NURŞANÎ, Ali Ayhan

(d. 01.02.1959 / ö. ?)
âşık
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Ali Ayhan olan Nurşanî, 1 Şubat 1959 tarihinde Gaziantep’in Islahiye ilçesine bağlı İkizkuyu köyünde beş çocuklu bir ailede dünyaya gelmiştir. Ancak âşığın doğum yeri olarak komşu yerleşim birimlerinden Nurdağı’na bağlı bir köy olan Sakçagözü bilinir. Çocukluğu ailesine çiftçilik ve odunculuk işlerinde yardım etmekle geçmiştir. Askerde saz çalmayı öğrenen ve evde birkaç eser çalan babasından ve köye gelip giden dönemin âşıklarından etkilenmiş; bağlama çalmaya heves etmiştir. Kendi çabasıyla saz çalmayı öğrenmiş, kısa sürede yöre türkülerini seslendirmeye başlamıştır. İlerleyen süreçte kendi şiirlerini yazıp saz eşliğinde söylemeye başlamıştır (Fidan 2019).

1970’li yıllardaki siyasî kamplaşmadan Ali Nurşanî de etkilenmiş, bu süreçte çeşitli dernek ve partilerin söylemine eserleriyle destek vermiş; Aralık 1979’da turne için gittiği Avrupa’dan Türkiye’de ilan edilen sıkıyönetim ve ardından 12 Eylül darbesi nedeniyle dönememiştir. Bir müddet kaçak olarak orada kalsa da daha sonra oturma izni alabilmek için Alman vatandaşı Angelika Hanımla evlenmiştir. Köln şehrine yerleşen ailenin Engin ve Emine adlı iki çocukları olmuştur. Âşık, Almanya’ya yerleştiği bu dönemde çeşitli sanat faaliyetlerinde bulunsa da ekonomik anlamda bunlar yeterli olmamış; geçimini fabrika vb. yerlerde çalışarak sağlamıştır. 1991’den itibaren belirli dönemlerde Türkiye’ye gelip giden âşık, sağlık sorunları yaşamaya başlamış ve 1999’da ameliyat olmuştur. Ameliyat sonrası ses tellerindeki kalıcı sorunun sanatını icra etmesine engel olması âşığı derinden üzmüştür. Almanya’dan emekli olan Nurşanî, aralıklarla Gaziantep ve Almanya’da bulunmaya devam etmektedir (Fidan 2019).

1975/1976 yıllarında Gaziantep’te sinema salonlarında konserlere katılmaya başlayan Nurşanî, ilk plağını da aynı dönemde (1976) Gaziantep’te faaliyet gösteren Karaca Plak’tan çıkarmıştır (Boran 2016: 5). Âşık, arkasından bir plak daha çıkarmış, devamında kaset sektörünün canlanmasıyla eserlerini kasetlere okumuştur. Âşığın kayıtlı on sekiz civarında kaseti olsa da özel kasetlerle bu sayı yirmi beşe çıkmaktadır (Fidan 2019). CD’ler de dâhil edildiğinde albüm sayısı otuz beşi bulmaktadır (Karadeniz 2018).

Âşık, özgürlüğe vurgu yapmak için kendisine “Hürşanî” mahlasını seçmiş; ancak bu ilk plaklarında matbaa hatasından dolayı “Nurşani” olarak yazılmıştır. “Nurşani” olarak tanınmaya başlayan âşık bu mahlası değiştirmeyip kullanmaya devam etmiştir. Eserlerinde “Nurşani, Nurşanî, Nurşani’yem” mahlaslarını kullanmakla birlikte daha çok Ali Nurşani olarak tanınmıştır. Yöre sanatçılarının yanında konserler yoluyla iletişim hâlinde olduğu Arif Sağ, Feyzullah Çınar, Kul Ahmet ve Mahzunî Şerif’ten etkilenmiş; şiir dünyasını geliştirip bağlamada ustalaşmıştır. Daha sonra 1978’te Hüseyin Çırakman ve Çekiç Ali ile birlikte TRT’de bir müzik programına çıkmış; bu programda dönemin şairlerinden Abdürrahim Karakoç’un şiiri “Yalvarış”ı okumuştur. Âşığın yurt genelinde tanıması ise “Meyrik” ağıdıyla olmuştur. Âşığın Almanya’daki aralıksız on iki yıl süren zorunlu ikameti ondaki memleket hasretini tetiklemiştir, bu hasret eserlerine yansımıştır (Fidan 2019). Yine hatırlarım garip köyümü/ Dağlar Nurşanî’yi unuttunuz mu/ Yaylasını, pınarını, suyunu/ Çağlar Nurşanî’yi unuttunuz mu” (Güngör 2013).

1980 öncesi siyasî ikliminde âşıkların tarafsız kalamadığını, ister istemez bir gruba dâhil edildiklerini belirten Nurşanî, o dönemde kendine daha yakın gördüğü sosyal demokrat ideolojiyi benimsemiştir. İdeolojisi, genel temalı eserleri dışına yansımıştır. 1980 sonrasında siyasî içerikli eserleri yüzünden dışlanmıştır. Kenan Evren döneminin baskı yönetimi Almanya’daki firmaları da etkilemiş; orada dahi kaset çıkarmakta zorlanmıştır. Almanya’da ancak kendi imkânlarıyla iki kaset çıkarabilmiştir. Sadece konserlerde satılabilen “Asker Memed” ve “Kavgamız” adlı bu kasetlerle gurbette çekilen sıkıntıyı dile getirmekle birlikte dönemin darbe yönetimini eleştirmiştir. Almanya’da sol yapılanmaların yanında Alevi derneklerinin de âşık üzerinde etkisi olmuştur; kültür ve sanat çevresinde Türkiye’den giden gurbetçi işçilerin yanında siyasi söylemle hareket eden dernekler yer almıştır. Âşık yurtdışında genellikle derneklerin anma ve kutlamalarına katılmış; deyişler söylemiştir.

Ali Nurşanî’nin yetiştiği sosyo-kültürel çevrenin ve Alevilik’in sanatına etkisine ilaveten beslendiği ana kaynaklardan biri de Gaziantep yerel müziği olmuştur. Âşık yörenin uzun hava tarzı olan Barak havalarını icrada ustalaşmıştır. Ayrıca Âşık Veysel, Davut Sularî, Mahzunî Şerif, Feyzullah Çınar gibi bir üst kuşak âşıkların söyleyiş tarzı da âşığı etkilemiştir. Almanya’da özellikle Mahzunî Şerif ile birlikte on altı yıl birlikte faaliyetlere katılmaları âşığın eserlerinde etkili olmuştur. Siyasî söylem ve güncel temaların da birleşmesiyle Nurşanî’nin kendi özgün icra tarzı ortaya çıkmış ve sadece belirli bir kesimin değil hemen her kesimden kitleye hitap eden eserler de ortaya koymuştur.

Bazı kaynaklarda Ali Nurşanî’nin beş yüz kadar şiiri olduğu belirtilmekle birlikte (Karadeniz 2018); kendisi, iki yüz elli civarında şiirinin yer alacağı bir kitap çalışmasında olduğunu ifade etmiştir (Fidan 2019). Nurşanî, şiirlerinde genellikle hecenin sekiz ve on bir heceli kalıplarını; çapraz ve düz kafiye düzenini kullanmıştır (Boran 2016). Nurşanî önce doğaçlama olarak söyleyip daha sonra yazıya geçirdiği eserleri, ezgiyle uyumlu olması açısından kısa tutarak üç-dört kıtadan oluşturmuştur. Destanlarda ve ağıtlarda dörtlük sayısını artırmıştır. Alevilik içerikli deyişleri ve gurbet, ölüm, hasret, aşk, sevgi gibi genel temaların yanında şiirlerinde yeni konuları işlemesi, güncel söyleyiş ve tabirlere yer vermesi âşığın öne çıkan taraflarındandır. Atom çağı, atom bombası, sendika, demokrasi, sosyalizm, ekonomi, enflasyon, jop, İMF gibi gündemi meşgul eden kavram ve konular âşığın şiirine de yansımıştır. Eserleri başta oğlu Engin Nurşanî olmak üzeri birçok ses sanatçısı tarafından yeniden yorumlanan âşık; çırak olarak da Engin Nurşanî, Kazım Akören ve Erkan Meftunî’yi yetiştirmiştir (Fidan 2019).

Kaynakça

Ayhan, Ali, 1959, Islahiye-Gaziantep, İlkokul, Emekli, Âşık [Süleyman Fidan tarafından 09.01.2019 tarihinde yapılan görüşme].

Boran, Mehmet (2016). Âşık Ali Nurşanî- Hayatı, Sanatı ve Eserleri. Yayınlanmamış bitirme tezi. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Türk Musıkisi Devlet Konservatuvarı.

Güngör, İsmail (2013). “Âşık Ali Nurşani”, (http://www.turkuyolculari.de/showthread.php/16733-A%C5%9F%C4%B1k-Ali-Nur%C5%9Fani-YEN%C4%B0-B%C4%B0YOGRAF%C4%B0S%C4%B0) [erişim tarihi: 18.07.2018].

Karadeniz, Bekir. “Aşık Nurşani”. (http://ozanlar.biz/nursani/biyografi.htm) [erişim tarihi: 12.10.2018].

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SÜLEYMAN FİDAN
Yayın Tarihi: 11.04.2019

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1NÂFİ', Arab Tâhir Efedi-zâded. ? - ö. 1849-50Doğum YeriGörüntüle
2SELİM KALECİKLİd. 1925 - ö. 1955Doğum YeriGörüntüle
3TANER ÖZTÜRKOĞLU, Temel Öztürkoğlud. 20.03.1962 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4NÂFİ', Arab Tâhir Efedi-zâded. ? - ö. 1849-50Doğum YılıGörüntüle
5SELİM KALECİKLİd. 1925 - ö. 1955Doğum YılıGörüntüle
6TANER ÖZTÜRKOĞLU, Temel Öztürkoğlud. 20.03.1962 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7NÂFİ', Arab Tâhir Efedi-zâded. ? - ö. 1849-50MeslekGörüntüle
8SELİM KALECİKLİd. 1925 - ö. 1955MeslekGörüntüle
9TANER ÖZTÜRKOĞLU, Temel Öztürkoğlud. 20.03.1962 - ö. ?MeslekGörüntüle
10NÂFİ', Arab Tâhir Efedi-zâded. ? - ö. 1849-50Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11SELİM KALECİKLİd. 1925 - ö. 1955Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12TANER ÖZTÜRKOĞLU, Temel Öztürkoğlud. 20.03.1962 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13NÂFİ', Arab Tâhir Efedi-zâded. ? - ö. 1849-50Madde AdıGörüntüle
14SELİM KALECİKLİd. 1925 - ö. 1955Madde AdıGörüntüle
15TANER ÖZTÜRKOĞLU, Temel Öztürkoğlud. 20.03.1962 - ö. ?Madde AdıGörüntüle