MEHCÛR/MEHCÛRÎ, Şirvânî

(d. ?/? - ö. ?/?)
Azerî sahası divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Azeri)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Mehcûr (bazen Mehcûrî) mahlaslı şairin gerçek adı bilinememektedir. Bazı yazmalarda isminin “Molla Mehcûr Şirvânî-i Mürselî” şeklinde kaydedilmiş olmasını Azerbaycan’ın Şirvan bölgesinin Mürsel köyünde doğduğuna işaret kabul edenler vardır (Yusifli 2012: 43). Hayatı hakkında bilgi yoktur. Terbiyet, Mehcûr’u H. 13 / M. 19. asır şairleri arasında zikretmişse de (1987: 220), 1104/1692-93 tarihli bir cönkte Mehcûr’un şiirine rastlanması (Yusifli 2012: 48), bu mahlası kullanan birden fazla şair yoksa, yanıldığını gösteriyor. Azerbaycan edebiyatı tarihinde yaygın kanaat 17. yüzyıl sonuyla 18. yüzyıl başlarında yaşadığı yönündedir (Azerbaycan Sovet Ensiklopediyası 1982: 544; Gehremanov 1988: 292; Yusifli 2012: 44).

İsminin önündeki “molla” sıfatından iyi eğitim aldığı, şiirleri arasındaki Farsça gazel ve rubailerden iyi Farsça bildiği anlaşılıyor. Gaibov, Mecmua’sına (19. yüzyıl) Mehcûr’un “Ey habîbüm hasretünden çıkdı cân gel vaktidür” mısraıyla başlayan şiirini almıştır (Gehremanov 2002: 203-207). Köçerli de, hazırladığı edebiyat tarihinde Mehcûr’un “revân-tab bir şair olduğuna delalet ettiğini” söylediği aynı şiiri aktarır, başkaca da bir bilgi vermez (2005: 486-489). Daha sonraki klasik edebiyat antolojilerinde de Mehcûr’un birbirinin tekrarı olan birkaç şiiri yer almış; edebiyat tarihlerinde ise hayatına ilişkin bilgi olmadığı söylenerek Kıssa-i Şîrzâd mesnevisi üzerinde durulmuştur. Diğer yandan, Azerbaycan edebiyatı tarihinde Mehcûr mahlasını kullanan bir tek Şirvanlı şair olduğunun da kesinlik kazandığı henüz söylenemez.

Eserleri şunlardır:

1. Kıssa-i Şîrzâd: Hecez bahrinin “mef’ûlü mefâ’ilün fe’ûlün” kalıbında yazılan mesnevi, Şîrzâd adlı bir şehzadenin, babasının gasp edilen tahtını geri alma mücadelesini anlatmaktadır. Mesnevide, Şîrzâd’ın Hurşîd Bânû’yla aşk macerası da özel bir yer işgal eder. Araslı, Safevi sülalesinin iktidarına son vererek 1736 yılında İran tahtına geçen Nâdir Şâh hakkında Azerbaycan halkı arasında olumsuz bir düşünce hâkim olduğunu; Nâdir’in Safevi tahtını gasp ettiği kanaatinin yaygınlığını anlattıktan sonra, Kıssa-i Şîrzâd’da bu konunun işlendiğini söyler (Araslı 1956: 197). Seferli ve Yusifov da, mesnevide Erdişir Şah’ı öldürerek yerine geçen Kamil Vezir’in muhtemelen Nâdir Şah’ın prototipi olduğu kanısındadır (1982: 340). Mesnevide folklor unsurları ön plandadır. Araslı’ya göre, şair zaten halk içinde mevcut bir hikâyeyi döneminin siyasi hadiselerine uyduğu için alarak yeniden işlemiştir (Araslı 1956: 193-194). Araştırmacılar, mesnevinin masallardan, destanlardan, hatta Dede Korkut hikâyelerinden beslendiği kanısındadır (Seferli 1982: 118, 127). Diğer yandan şairin eserini yazarken Fuzûlî’nin Leylâ ve Mecnûn’unu örnek aldığı (Araslı 1956: 194), dil ve üslup bakımından da Fuzûlî’nin etkisinde kaldığı (Seferli, Yusifov 1982: 344) söylenebilir. Mesneviye canlı konuşma dili, halk deyimleri hâkimdir (Araslı 1956: 199).

2. Muhtelif Şiirler: Çoğu Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Fuzuli Yazmalar Enstitüsü’nde muhafaza edilen cönklerden derlenen şiirleri, Kıssa-i Şîrzâd mesnevisi ve sanatı üzerine bir çalışmayla birlikte 2012 yılında Bakü’de yayımlanmıştır (Yusifli 2012). Fakat buradaki şiirlerin şiirlerinin tamamı olmadığı kuvvetle muhtemeldir. Bu neşirde Türkçe 1 koşma, 6 gazel, 10 muhammes, 1 tahmis, 16 rubai, 1 muaşşer ve 1 bahr-i tavil ile Farsça 3 rubai ve 2 Farsça gazelin manzum çevirisi yer almıştır.

Kaynakça

Araslı, Hemid (1956). XVII-XVIII Esr Azerbaycan Edebiyyatı Tarixi. Bakü: Azerbaycan Üniversitesi Neşriyatı.

Cönk. Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Fuzuli Yazmalar Enstitüsü. No. B-1812/3737. vr. 208-209.

Cönk. Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Fuzuli Yazmalar Enstitüsü. No. B-1987/3145. vr. 7b.

Gehremanov, Cahangir (hzl.) (1988). XVII-XVIII Esrler Azerbaycan Edebiyyatı. Bakü: Elm Neşriyatı.

Gehremanov, Cahangir, Ş. Cemşidov (hzl.) (2002). Hüseyin Efendi Gaibov, Azerbaycan’da Meşhur Olan Şuaranın Eş’arına Mecmuadır. C. 3. Bakü: Mütercim Yay.

Köçerli, Firidun Bey (2005). Azerbaycan Edebiyyatı. C. 1. Bakü: Avrasya Pres Yay.

Müellifsiz (1982). “Mehcur Şirvani”. Azerbaycan Sovet Ensiklopediyası. C. 6. Bakü: Azerbaycan Sovet Ensiklopediyası Baş Redaksiyası Yay.

Seferli, Elyar, H. Yusifov (1982). Gedim ve Orta Esrler Azerbaycan Edebiyyatı. Bakü: Maarif Neşriyatı.

Seferli, Elyar (1982). XVII-XVIII Esrler Azerbaycan Epik Şe’ri. Bakü: Yazıcı Yay.

Terbiyet, Mehemmedeli (1987). Danişmendani-Azerbaycan. çev. İ. Şems ve G. Kendli. Bakü: Azerbaycan Devlet Neşriyatı.

Yusifli, Helil ve T. Bedelova (2012). Mehcur Şirvani Yeni Tefekkür İşığında. Bakü: Elmin İnkişafı Fondu Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: AZAD AĞAOĞLU
Yayın Tarihi: 25.09.2013
Güncelleme Tarihi: 13.11.2020

Eserlerinden Örnekler

Tahmîs-i Gazel-i Bâkî Efendi-yi Mollâ Mehcûrî-i Mürselî

mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün

Bilen kimdür habîbüm medh-i rûyun ol Hudâ’dan yig

Ne zîbâ vasf olur lâyık anınçün tâ vü hâ’dan yig

Cihân yâd eylemez bu emr ile şol meh-likâdan yig

Şarâb-ı dil-güşâ olmaz o la’l-i cân-fezâdan yig

Müferrih hab bulınmaz hâl-i rûy-ı dil-rübâdan yig

Gelen bu rûh-ı kuds-i Ka’be-yi cândur ademden hoş

Mukavves kaşları mihrâbe-yi beytü’l-haremden hoş

Arak vechinde gül-çîn bağlamış gül üzre nemden hoş

Musaffâ la’li ol şûhun safâda Câm-ı Cemden hoş

Mücellâ sînesi âyîne-i âlem-nümâdan yig

Olan hem-reng-i zülfün gûşe-yi zulmetden incinmez

Gamun zevkin bilen hicrân güni firkatden incinmez

Hayâlün birle ünsiyyet dutan gurbetden incinmez

Mahabbet lezzetin idrâk iden mihnetden incinmez

Gelür derdün dil-i bîmâr-ı uşşâka devâdan yig

Şarâb-ı câm-ı la’lün mestiyüm ey şûh-ı mestâne

Ki sordum leblerün ben rûz-ı evvel Hızr-ı peymâna

O dem kim lutf idüb baş üzre basdun pây seyrâna

Güşâyiş gerd-i râhundan yitişdi dîde-i câna

Safâ-yı hâk-i dergâhun cilâ-yı tûtiyâdan yig

Dutubdur elde sâkî bâde-yi gül-rengi ey mutrib

Sadâ-yı dil-güşâdan hâlî itme bezmi ey mutrib

Hevâsı cânda yârün kalmasun tâ mahfî ey mutrib

Bülend-âvâze kıl sâz u nevâ-yı aşkı ey mutrib

Ki kalmaz kubbe-i gerdunda hergiz ol sadâdan yig

Sakın Mehcûr’un eşkinden gidersün seyle ey Bâkî

N’olur bîhûde her dem zârlıkdan böyle ey Bâkî

Fenâ mülkinde ömrün var tâ kim n’eyle ey Bâkî

Rumûzun Hakka tevfîz it tevekkül eyle ey Bakî

Ki cây-ı ilticâ olmaz cenâb-ı Kibriyâdan yig

(Cönk. Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Fuzuli Yazmalar Enstitüsü. No. B-1812/3737. vr. 208-209).

Muhammes

mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün

Belâ-yı aşka ey dil yok nihâyet intihâsızdur

Bulınmaz çâre hergiz derdüne bil kim devâsızdur

Nice lâf eyliyenler munda bî-sabr ü rızâsızdur

Rakîbler pür-cefâ ma’şûk bî-mihr ü hevâsızdur

Aceb müşkil hikâyet kim bilinmez mâcerâsızdur

Düşübdür ma’deletden şâh-ı hüsnün adl dîvânı

Dahi cevr itmesün uşşâka min-ba’d aşk sultânı

Alınmaz oldu çün ma’şûkdan âşıkların kanı

Gelün ey derd-mendler çekmeyün çok derd-i hicrânı

Zamâne özgedür hem-derd ü hem-diller vefâsızdur

Götürmiş ellerin hûn-bâr idüb çeşmin duâ eyler

Gönülde izz ü câh ü mülk ü devlet iktizâ eyler

Getürmez tâb cevre halka yüz bin nâ-sezâ eyler

Tama’dan ötrü kılmış kâmetin ham ilticâ eyler

Cihân sâfillerinin sanma a’mâlin riyâsızdur

Tarîk-i ma’rifet dut ârifâ iç bâde-yi irfân

Düşüb derden dere sâlûslar teg olma eşk-efşân

Mey iç seyr-i çimen kıl nâz ile üz gonca-yı handân

Sorulmaz şâhlar bezminde çün taksîr-i ser-mestân

Eğer herçend edeb terkin kılur şûh ü hayâsızdur

Düşüb dîvâne gönlüm meclis-i irfâna lâl olmış

Kılub mey tövbesin kâmiller içre bâ-kemal olmış

Yitürmiş câm-ı mey ser-riştesin sergeşte-hâl olmış

Bükilmiş kâmeti bir bedr aşkından hilâl olmış

Dimün Mehcûr-ı zârın şu’le-yi âhın ziyâsızdur

(Cönk. Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Fuzuli Yazmalar Enstitüsü. No. B-1987/3145. vr. 7b).