Müslüm Oğuz

Oğuz
(d. 20 Şubat 1951 / ö. -)
Öğretmen, Romancı
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl soyadı “Sarak”tır. Eserlerinde “Oğuz” takma adını kullandığı için 1983 yılında soyadını “Oğuz” olarak değiştirmiştir. Iğdır iline bağlı Hakmehmet köyünde Behram Bey ve Samiye Hanım’ın yedi çocuğunun en büyüğü olarak dünyaya gelmiştir. Soyu baba ve anne tarafından Azerbaycan Türklerine dayanır (Yavuz 2008:4).

Müslüm Oğuz, İlköğrenimine 1958 yılında Iğdır İnönü İlkokulu’nda başlar. Öğrenimine Sırasıyla Iğdır Ortaokulu(1966), Kars Alpaslan Lisesi’nde devam eder. Bir yıl sonra Iğdır’da lise açılmasını müteakiben tekrar Iğdır’a döner ve buradan 1969 yılında mezun olur. 1970 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’ne kaydını yaptırır. Üniversite yıllarında fırsat buldukça Türk Dili ve Edebiyatı bölümünün derslerine de katılan Oğuz, Mehmet Kaplan ve Ahmet Caferoğlu gibi büyük dil ve edebiyat bilginlerinden istifade eder. Aynı zamanda edebiyata meraklı bir tarih öğrencisi olarak devrin entelektüel çevrelerinden Kubbealtı Cemiyeti’nin sohbetlerine devam eder. 1973 yılında Habibe Hanım’la evlenen Oğuz’un Arzu(d.1974), Selcan(d.1976) ve Oğuz Han(d.1979) isimli üç çocuğu olur. Üniversiteyi bitirdiği yıl olan 1974’te askere giden Müslüm Oğuz vatanî görevini 1974-1976 yılları arasında İzmir’de Ulaştırma Asteğmen olarak tamamlar (Yavuz 2008:7-8).

Öğretmenlik görevine 1976 yılında Bursa’nın İznik ilçesi Elbeyli kasabası Ortaokulu’nda başlar. 1977 yılında İznik Lisesi’ne Tarih öğretmeni olarak geçiş yapar. 1979 yılında bir dersinde Sovyet hâkimiyetindeki esir Türklerin hür yaşama hakkından bahsettiği gerekçesiyle hakkında soruşturma açılarak Kırklareli ili Babaeski ilçesi Büyük Mandıra Kasabası Lisesi’ne tayini çıkarılır. 1982 senesine kadar burada kalan Müslüm Oğuz kendi isteğiyle Kars Cumhuriyet Lisesi’ne tayin edilir. 1987’den itibaren İl Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürlüğü, Halk Eğitim Müdürlüğü ve Kars Kültür ve Turizm Müdürü olarak görev yapar. 1989 yılında Manisa Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne atanan Oğuz emekli olduğu 2003 yılına kadar bu görevi sürdürür (Yavuz 2008:9-10).

Bütün eserlerini memuriyet yıllarında kaleme alan yazar, emeklilik yıllarında da boş durmamış inandığı değerler ve idealler uğruna yazmaya ve üretmeğe devam etmiştir. Halen Manisa ilinde ikamet etmektedir.

Müslüm Oğuz’un tarih ve roman merakı daha ortaokul sıralarında hayatının yönünü belirlemeye başlar. Okuduğu ilk roman H. Nihal Atsız’ın Bozkurtlar'ıdır. O yıllarda Servet isimli bir arkadaşıyla ideallerini paylaşan Oğuz’a göre Servet iyi bir edebiyatçı, kendisi ise iyi bir tarihçi olacaktır ve özellikle tarihsel kesitte Türklerin uğradıkları zulüm ve esareti anlatacaklardır (Yavuz 2008:14).

Müslüm Oğuz’un roman türüne ilişkin ilk kaynakları, toplum olarak hemen hemen benzer tecrübeyi yaşadığımız bir devreye mahsustur. Medeniyetin geleneksel manada bu türe yüklediği fonksiyon, aile bireylerinden veya yakın çevrede yaşayan ulu bir kişinin aktarımları üzerine kuruludur. Bu, aynı zamanda didaktik bilginin uygarlık anlayışındaki prestijini de vurgular niteliktedir. Bir bakıma modernizmin insanlar arasına kalın duvarlar örmediği zamanlarda Müslüm Oğuz’un aile büyüklerinden dinlediği savaş ve felaket yıllarına ait hatıralar muhayyiledeki tahkiye yeteneğini ortaya çıkarır. Bir bakıma Müslüm Oğuz’un anlatı serüvenine başlamasında yankı bulmuş en önemli olay doğup büyüdüğü coğrafyada Rus destekli Ermeni çetelerinin yaptığı katliamların aile büyüklerinden kendisine aktarılışıdır. Diğer taraftan Oğuz’un tahkiye yeteneğini şekillendiren başka bir etken de Asya’dan Anadolu’ya taşınan sözlü edebiyat ve halk âşıklığı geleneğidir. Yazarın doğup büyüdüğü Kars-Ardahan-Iğdır coğrafyası göz önüne alındığında âşıklık geleneği yardımıyla sözlerden meydana gelen kişisel evren, Doğulu bir sistemin yardımıyla derinden derine beslenerek medeniyetin epistemolojik alt yapısını ve sanata dair birikimlerini kendisine aktarmasına, eserlerinde görünmesine yardımcı olur. Dolayısıyla yukarıda belirtilen her iki etmen Müslüm Oğuz’un masallarla sanat, seferberlik ve savaş maceralarıyla tarih ve de felaket günleriyle yaşama yönelik sözlü bir felsefi alan inşa ederek aktarımını sağlar.

Yazarın 1981 yılında yayımlanan ilk romanı Kan Yolları Kapadı’da 1918 yılında Mehmed Emin Resulzade önderliğinde bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan’ın 1920’de Bolşevik Rusya tarafından işgal edilmesi ve bu zaman diliminde yaşanan trajik ve ibretlik olaylar konu edilir. Bu romanı, Kars’ta kaleme alınmış ve 1985 yılında yayımlanan İlk Hançer adlı roman takip eder. Eserde 1546-1552 yıllarında küçük bir prenslikten büyük bir imparatorluğa dönüşen Rusya ile Kazan Tatar Hanlığı arasında geçen mücadeleler, Rus Çarı Korkunç İvan ve Kazan Melikesi Süyün Bike karakterleri çevresinde okura sunulur. 1991 yılında yayımlanan Nisan Ağlar Mayısa romanı Kan Yolları Kapadı’nın genişletilmiş ve ismi değiştirilmiş baskısıdır. Bu eser Türk edebiyatında Türkiye dışındaki Türk dünyasını konu ediniyor olması bakımından dikkatleri üzerine çekmiştir. 1998 yılında yayımlanan Yüreğimin Götürdüğü Yere Bırakmıyorlar’da Türkiye’nin siyasal ve sosyal sorunlarının insanlar üzerindeki etkisi yoğun psikolojik tahliller eşliğinde okura verilir. Devir itibariyle üniversite va kamusal alanlarda uygulanan başörtüsü yasağının genç kızlar üzerinde oluşturduğu olumsuzluk ve toplumsal ayrışmalar edebî bir dille roman sınırları içerisinde anlatılır. Tek Başına adlı roman Nisan Ağlar Mayısa’nın ikinci cildi olarak yayımlanmıştır. Ilk önce Ermenilerin Karabağ’ı işgaline atıfla Ocak Ağlar Mayısa adıyla tertiplenen roman 21. yüzyılda Ermeni katliamları karşısında Türkiye dışında hiç bir ülkenin ses çıkarmaması sebebiyle ismi Tek Başına olarak değiştirilmiştir. Romanda Azerbaycan’ın 1920 yılında Ruslar tarafından işgali ile 1992 yılında Ebulfez Elçibey’in cumhurbaşkanı seçilişine kadar yaşanan olaylar ele alınır. Tarihi belge ve hatıralara geniş yer verilen bu roman özellikle Türkiye ve Azerbaycan’ın yakın tarihine ışık tutmaktadır. 2013 yılında yayımlanan Kerbela Akşamları adlı roman Hz. Hüseyin ve yetmiş iki arkadaşının Kerbela’da yazdığı destanın romanıdır. Eserde Hz. Hüseyin’in Mekke’de başlayan yolculuğu Kerbela’da hüzünlü bir şekilde sonlanır.

Müslüm Oğuz, eserlerini geçmişe bakarak geleceğe yön verme gayesiyle kaleme alır. Dolayısıyla eserlerinin konusunun tarihten seçilmesi ve tarihi roman türünde olmasının sebebini burada aramak gerekir. Diğer taraftan bu eserler özellikle asılsız Ermeni iddialarına sanat zemininden bir karşı duruşun sesidir.

Kaynakça

Yavuz, Azer (2008). Müslüm Oğuz Üzerine Bir İnceleme. Yüksek Lisans. Kars: Kafkas Üniversitesi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ AZER YAVUZ
Yayın Tarihi: 09.03.2019
Güncelleme Tarihi: 20.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Kan Yolları KapadıFatih Yayınevi / İstanbul1981Roman
İlk HançerFeryal Matbaacılık / Ankara1985Roman
Nisan Ağlar MayısaŞafak Yayınevi / Manisa1991Roman
Yüreğimin Götürdüğü Yere BırakmıyorlarŞafak Matbaacılık / Manisa1998Roman
Tek Başına- / --Roman
Kerbela AkşamlarıÜstün Ofset Matbaacılık / Manisa2013Roman

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Hasan Özkılıçd. 12 Mayıs 1951 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2ARAS, Fatma Arasd. 1954 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Suna Arasd. 05 Mayıs 1950 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Ebeydulla İbrahimd. 1951 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Hasan Özkılıçd. 12 Mayıs 1951 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Hatice Bilen Buğrad. 29 Eylül 1951 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Ruhi Naci Sağdıçd. 1895 - ö. 1958MeslekGörüntüle
8M. Uluğ Turanlıoğlud. 1913 (1912) - ö. 12 Temmuz 2002MeslekGörüntüle
9Lemia Balıd. 1911 - ö. 25 Kasım 1976MeslekGörüntüle
10Ayhan Dayand. 11 Ocak 1968 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11İlhan Engind. 16 Mayıs 1925 - ö. 25 Aralık 1990Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Sabri Kaliçd. 19 Mayıs 1966 - ö. 23 Eylül 2012Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Birol Oğuzd. 1957 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14MÜSLÜM ASGERÎd. 1938 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15Cihan Oğuzd. 18 Nisan 1963 - ö. ?Madde AdıGörüntüle