MERYEM BACI

(d. 1836/1252 - ö. 1916/1332)
âşık
(Âşık / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Meryem Bacışiirlerinde Âşık Meryem mahlasını kullanmıştır. Hatay’ın Kırıkhan ilçesine bağlı Delibekirli köyünde 1836 yılında doğmuştur. Meryem Bacı'nın Elifoğulları adıyla anılan dedeleri ise aslen Darendeli’dir. Daha sonra oradan Delibekirli köyüne göç etmişlerdir. Sonrasında âşık, Delibekirli köyünden Bekiroğlu adında biriyle evlenmiş ve bu evlilikten bir kız çocuğu olmuştur. Fakat kızı on sekiz, yirmi yaşlarında bilinmeyen bir nedenle ölmüştür. İlerleyen zaman içerisinde anne ve babasını da kaybeden Meryem Bacı, Yasemin adında bir kız ile Çapar Âşık adıyla bilinen Mustafa adlı bir erkek çocuğu da evlat edinmiştir. Sonuçta kendi çocuğu olmadığı için, soyunu yeğenleri devam ettirmiştir (Tekin 1997: 5). Âşık Meryem, şiiri ve şiir geleneğini köyündeki ya da civar köylerdeki halk şairlerinden öğrenmiş olmalıdır. Çünkü bulunduğu çevrede yaygın bir usta-çırak ilişkisi yoktur. Âşıklar, şiir söylemeyi ve şiir söylemede ustalığı katıldıkları âşıklık toplantılarında ya da sazlı-sözlü ortamlarda birbirlerinden öğrendikleri bilgiler ve birbirleri ile yaptıkları yarışmalarda baş vurdukları söz oyunları sayesinde kazanırlar. Meryem Bacı’nın da usta âşık olmasında yetiştiği yöre kadınlarının söyledikleri ağıt, türkü ve destanların; katıldığı sazlı sözlü toplantıların etkili olduğunu söylemek mümkündür. Yine Âşık Meryem’in saz çaldığına dair herhangi bir bilgi tespit edilememiştir. Âşık Meryem’in eğitim hayatıyla ilgili kesin bir bilgiye ulaşılamamakla birlikte şiirlerinde kullandığı dinî kökenli kelime ve kavramların kaynağının yörede bulunan Bayezid-i Bestami ziyaretinde dinlediği vaazlar ve katıldığı sohbetler olduğu rivayet edilmektedir. 20. yüzyıl başlarında Darb-ı Sâk Kalesi harabesi üzerindeki söz konusu (Bayezid-i Bestami) ziyareti imar eden Mursaloğlu Mustafa Şevki Paşa, o zaman yetmiş yaşında olan Âşık Meryem’i ömrünün son on yılında himayesine almıştır. Bir rivayete göre kırk yaşında geçirdiği çiçek hastalığı neticesinde gözlerini kaybeden âşık, ömrünün geri kalan yıllarını âmâ olarak –kırk yıl- geçirmiş ve 1916 yılında yine kendi köyü olan Delibekirli’de hayata gözlerini yummuştur (Kılıçözlü 1948: 54; Sevengil 1967: 154).

Âşık Meryem’in şiirlerinin toplanılıp basıldığı bir eserinin bulunmadığı, yalnızca 20 civarında şiirinin araştırmacı-yazar Mehmet Tekin tarafından bir kitapçık halinde basıldığı bilinmektedir. Günümüze ulaşan bu kitapçıktaki şiirlerin de ikinci ağızdan söylendiği ve âşığın sadece yaşlılık dönemine ait oldukları rivayet edilmektedir (Tekin 1997: 6).

Âşık Meryem’in şiirlerinde yörede kullanılan dil özelliklerine, halk söyleyişlerine ve deyimlere sıkça rastlanmaktadır. Yöresel dilin yanı sıra kimi şiirlerinde ölçüyü tamamlamak amacıyla kelimelerin başına ya da ortasına sesli harf eklediği de görülmektedir. Şiirlerinde arı bir Türkçe kullanır ve anlatımı akıcıdır. Şiirlerinde ağırlıklı olarak övgü ve yergiye yer veren şair, dünyadan ve ihtiyarlıktan şikâyet, yoksulluk, ayrılık, Hz. Muhammed sevgisi, ölüm ve ahiret konularını işlemiştir. Şiirleri, Karacaoğlan tarzının devamı niteliğinde olup üslup açısından yine yöre âşıkları Sefil Molla, Âşık Hasan ve Âşık Hacı Hakkı ile benzerlik göstermektedir. 4+4 veya 4+4+3 duraklı ve 11’li hece ölçüsüyle söylediği şiirlerinde kafiye düzeni aaba ya da accb şeklinde başlamaktadır. Genellikle şiirlerinde koşma nazım şeklini kullanmış ve destan koşma türünde şiir örnekleri vermiştir.

Kaynakça

Kabadayı, Müslüm (2000). Hatay Halk Şairleri. Antakya: Önder Ofset.

Kılıçözlü, Ziya (1948). Hatay Halk Şairleri. İstanbul: Kader Basımevi.

Sevengil, Refik Ahmet (1967). Çağımızın Halk Şairleri. İstanbul: Baha Matbaası.

Tekin, Mehmet (1997). Âşık Meryem. Antakya: Zirem Basımevi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ BÜLENT ARI
Yayın Tarihi: 22.06.2013

Eserlerinden Örnekler

Destan

Hotaz başım eğer iken

Zülüf döşe değer iken

Gören boynun eğer iken

O günler geçti niyneyim

Kınalıydı ağca elim

Zeykirden geçerdi yelim

Baldan tatlı idi dilim

Ağıdan içdi niyneyim

Okumadan yazar iken

Mürekkepsiz süzer iken

Elden ele gezer iken

Ayağa düşdü niyneyim

Emri hudam karar duttu

Iğraladı halkı yuttu

Güzel idim çirkin etti

Çarkıma sıçdı niyneyim

Âşık Meryem der ki n’oldum

Emr-i Hakdan iyi bildim

Fikir deryasına daldım

Akıl da şaşdı niyneyim

Kabadayı, Müslüm (2000). Hatay Halk Şairleri. Antakya: Önder Ofset. 10.

Destan

Hayır ameli çoğusa

Mevlaya yüzü ağısa

Eğer günahı yoğusa

Yanmaz ateşe kocalık

Kocalığın müşkil işi

Dökülür kirpiği kaşı

Sallanır titrer başı

Döner serhoşa kocalık

Ne yanına gelir kızlar

Ne gelin yarasını tuzlar

Ayağında kısmet gözler

Döner baykuşa kocalık

Kalksa yoluna gidemez

Etrafa seyran edemez

Değirmeni un edemez

Döner körtaşa kocalık

Sabahınan erken kalkar

Sidik bacağından akar

Mucuk gözüne çokar

Çırpınır döşe kocalık

Okuyup karadan seçmez

Kuş olup havada uçmaz

Fes püskül eline geçmez

Börk giyer başa kocalık

Âşık Meryem eder destan

Nakledeyim her nefesten

Yeğiti çok Arabistan

Olasın paşa kocalık

Kılıçözlü, Ziya (1948). Hatay Halk Şairleri. İstanbul: Kader Basımevi. 54-55.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1AHMET DURAN/AHMET, Ahmet Duran Aydoğand. 1911 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2ÇAĞLAYAN, Memduh Kılıçd. 1923 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Vitaliy Boşkovd. 1968 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4ÂCİZ, Ali Akberd. 1836 - ö. 1899Doğum YılıGörüntüle
5CEMÂLÎ BABAd. 1836/7 - ö. 1915Doğum YılıGörüntüle
6NASÛHÎ, Abdülhâlikd. 1836 - ö. 1912Doğum YılıGörüntüle
7BANU, Cevriye Banu Hanımd. 1864 - ö. 1916Ölüm YılıGörüntüle
8MERKEZ-ZÂDE ŞÜKRÜd. 1853 - ö. 1916Ölüm YılıGörüntüle
9MEHMED RÜŞDÎ, Ketenci-zâded. 1834 - ö. 1916Ölüm YılıGörüntüle
10MELİLÎd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ÇELEBİZÂDE, Halild. 1864 - ö. 1919Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12DERVİŞ SÜLEYMANd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13RUŞENÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14DERÛNÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15İSMAİLd. 1820 - ö. 1870Madde AdıGörüntüle