MÂTEMÎ

(d. ?/? - ö. 1595/96/1004)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı İbrahim’dir. İlk mahlası Mâtemî olan şair Hâtemî mahlasını da kullandı. Edirneli, bazı kaynaklara göre İstanbul ile Edirne arasındaki Bergos (Burgaz)’dandır. Bergos Sancak Beyi Mehmed Bey’in torunu ve Zaim Divane Mahmud Bey’in oğludur. Mecelletü’n-Nisâb’da babasının adı Memi-zâde olarak geçmektedir. Ataları gibi sipahi oldu. Önceleri zevk ve safa içinde eğlence ve içki meclislerinde ömür süren şair, hem bu hayatı, hem de sipahiliği terk ederek Arap ve İran diyarına seyahate gitti. Bu uzun gezi esnasında hacı da oldu. Gelibolulu Âlî’ye göre Şeyh İbrahîm Gülşenî dergâhına girdi, Âşık Çelebi’ye göre ise Kalender dervişlerle, sofilerle düşüp kalkmaya başladı. Şehzâde Selîm’e kaside sundu. II. Selîm’in bu kasidedeki Mâtemî mahlasının uygun düşmediğini Hâtemî’nin daha güzel olacağını söylemesiyle mahlasını Hâtemî yaptı. Bu kasidenin beğenilmesi üzerine şehzadenin meclisine girdi ve tekrar sipahiliğe döndü. Selîm’in musahiplerinden Celâl Bey ile Turak Çelebi’ye intisap etti, Turak Çelebi’nin defterdarı oldu. Şehzâdenin cülusundan sonra ona müteferrika oldu. 1004/1595/96 senesinde Edirne’de öldü. Mâtemî’nin ölüm tarihini bir yıl önce olarak gösteren Gelibolulu Âlî, şairin seksen seneden fazla yaşadığnı kaydetmektedir. “Hâtemî’ye tevbe-i tevfîk ile irüp ecel / Buldı hüsn-i hâteme târîh-i hatm-i bî-bedel” beyti ölümüne tarihtir. Kalender dervişleriyle dolaştığı bildirilen şairin rind-meşrep biri olduğu anlaşılmaktadır. Edirneli Nazmî’nin Mecma’u’n-Nezâ’ir’inde 30 şiiri bulunan Mâtemî’nin şiirlerindeki “Mâtemî-i Acem” başlığı, şairin uzun süre Acem ülkelerini gezmiş olmasından ve diğer Mâtemîlerden tefrik etmek maksadıyla yazılmış olmalıdır. Keşfü’z-Zunûn’da şairin Divan sahibi olduğu kayıtlıyken, Osmanlı Müellifleri’nde ise bu Divan’ın “mürettep” olduğu bilgisi vardır. Divan’ın herhangi bir nüshası bilinmemektedir. Mâtemî’nin şiiri hakkında Kınalı-zâde Hasan Çelebi dışındaki tezkire yazarlarının görüşleri müspettir. Âşık Çelebi renkli gazelleri olduğunu, Ahdî de Farsçası mükemmel olan şairin çok gazel yazdığını, kasidede de başarılı olduğunu, ayrıca şiir ilmine hâkim olup aruz, kafiye ve muammayı iyi bildiğini ifade etmektedir. Hasan Çelebi’ye göre onun şiiri “şütür-gürbe”dir; yani istikrarsız, hem iyi, hem zayıf şiirler kaleme almıştır. Hasan Çelebi Farsça şiirlerini beğenmediğini “bu kötü işten çekinmesi umulur.” ibaresiyle ifade eder. Ancak hakkında bütün şuarâ tezkirelerinde müşterek olan bilgi, Mâtemî’nin devrinin meşhur şairlerinden biri olduğudur.

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

İsen, Mustafa (hzl.) (1994).  Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: AKM Yay.

Kaf-zâde Fâizî. Zübdetü’l-Eş’âr. Milli Kütüphane, Yz. A. 679, vr. 95a.

Kılıç, Filiz (hzl.) (2010). Âşık Çelebi, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ (İnceleme-Metin). İstanbul: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yay.

Köksal, M. Fatih (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292688/h/edirneli-nazmi-mecmaun-nezair.pdf.[erişim tarihi: 20.03.2013]

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Nail Tuman, Tuhfe-i Nâ’ilî. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1978). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: TTK Yay.

Müstakîm-zâde Süleymân Sa’deddîn. Mecelletü’n-Nisâb fi’n-Neseb ve’l-Künâ ve’l-Elkâb. Süleymaniye Kütüphanesi, Hâlet Ef. No. 628, vr. 193b.

Rızâ (1316). Tezkire-i Rızâ. İstanbul: İkdâm Matbaası.

Riyâzî. Riyâzü’ş-Şu’arâ. Süleymaniye Kütüphanesi, Es’ad Ef. Nu. 3871, vr. 43b.

Solmaz, Süleyman (hzl.) (2005). Ahdî ve Gülşen-i Şu’arâsı. Ankara: AKM Yay.

Şemseddîn Sâmî (1314). Kâmûsu’l-A’lâm. İstanbul: Mihrân Matbaası.

Tatçı, Mustafa (hzl.) (2003). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri I-II-III. Ankara: Bizim Büro Yay.

Yaltkaya, Şerafettin ve Kilisli Rıfat Bilge (hzl.) (1971). Kâtip Çelebi, Keşf-el-Zunûn. İstanbul: MEB Yay. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET FATİH KÖKSAL
Yayın Tarihi: 09.09.2013

Eserlerinden Örnekler

 GAZEL 

 Gerçi her bir dil-rübâ devrüñ meh-i tâbânıdur

 Yılduz anuñdur ki sen gün yüzlünüñ hayrânıdur

 Mihr ile zerrâtı germ eyler güneş bir ânda

 Bir güneşsin sen dahı mihr ile hüsnüñ ânıdur

 Devr-i hüsnüñ Vâmık u Mecnûn’a uydurdı beni

 Kim dimişler her zamân bir âşıkuñ devrânıdur

 Nâle-i uşşâk virür kûyuña berg ü nevâ

 Gülşene zînet viren bülbüllerüñ elhânıdur

 Eşk sanma kim akar çeşmümde göz merdümleri

 Reşkden yire dökerler bir birinüñ kanıdur

 Görinen gül sanma kim âşûb-ı devrândan çemen

 Vehm ider hâruñ okından götürür kalkanıdur

 Bîşe-i derd ü belâ oldı hadengüñden tenüm

 Mâtemî bu derd ile ol bîşenüñ kaplanıdur

(Köksal 2012, s.644)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Doğum YeriGörüntüle
2EMRÎ, Emrullahd. ? - ö. 1575Doğum YeriGörüntüle
3YÂR ALİ ÇELEBİd. ? - ö. 20 Nisan 1415Doğum YeriGörüntüle
4HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Doğum YılıGörüntüle
5EMRÎ, Emrullahd. ? - ö. 1575Doğum YılıGörüntüle
6YÂR ALİ ÇELEBİd. ? - ö. 20 Nisan 1415Doğum YılıGörüntüle
7HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Ölüm YılıGörüntüle
8EMRÎ, Emrullahd. ? - ö. 1575Ölüm YılıGörüntüle
9YÂR ALİ ÇELEBİd. ? - ö. 20 Nisan 1415Ölüm YılıGörüntüle
10HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595MeslekGörüntüle
11EMRÎ, Emrullahd. ? - ö. 1575MeslekGörüntüle
12YÂR ALİ ÇELEBİd. ? - ö. 20 Nisan 1415MeslekGörüntüle
13HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14EMRÎ, Emrullahd. ? - ö. 1575Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15YÂR ALİ ÇELEBİd. ? - ö. 20 Nisan 1415Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Madde AdıGörüntüle
17EMRÎ, Emrullahd. ? - ö. 1575Madde AdıGörüntüle
18YÂR ALİ ÇELEBİd. ? - ö. 20 Nisan 1415Madde AdıGörüntüle