MEHMET BATUR

(d. 1954 / ö. ?)
âşık
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Mehmet Batur, 1954 yılının Haziran ayında Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesine bağlı Yeşilalıç köyünde dünyaya gelmiştir. Babası yöresinde ün salmış millî aşiretin Şurufa kolundan Kara Hamdo lakabı ile bilinen Hamdo Batur'dur. Kara Hamdo, Mehmet Batur'un annesi ile evlenmeden önce iki kere evlenmiştir. Bu evliliklerinden çocuk sahibi olamayan Kara Hamdo, Mehmet Batur'un dünyaya geleceği üçüncü evliliğini kendi aşiretinden Meryem Hanım ile gerçekleştirmiştir. Mehmet, bu evliliklerinden doğan ilk çocuklarıdır (Nazik 1983: 5).

Mehmet Batur'un annesi ile babası arasında on beş yaş fark bulunmaktadır. İlgili yörede kocaların kadınlardan büyük olması normal bir durum olduğu için aradaki on beş yaş herhangi bir sorun teşkil etmemiştir.

Annesi Mehmet Batur'u bir Haziran günü inek sağarken dünyaya getirmiştir. Mehmet'ten sonra Batur ailesinin sekiz çocuğu daha olmuştur. Bu bakımdan Mehmet Batur, on kişilik bir ailenin en büyük çocuğudur. Kendisinden küçük yedi kardeşinin de abisidir (Nazik 1983: 6). Mehmet ilkokulu Viranşehir'de Atatürk İlkokulu'nda okur. Çocukluk yıllarında arkadaşlarıyla sık sık güreşir. Güreş müsabakalarındaki başarısından ötürü ona köylüler tarafından "Dehham" ismi verilir. Dehham Arapça "üzerine basıp geçen" anlamına gelmektedir. Eskiden Anadolu'nun pek çok yerinde görülen sonradan nüfus cüzdanı çıkarma geleneğinden Mehmet de etkilenir. Babası Kara Hamdo, Mehmet köylüler tarafından Dehham diye isimlendirildikten sonra gittiği nüfus müdürlüğünde onu kütüğe Dehham Batur diye yazdırır (Nazik 1983: 7).

Mehmet Batur üç kere evlenmiştir. İlk iki eşinin isimleri Meryem ve Fatma'dır. Bugün iki eşiyle birlikte yaşayan Mehmet Batur on üç çocuk sahibidir. Züleyha, Emine, Sara, İsmail, Murat ve Mehmet Emin çocuklarından bazılarıdır (Nazik 1983: 7-8).

Mehmet Batur'un Şanlıurfa ve dolaylarında sıkça görüleceği üzere sol elinin üzerinde, bileğinde, sağ yanağında, burnunun ucunda ve çenesinde mor bir beni andıran küçük dövmeleri vardır. Kendi ifadelerine göre bu dövmeler, bağlı bulunduğu Şurufa aşiretine mensupluğun bir göstergesidir. Yanağındaki, burnundaki ve çenesindeki dövmeler henüz o bebekken; diğer dövmeleri ise ilkokul çağlarında iken yapılmıştır. Dövme yapma/yaptırma geleneğinin bugün neredeyse kalmadığını belirtmektedir (Nazik 1983: 8-9).

Bugün sadece Viranşehir'de değil bütün Şanlıurfa çevresinde tanınan bir sima olan Mehmet Batur, hâlen Viranşehir'de ikamet etmektedir.

Mehmet Batur halk şiiri ile ilgilenmeye ilk olarak ilkokul yıllarında başlamıştır. Öyle ki ilk şiirini ilkokul dördüncü sınıfa giderken yazmış; destan formatındaki bu şiirini matbaada bastırıp satmıştır. Şiir tekniği ile ilgili bilgileri ilk olarak ilkokul öğretmeni Mehmet Aybar'dan öğrenmiştir. Ondan hece ölçüsünü, veznin ne demek olduğunu ve şiirin nasıl kurgulanacağını öğrenen Batur, şiire olan yeteneğini gün ışığına çıkartmak noktasında bu vesileyle herhangi bir zorluk çekmemiştir.

İlk başlarda şiirlerini yazarak üreten Mehmet Batur, saz çalmayı öğrendikten sonra daha çok doğaçlama söylemeye başlamıştır. Şiirlerinin muhteva kadrolarına bakıldığında seçilen konuların geniş bir yelpazeden alındığı söylenebilir. Urfa ve Viranşehir övgüsü, sevgilinin güzellikleri, anne ve baba sevgisi, askerlik hatıraları, vatan ve millet sevdası, ülkenin ekonomik durumu vs. şiirlerinin başlıca konuları arasındadır. Mehmet Batur özellikle son yıllarda daha popüler ve gündemi ilgilendiren konulara yönelmiştir. Örneğin 2011 yılında hemşehrisi İbrahim Tatlıses'in başından vurularak ağır yaralanması üzerine bir şiir söylemiştir. Ayrıca devlet destekli sosyal sorumluluk projelerine de destek vererek sigara ve alkolün zararları ile ilgili okulları gezerek bu konularla alakalı besteler yapmıştır. Batur'un en çok etkilendiği âşık Karacaoğlan'dır. Hemşehrisi İbrahim Tatlıses de etkilendiği bir başka isimdir.

Şiirlerini dörtlükler hâlinde kurgulayan Batur'un en çok kullandığı iki nazım şekli koşma ve semaidir. 11'li ve 8'li hece ölçülerini tercih etmektedir. Döner ayaklı şiirlerinden ziyade çoğunlukla tek ayaklı şiirleri mevcuttur. Bu da onun, şiirlerinde az da olsa kolaycılığa kaçtığı şeklinde yorumlanabilir. Koşma ve semai gibi heceli nazım şekillerinin dışında aruzlu divan da Batur'un kullandığı nazım şekillerinden biridir. Aruz konusunda zaman zaman hataya düşse de kurgu bakımından vasatın üzerindedir. Akçaoğlan ve Âşık Kadir ile yaptığı atışma ve deyişmeler ile geleneğin bu bahsinde de boy göstermeyi başarabilmiştir.

Mehmet Batur'un Şölen Kaset'ten, Vardır Unutma ve Nakışlıyım Ben adlarını taşıyan iki albümü çıkmıştır. Her iki albümdeki parçaların tamamının sözü ve müziği Batur'a aittir.

Kaynakça

Nazik, Kamil (1983). Âşık Mehmet Batur. İstanbul: Gümüş Basımevi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ UĞUR BAŞARAN
Yayın Tarihi: 02.01.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Âşık Mehmet Batur Hayatı ve Şiirleri? / Şanlıurfa2014Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1İNSANÎ, Sinan Karakaşd. 15.05.1955 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Baydil, Emind. 3 Eylül 1948 - ö. 23 Şubat 2010Doğum YeriGörüntüle
3ELVAN, Ramazan Özgültekind. 01.03.1951 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4ARİFE DOĞANd. 1954 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5DERTLİ KÂZIM, Kâzım Gülled. 1954 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Kilimci, Ayşed. 10 Şubat 1954 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7ZAL HALİL OĞLU CABBARLId. 1913 - ö. ?MeslekGörüntüle
8İLYAS DOĞANd. 1902 - ö. 1983MeslekGörüntüle
9KAYA YALÇINERd. 1901 - ö. 1978MeslekGörüntüle
10PAPUR, Abdullah Papurd. 1945 - ö. 1989Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11HULUSÎ, Yaşar Nuri Şahinoğlud. 01.08.1931 - ö. 22.11.1989Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12HULUSÎ (Ortaköylü)d. 1894 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Mehmet Gönençd. 1973 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14Kıyat, Mehmetd. 13 Eylül 1940 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15Ortaç, Yusuf Ziyad. 23 Ocak 1895 - ö. 11 Mart 1967Madde AdıGörüntüle