MÜNÎR

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Bu şair hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. 16. yüzyılda yazılan her üç nazire mecmuasında da çok sayıda şiirinin bulunması dikkat çekicidir. Eğridirli Hacı Kemâl’in Câmi’u’n-Nezâ’ir’inde sadece bir şiiri varken Edirneli Nazmî’nin Mecma’u’n-Nezâ’ir’inde 64, Pervâne Bey Mecmuası’nda 48 şiiri vardır. Şuarâ tezkirelerindeki Münîr mahlaslı şairlerin yaşadıkları devir itibarıyla nazire mecmualarındaki Münîr olmaları mümkün değildir. Bu mecmuaların yazılış tarihlerini göz önüne alındığımızda şairin 16. yüzyıl başlarında tanınmaya başladığını ve bu yüzyılın ortalarında şiirlerinin daha da yaygınlaştığı sonucuna varılabilir. Sözü edilen nazire mecmualarındaki şiirlerinin çoğunun Ahmed Paşa, Şeyhî ve Nizâmî’ye nazire olmasından bu şairlerin etkisinde kaldığı ve şiirde üstad olarak onları izlediği anlaşılmaktadır. Şiirlerinde rindâne ve şuhça tavrın açıkça sezildiği Münîr’in bu kadar çok şiiri olduğu ve devrin bu en önemli nazire mecmuasına bu kadar şiiri girdiği hâlde tezkire sahiplerinin bu şaire yer vermemeleri dikkat çekicidir. Şiirlerin hiçbiri Münîr’in hayatı hakkında bize bir ipucu vermemektedir. Ancak nazire yazdığı şairlerin yaşadıkları dönem dikkate alındığında Münîr’in 15. yüzyılın sonları ile 16. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olması gerektiğini söyleyebiliriz.

Kaynakça

Eğridirli Hacı Kemâl. Câmi’u’n-Nezâ’ir. Bayezıd Kütüphanesi No. 5782, vr. 156a.

Köksal, M. Fatih (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292688/h/edirneli-nazmi-mecmaun-nezair.pdf. [erişim tarihi: 20.03.2013]

Köksal, M. Fatih (2006). “Münîr”. Türk Dünyası Edebiyatçılar Yazarlar ve Şairler Ansiklopedisi. C. 6. Ankara: AKM Yay. 471-472.

Pervâne Bey. Mecmû’a-i Nezâ’ir. Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat No. 406, vr. 22b, 31a, 58a…

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET FATİH KÖKSAL
Yayın Tarihi: 09.09.2013

Eserlerinden Örnekler

 GAZEL 

 Leylâ saçuñ ki göñlüm anuñ mübtelâsıdur

 Bes ben bu çekdügüm dil-i Mecnûn belâsıdur

 Bî-çâre hûn bahâsını yir yine kendünüñ

 La’l-i lebüñ hayâli ki ruhuñ gıdâsıdur

 Kaşuñ hayâli merdümek-i dîdemüñ müdâm

 Deryâ-yı eşke gireli kıble-nümâsıdur

 Her dem iyâdet-i dil içün geldügi gamuñ

 Çokdan bu haste göñlümüñ ol âşinâsıdur

 Aldanduñ ise alına ol kara gözlerüñ

 Gam yime ol Münîr saña us bahâsıdur

(Köksal 2012, s.981)