NÂKÂM

(d. 1839/1255 - ö. 1906/1324)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Azeri)

Asıl adı İsmail’dir. Dağıstanlıdır. 1839 yılında Azerbaycan’ın Şeki şehrinde dünyaya gelmiştir. Nâkâm’ın ataları, 18. yüzyılda eski Şamahı şehrinden göçüp Şeki’ye gelmiş, burayı kendilerine vatan edinmişlerdir. İsmail Nâkâm’ın babası el-Hac Muhammed Bey’dir. Kendisi, yaşadığı devrin önemli şahsiyetlerindendir (Piriyev 2007: 2). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî’de şairin hayatı ve kişiliği hakkında pek bilgi bulunmadığını, fakat Sultân Abdülhamîd’i öven 35 beyitlik bir kaside ve Dîvân'ındaki tarihlerden Abdülhamîd döneminde İstanbul’da yaşamış bir şair olduğunu söyler (2001: 1066). İlk eğitimini medresede tamamlayan Nâkâm, tanınmış hocalardan üç yıl süreyle Rusça dersi almıştır. Ayet ve hadislerden iktibas yapabilecek kadar Arapçayı, dibace içerisinde yer alan 6 Farsça beyitten hareketle de Farsçayı iyi bildiği söylenebilir. Dîvânı'nın dîbâce kısmından Nâkâm'ın küçük yaşlardan beri şiirle meşgul olduğunu ama yine de ilmini yeterli görmediğini, mal mülk yönünden fakir olduğunu ve çocuk sahibi olmadığını öğreniyoruz (Mert 2012: 7). Tüm bu olumsuzluklar, onun mahlas seçiminde Nâkâm’ı tercih etme sebebi olmuştur. Gençliğinde Yakın Doğu’nun önemli merkezlerini ve Hindistan’ı gezerek bu bölgelerin dil ve kültürü hakkında bilgi kazanan Nâkâm, başka dilleri çok iyi bilse de bütün eserlerini Azeri Türkçesi ile yazmıştır (Piriyev 2007: 3). 1906’da Şeki’de vefat etmiş ve bu şehrin Hoçik kabristanlığında defnedilmiştir. Şeki’de Nâkâm’ın adını taşıyan büyük bir kütüphane bulunmaktadır (Piriyev 2007: 4).

Eserleri şunlardır:

1. Dîvân : Eser, Nâkâm tarafından 1299/1881 yılında düzenlenmiş, 1311/1893 tarihinde de istinsah edilmiştir. Nâkâm Dîvân'ının bilinen üç nüshası vardır. İstinsah tarihine baktığımızda bu üç nüshanın en eskisi, Yapı Kredi Sermer Çifter Araştırma Kütüphanesi 622 numarada kayıtlı olan nüshadır. İstanbul Fatih Millet Kütüphanesi Ali Emîrî Manzum Eserler bölümünde 422 numarada kayıtlı olan ikinci nüshanın sonunda, bu eserin tek nüshası olduğu belirtilmiştir. Üçüncü nüsha ise, Ali Emîrî nüshasından istinsah edilmiş Konya Müzesi Kütüphanesi 3964’te kayıtlı nüshadır (Mert 2012: xii). Dîvân'da 6 kaside, 797 gazel, 3 müstezad, 6 tahmis, 1 müseddes, 3 terci-i bend, 4 terkib-i bend, 7 mesnevî, 1 bahr-ı tavîl vardır (Mert 2012).

2. Mecnûn u Leylî: Dil ve üslubuyla Nâkâm’ın yüksek seviyedeki sanatının en iyi örneği olan bu eser, Leylâ ile Mecnun hikâyesini işleyen Türkçe yazılmış son eserdir. Nâkâm, eserini Nizamî’nin Leylâ ile Mecnûn mesnevisini temel alarak yazmıştır. Nizâmî’den farklı olarak eserin ismini Mecnûn u Leylî şeklinde değiştirmiştir. 1316 yılında istinsah edilmiş olup 2903 beyit olan eser, sebeb-i telif ve mukaddime bölümleri hariç 35 bölümden oluşmaktadır. Yazma nüshası Bakü Devlet Üniversitesi Kitaplığı’nda bulunmaktadır. Bu yazma nüshanın bir fotokopisi Hamid Araslı tarafından A. Sırrı Levend’e gönderilmiştir. Eserin fotokopisi şu an Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi Seyfettin Özege Bölümü, Agah Sırrı Levend kitapları 652 F20’de yer almaktadır (Kütük 2002: 58).

3. Gencîne-i Edeb: Nizâmî’nin Sırlar Hazinesi adlı eserine nazire olarak yazılmıştır. Nizâmî’nin eserinden daha hacimli olmasıyla birlikte, kuruluş ve içerik yönünden farklılıklar bulunmaktadır. Nâkâm’ın 1322’de yazdığı eserin içinde 39 mesnevi bulunmaktadır. Bunların 31’i edeb üzerine yazılmış makalelerdir. Kolay anlaşılması için, eserin sonunda küçük bir lügat mevcuttur. Eser, Konya Müzesi Kütüphanesi Yazma Eserler Bölümünde 3965 numarada kayıtlıdır.

4. Ferhâd u Şîrîn: Nizâmî’nin Hüsrev ü Şîrîn mesnevisine naziredir.

5. Hâyâlât-ı Perîşân: Manzum bir eserdir.

6. Münşeât: Mensurdur.

6. Dört Efendi: Mensurdur.

7. Latifnâme: Mensurdur.

Azerbaycan’ın önde gelen edebiyatçılarından F. Köçerli Nâkâm’ı zengin bir bilgiye ve şiir yeteneğine sahip, mülayim (hoşhulk-hoşreftâr) bir şahıs olarak tanımlar (Köçerli 1981: 284). Elimize ulaşan eserlerden de onun çok açık ve akıcı bir dile sahip olduğunu görürüz. Şiirleri genel olarak âşık-sevgili bağlamında, divan şiiri mazmunlarıyla örülüdür. Klasik edebiyat geleneğini sürdürmesiyle birlikte şiirlerinde dinî içerikli şiirlere de yer vermiştir. Bu şiirlerde Allah, Hz. Muhammed, Âl-i Abâ ve on iki imam sevgisi ağır basmaktadır. Şiirlerinde Kerbela Olayı’na da birkaç kez yer verir (Mert 2012: 9). 18 ve 19. yüzyıl şairlerinde kullanımını çok sık gördüğümüz gelenek dışı konulara ise Nâkâm’ın şiirlerinde pek yer almaz. Şiir hakkında görüşlerini anlattığı Dîvân'ının dibace kısmından yola çıkarak Nâkâm’ın Fuzûlî’den etkilendiğini söyleyebiliriz. Fuzûlî’ye nazire olarak yazdığı şiirleri de mevcuttur. Yaşadığı dönemde Şeki’de yetişen lirik şairler arasında önemli bir yere sahip olan Nâkâm, gezdiği yerlerde genç yaşında klasik edebiyatla, özellikle de Fuzûlî ve Nizâmî’nin eserleriyle tanışmıştır. Bu iki büyük şaire nazire yazmanın gelenek olduğu dönemde Nâkâm da Nizâmî’nin hamsesine nazire yazmak istemiş fakat Nizâmî’nin ancak üç eserine nazire yazabilmiştir (Piriyev 2007: 2).

Kaynakça

Adişirinov, Kamil Fikiretoğlu (2013). İsmayıl Bey Nakamın Hayat ve Yaradıcılığı. Doktora Tezi. Bakü: Azerbaycan Milli İlimler Akademisi.

Kurnaz, Cemal-Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Mehmet Nail Tuman, Tuhfe-i Nâilî. C. II. Ankara: Bizim Büro Yay.

Köçerli, Feridun (1981). Azerbaycan Edebiyatı Tarihi. C. II. Bakü: Elm.

Kütük, Rıfat (2002). Lârendeli Hamdî’nin Leylâ ile Mecnun Mesnevîsi (İnceleme/Metin ve Diğer Leylâ ile Mecnun Mesnevîleriyle Mukayesesi). Doktora Tezi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi.

Levend, Agâh Sırrı (1959). Arap, Fars ve Türk Edebiyatlarında Leylâ ve Mecnûn Hikâyesi. Ankara: Türkiye İş Bankası Yay.

Mert, Aslı (2012). Nâkâm Divanı (İnceleme-Tenkitli Metin). Yüksek Lisans Tezi. Sivas: Cumhuriyet Üniversitesi.

Piriyev, Yolçu (2007). İsmayıl bey Nakam: Mecnun ve Leyli. Bakü: AMEA.

Sağlam, Nesrin (2010). Nâkâm Divanı. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. ÖZKAN UZ
Yayın Tarihi: 24.02.2014

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Cânım olsun harem-i aşkda cânâne fedâ

Gönlüm olsun ham-ı gîsû-yı perîşâne fedâ

Cân fedâ itmege nûr-ı ruhına müştâkım

Nice kim şem'e kılur cânını pervâne fedâ

Rûhumun mâyesidür hâl-i siyeh kurbânı

Gözlerim merdümidür dîde-i fettâne fedâ

Nâvek-i gamzeye cân olsa fedâ olmaz 'aceb

Resmdür kim olunur sevgilü mihmâne fedâ

Zîr-i mihnetde ham olmuş kadim ebrû-yı hama

Pâre pâre cigerim nâvek-i müjgâne fedâ

Beni dil-germ iden sâki-i sîm-endâma

Sâgar u bezm surâhî mey ü mey-hâne fedâ

Aşkdan sûziş-i dil hâsılım olmuş Nâkâm

Hırmen-i cismim olup âteş-i pinhâne fedâ

Gazel

Sînemi âmâc kıldı tîr-i müjgânun senün

Ey kemân ebrû cigerden geçdi peykânun senün

Böyle Mecnûn-ı beyâbân-gerd olmazdım beni

Eylemez olsaydı meftûn çeşm-i fettânun senün

Gonce-veş handân olup itdi beni bülbül gibi

Rûz u şeb nâlân leb-i la'lîn-i handânun senün

Sâkiyâ devr it ki devrânun gam-ı teşvîşini

Eylesün tebdîl ayş u nûşa devrânun senün

Bâde-i gül-gûndan olmazdı peymânem tehî

Olmasaydı süst eger ey sâki peymânun senün

Nâvek-i cânâna karşu ey gönül tutma siper

Koy tökülsün nâvek-i cânân ile kanun senün

Tîr-i bârân-ı firâka eyledün Nâkâm tâb

Saht imiş fûlâd-ı çîniden meger cânun senün

Mert, Aslı (2012). Nâkâm Divânı (İnceleme-Tenkitli Metin). Yüksek Lisans Tezi. Sivas: Cumhuriyet Üniversitesi. 198, 503.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Kaflı, Kadircand. 1889 - ö. 1969Doğum YeriGörüntüle
2HASAN, Mehmed Hasan Han, Dağıstanlıd. ? - ö. 1831Doğum YeriGörüntüle
3Akayev, Abusupiyand. 8 Aralık 1872 - ö. 1931Doğum YeriGörüntüle
4NA'TÎ, Ahmed Hüsameddin Deded. 1839 - ö. 1900Doğum YılıGörüntüle
5NEZÎH, Mehmed Nezîh Beyd. 1839 - ö. 1908Doğum YılıGörüntüle
6BENDÎd. 1839 - ö. 1885Doğum YılıGörüntüle
7ÂBİDİN PAŞAd. 1843 - ö. 1906Ölüm YılıGörüntüle
8GÂLİB, Çivici-zâded. 1876 - ö. 1906Ölüm YılıGörüntüle
9NÛRÎ, Mustafa Nûrî Bey, Maraşlıd. 1844 - ö. 1906Ölüm YılıGörüntüle
10ZÂKİR, Kasım Beyd. 1784 - ö. 1857Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11NİGÂRÎ, Seyyid Mîr Hamzad. 1805 - ö. 1886Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12ŞEHÎD, Ebulhasand. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13LA'LÎ, Mustafa Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14Osman/Derviş/Sîneçâk, Derviş Osman Sîneçâkd. ? - ö. 1645Madde AdıGörüntüle
15CİLÂYÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle