MOLLA KASIM

(d. 1230/? - ö. 1325/?)
tekke şairi
(Tekke / Başlangıç-15. Yüzyıl / Azeri)

Molla Kasım 1230’da doğdu. Şiirlerinden birtakım Doğu illerini gezdiği anlaşılmaktadır. Arap ve Fars dillerini öğrendi, bu dillerde de şiir yazdı. 1325’te vefat etti. Azerbaycan Türkçesiyle yazdığı şiirleri hem şekilce hem de manzum olarak halk edebiyatına yakındır. Kaynaklarda ve şiirlerinde Yunus Emre ile aynı devirde yaşadığı görülmektedir. Selman Mümtaz, A. Gölpınarlı, S. Eyuboğlu, N. Yesirgil her iki şairin aynı vezin, şekil ve konuda yazdığını bildirirler. Yunus Emre “Derviş Yunus bu sözü eyri uyru söyleme/ Seni sigaya çeker bir Molla Kasım gelir” diye Molla Kasım Şirvanî’nin hem kendinden yaşça büyük, hem de nüfuzlu olduğunu gösterdi (Bağırov 2006: 389). Molla Kasım hakkında ilk malumatları Mümtaz Salman El Şairler adlı kitabında vermiştir (Nebiyev 2006: 85). Son yıllarda Molla Kasım’ın ister Türkiye’de ister Azerbaycan’da bulunan şiirleri Molla Kasım’ın 13. Yüzyıl Şirvan âşık mektebinin yaratıcılarından olduğu görülmektedir. Molla Kasım’ın son zamanlarda yazıya alınmış daha beş tecnisi, iki deyişmesi, on üç geraylısı, bir üstadnamesi, bir vücudnamesi ve bir duvakkapması ayrıca da çeşitli araştırıcılar, özeliikle Ağalar Mirze, Âşık Haşım ve başkaları tarafından yazıya alınmış şiirleri vardır (Nebiyev 2006: 87). S.E. Şirvanî, H. E. Gayıbov, F. Köçerli, S. Mümtaz Azerbaycan şairlerinin şiirlerini kapsayan mecmualarda buldukları şiirlerden örnekler verdiler. “Gelür”, “haray”, “gördüm”, “muamma” redifli vs. şiirleri, 13-14. yüzyıl Azerbaycan edebiyatının önde gelen örneklerindendir (Bağırov 2006: 389).

Molla Kasım’ın neşr olunmamış ve el yazmalarında olan tecnis, geraylı, koşma, deyişme, üstadname ve vücudnameleri dikkate değerdir. Bu şiirlerde 13. ve 14. yüzyıl halk şiirine mahsus dil, üslup, güzele hitap, güzelliğin terennümü ile bağlı ananeler saklıdır. Sufi dünya görüşü, bütün güzelliklerin yaradana mahsus olduğu, dünyanın faniliği, güzelliğin Allah’ın vergisi olup verilen ve alınan olması, insanın en güzel mekanı Allah’ın dergahında görmesi konularını içermektedir. Bu cihetten bakıldığında Molla Kasım’ın Yunus Emre ile akide yakınlığı, onun muasırı olması ve yaratıcılık bakımından benzer oldukları görülmektedir. Molla Kasım şiirlerinde her gördüğünü güzel olarak görmez, güzeli hoş kılıklı saf kalpli gibi tasavvur eder. Şirvan âşık şiiri geleneğine uygun olarak sevgilisine Allah tarafından verilmiş güzelliklerin, ala gözlerin can almasını, gül çehresini, al yanağını, bal dudağını tarif etmez. Onu huriye, gılmana, meleğe de benzetmez. Güzele yalnız büyük sevgisini ve varlığını bildirir. Öte yandan Molla Kasım şiirinin bir diğer özelliği kendi devri, yaşayış yeri, ailesi ve dostlarına bağlı otobiyografik bilgiler vermesidir. Molla Kasım, “Şirvanlı Kasım”, “Şikeste Kasım”, “Kasım”, “Molla Kasım” mahlasları ile şiirler yazmıştır. Molla Kasım 13. yüzyıl Azerbaycan şiirinin en kamil örneklerini meydana getirmiştir (Nebiyev 2006: 87-88).

Kaynakça

Bağırov, A. (2006). “Molla Gasım Şirvanî”, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C. 6. Ankara: AKMB Yay. 389.

Mümtaz, Salman (2005). El Şairleri. Bakü: Seda Neşriyatı.

Nebiyev, Azad (2006). Azerbaycan Halk Edebiyatı. Bakü: Elm Neşriyyat.

Salman, Mümtaz (1986). “Molla Gazım ve Yunus İmre”. Azerbaycan Edebiyatının Gaynagları. Bakü.


Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. HİLAL ERDOĞAN
Yayın Tarihi: 03.03.2015

Eserlerinden Örnekler

Sevdiğim

Kadem basdın didelerim üstüne

Sen hoş geldin, sefa geldin sevdiğim

Kurban olum siyah çeşmin mestine

Meger sen inafa geldin sevdiğim

Sabaha dek didelerim uymazdı

Seg rakipler kanımızdan doymazdı

O zalımlar seni mene kıymazdı

Sen eledin vefa geldin sevdiğim

Endelip tek ayırdılar gülümden

Ah öekerem üregimden dilimden

Ağyar tenesinden menin elimden

Çekdin cevrü-cefa geldin sevdiğim

Men Kasımam sinem hakkın kelamı

Şükr hakka yar eşitdi nalemi

Camalın şölesi basmış alemi

Düşmüş gafdan-gafa geldin sevdiğim

Mümtaz, Salman (2005). El Şairleri. Bakü: Seda Neşriyatı. 218.

Muamma

Beş yaşından on beş rahe yetişdim

Beşi atdım, beşi tutdum, beşi ne?

Ahter oldum mehrü-mahe yetişdim

Talib oldum övliyanın beşine

Bir er gördüm öz işinde çaresiz

Hanlar damar cesedinde yaresiz

On beş neste kökden indi karasız

Beşi kirvet, beşi helet, beşi ne?

On beş neste hadiman sübhanı

Bele durur sübuttur bu nişanı

Borclu itdi on beş neste insanı

Beşi üsul, beşi fru, beşi ne?

Mümtaz, Salman (2005). El Şairleri. Bakü: Seda Neşriyatı. 219.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SÖHRABd. 1909 - ö. 1994Doğum YeriGörüntüle
2ELİ GENCELİd. 1890 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3DOLLU ABUZER, Abuzerd. 1856 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Baba Nimetullah, Nimetullah Nahcıvanîd. ? - ö. 1514Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
5HARAKÂNÎ, Ebu’l-Hasen Ali b. Ahmed (Cafer)d. 963 - ö. 1033Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
6Azerî, Fahreddind. 1379 - ö. 1461Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
7NİMET, Nîmetullah Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
8REŞKÎ, Mevlevî Ali Deded. ? - ö. 1696-97Madde AdıGörüntüle
9AYETULLAH BEYd. ? - ö. 1919Madde AdıGörüntüle