MOLLA, Mehmet Akça

(d. 1923 / ö. 12.08.1990)
âşık, emekli
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Âşık Molla mahlasıyla tanınan Mehmet Akça, 1923 yılında Aksaray’ın Gırgıl köyünde doğmuştur (Özkan 1992:6). Tahsin ile Hatice’nin evliliklerinden dünyaya gelen âşığın Mustafa isminde bir de kardeşi vardır. İlkokul mezunu olan âşık, dört evlilik yapmıştır. İlk üç evliliğinden çocuğu olmamış, dördüncü eşi Güllü Hanım’dan Nazmiye, Hatice, Zahide isimlerinde üç kızı dünyaya gelmiştir. Mehmet Akça, ilkokulu kendi köyünde bitirdikten sonra çeşitli işlerde çalışır. Anadolu kasabalarında, köylerinde bir süre dolaştıktan sonra 1946 yılında Ankara'ya giderek Muzaffer Sarısözen'le tanışır. Ona, yazdığı birçok şiirini verir. Sarısözen, âşığın "Osman Abim Evde mi?", "Kapıları Katıran”, “Gelin Olan Uzun Olur” gibi türkülerini notaya alır ve TRT repertuarına kazandırır. Âşık, 1947 yılında Ankara’da "Yurttan Sesler” korosuna katılır. Bu koroda bir yıl çalıştıktan sonra Aksaray’a döner. Ankara’ya her gidişinde misafir sanatçı olarak radyo programlarına çıkar, yöresinin türkülerini okur. 1970’li yıllarda Aksaray’da Azmi Milli Un Fabrikası’na girer ve oradan malulen emekli olur. Âşık Molla, Ankara’da bulunduğu yıllarda Âşık Veysel, Dursun Cevlanî gibi birçok âşıkla tanışmış, onlarla atışmaları olmuştur. Ayrıca 1983 yılında Konya'da yapılan Âşıklar Bayramı’na katılan âşık, Âşık Nevcivan Özmeri ile atışır ve Âşık Surûrî Ödülünü alır. Aksaray'da ise Murat Coşkun, Bekir Coşkun ve Âşık Mahmut ile atışmaları olur. Mehmet Akça, 1990 yılında trafik kazasında vefat etmiştir. Mehmet Akça'nın kızlarından yalnızca Nazmiye Hanım'ın şiire ilgisi vardır. Nazmiye Akça özellikle babasının ölümünden sonra duyduğu üzüntüyü şiir yazarak dile getirmiştir (Avan 1995:6-8).

Mehmet Akça, on yaşında âşıklığa başlar, badeli âşık olduğunu ve erenler elinden bade içtiğini bir şiirinde şöyle dile getirir: “Derin ummanlara daldım/ Aşkın ırmağına girdim/ On yaşında âşık oldum/ Yandı şimşek çıralıyım/ Bir tufanın taralıyım/ Bu erene içirdiler badeyi/ Vatanın yoluna koymuşlar kelleyi/ Dolaşıp Mekke’yi hem Medine’yi/ Bunu yapan ulu Allah değil mi?”. Rüyasında bade içen âşık, etrafındakilere kendine bir hâl olduğunu anlatmaya çalışsa da pek inandıramamıştır (Avan 1995:8). On yaşından beri köy kadınları arasında türkü söyleyen âşık, yaşı biraz ilerleyince maniler, koşmalar düzenleyip söylemeye başlamıştır (Sevengil 1967:307). Karşılaştığı bir güzele, bir olaya kısacası her şeye bir şeyler söyleyen âşığa çevresi “Molla” demiş, âşığın mahlası Âşık Molla olarak kalmıştır (Avan 1995:8).

Şiirlerini irticalen söyleyen âşık, saz çalmasını bilmemektedir. Halk hikâyeleri de bilen âşığın ustası ve çırağı yoktur (Özkan 1992:6). Âşık Molla, tarihiyle milletiyle övünen milliyetçi bir şairdir. Vatanına bağlı olduğu kadar dinine de bağlı olan âşığın şiirlerinde Allah, Peygamber, Mekke, Medine gibi kelimelere de sıkça rastlanılmaktadır. Molla’nın şiirlerinde aşk ve sevda konuları daha fazla işlenmiştir. Sam Yeli, Osman Abim, Gönül Kavurgayı Dağladım, Arabamın Dingili, Dilberim, Hatice Türküsü, Gülbahar, O Yar Benim Nimetimdir vb. şiirleri bu türden şiirlerdir. Âşığın Aksaray, Hasandağı ve Türkiye'yi tanıtan şiirlerinin yanı sıra leylek, turna, sivrisinek gibi hayvanlar için yazdığı şiirleri de vardır. Şiirlerinde kullandığı dil son derece sade ve anlaşılırdır. Âşık; menend, yozu, bülüler, kamaz, çıtlık gibi mahalli kelimelere az da olsa şiirlerinde yer vermiştir. Deyimler âşığın şiirlerinde sıkça karşımıza çıkmaktadır. Şiirlerinde sanat endişesi taşımayan âşık, kafiye ve mısra sonlarındaki ses benzerliğine dikkat etmiştir. Bunun yanı sıra benzetme ve kişileştirme sanatlarını diğer sanatlardan fazla kullanmıştır (Avan 1995:9-12).

Şiirlerinin bir kısmını Yarenlik, Aksaray’dan Bir Güneş Daha Doğdu ve Bu Vatan Bizimdir adlı kitaplarda toplar. Bunlar dışında âşığın Hasandağı, Uluırmak, Ekspres, Yeni Aksaray, Vatana Selam gibi yerel gazetelerde şiirleri yayımlanır (Avan 1995:6-8).

Kaynakça

Avan, Yasemin (1995). Aksaraylı Âşıklar. Aksaray: Aksaray Valiliği Kültür Yay.

Özkan, Mevlüt (1992). Yaşayan Halk Ozanları Antolojisi. Ankara: Halk Kültürü Araştırma ve Geliştirme Yay.

Sevengil, Refik Ahmet (1967). Çağımızın Halk Şairleri. Ankara: Atlas Kitabevi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. BURCU KAYA ÇAKI
Yayın Tarihi: 05.03.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
YarenlikSıralar Matbaası / İstanbul1953Şiir
Aksaray'dan Bir Güneş Daha DoğduNur Matbaası / Ankara1954Şiir
Bu Vatan BizimdirAltınok Matbaası / Ankara1969Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1YETKİN, Hacı Yetkind. 1945 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2KARA MÖVLAYEVd. 1897 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3SELMANİ/GİRYANİ, Selman Arızd. 1945 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4SEYRANÎ, Mevlüt Kayad. 1923 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5İsmet Küntayd. 1923 - ö. 25 Temmuz 1974Doğum YılıGörüntüle
6Zihni Hazinedaroğlud. 1923 - ö. 27 Kasım 1962Doğum YılıGörüntüle
7SEYRANÎ, Mevlüt Kayad. 1923 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8İsmet Küntayd. 1923 - ö. 25 Temmuz 1974Ölüm YılıGörüntüle
9Zihni Hazinedaroğlud. 1923 - ö. 27 Kasım 1962Ölüm YılıGörüntüle
10SEYRANÎ, Mevlüt Kayad. 1923 - ö. ?MeslekGörüntüle
11İsmet Küntayd. 1923 - ö. 25 Temmuz 1974MeslekGörüntüle
12Zihni Hazinedaroğlud. 1923 - ö. 27 Kasım 1962MeslekGörüntüle
13SEYRANÎ, Mevlüt Kayad. 1923 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14İsmet Küntayd. 1923 - ö. 25 Temmuz 1974Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Zihni Hazinedaroğlud. 1923 - ö. 27 Kasım 1962Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16SEYRANÎ, Mevlüt Kayad. 1923 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17İsmet Küntayd. 1923 - ö. 25 Temmuz 1974Madde AdıGörüntüle
18Zihni Hazinedaroğlud. 1923 - ö. 27 Kasım 1962Madde AdıGörüntüle