NAZMÎ, Ali (Şirvanlı)

(d. ?/? - ö. ?/?)
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Azeri)

Doğum ve ölüm tarihleri net olarak bilinmemektedir. Hakkında bilinenler torunu Ali Nazmi Çora’nın verdiği bilgiler ve tek eseri olan divançesinin önsözündekiler ile sınırlıdır. Dedesinin Dağıstan’dan geldiğini aktaran Çora (2013: 8-9); annesi Şirvanlı olduğu için Şirvânî olarak anıldığını, Darü’l-Fünûn-ı Şahâne’de dersler verdiğini ve padişaha namaz hocası olarak görevlendirildiğini ancak daha sonra gözden düşerek saraydan uzaklaştırıldığını söylemektedir. Divançesinde II. Abdulhamid için yazılmış üç şiir bulunması, söz konusu padişahın II. Abdulhamid olduğu kanaatini doğurmaktadır. Eserinin önsüzünde verdiği bilgilerden ise Nazmî’nin İstanbul’a sonradan geldiği, yazdığı şiirleri zaman zaman Tercümân-ı Hakîkat ve Saadet gazelelerine gönderdiği, Muallim Naci Efendi’nin bunlardan birini görüp çok beğendiği anlaşılmaktadır. Kendisinden üç yıl Makâmât-ı Harîrî okuduğu Hafız Şakir Efendi, Nazmî’nin şairlik yeteneğinin farkına varmış, onu şiir ve kitabet dersi alması için Hacı İbrahim Efendi’ye yönlendirmiştir. Şairin bu dönemde Saadet gazetesine daha sık şiir gönderdiği, yazdığı birçok eserin ise beğenmediği için yok olduğu anlaşılmaktadır. Ali Nazmi Çora, dedesinin birçok eser telif ettiğini söylese de (2013: 9) şairin bilinen tek eseri Nağme-i İştiyâk olarak isimlendirdiği divançesidir.

Nağme-i İştiyâk: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphanesi’nde T811.31 NAZ numarasıyla kayıtlıdır. 1309’da Mahmut Bey Matbaası’nda basılmıştır. Mensur önsözünde Sadî ve Hâfız’dan iktibas edilen Farsça beyitlerle biri Arapça üçü Türkçe yazılmış sekiz beyit bulunan eser; kaside, gazel, kıta, rubai gibi farklı nazım şekilleriyle âşıkane tarzda yazılmış altmış manzumeden müteşekkildir. Eserin diliçi çevirisi Ali Nazmi Çora (2013) tarafından yapılmıştır.

Nağme-i İştiyâk’ı incelendiğinde Nazmî’nin şairliği ve vezni kullanmadaki başarısının orta sevide olduğu söylenebilir. Divan şiirinin remiz ve mefhumlarına hakimdir. Âşıkane eda ile yazdığı lirik şiirler yanında tasavvufi neşveyle söylediği manzumeler de bulunmaktadır. Eserin önsözünde Fuzûlî’ye meyleden bir tabiatı olduğunu ifade eden şair, ilimsiz şiir olmayacağı düşüncesindedir. İkisi Arapça, biri Farsça ile yazılmış üç mülemmanın yanı sıra Rıfat Paşa ve Münif Paşa’ya ithafen yazdığı tebriknâmeleri Farsça kaleme alması, Nazmî’nin iyi bir eğitim aldığını, bu dilleri şiir yazacak kadar iyi bildiğini göstermektedir.   

Kaynakça

Şîrvânî Nazmî (1309), Nağme-i İştiyâk. İstanbul

Çora, Ali Nazmi (2013). Nağme-i İştiyâk. CreateSpace Independent Publishing Platform (Amazon Yay.)

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: Dr. Öğretim Üyesi Hulusi Eren
Yayın Tarihi: 25.02.2021
Güncelleme Tarihi: 25.02.2021

Eserlerinden Örnekler

Gazel 1


[fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilün]

Her zemân bir fikr-i mesʿûdâne tasvîr eylerim

Hâme-i îcâz-tibyânımla tahrîr eylerim

 

Tabʿ-ı ulvî-perverim meyl eylemez nâ-keslere

Ehl-i ʿirfân sohbetin her bâr takdîr eylerim

 

Ben ne lâhûtî ne nâsûtîlerin meftûnuyum

Hak-perestem râst-gûyam hakkı tevkîr eylerim

 

Nâme-sây oldukça kilk-i istikâmet-perverim

Haylî efkâr-ı sakam-perdâzı taġyîr eylerim

 

Gerçi hâmûşam velâkin söz yeri düşsün hele

Bak nasıl efkârımı merdâne takrîr eylerim

 

Kâle almam kâzıfâne râmiyâne mebhası

Bahs edîbâne olursa sâk[ı] teşmîr eylerim

 

Kimsenin ʿizz ü safâ vü servetinde yok gözüm

Ben hemân bir vâcibü’t-taʿzîmi tekbîr eylerim

 

Her ne hâl olsam dahı emem şikâyet dehrden

Hoş görür tasvîb eder tezkîr-i takdîr eylerim

 

Hâsidânın fikrini lâf-ı kelâġ-eṭvârını

Harbe-i kilk-i şeref-sâyımla tedmîr eylerim

 

Nazmda eşʿârda taklîd etmem kimseyi

Şiʿr söylersem fakaṭ âfâkı teshîr eylerim

 

Bâde vü sahbâ ile telvîs-i efkâr eylemem

Zevk-ı hissiyyâtımı fikrimle tenvîr eylerim

 

Nazmiyânedir bütün fikrim mezâkım meşrebim

Sânihât-ı kalbimi nazmımla tefsîr eylerim (Nazmî, 1309: 11-12)

 

Gazel 2


[mefâʿîlün mefâʿîlün mefâʿîlün mefâʿîlün]

Gönül zülf-i perîşânın hayâliyle perîşândır

Anar ol âteşîn russârı âteşlerle sûzândır

 

Gülistân-ı cemâlin bülbül-i şeydâsıdır kalbim

Bahârında harîfinde zemistânında nâlândır

 

Hayâl-i üns-i dîdârınla dil maʿmûrdur ammâ

Binâ-yı cism ü cânım mihnet-i hicrünle vîrândır

 

Tecellî-gâh-ı nâz u hüsndür çeşm-i siyeh-fâmın

Kemân ebrûlarundan fitneler her dem nümâyândır

 

Ne Mecnûnlar zuhûr itmekdedir ʿâlemde çeşminden

Kemâl-i ʿaşkına Mecnûn ile Leylâ da hayrândır

 

Görünce rûyunı gülşende gül kuhsârda lâle

Birinin baġrı yanmış dîgeri çâk-ı girîbândır

 

Nasîbi herkesin kadrincedir Nazmî bu ʿâlemde

Cihân eshâm-ı eşhâs üzre bir tûlâb-ı gerdândır (Nazmî, 1309: 23)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1AĞCA GÜLAĞCA KIZId. 1890 - ö. 1971Doğum YeriGörüntüle
2ŞİRVÂNÎ, Şâkird. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3NUTKÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4AĞCA GÜLAĞCA KIZId. 1890 - ö. 1971Doğum YılıGörüntüle
5ŞİRVÂNÎ, Şâkird. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6NUTKÎd. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7AĞCA GÜLAĞCA KIZId. 1890 - ö. 1971Ölüm YılıGörüntüle
8ŞİRVÂNÎ, Şâkird. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9NUTKÎd. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10AĞCA GÜLAĞCA KIZId. 1890 - ö. 1971Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ŞİRVÂNÎ, Şâkird. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12NUTKÎd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13AĞCA GÜLAĞCA KIZId. 1890 - ö. 1971Madde AdıGörüntüle
14ŞİRVÂNÎ, Şâkird. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15NUTKÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle