında programlar yapan Âşık Menaf, Salmas âşık muhitine ait usta malı şiir ve destanlar ile kendi yarattığı şiir ve tasnif ettiği destanları kaset ve CD’lere kaydettirir (Kafkasyalı 2007: 193; Kafkasyalı 2009: 133).

Hoy ve Salmas başta olmak üzere Şiraz, Tahran, Erdebil ve Meşhed gibi yaşadığı yere uzak diğer Türk şehirlerindeki toy ve çeşitli programlara gideren âşıklık yapmaya devam eden Âşık Menaf, şiirlerinde “Mahmudoğlu” ve “Verdanlı” mahlaslarını kullanmaktadır (Kafkasyalı 2007: 76; Abbasi vd. 2014: 93).

Bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme açlığı ile ustaları dışında birçok usta âşıktan da âşıklık geleneği ve âşık havaları öğrendiğini söyleyen Âşık Menaf Renciberî, son ustası Âşık Derviş (Vahabzade)’ten aldığı destan eğitimi sırasında bunları yazıya geçirir. Bu sayede destanları hem kalıcı hâle getiren hem de öğrendiği destan sayısını artıran Âşık Menaf, kısa sürede yaşadığı şehirde en fazla destan anlatabilen âşıklardan birisi olur. Anlattığını iddia ettiği 70 destan arasında; “Köroğlu Destanı’nın dokuz kolu, Kurbanî ile Peri, Abbas ile Gülgez, Şah İsmail Hatayî" destanları sayılabilir (Abbasi vd. 2014: 92; 96).

Bu destan bilgisi, onun yeni destan tasnif etmesinde etkili olur. Âşık Menaf, günümüze kadar; “Aslan Bey (Kardeşi Âşık Mahmut anlatarak kasete kaydetmiştir.), Ahmet ile Adalet, Cidalı Kenan, Hasan ile Seyyad, İlyas ile Mehri, İbrahim ile Gövhertaç” destanlarını tasnif eder (Abbasi vd. 2014: 92; 96). Ayrıca Dede Korkut Kitabı’ndaki Kanturalı ile Kanlı Koca Destanı’nı, günümüz âşık tarzı destan formuna çekerek yeniden yaratır ve bazı kısımlarına şiirler koşar.

Destancılığı dışında şiir yeteneği ile de tanınan âşıklardan biri olan Âşık Menaf, âşıklığa başladıktan sonra şiir yaratmaya başladığını ve ilk şiirlerini önce yazıp sonra ezberlediğini, sonrasında ise irticalen şiir söylemeye başladığını belirtmektedir. Âşık şiirinin hemen hemen her türünde şiir yaratan Âşık Menaf, gelenekteki âşık şiiri türlerinin dışına çıkarak bazı şiir türleri denemeleri de yapar. Bunlardan biri, Arap Alfabesi temelinde ortaya çıkan “noktasız” türündedir. Âşık Menaf, İran Türkleri arasında bazı usta âşıklarca yaratılan bu şiir türünü, bir adım daha öteye taşıyarak “noktasız lebdeğmez” türüne çeker; Adil Allah derde deva/Dâda geler o ilahi/Verir dergâh-ı Ali’de/Olar ürekler ıslahı” (Abbasi vd. 2014: 93).

Şiirlerinde toplumsal olduğu kadar bireysel konuları da işleyen Âşık Menaf için insanın dört özelliği vardır. “Sermayesin” redifli şiirinde; “Dörd sıfat var Mahmudoğlu merdliğin nişanıdı/ Sehavetdi, kanaatdi, marifet beyanıdı/ Dördüncü de itikatdı, duzlu gün erkânıdı/ Bu dörd sıfat kimse olsa dordurub sermayesin” (Abbasi vd. 2014: 94) diyen âşık, bu özelliklerin isimleri verdikten sonra onları teker teker açıklar.

Şiirlerindeki temel konulardan biri de tabii olarak aşk ve âşık olunan sevgilidir. Birçok şiirinde sevgilinin güzelliğini, tabiatın güzellikleriyle birleştirir. Bu bağlamda âşığın şiirlerinde tabiatın detaylı bir sunumunu da görürüz (Abbasi vd. 2014: 95). Âşık Derviş ile atışması olan ve yarattığı yüzlerce şiirinin yayımlanmasını bekleyen Âşık Menaf, günümüzde Hoy’da yaşamakta, Salmas ve Hoy ile İran’ın diğer şehirlerindeki toy ve programlarda sanatını icra etmekte ve onlarca âşığa eğitim vermeye devam etmektedir.

Kaynakça

Abbasi, Kazım, Tohid Melikzade Dilmekanî (1393/2014). Salmas Âşık Geleneğine Bir Bahış. Urmiye: İntişarat-ı Ayna.

Kafkasyalı, Ali (2007). İran Türk Âşıkları ve Millî Kimlik. Erzurum: Eser Ofset.

Kafkasyalı, Ali (2009). İran Türkleri Âşık Muhitleri. 2. Baskı. Erzurum: Salkımsöğüt Yay.

Shamsizadehmaleki, Maliheh (2014). Urmiye Âşıklık Geleneği ve Âşık Garip Hikâyesi İncelemesi. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Zihak, Alirıza (1382/2003). Hoy Âşıkları. Hoy: Avrın Dergisi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. FAZIL ÖZDAMAR
Yayın Tarihi: 21.01.2019
Güncelleme Tarihi: 02.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1HASAN TURANd. 1924 - ö. 29.09.2002Doğum YeriGörüntüle
2ÇAĞLAYAN/AYŞE, Ayşe Çağlayand. 1939 - ö. 01.03.2008Doğum YeriGörüntüle
3GENÇ OZAN, Erbay Ulupınard. 10.06.1966 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4HASAN TURANd. 1924 - ö. 29.09.2002Doğum YılıGörüntüle
5ÇAĞLAYAN/AYŞE, Ayşe Çağlayand. 1939 - ö. 01.03.2008Doğum YılıGörüntüle
6GENÇ OZAN, Erbay Ulupınard. 10.06.1966 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7HASAN TURANd. 1924 - ö. 29.09.2002MeslekGörüntüle
8ÇAĞLAYAN/AYŞE, Ayşe Çağlayand. 1939 - ö. 01.03.2008MeslekGörüntüle
9GENÇ OZAN, Erbay Ulupınard. 10.06.1966 - ö. ?MeslekGörüntüle
10HASAN TURANd. 1924 - ö. 29.09.2002Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ÇAĞLAYAN/AYŞE, Ayşe Çağlayand. 1939 - ö. 01.03.2008Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12GENÇ OZAN, Erbay Ulupınard. 10.06.1966 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13HASAN TURANd. 1924 - ö. 29.09.2002Madde AdıGörüntüle
14ÇAĞLAYAN/AYŞE, Ayşe Çağlayand. 1939 - ö. 01.03.2008Madde AdıGörüntüle
15GENÇ OZAN, Erbay Ulupınard. 10.06.1966 - ö. ?Madde AdıGörüntüle