MEHMED CEMÎL, İstanbullu

(d. 1277/1860 - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

1277/1860 yılında İstanbul'da Üsküdar'da doğdu. Babası Askerî Şûrâ Harbiye Kalemi memurlarından Hacı Sâlih Efendi'dir. İlköğrenimine Üsküdar Paşakapısı Fıstıklı Okulu'nda başladı, Topkapı Rüştiyesi'nde tamamlayıp 1874 yılında Askerî Tıbbiye İdâdî'sine girdi. Burayı bitirince Askerî Tıbbiye Okulu'na geçti ve 1885 yılında yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu. Askerî Tıbbiye İdâdîsi'nde öğrenci iken 1877 yılında Erzurum'da Ruslarla yapılan savaşa gönüllü olarak katıldı. Tıbbiye'den mezun olunca merkezi Üsküp'te bulnan Kosova Tümeni'ne tayin edildi. İki yıl sonra 1887 yılında Medîne-i Münevvere'de bulunan alayın hekimliğine gönderildi, bu sırada hacı oldu. 1891'den sonra Antalya, Isparta ve Burdur'da görev yaptı. Çanakkale'de Yunanlılarla yapılan savaşta 1897'de hastane tabipliğinde bulundu. 1905'te Balkanlarda zuhur eden ayaklanma sırasında Kırklareli civarında Bulgar ihtilal çetelerinin takibine giden birliklerin hekimliğini yaptı. Savaştan sonra Antalya Livâ dâiresi Ma'lûlîn Mu'âyenesi'ne memur edildi. Bir sene sonra Edirne'ye, sonra da Tekirdağı'na gönderildi. 1908'de hürriyetin ilanından sonra İstanbul'a geldi ve yirmi bir sene kolağalığı (yüzbaşı) rütbesinde kaldıktan sonra binbaşılığa yükselebildi. 1885 yılında Askerî Tıbbiye Okulu'nu yüzbaşı rütbesiyle bitirdikten sonra Anadolu'nun birçok bölgesinde; Yemen, Bulgaristan ve Arnavutluk'ta, Rumeli serhatlerinde tam yirmi üç sene hizmet eden Mehmed Cemîl, 1905 Bulgar ihtilali sırasında Kırklareli'nin Tırnovacık ilçesinde bulunduğu sırada on altı seneden beri kolağalığı rütbesinde kalmıştı. Terfi için dördüncü defa yazmış olduğu dilekçesine Harbiye Nezareti tarafından "Fevkalade yararlılık gösterememiş olduğundan isteğinin yerine getirilemeyeceği" bildirilmişti. Terfi dilekçesine verilen cevaptan çok müteessir olan Mehmed Cemîl, "Hekimlik mesleğinde şimdiye kadar gösterememiş olduğu yararlık ve fedakârlığı bundan sonra eşkiya takibinde göstereceğini" bildiren bir telgrafla "jandarma mesleğine naklini" istemişti. 1912'de neşredilmiş olan Mir'ât-ı Mekteb-i Tıbbiye (C. II. 551)'de Mehmed Cemîl Bey'in yarbay rütbesiyle Ankara'da bulunan Redif Fırkası'nda başhekim olduğu yazılıdır. Bu tarihten sonraki hayatı hakkında bilgi edinilememiştir. Nerede ne zaman vefat ettiği de bilinmemektedir.

Eserleri şunlardır:

1. Îzâh-ı Hakîkat: 384 sayfa hâlinde 1328 yılında İstanbul'da basılmıştır.

2. Seyyi'ât-ı Sâbıkamız Yahud Eski Hicrânlar: Şiirlerinden oluşmaktadır. 1325 yılında 72 sayfa hâlinde İstanbul'da basılmıştır.

3. Te'mînât-ı Maddiye: Basılmamıştır. Üç perdelik milli piyestir. Yazma nüshası İstanbul Şehir Tiyatroları K. No: 314'tedir.

Şiir yazmaya Tıbbiye'de öğrenci iken başlayan Mehmed Cemîl; Arapça, Farsça, Rumca, Rusça ve Fransızca biliyordu. Felsefe ve edebiyatla meşgul oldu. Ünlü Fransız ediplerinin eserlerinin çoğunu okudu. Bir müddet de şark ve garp musikisiyle ilgilenmişti. Eldeki şiirleri incelendiğinde şiir sanatını bilen, eski kültüre hakim bir şair izlenimini vermektedir.

Kaynakça

Kurdoğlu, Veli Behçet (1967). Şâir Tabîbler. İstanbul.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1986). "Mehmed Cemil". C. VI. İstanbul: Dergah Yay. 201.

Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi (2006). "Mehmed Cemîl". C. VI. Ankara: AKM Yay. 262.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 12.06.2014
Güncelleme Tarihi: 30.11.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel, Ziyâ Paşa'nın Gazeline Nazîre

Diyâr-ı Rûm'u gezdim sanmayın kâşâneler gördüm

Yıkılmış bâm u mihrâbı ibâdet-hâneler gördüm

Şehirler karyeler seyr eyledim ma'mûrdur sandım

Der ü dîvârı çökmüş sakfı vîrân hâneler gördüm

Terakkîden eser yok ilm ü irfân câ-be-câ mefkûd

Cehâlet hâb u gaflet hâl-i miskînâneler gördüm

Bozulmuş cümleten âdât u ahlâk çilleden çıkmış

Yazık yok medrese mekteb fakat mey-hâneler gördüm

Harâb-ender-harâb âsâr-ı umrândan eser nâ-bûd

Sefâlet meskenet bir hâl-i muhrûmâneler gördüm

Vurulmuş balta ormanlar şecerler bî-semer kalmış

Dökülmüş bergi ancak sâye-i şâhâneler gördüm

Letâfet-bahş çemen-zâr üzre kurmuş hayme ve hargâh

Gamı ferdâya salmış ehl-i zevk çingâneler gördüm

Ziyâret eyledim pîr-i mugânın dergehin anda

Çekilmiş bir kenâra çille-keş merdâneler gördüm

Cefâ-yı dehr ile kaddi hamîde dîdesi giryân

Şeb-i zulmetde kalmış şem'i yok ferzâneler gördüm

Uzakdan âlemi eyler tarassud çeşm-i im'ânla

Kanâ'at ehli vahdet-meşreb-i rindâneler gördüm

Bulundum meclis-i mahbûb-ı hûb-endâm miyânında

Nigâh-ı gamzesi cellâd-veş cânâneler gördüm

Güşâde sîne-i sîmîn perîşân zülf-i anber-bû

Henüz çıkmış sadefden gevher-i dür-dâneler gördüm

Edip kat'-ı merâtib iltimâsla kâm-rân olmuş

Harîs-i şân u şöhret sâhib-i efsâneler gördüm

Çalışdım ilm ü fen tahsîl edip şâ'ir hekîm oldum

Tefeyyüz etmedim bir hâl-i tahkîrâneler gördüm

(Kurdoğlu, Veli Behçet (1967). Şâir Tabîbler. İstanbul. 273, 274.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Mukadder Gemicid. 18 Ekim 1974 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2MÜNİRE BACId. 1852 - ö. 1912Doğum YeriGörüntüle
3SEZÂ’Î, Abdurrahman Sezâ’î Efendid. ? - ö. 1669Doğum YeriGörüntüle
4EYÜP, Eyüp Deded. 1860\'lar - ö. 1934Doğum YılıGörüntüle
5Haşim (Yenişehirli)d. 1860 - ö. 25 Kasım 1920Doğum YılıGörüntüle
6ZEYNEB HANIM KOLANLId. 1860-1862 - ö. 1942Doğum YılıGörüntüle
7EYÜP, Eyüp Deded. 1860\'lar - ö. 1934Ölüm YılıGörüntüle
8Haşim (Yenişehirli)d. 1860 - ö. 25 Kasım 1920Ölüm YılıGörüntüle
9ZEYNEB HANIM KOLANLId. 1860-1862 - ö. 1942Ölüm YılıGörüntüle
10EYÜP, Eyüp Deded. 1860\'lar - ö. 1934MeslekGörüntüle
11Haşim (Yenişehirli)d. 1860 - ö. 25 Kasım 1920MeslekGörüntüle
12ZEYNEB HANIM KOLANLId. 1860-1862 - ö. 1942MeslekGörüntüle
13EYÜP, Eyüp Deded. 1860\'lar - ö. 1934Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Haşim (Yenişehirli)d. 1860 - ö. 25 Kasım 1920Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ZEYNEB HANIM KOLANLId. 1860-1862 - ö. 1942Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16EYÜP, Eyüp Deded. 1860\'lar - ö. 1934Madde AdıGörüntüle
17Haşim (Yenişehirli)d. 1860 - ö. 25 Kasım 1920Madde AdıGörüntüle
18ZEYNEB HANIM KOLANLId. 1860-1862 - ö. 1942Madde AdıGörüntüle